banner192

Kalafatoğlu: "1996’da Fenerbahçe maçında oyuna getirildik"

Eski Yönetici Engin Kalafatoğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Kalafatoğlu: "1996’da Fenerbahçe maçında oyuna getirildik"

Trabzonspor eski yöneticisi Engin Kalafatoğlu Kuzey Ekspres'ten Sertaç Hellaç'a yaptığı açıklamalarda 1996 yılında Fenerbahçe ile oynanan karşılaşmanın üzüntüsünü hala yaşadığını ve o maçta oyuna getirildiklerini söyledi.

İşte Kalafatoğlu’nun o ropörtajı…

Engin Kalafatoğlu... Trabzon Sürmeneli. Uzun yıllar İngiltere’de yaşamış ve artık İzmir, Çeşme, Alaçatı’da yaşamını sürdürüyor. Trabzonspor eski yöneticisi Kalafatoğlu, aynı zamanda TFCA (International Funboard Class Association) Asbaşkanı ve Alaçatı Beach Resort’un sahibi Engin Kalafatoğlu. Kalafatoğlu, Alaçatı’da, “Alaçatı’ya Alaçatı yapan adam” olarak tanınıyor. Kurulduğu günden bu yana Trabzonspor aşığı olan Kalafatoğlu’nun, özel GSM numaralarının sonu, Trabzon’un plakası olan 6161 ile bitiyor. Ayrıca, İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığa seçilene kadar, Alaçatı Beach Resort’un bayrakları da tamamen bordo-maviydi.

ÇOCUKLUĞUMDA İDMANOCAĞI FIRTINASI VARDI. 1966 YILINDAN BERİ TRABZONSPORLUYUM

Sürmeneliyim ama çocukluğum Kalepark’ta geçti. Futbol, kanımızda vardı. Çocukluğumda. İdmanocağı fırtına gibiydi. Ben de İdmanocağı taraftarıydım. Futbolla büyüdüm diyebilirim. Babam pancar işi yapardı ve Öğretmen Okulu’nun bahçesi buz tutunca, biz kazma kürekleri alıp, buzları kırar, futbol oynardık. 1966 yılında Trabzonspor kurulduktan sonra da Trabzonspor taraftarı olduk.



YÖNETİCİLİK KARİYERİM, SAYIN FARUK ÖZAK’IN GECE 02:00’DE BENİ ARAMASIYLA BAŞLADI

Kardeşim (İsmet Kalafatoğlu), Sadri Şener ile beraber yöneticilik yaparken, ben de bir nevi yöneticiydim. Arka plandaydım ama çok emek veriyordum. 1996 yılında ise Sayın Faruk Özak, gece sabaha karşı 02:00’de beni arayarak, “Engin, seni yönetime yazıyorum” dedi. Ben de kabul ettim. Yönetici olduktan sonra maçları şeref tribününde izlemeye başladık. Şeref tribününde maç izlemeyi hiç sevmem. Orada, maçın heyecanım yaşayamıyorsun. Aslına bakarsan, oranın ismine de karşıyım. Maraton ya da kale arkasında maç izlerim.

DÜNYANIN EN İYİ RESTORANINI DA YAPSAN, MUTFAĞIN KÖTÜYSE HER ŞEY KÖTÜDÜR

Son birkaç senedir, Trabzonspor’un futbol oynadığım düşünmüyorum. Sahada gerçekleştirdikleri eylem oyun olabilir ama bunun adı kesinlikle futbol değil. Ben bir Şenol Güneş hastasıyım. Şenol Güneş’e odunu ver, onu futbolcu yapar. Şenol Güneş, bana göre Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörüdür. Eski Trabzonspor’u düşünüyorum; takım, berbat sahalarda maç yapardı ama şiir gibi futbol oynardı. Şimdi sahalar muhteşem ama futbol yok. Demek istediğim şu: Dünyanın en iyi restoranını yapabilirsin ama mutfağın kötüyse, restoran hiçbir işe yaramaz.

TS CLUB MAĞAZALARI, RENKLERİ BORDO-MAVİYE BENZEYEN GARİP GARİP ŞEYLER SATIYOR

Trabzonspor bir holding ama kötü yönetiliyor. Trabzonspor’un son birkaç yıldır geleceği satılıyor. Para kasana girmeden, senin değildir. İstanbul takımlarıyla ekonomik olarak yarışamazsın. Senin 1 sezonluk tribün gelirini o 1 maçta yakalıyor. TS Club mağazaları, renkleri Trabzonspor’un renklerine benzeyen garip garip şeyler satıyor. Trabzonspor’da müthiş bir yönetim sorunu var.

TRABZONSPOR KULÜBÜ, CHP MİLLETVEKİLİ AKİF HAMZACEBİ’YE ÇOK ŞEY BORÇLUDUR

Yönetici olduktan sonra Faruk Bey’e, “Ben, Ankara’da yaşıyorum. Her zaman Trabzon’a gelemem. Bana bir görev ver. Ona konsantre olayım” dedim. İstanbul Kartal’da, bizden önce çok cüzi bir paraya sözleşmesi yapılan yer ile ilgili görevlendirildim. Yapılan sözleşmeye göre tesis üzerinde hiçbir şey yapamıyorsun. Hemen söyleyeyim: Trabzonspor, Akif Hamzaçebi’ye çok şey borçludur. O zamanlar, Akif Hamzaçebi Milli Emlak Genel Müdürü idi. Akif Bey’e gittim. “Biz bu tesisi aldık ya da almadık; arada hiçbir fark yok. Kımıldayamıyoruz bile. Sözleşmenin bazı maddelerini değişmemiz lazım” dedim. 55 milyon olan kira, 1 milyar 450 ı milyona çıktı. Birçok maddeyi düzeltip içindeki binayı satın aldık. Ardından 18 dönümünü 1 milyon dolarlık gelirle Migros’a verdik. Trabzonspor için çok güzel gelir kaynağıydı ı ama onu da öldürdüler.



YÖNETİCİLİK SIFATINI KULLANARAK KENDİ İŞİNİ DÖNDÜREN ÇOK KİŞİ VAR

Trabzonspor’da sorun, kendi kişiliğini ezip, Trabzonspor yöneticiliği sıfatını öne çıkarmakla başlıyor. Birçok kişi. Trabzonspor yöneticisi sıfatını kazanabilmek için yönetici oluyor. Trabzonspor ne kadar kötü olursa olsun, yöneticilik sıfatını kullanarak kendi işini döndüren çok insan var. Hâlbuki ki; yapamıyorsan, kendini bu işe adayamıyorsan, yapma. Bu işi yapacak insanlar vardır. Bir de yönetici olmak adına oy pazarlığı var ki... Sorma gitsin!

TRABZONSPOR’UN TEK KURTULUŞU, KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖZE DÖNMEKTİR

Trabzonspor için tek çözüm yolu var: Kayıtsız, şartsız öze dönülecek. Şampiyonluk sözü verilerek bu iş olmaz. Senin gelirin de giderin de belli. Para yaratmanın başka yolları da var ama senin geleceğini birileri sattı. Trabzonspor, özüne dönmek zorundadır, başka türlü ayağa kalkamaz. Kulübün, kendi futbolcularını fabrika gibi üretmesi lazım. Dışarıdan gelecek sponsorluk gelirlerinin altyapı için harcanması lazım. Futbolcu için vergi cenneti olan Türkiye, miadını doldurmuş yabancı futbolcular için büyük gelir kapısı. Futbolcu kendi sözleşmesi için paranın tamamını garanti altına alıyorsa, kulüp de sözleşmeye etken maddeler eklemelidir. Futbolcu, oynamadığı parayı almayacak. Son 2-3 yılda Trabzonspor’a kimler geldi, kimler geçti... Yazık, günah. İnsanın içi yanıyor.



BAZI İNSANLARIN ARTIK TRABZONSPOR’UN ÜZERİNDEN ELLERİNİ ÇEKMELERİ LAZIM

İki kelimeyi bir araya getiremeyen insanlar, Trabzonspor’a yönetici oldular. Hayatımda ilk kez, yönetici kendi odasında röportaj verirken, aynı anda televizyonun altyazı geçtiğini gördüm. Çünkü adamın ne dediği anlaşılmıyor ki. Bazı insanların artık Trabzonspor üzerinden elini çekmesi lazım. Trabzonspor’a, kulübü öze döndürecek dinamik ekip şart.

“BÜTÇE ÇALIŞMASI YAPTIK" DEDİM, FARUK AĞABEY, “NE BÜTÇESİ!" DEDİ!

Faruk Özak Başkan... Yönetim kurulu toplantısında, Varol Civil ile yanyana oturuyoruz. Varol ile bütçe çalışmaları yapıyoruz. Herkes söz aldıktan sonra sıra bize geldi ve Faruk ağabeye (Özak), “Biz bir bütçe çalışması yaptık” dedim. Faruk ağabey de, “Ne bütçesi! Kendi yağımızla kavruluruz” dedi. Doğru da dedi. Faruk ağabey Trabzonspor’a çok şey verdi. Canla başla çalıştı. Kulüp profesyonel mi yönetiliyordu? Hayır. Ama o dönemki başarılar ortada. Benim tanıdığım Faruk Özak, gerçekten çok iyi bir insandır. 

1 OTOBÜS DOLUSU İNSANI, BİLET ALIP LİVERPOOL MAÇINA GÖNDERDİM

Uzun yıllar İngiltere’de yaşadım. Hiç unutmam; Trabzonspor, Liverpool maçı için İngiltere’ye geldi. Onları ben karşıladım, trene koyup yolculadım. İnsanların maça gitmesi için de büyük uğraş vermiştim. 1 otobüs dolusu inşam bilet alıp maça gönderdim. Güzel anılar biriktirmişiz. O günleri hep tebessümle anıyorum.



FARUK ÖZAK, KAFASINA BİR ŞEY TAKILDI MI GECE SAAT 3-4-5 DEMEZ, ARARDI

Yönetimdeyken, olumlu işler üretirdik. Pozitif şeyler konuşurduk. Faruk ağabey, gece saat 3-4- 5, hiç fark etmez; kafasına bir şey takıldı mı hemen arar. Hatta bir gece, eski İdmanocağı sahasının olduğu yerdeki evler için aradı; “Engin, bu evleri ne yapalım, satalım mı?” Ben de demiştim ki, “Ağabey; bir kısmını satıp, bir kısmım kiraya verelim. Sattığımızdan gelen parayla arsa alıp binalar yapalım.” Çünkü Trabzonspor’un gelire ihtiyacı var.

KURUMSALLIK, YANLIŞ BİR İFADEDİR. DOĞRU OLAN DİSİPLİNDİR

Kurumsal diye bir laf, herkesin ağzında. Kurumsal lafı, doğru bir laf değil. Doğrusu, disiplin. İnsana yetki verilmez, sorumluluk verilir. Her ne yapıyorsan, onu üstüne rapor edeceksin. Mutfak dediğim bu işte. Ciro fazla oldu mu dile kurumsallık dile dolanıyor. Trabzonspor’un geliri giderini karşılamıyor. Küçülmeye gidilmeli. Küçülmek, onurunu küçültmez. Gelirin yok, giderin çok. Trabzonspor’da denge diye bir kavram kalmamış.

İBRAHİM HACIOSMANOĞLU’NU TRABZONSPOR BAŞKANI YAPANLARIN UTANMASI LAZIM

Sahibi olduğum turizm tesisinde tüm takım taraftarları konaklıyordu. Buna rağmen tesisin tüm bayrakları bordo-mavi idi. Ancak İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetimi yüzünden o bayrakları kaldırdım. Trabzonspor’un başına gelmiş en büyük sorun, Hacıosmanoğlu’dur. Onu, Trabzonspor’un başına getirenlerin utanması ve hiçbir şekilde Trabzonspor’u ağızlarına almamaları lazım.

1996 YILINDA OYUNA GETİRİLDİK AMA O GÜN İÇİN KULÜBE DE ŞEHRE DE KIRGINIM

1996 yılındaki Fenerbahçe maçı, benim büyük üzüntümdür. Bu maçta çok büyük yanlış yaptık. Oyuna getiril dik. Kulübe, şehre kırgınım. Yuttuğumuz lokmayı, ağzımı açıp, boğazımızdan çekip aldılar. Ali Şen'in kala yapısını bildiğim için kulübe erken gidip organize olmaya çalıştık. Trabzon'daki asker, jandarma sayısı 850 iken bu maç için 13 bine çıkarıldı. Akşama kadar kulübe giremedik. Neden? Birileri içeri girmemizi istemedi. Akşamüstü kulübe gittik, asker elinde silahla duruyor. Askere sordum: “Bununla kimi vuracaksın?” Maalesef bu organizasyonu, Mesut Yılmaz ve Ali Şen birlikte gerçekleştirdiler. 



MEHMET DALMAN İNTİHAR ETTİ, HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADIM

Trabzon'dayım. Fenerbahçe maçını kaybettik ve dünya ile ilişkimiz kesildi. Taraftar grubunun lideri, kaldığım otele geldi "Abi" dedi: "Giresun Görele'de Mehmet Dalman isimli bir taraftarımız, şampiyonluğu kaybetmemiz nedeniyle kendini incir ağacına asarak intihar etti." Odama çıktım, hüngür hüngür ağladım. Yönetemediğimiz için çocuğun biri intihar elti. Kahroldum. O ölüm, hâlâ içimdedir.

HEDEF ŞAMPİYONLUK MANTIĞIYLA YAPILAN SAÇMA SAPAN SÖZLEŞMELERDEN VAZGEÇİLSİN

Trabzonspor üzerinden, sosyal medya ve taraftar baskısının kalkması lazım. Her yıl 'şampiyon olacağım’mantığıyla yola çıkıp bu hedefi destekleyen saçma sapan sözleşmelerin artık yapılmaması lazım. Kendimizin olmayan parayı harcıyoruz. Bu kriz fırsat bilinerek altyapıya dönüş yapılmalıdır. Trabzonspor. Ekonomisini 4-5 yılda toparlar ama öze dönüş dışında yapılacak tüm hamleler. Trabzonspor'u karanlığa taşır. Bir de şu var: Takımın futbolcusu, kesinlikle teknik direktöründen fazla maaş almamalıdır.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adalet - 5 ay önce
Asparagas yalan yanlış anlatmış
Avatar
Okan Söyler - 5 ay önce
Hiç şampiyon olmamış takım yok dünya'da. Ben söyleyeyim. Bu takım şampiyon olacak. Ama ne zaman?