Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), eğitim yapılarının afetlere karşı dirençli hale getirilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile yeni bir protokole imza attı. Ancak bu çalışma KTÜ için ilk değil. Üniversite, yıllardır okul binalarının deprem güvenliği, yapısal risklerin belirlenmesi ve güçlendirme çalışmaları alanında görev alıyor. 6 Şubat depremlerinde ise KTÜ ekipleri deprem bölgesinde binlerce yapının incelemesine katkı sundu.
Ankara’da gerçekleştirilen törende imzalanan protokolle eğitim yapılarının afetlere karşı dirençliliğinin artırılması, mevcut yapısal risklerin belirlenmesi ve bu risklerin azaltılması hedefleniyor. Çalışmaları KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) yürütecek.
Ancak KTÜ’nin bu alandaki çalışması yeni başlamıyor. Üniversitenin geçmişine bakıldığında, eğitim yapılarının güvenliği konusunda yıllara yayılan bir iş birliği ve saha deneyimi bulunuyor.
KTÜ OKULLAR İÇİN İLK KEZ SAHAYA ÇIKMIYOR
KTÜ ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 18 Eylül 2015’te, “Eğitim Kurumu Binaları Deprem Tahkikinin Yapılması ve Gerekli İse Güçlendirme Projelerinin Hazırlanması” başlıklı protokol imzalandı.
Bu çalışmanın temelinde eğitim kurumlarına ait bina ve eklentilerinin deprem tehlikesi dikkate alınarak incelenmesi, yapı performanslarının değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde güçlendirme projelerinin hazırlanması bulunuyordu.
KTÜ’nin resmi protokol kayıtlarında bu çalışmaların sonraki yıllarda da devam ettiği görülüyor.
2021’de KTÜ ile Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında eğitim kurumu binaları ve eklentilerinde afet risklerinin tespiti ve azaltılmasına yönelik protokol imzalandı.
Bunun ardından 2023’te KTÜ Mühendislik Fakültesi ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında eğitim kurumu binaları ve eklentilerinde yapısal inceleme ve Ar-Ge çalışmaları yapılmasına ilişkin yeni bir protokol gerçekleştirildi.
Yani dün imzalanan yeni protokol, KTÜ’nin eğitim yapılarındaki risklerle ilk kez ilgilenmesi anlamına gelmiyor. Aksine üniversitenin geçmiş yıllardaki çalışmalarının üzerine yeni bir iş birliği kuruluyor.
6 ŞUBAT’TA KTÜ EKİPLERİ DEPREM BÖLGESİNDEYDİ
KTÜ’nin bu alandaki tecrübesinin en önemli sınavlarından biri ise 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler oldu.
Üniversite, depremin ardından bölgeye teknik ekip gönderdi. KTÜ’nin açıklamalarına göre ekip depremin dördüncü gününde bölgeye ulaştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD koordinasyonunda çalışan ekip, deprem sonrasında acil olarak kullanılması gereken okul, hastane, askeri tesis, emniyet binası, ibadet yapısı, lojman ve yurt gibi 1.500’ün üzerinde kamu binasını inceledi.
Amaç yalnızca hasarı belirlemek değildi. Deprem sonrasında koordinasyon, barınma ve tedavi hizmetlerinde kullanılabilecek güvenli binaların belirlenmesine de katkı sağlandı.
BİNLERCE YAPININ HASAR TESPİTİNDE GÖREV ALDILAR
KTÜ’nin deprem bölgesindeki çalışmaları bununla da sınırlı kalmadı.
Üniversitenin İnşaat Mühendisliği Bölümü akademisyenleri ve teknik ekipleri, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Hatay başta olmak üzere depremden etkilenen bölgelerde 10 bine yakın binanın hasar tespit çalışmalarında görev aldı.
KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin açıklamalarında da 6 Şubat depremleri sonrasında özellikle kamu binalarında acil hasar tespit çalışmaları yürütüldüğü belirtiliyor.
Bu saha deneyimi, bugün eğitim yapılarının afet risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmalar açısından KTÜ’nin en önemli referanslarından biri haline geliyor.

YIKILAN BİNALARDAN ALINAN KAROTLAR ÖNEMLİ SONUÇLAR VERDİ
Deprem bölgesindeki çalışmalar yalnızca “bina hasarlı mı, değil mi?” tespitiyle de sınırlı kalmadı.
KTÜ akademisyenleri, yıkılan 300’ü aşkın binadan karot örnekleri aldı. Yapılan incelemelerde bazı binalardaki beton basınç dayanımının olması gereken seviyenin oldukça altında olduğu belirlendi.
KTÜ akademisyenlerinin aktardığı sonuçlarda, bazı örneklerde olması gereken 25 MPa seviyesindeki beton dayanımının 10 MPa’nın altında kaldığı belirtildi. Bu çalışmalar, depremde meydana gelen yıkımların nedenlerinin araştırılmasına da katkı sundu.
Aynı dönemde KTÜ tarafından “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş (Pazarcık ve Elbistan) Depremleri Sonrası Mühendislik Yapılarında Tespit Edilen Yapısal Hasarlar, Nedenleri ve İleriye Dönük Öneriler” başlıklı çalışma da yürütüldü.
YENİ PROTOKOL NE GETİRECEK?
Dünkü protokolün önemli tarafı ise çalışmanın yalnızca “okula bakıp hasarlı mı değil mi?” sorusuna indirgenmemesi.
KTÜ ile MEB arasındaki iş birliği kapsamında eğitim yapılarının yapısal risklerinin belirlenmesi ve azaltılması, bilimsel ve teknik kapasitenin geliştirilmesi amaçlanıyor.
KTÜ’nin daha önceki MEB protokolünde ise çalışma kapsamı; gözlemsel ve detaylı inceleme, proje üretme, proje kontrolü, raporlama, yerinde denetleme, eğitim ve strateji belirleme gibi başlıklara kadar uzanıyordu.
Bu nedenle yeni iş birliğinin önemi yalnızca mevcut binaların incelenmesi değil; elde edilen bilimsel verilerin eğitim yapılarının gelecekteki güvenliği için kullanılması.
TRABZON İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Bu gelişme Trabzon açısından da ayrı bir önem taşıyor.
Çünkü çalışma, doğrudan Trabzon’daki KTÜ’nin deprem mühendisliği ve yapı sağlığı alanındaki akademik kapasitesinin kamu hizmetine aktarılması anlamına geliyor.
KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi; yapıların davranışlarının sensörlerle izlenmesi, yapısal sağlık değerlendirmeleri, güçlendirme, deprem sonrası hasar tespiti ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi gibi alanlarda çalışmalar yürütüyor. Merkez ayrıca 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde kamu binalarında acil hasar tespit çalışmalarında görev aldı.
Üniversitenin deprem sonrası edindiği saha verileri ve tecrübe, şimdi eğitim yapılarının afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla yeniden kullanılacak.
BİR BAŞKA DİKKAT ÇEKİCİ PROJE: ROBOTİK KÖPEK VE YAPAY ZEKÂ
KTÜ’nin deprem alanındaki çalışmaları yalnızca mevcut yöntemlerle sınırlı da değil.
DE-YAS tarafından deprem sonrası hasar tespitlerinde kullanılmak üzere robotik köpek ve yapay zekâ destekli bir sistem geliştiriliyor.
Sistemde robotik köpeklerin hasarlı yapıların çevresinden ve gerektiğinde iç bölümlerinden görüntü toplaması, bu görüntülerin yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek hasarın türü ve seviyesinin belirlenmesine yardımcı olması hedefleniyor.
Projenin çıkış noktasının da 6 Şubat depremlerindeki hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlar olduğu belirtiliyor. Amaç, özellikle artçıların sürdüğü dönemlerde teknik personelin riskli yapılara girmesini azaltmak ve hasar tespit sürecini daha hızlı ve objektif hale getirmek.
TRABZON’DA KAÇ OKUL İNCELENECEK?
Yeni protokolle birlikte Trabzon açısından en merak edilen başlıklardan biri de hangi okulların inceleme kapsamına alınacağı olacak.
Şu aşamada Trabzon’da kaç okulun yapısal incelemeden geçirileceği, hangi okulların önceliklendirileceği ve çalışmalara ilişkin ayrıntılı takvim kamuoyuyla paylaşılmış değil. Bu nedenle mevcut protokolden hareketle belirli bir okul sayısı vermek mümkün değil.
Önümüzdeki süreçte KTÜ ve Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılacak çalışmalarla birlikte incelemeye alınacak okul listesi, saha incelemelerinin takvimi ve elde edilen teknik sonuçların daha net şekilde ortaya çıkması bekleniyor.
Çalışmalar ilerledikçe yalnızca inceleme kapsamındaki okul sayısının değil, yapısal risk tespit edilen bina sayısının, güçlendirme ihtiyacı bulunan yapıların ve gerekli görülmesi halinde hangi binalar için ne tür işlemler yapılacağının da netleşmesi bekleniyor.
Dolayısıyla imzalanan protokol, şu an için Trabzon’daki okulların tamamına ilişkin hazırlanmış bir risk tablosu anlamına gelmiyor. Asıl tablo, KTÜ uzmanlarının sahada yapacağı incelemeler ve elde edilecek teknik verilerle birlikte ortaya çıkacak.