Trabzon Üniversitesi’nde deprem yönetmeliğine uygun olmadığı ve risk taşıdığı belirtilen bazı binaların tahliye edilmesiyle başlayan süreç, akademisyenlerin çalışma alanlarına ilişkin tartışmalarla devam ediyor. İletişim Fakültesi ve bazı bölümlerin yeni binaya taşınması planlanırken, yaklaşık 70 akademisyenin bölüm başkanlığı ve anabilim dalı başkanlığı gibi idari görevlerinden istifa ettiği öne sürülüyor.
Üniversitedeki gelişmelerin ardından binaların neden riskli hale geldiği ve zeminde herhangi bir hareketlilik bulunup bulunmadığı da gündeme geldi. Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, konunun yalnızca bina güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
“ASIL SORU, BİNA NEDEN HASAR GÖRDÜ?”
Bektaş, Trabzon Üniversitesi çevresindeki tahliye ve yıkım kararı verilen binaların zaman içerisinde neden hasar gördüğünün ve zeminde ne gibi değişiklikler meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini söyledi.

AFAD’ın İl Afet Risk Azaltma Planı’na (İRAP) dikkat çeken Bektaş, bölgede olası bir kaymanın boyutunun net olarak ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Bektaş, “Trabzon Üniversitesi bina kavgası: Asıl soru ne? Trabzon Üniversitesi çevresindeki tahliye ve yıkım kararı verilen binaların neden depreme karşı dayanıksız hale geldiği yeterince sorgulanmıyor. Bina zaman içinde neden hasar gördü ve zeminde ne gibi değişimler meydana geldi? AFAD’ın İRAP (İl Afet Risk Azaltma Planları) raporu var ancak ne kadar kayma olduğu söylenmiyor. Bugün oradaki sorun budur. Zamanında o binalar yapılırken zemin etüdü yapılsaydı bu sorunlar yaşanmazdı. Akademisyenler haklı olabilir ancak rektörlüğün aldığı karar doğrudur, geç kalınmış bir karardır. Orada yalnızca akademisyenler değil, öğrenciler de eğitim görmektedir. Hem İletişim Fakültesi hem konservatuvar var, orada birçok öğrenci okuyor; onların düşünülmesi lazım. Aynı zamanda orada kayma var ise yalnızca o bina değil, diğerlerinde de risk vardır. AFAD deprem olduğu zaman risk adına rakamı veriyor ancak heyelan konusunda vermiyor” dedi.
“SADECE BİNALAR DEĞİL, ZEMİN DE DEĞERLENDİRİLMELİ”
Bektaş, bölgede zeminsel bir hareketlilik bulunması halinde riskin yalnızca tahliye edilen binalarla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti.
Üniversite yerleşkesinde çok sayıda öğrencinin eğitim gördüğünü vurgulayan Bektaş, rektörlüğün tahliye kararının doğru olduğunu ancak kararın geç alındığını savundu.
Trabzon Üniversitesi’ndeki sürecin yalnızca taşınma ve akademisyenlerin çalışma alanları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, zeminin mevcut durumunun ve olası heyelan riskinin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.