Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 05 Temmuz 2026 08:30

Trabzon'da protokol krizi! Devlet adabı siyasete mi kurban ediliyor?

Trabzon'da kamu programlarındaki protokol düzeni yeniden tartışma konusu oldu. Muhalefet temsilcilerinin geri planda bırakıldığı yönündeki eleştiriler, devlet geleneği ve kurumsal nezaketin siyasi tercihlerden bağımsız korunması gerektiği tartışmasını gündeme taşıdı.

Trabzon’da zaman zaman protokol tartışmaları yaşanıyor. Özellikle valilik, belediye ve kamu kurumlarının düzenlediği programlarda, muhalefet partilerinin temsilcilerinin ya da belediye başkanlarının protokolde hak ettikleri şekilde yer bulamadığı yönünde eleştiriler yükseliyor. Bu itirazları yabana atmak mümkün değil.

Çünkü protokol meselesi, sadece oturma düzeninden ibaret değildir. Devlet ciddiyetini, kurumsal hafızayı ve kamu adabını ilgilendirir. Kimin hangi sırada oturacağı, kimin nasıl karşılanacağı ya da nasıl ağırlanacağı; günlük siyasi tercihlere göre değil, devletin yerleşmiş teamüllerine göre belirlenmelidir. Öyle olmalı. Bugün iktidarda olanın yarın muhalefete düşmeyeceğinin garantisi yok çünkü.

Trabzon’daki bazı programlarda, protokol sıralamasında daha geride olması gereken isimlerin ön plana çıkarıldığı görülüyor. İktidar partisinin il başkanı, kadın kolları ya da gençlik kolları yöneticileri öne alınırken; muhalefetteki siyasi parti temsilcilerinin, ilçe başkanlarının ya da belediye başkanlarının geri planda bırakıldığı yönünde bir rahatsızlık var. Dikkate alınmalı bu serzenişler. Çünkü burada mesele bir partinin gönlünü yapmak değil, kamusal bir düzeni korumaktır.

Yerel siyaset, merkezi siyasetten farklıdır. Aynı şehirde yaşarsınız, aynı sokakta selamlaşırsınız, aynı cenazede omuz omuza durursunuz. Dün aynı okulda okuduğunuz, aynı sofrada oturduğunuz biriyle bugün siyasette rakip olabilirsiniz. Doğaldır bu. Ama rekabet başka şeydir, yok saymak başka. Görüşler yarışmalı elbette; kurumların ciddiyeti zarar görmemeli ama.

Siyasette eleştiri olur, sert söz de olur. Fakat kamu organizasyonlarında kişisel hesaplarla hareket etmek, protokolü siyasi güç gösterisine çevirmek doğru değildir. Bir belediye başkanını, bir siyasi partinin il ya da ilçe yöneticisini görmezden gelmek; onu sıradan bir davetli gibi değerlendirmek, ne nezakete sığar ne de devlet geleneğine. Hele yerel siyasette hiç sığmaz.

Unutulmaması gereken bir gerçek var: Koltuklar kalıcı değil. Bugün gücü elinde tutan, yarın aynı yerde olmayabilir. Bu yüzden başkasına reva görülen her tavrın, bir gün dönüp dolaşıp aynı kapıyı çalabileceğini hesaba katmak gerekir. Güç sahiplerinin daha dikkatli olması gerekir hatta. Çünkü adalet duygusunu korumak da, kurumsal dengeyi gözetmek de en çok onların sorumluluğundadır.

Trabzon’da ihtiyaç duyulan şey çok açık aslında: Siyasi rekabetin nezaketi yok etmediği, kurumların kişilere göre eğilip bükülmediği bir anlayış. Protokol dediğimiz şey de tam olarak bunun parçasıdır. Siyaset yapılır, mücadele verilir, seçim kazanılır ya da kaybedilir. Ama devletin adabı günlük hesaplara kurban edilmez, edilmemeli.

Bu nedenle muhalefet partilerinin protokol konusundaki itirazlarını haklı buluyorum. Kamu kurumlarının da organizasyonlarda kişisel yakınlıklara ya da siyasi aidiyetlere göre değil, devletin yerleşik protokol düzenine göre hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü mesele sadece kimin nereye oturduğu değil; devlete yakışanın ne olduğudur.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!