Havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek isteyen vatandaşlar denize ve akarsulara yöneliyor. Ancak bu arayış kimi zaman boğulma tehlikesiyle, kimi zaman da can kaybıyla sonuçlanıyor. Yazın henüz başında olmamıza rağmen Türkiye’nin birçok noktasından boğulma haberleri gelmeye başladı. Dün de Trabzonlu iki hemşehrimiz, genç yaşta Bursa’daki İznik Gölü’nde hayatını kaybetti. Aynı tehlike Trabzon’da da kendini göstermeye başladı.
Boğulma vakalarının en önemli nedenlerinden biri, denizden kum çekilmesi sonucu sahil kesimlerinde oluşan ani derinlikler ve taban boşlukları. Dışarıdan sakin görünen deniz, birkaç adım sonra ölümcül hale gelebiliyor. Özellikle yüzme bilmeyenler ya da yüzme bilgisi sınırlı olanlar için bu alanlar büyük risk taşıyor. Dalgalı havalarda ve yasak dönemlerde denize girilmesi de tehlikeyi daha da artırıyor.
Bu nedenle vatandaşların yalnızca belediyeler ve valilikler tarafından belirlenen güvenli alanlarda denize girmesi gerekiyor. Kurumların uyarıları ve denetimleri elbette önemli ancak vatandaş da bu konuda sorumluluk almalı. Her yaz benzer acıların yaşanması, artık bu sorunun yalnızca bireysel dikkatsizlikle açıklanamayacağını gösteriyor.
Sahillerde oluşan bu tehlikeli yapının önüne geçilmesi şart. Denizden kum ve çakıl çekilmesi nedeniyle oluşan çukurlar kontrol altına alınmadığı sürece boğulma vakalarının önüne geçmek kolay olmayacak. Can kaybı yaşandıktan sonra yapılan uyarıların bir anlamı kalmıyor. Önemli olan, acı yaşanmadan önce önlem almak.