Trabzon'da “Karadeniz’in Çanakkalesi” olarak bilinen Harşit zaferi anlatıldı

Harşit Savunması Vakfı, Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Harşit Zaferi’nin tarihi ve milli önemi kamuoyuyla paylaşıldı.
Trabzon'da “Karadeniz’in Çanakkalesi” olarak bilinen Harşit zaferi anlatıldı

Harşit Savunması Vakfı, T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Trabzon Bölge Müdürlüğü iş birliğinde Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Harşit Cephesi ve Harşit Zaferi’nin tarihsel süreci ele alındı.

Programa Harşit Savunması Vakfı Başkanı Mustafa Özkaya, Karadeniz Trabzon Üniversitesi Dekanı Uğur üçüncü, bölge müdürleri ve daire başkanları katıldı.

“Bu konu yerel değil, ulusal bir meseledir”

Toplantıda konuşan Harşit Savunması Vakfı Başkanı Mustafa Özkaya, şu ifadeleri kullandı:

"Tarihimizde çok önemli dönüm noktalarından biri olan ve bugün yaşadığımız memleketimizi bize yurt olarak hazırlayan, yurt olarak kalmasını sağlayan ecdadımızı; şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum. Hayatta olan gazilerimize ise hürmetlerimi sunuyorum.

Kafkas Cephesi, 1. Dünya Savaşı’nın en çetin cephelerinden biridir. Karadeniz üzerinden Rusların Doğu Cephesi’nden doğu karakollarına doğru yaptığı harekâtla başlayan bu mücadele, Anadolu sınırları içerisinde kalan iki önemli cepheden biridir: Kafkas ve Çanakkale cepheleri. Bunun dışında Hicaz ve Makedonya cepheleri gibi Anadolu dışında kalan cephelerimiz de vardır. Ancak Anadolu içinde kalan ve doğrudan vatan toprağını savunduğumuz cepheler Kafkas ve Çanakkale’dir.

Bu konu yerel değil, ulusal bir meseledir. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de çok ciddi bir mücadele verilmiştir. 1. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 1 milyon muhacir, Karadeniz Cephesi’nden göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göçler sırasında açlık, hastalık ve düşman saldırıları nedeniyle birçok insan hayatını kaybetmiştir. Örneğin Araklı’dan 14 kişilik bir aile göç yoluna çıkmış, Harşit’e ulaştıklarında sadece 4 kişi hayatta kalabilmiştir. Harşit denildiğinde dedelerimizin, ninelerimizin yaşadığı acıları hatırlamamız gerekir. Bu konuyu ulusal düzeyde daha güçlü şekilde anlatmamız gerekiyor."

trabzonda-karadenizin-canakkalesi-olarak-bilinen-harsit-zaferi-anlatildi

Vakıf 2023’te Kuruldu

Özkaya, Harşit Savunması ile ilgili çalışmaların yeni olmadığını belirterek sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Harşit Savunması ile ilgili çalışmalara yeni başlamadık. Sempozyumlar düzenleniyor, dönüm noktalarında etkinlikler yapılıyor. Bu cephe, Eynesil’den Tirebolu’ya kadar yaklaşık 560 kilometrelik bir hattı kapsamaktadır. Harşit Cephesi Giresun’dan başlar. Tüm bu çalışmaları bir çatı altında toplayarak ulusal kamuoyuna daha güçlü şekilde sunmayı hedefledik.

Bu amaçla, bölgeden bağımsız, içerisinde akademisyenlerin, belediye başkanlarının ve değerli hocalarımızın yer aldığı bir vakıf kurmayı hedefledik. 2023 sonunda gündeme getirdiğimiz bu süreç, yargı aşamalarının tamamlanmasının ardından 20 Temmuz 2023 tarihinde “Harşit Savunması Vakfı”nın kurulmasıyla sonuçlandı."

trabzonda-karadenizin-canakkalesi-olarak-bilinen-harsit-zaferi-anlatildi

“Harşit hattı iki yıl geçilemedi”

Harşit Cephesi’ndeki askeri sürece de değinen Özkaya, şu ifadeleri kullandı:

"Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs’a giderek Kıbrıs şehitlerimizi de andık. Harşit Zaferi son derece önemlidir. Bu konuda çalışmalar yapan İsmail Kahraman belgesel çekimleri gerçekleştirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde tarih alanında önemli çalışmalar yapılıyor. Trabzon’un işgaliyle ilgili eserler yazıldı. Basın ve iletişim alanında da bu konuyu gündemde tutmaya çalışıyoruz. Daha büyük organizasyonlarla, sempozyumlarla bu konuyu gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Gençlerimize vatan sevgisini aşılamak ve ülkemizin geleceğini güvence altına almak istiyoruz. Destek veren tüm paydaşlara, siyasilere ve valilerimize teşekkür ediyoruz. Bu işi başaracağımıza inanıyoruz.

Geçen yıl Harşit Deresi kenarında yürüyüş düzenledik. Kasım ayında Güvende Yaylası’nda bir yürüyüş gerçekleştirdik. Rus Kafkas Ordusu Erzurum’u hedef almış, Muş ve Bitlis’i işgal etmişti. İngilizlerle iş birliği içinde petrol bölgelerine doğru ilerlemeyi planlıyorlardı. Osmanlı başkenti İstanbul’u baskı altına almak ve Karadeniz üzerinden batıya ilerlemek istiyorlardı. İki koldan batıya doğru ilerlediler: Güneyde Kop Dağı üzerinden Gümüşhane-Bayburt hattından, sahilde ise Arhavi’den başlayan bir cephe oluşturdular.

Ancak sahil cephelerimizin en büyük şanssızlığı, Rusların Karadeniz’de güçlü bir donanmaya sahip olmasıydı. Trabzon limanı bombalanıyordu. Hem Sarıkamış’tan çekilen 3. Ordu birlikleri hem de yerel halk büyük bir direniş gösterdi. Tüm imkânsızlıklara rağmen ciddi kayıplar vererek mücadele ettik. Rize işgal edildi. Orta cephede geri çekilmek zorunda kaldık.

Trabzon Vilayeti yönetimi, halkın esaret altında kalmaması için göç kararı aldı. Halk batıya doğru göç etti. Güneyden ilerleyen Rus kuvvetleri 1916 Temmuz ayında Harşit Çayı’na kadar ulaştı. Akçaabat, Görele ve Çavuşlu hattında düzenli ordular ve milis kuvvetler birlikte mücadele etti. Kop Dağı’nda 6 ay boyunca savaşıldı ve çok sayıda şehit verildi.

Çanakkale’de nasıl destansı bir savunma yapıldıysa, burada da benzer bir direniş gösterildi. Çanakkale’deki başarı sonrası önemli komutanlar bu bölgeye gönderildi. Kazım Karabekir Paşa ve Mareşal Fevzi Çakmak bu hatta görev aldı. Harşit cephe hattında 10-20 kilometrelik savunma hatları kuruldu. Yaklaşık iki yıl boyunca Ruslar bu hattı geçemedi.

Rus donanması Karadeniz Ereğli’ye kadar ilerleyerek komutan çıkarmayı planladı. Amaçları Boğazları ele geçirip sıcak denizlere inmektir. Ancak Kop Dağı ve Harşit hattı geçilemeyince hedeflerine ulaşamadılar. Osmanlı Devleti’nde seferberlik vardı ve halk büyük bir direniş gösterdi.

Sonrasında 18 Aralık 1917’de Erzincan Antlaşması imzalandı. Antlaşma maddelerinden biri, Rusların çekildiği bölgelerde milli devletlerin kurulmasını öngörüyordu."

trabzonda-karadenizin-canakkalesi-olarak-bilinen-harsit-zaferi-anlatildi

Harşit Savunması Başkanı Mustafa Özkaya: “Bu Vakıf siyaset üstü ve ulusal bir misyon taşıyor”

Harşit Savunması Başkanı Mustafa Özkaya, vakfın kuruluş amacı, arşiv çalışmaları ve tarihi sorumluluklara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vakfın üç temel şart üzerine kurulduğunu belirten Özkaya, yürütülecek çalışmaların hem ulusal hem de manevi bir misyon taşıdığını vurguladı.

“Yerel Değil, Ulusal Düzeyde Bir Vakıf”

Vakfın kuruluş sürecine değinen Özkaya, üç temel ilke belirlediklerini ifade etti. Buna göre ilk şartın yerel değil, ulusal düzeyde bir vakıf kurulması olduğunu belirtti.

İkinci şartın nitelikli bir yapı oluşturmak olduğunu söyleyen Özkaya, vakfın doktora ve araştırma öğrencilerinin belge ve bilgi temin edebileceği bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini dile getirdi.

Üçüncü şartın ise vakfın siyaset üstü bir anlayışla faaliyet göstermesi olduğunu kaydeden Özkaya, “Bu vakıf, dünyanın iş ve işlemleriyle çok uğraşanların değil; daha şık, manevi yönden çalışma yapacak bir vakıftır. Bu vakfın içinde değil dışında kalanlar kaybeder” dedi.

17 Bin Belgelik Arşiv Çalışması

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde 17 bin belgenin bulunduğunu ifade eden Özkaya, bu belgelerin tasnif edilmesi gerektiğini söyledi.

Belgelerin derlenip toplanmasının, araştırmacıların bu arşivler üzerinde çalışabilmesinin ve çeviri faaliyetlerinin yürütülmesinin önemine dikkat çeken Özkaya, kapsamlı bir arşiv çalışmasının başlatılması gerektiğini belirtti.

“Tarihi Gerçekleri Doğru Aktarmalıyız”

42. ve 47. Alay başta olmak üzere destek veren diğer alaylarda çok sayıda şehit verildiğini hatırlatan Özkaya, milis kuvvetlerinin Ruslara ciddi zararlar verdiğini ifade etti.

Bu tarihi gerçeklerin iyi bilinmesi ve doğru şekilde aktarılması gerektiğini söyleyen Özkaya, toplumun bu mirasa sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

“Bazı Şehitlerimizin İsimleri Bile Yazmıyor”

Şehitlere dair kayıtların eksik olduğuna dikkat çeken Özkaya, bazı şehitlerin isimlerinin dahi yazılmadığını belirtti.

“Bu memlekette Harşit neden çok çıkmadı? Memleketin her yerinde kahramanlıklar ve destanlar var. Belki sıra şu an bize gelmiştir” diyen Özkaya, ciddi bir arşiv potansiyelinin bulunduğunu ifade etti.

Halk Katılımı Çağrısı

Düzenlenecek programlara halkın katılımının kendilerini mutlu edeceğini dile getiren Özkaya, bunun aynı zamanda şehitlere gösterilecek bir saygı olacağını söyledi.

trabzonda-karadenizin-canakkalesi-olarak-bilinen-harsit-zaferi-anlatildi

Prof. Dr. Uğur Üçüncü: “Harşit savunması Çanakkale’den aşağı kalır bir mücadele değildir”

“455 Yıldır İşgal Görmemiş Bir Şehrin Kırılma Noktası”

Prof. Dr. Uğur Üçüncü, Harşit Savunması’nın Trabzon ve Doğu Karadeniz tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Üçüncü, “Aslında Harşit savunması nedir diye sorduğumuzda kısa cevabı vermemin doğru olacağı kanaatindeyim. 455 yıldır düşman işgaline girmemiş olan Trabzon ve çevresini değiştirmiş olan geçici bir dönemdir” dedi.

O dönemin her bir muhacirinin hayatının başlı başına bir belgesele konu olabilecek nitelikte olduğunu belirten Üçüncü, “Biz arşivlerde o sesleri duyabiliyor ve duyduğumuz o sesleri de makale ve yayınlara dönüştürmeye çalışıyoruz. Sizlerin destekleri de bizleri umutlandırıyor” ifadelerini kullandı.

“Harşit Düşmanın Gömüldüğü Yerdir”

Harşit’in, Trabzon ve çevresini hâkimiyeti altına almak isteyen devletlerin durdurulduğu nokta olduğunu vurgulayan Üçüncü, “Öncelikle o yıllarda Trabzon ve çevresinde kendi hakimiyetine almaya çalışan devletlerin gömüldüğü yer Harşit. Orada yapılan mücadele Ermeni ve Rumların istekleri ve arzuları sömürge haline getirme zihniyetini yok etmiştir. Bunun için büyük bedeller ödenmiştir” dedi.

Bölgede ileri gelenlerin öncülüğünde büyük bir mücadele verildiğini ifade eden Üçüncü, Harşit’in düşmanın ilerleyebildiği son nokta olduğunu ve bölgenin kurtarılmasında kritik rol oynadığını belirtti.

“Birinci Çanakkale ise, Sonrasında Harşit Savunmasıdır”

Harşit’te sergilenen direniş ruhunun Çanakkale’de de görüldüğünü dile getiren Üçüncü, “Birinci Çanakkaledir sonrasında da direnişin olduğu Harşit savunmasıdır. O direnişi sergileyen atalarımızın mücadelesi Çanakkale’de de vardı. Orada savaşmış herkes mücadele etmiştir” dedi.

O yıllarda yaşanan tehlikenin vatan, millet, bayrak ve özgürlük düşüncesinin zirveye ulaştığı bir süreci ortaya koyduğunu belirten Üçüncü, “O yıllardaki o tehlikeyi gören ve kundaktaki bebeğini anasından ayıran süreç bize vatan millet bayrak özgürlük düşüncesinin zirveleştiği durumu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Bu bilincin nesilden nesile aktarıldığını belirten Üçüncü, “Bir daha o yıllara dönmeme arzusu nesilden nesile aktarımlarıyla o günlere gelmiştir. Bu duygunun korunması bize göz diken unsurlara karşı muazzam bir mücadeleyi yeniden doğuracaktır” dedi.

“Bin Yıllık Tarihimizi Ortaya Çıkarmalıyız”

Doğu Karadeniz’in köklü geçmişine de değinen Üçüncü, “Her şey Trabzon’un fethiyle değil, Doğu Karadeniz bölgesinde tarihin tozlu raflarını açtığımızda 1000 yıllık bir geçmişe sahip. Bin yıllık tarihimizi ortaya çıkarmış olacağız. Bu bölgenin ne kadar tarihi geçmişe sahip olduğunu ifade ediyor” dedi.

Tarihi değerlere sahip çıkmanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Üçüncü, “Hepimize tarihi bir görev düşüyor” ifadelerini kullandı.

“Çanakkale’den Aşağı Kalır Bir Mücadele Değil”

Harşit Savunması’nın kendi doğup büyüdüğü bölgeye yakın olduğunu belirten Üçüncü, “Harşit savunması Arpacık’ın yakınındayım. Benim doğduğum bölgede 10 şehidimizin mezarı var. Akçaabat’a muhacirliğe gelenlerin anıtları var. Bunların da araştırılması gerekiyor” dedi.

Harşit’te verilen mücadelenin önemine dikkat çeken Üçüncü, “Burası Çanakkale’den aşağı kalır bir mücadele değil. Ciddi bir mücadele ve kahramanlık var burada” ifadelerini kullandı.

Konunun gündemde tutulması için panel ve sempozyum düzenlemek istediklerini belirten Üçüncü, “Bir panel ve sempozyum yaparak bu konunun gündemde tutularak ve sahiplenerek bilgilendirmek istiyoruz. Bu vatanı seven ecdadlarımıza olan borcumuzu ödemek için bu konuyu sahiplenmemiz lazım” dedi.

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.