Trabzon Büyükşehir Belediyesi, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri 2027 adaylığı kapsamında yürütülen çalışmalarla ilgili yerel basın temsilcileriyle bir araya geldi. Mendirek Kafe’de düzenlenen tanıtım toplantısında, “Trabzon mutfağı ömrü uzatır” sloganıyla yürütülen adaylık sürecinin hedefleri ve yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı.
Toplantıya Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Ahmet Yoloğlu, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Erdem Zekeriya İskenderoğlu, Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen, Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammet Atilla Sevim, Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürü Şükrü Üçüncü ile çok sayıda basın mensubu katıldı.
Programa katılan davetlilere başlangıç olarak yöresel soğuk mısır çorbası, ara sıcak olarak sarma, kaygana, fasulye kavurma, tomara, külür ve karayemiş eşliğinde yöresel içecekler ikram edildi. Ana yemekte pazı yatağında somon, tatlı olarak ise Laz böreği servis edildi.
“BU ÖNEMLİ ADIMI İLK KEZ TRABZON BASINIYLA PAYLAŞIYORUZ”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, UNESCO Gastronomi Şehri adaylığının Trabzon adına önemli bir süreç olduğunu belirterek şunları söyledi:
> “İmtiyaz sahiplerimiz, yazarlarımız, köşe yazarlarımız, muhabirlerimiz ve değerli basın mensuplarımız, hepiniz hoş geldiniz. Şehrimiz adına attığımız önemli bir adımı ilk olarak Trabzon’umuzun güzide basınıyla paylaşmak üzere bir araya geldik. Konumuz hem önemli hem de kapsamlı. Bu nedenle hazırladığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Ardından da katkılarınızı ve sorularınızı memnuniyetle dinleyeceğiz.”
Başkan Genç, adaylık sürecinde görev alan bilim kurulu üyelerini tanıtarak, Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu ve Doç. Dr. Mehmet Akif Şen’in bilimsel çalışmalarıyla sürece önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

“TRABZON KADİM BİR MEDENİYET ŞEHRİDİR”
Trabzon’un tarihi ve kültürel mirasına dikkat çeken Başkan Genç, kentin yaklaşık 4 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
> “Medeniyetin en önemli göstergelerinden biri şehirlerdir. Şehirleri değerli kılan sahip oldukları tarih, kültür ve birikimdir. Trabzon da bu yönüyle son derece özel bir şehirdir. Yaklaşık 4 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan, birçok medeniyete ev sahipliği yapan kadim bir şehiriz. Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in 22 yıl şehzadelik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğup büyüdüğü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izlerini taşıyan önemli bir kültür merkezidir.”
“TRABZON GASTRONOMİ ŞEHRİ OLMAYI HAK EDİYOR”
Trabzon’un mutfak kültürünün güçlü bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Başkan Genç, UNESCO hedefinin bu potansiyeli dünya vitrinine taşımak olduğunu söyledi.
> “Yaklaşık 15 coğrafi işaretli ürünümüzün 9’u gastronomi alanındaki değerlerimizden oluşuyor. Coğrafi işaretli ürünlerimiz, zengin yerel tariflerimiz ve kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetlerimizle Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında ‘Gastronomi Şehri’ unvanını hak edecek güçlü bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.”
“DÜNYA GASTRONOMİ HARİTASINDA YER ALACAĞIZ”
UNESCO unvanının Trabzon’un uluslararası tanınırlığını artıracağını dile getiren Başkan Genç, şöyle konuştu:
> “Bu unvanı almamız halinde Trabzon’un uluslararası tanınırlığı daha da artacak. Zaten bir marka şehir olan Trabzon, gastronomi alanında da dünya çapında öne çıkan şehirlerden biri haline gelecek. Kentimiz dünya gastronomi haritasında marka şehir kimliği kazanacak.”
“TRABZON MUTFAĞININ TARİHİ YÜZYILLAR ÖNCESİNE UZANIYOR”
Başkan Genç, Trabzon mutfağının tarihi kaynaklarla desteklenen köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi ve Osmanlı salnamelerinde Trabzon mutfağına ilişkin önemli kayıtların bulunduğunu söyledi.
> “Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Trabzon mutfağına özel olarak yer veriliyor. Özellikle hamsili pilavdan söz edilmesi mutfak kültürümüzün yüzyıllar öncesine uzandığını gösteren önemli bir örnek.”
Ayrıca, Mehmet Akif Şen’in hazırladığı “Gelenekten Geleceğe Trabzon Mutfağı” kitabının Cumhurbaşkanı tarafından ödüle layık görüldüğünü hatırlatan Başkan Genç, bu eserin UNESCO başvurusunun önemli kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.
“HEDEFİMİZ TRABZON MUTFAĞINI DÜNYA MARKASI HALİNE GETİRMEK”
UNESCO başvurusunun profesyonel bir ekip tarafından hazırlandığını belirten Başkan Genç, şu değerlendirmede bulundu:
> “UNESCO danışmanımız Dr. Muhammed Atilla ile birlikte uluslararası ölçekte güçlü bir başvuru dosyası hazırlıyoruz. Hedefimiz Trabzon mutfağını dünya çapında tercih edilen ve tanınan bir marka haline getirmek.”
“1.282 YEME İÇME İŞLETMESİYLE GÜÇLÜ BİR ALTYAPIYA SAHİBİZ”
Trabzon’un gastronomi turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Başkan Genç, kentte faaliyet gösteren işletmelerin bu süreçte büyük avantaj sağlayacağını söyledi.
> “Bugün Trabzon’a gelen bir ziyaretçi, yeme içme alanında 1.282 farklı işletmeyle karşılaşabiliyor. Şehrimizde 50 yılı aşkın geçmişe sahip çok sayıda restoran ve lokanta bulunuyor. Bu işletmeler yalnızca yemek sunan mekanlar değil, aynı zamanda Trabzon’un kültürel hafızasını yaşatan değerlerdir.”
“GELENEKSEL PİŞİRME KÜLTÜRÜMÜZ HÂLÂ YAŞIYOR”
Trabzon mutfağının en önemli özelliklerinden birinin geleneksel pişirme yöntemlerini koruması olduğunu belirten Başkan Genç, şunları söyledi:
> “Saclarımız, kuzinelerimiz, bakır mutfak gereçlerimiz ve kuşaktan kuşağa aktarılan pişirme tekniklerimiz hâlâ aktif olarak kullanılıyor. Bu da Trabzon mutfağını özgün kılan en önemli değerlerden biridir.”
“BU DEĞERLERİ ULUSLARARASI STANDARTLARA TAŞIMAK İSTİYORUZ”
Adaylık sürecinin yalnızca belediyenin değil, tüm kentin ortak projesi olduğuna dikkat çeken Başkan Genç, şu ifadeleri kullandı:
> “Trabzon’un çok zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Ancak bu tür çalışmalar yerel yönetimlerin ve şehir dinamiklerinin sahip çıkmasıyla anlam kazanıyor. Elimizde birbirinden değerli gastronomi unsurları var. Artık bu değerleri uluslararası bir standarda taşımak istiyoruz.”
“GASTRONOMİ TURİZMİ EKONOMİYE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK”
Trabzon’un kültür, sanat ve spor organizasyonlarında önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Başkan Genç, gastronominin de bu alanlara güç katacağını söyledi.
> “Bir şehre gelen ziyaretçinin en çok önem verdiği iki konu vardır; konaklama ve yeme içme. Gastronomi alanında uluslararası bir standart yakaladığımızda bunun Trabzon’un turizmine ve ekonomisine çok ciddi katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum.”
“9 GASTRONOMİK COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNÜMÜZ VAR”
Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleriyle Türkiye’nin öne çıkan şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Genç, Akçaabat köftesi, Trabzon kuymağı, Vakfıkebir ekmeği, Vakfıkebir külek peyniri, Tonya tereyağı, Hamsiköy sütlacı, Sürmene pidesi, Arsin Foşa fındığı ve Yomra elmasının bu zenginliğin en önemli örnekleri olduğunu ifade etti.
“GASTRONOMİ SADECE YEMEK DEĞİLDİR”
Konuşmasının sonunda gastronominin üretimden turizme kadar birçok alanı kapsayan geniş bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Başkan Genç, sözlerini şöyle tamamladı:
> “Gastronomi; üretimden tüketime kadar uzanan, tarımı, hayvancılığı, gıda sanayisini, lojistiği, yeme içme sektörünü, turizmi, kültürel mirası ve teknolojiyi bir araya getiren kapsamlı bir ekosistemdir. Trabzon, sahip olduğu potansiyelle bu ekosistemin tüm unsurlarını bünyesinde barındıran önemli şehirlerden biridir.”
“UNESCO, KÜLTÜREL MİRASIMIZI KORUYAN ÖNEMLİ BİR STANDART OLACAK”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, UNESCO Gastronomi Şehri adaylığının yalnızca kentin mutfak kültürünü tanıtmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması açısından da önemli bir adım olduğunu söyledi.
Trabzon mutfağının yalnızca hamsi, ekmek ve kuymak gibi bilinen lezzetlerden ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Genç, yöresel ürünlerin uluslararası alanda daha görünür hale geleceğini belirterek şöyle konuştu:
“Biliyorsunuz bize özgü olan sadece hamsi, ekmek ya da kuymak değil. Lahanamız var, lahana çorbamız var, birbirinden kıymetli yöresel lezzetlerimiz var. Bu adaylık süreci ve sonrasında gerçekleştireceğimiz etkinliklerle birlikte bütün bu değerlerimizi uluslararası arenaya taşımış olacağız.”
UNESCO sürecinin aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacağını ifade eden Genç, şunları söyledi:
“UNESCO, sadece belirli standartları karşılamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda o standarda ulaştıktan sonra kültürel mirasın korunmasını teşvik eden çok önemli bir mekanizma. Bunun şehrimiz adına son derece değerli olduğuna inanıyoruz.”
“TRABZON’UN ULUSLARARASI MARKA DEĞERİ ARTACAK”
Adaylık sürecinin Trabzon’un turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Başkan Genç, şu değerlendirmede bulundu:
“Belediyemizin öncülüğünde yürüteceğimiz bu adaylık sürecinin Trabzon’un uluslararası marka değerine yeni bir değer katacağına inanıyoruz. Turizm gelirlerimizin artmasına katkı sağlayacak, yerel üretimi güçlendirecek ve Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi başkenti, Türkiye’nin ise gastronomi alanındaki önemli şehirlerinden biri haline getirecek.”
“HEDEFİMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GASTRONOMİ EKOSİSTEMİ OLUŞTURMAK”
Başkan Genç, bilim kurulu ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan yol haritasının temel hedeflerini de paylaştı.
“Trabzon’un yükselen turizm potansiyelini gastronomiyle birlikte güçlendirmeyi, yerel mutfak kültürünü uluslararası ölçekte görünür kılmayı, restoran işletmeciliğinde kültürel etkileşimi artırmayı ve dünya mutfaklarının Trabzon’da yatırım yapmasını teşvik etmeyi hedefliyoruz.”
Genç, sürecin yalnızca turizm odaklı olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yerel üreticiler, aile işletmeleri ve büyük ölçekli işletmeler arasında sürdürülebilir bir gastronomi ekosistemi oluşturmak, genç kuşaklara mutfak mirasını aktarmak, coğrafi işaretli ürünlerimizin ekonomik değerini artırmak, gastronomi turizmini dört mevsime yaymak, Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi merkezi haline getirmek ve yerel ürünlerimizi geleneksel tarifleriyle birlikte gelecek nesillere taşımak en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.”
UNESCO BAŞVURU SÜRECİ ÜÇ AŞAMADA TAMAMLANACAK
Toplantıda daha sonra söz alan UNESCO danışmanı Dr. Muhammet Atilla Sevim, Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylık sürecine ilişkin takvimi ve izlenecek yolu anlattı.
Sevim, başvuru sürecinin iki ana aşamadan oluştuğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
“İlk aşamada UNESCO Türkiye Milli Komisyonu süreci var. 2027 yılı Mayıs ayı sonuna kadar niyet mektubumuz ve başvuru dosyamızla birlikte Türkiye Milli Komisyonu’na başvurumuzu yapacağız. Ardından UNESCO Genel Kurulu, 30 Ekim’de Dünya Şehircilik Günü kapsamında 2027 yılı aday şehirlerini ilan edecek.”
DOSYA UNESCO’NUN ONLİNE SİSTEMİNE YÜKLENECEK
Aday şehirlerin açıklanmasının ardından uluslararası başvuru sürecinin başlayacağını ifade eden Sevim, şöyle konuştu:
“Aday şehirlerin ilan edilmesinin ardından Kasım ve Aralık aylarında başvuru dosyamızı UNESCO’nun çevrim içi portalına yükleyeceğiz. Süreç; geçmiş yıllarda Gastronomi Şehri unvanı alan kentlerin değerlendirmesi, UNESCO Genel Kurulu’nun incelemesi ve profesyonel uzman değerlendirmeleri olmak üzere üç aşamada tamamlanacak.”
“TRABZON’UN EN GÜÇLÜ YANI KATMANLI TARİHİ”
Trabzon’un uluslararası değerlendirmede önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Sevim, kentin tarihi ve kültürel birikiminin öne çıktığını söyledi.
“UNESCO’nun en fazla önem verdiği konulardan biri mevcut yaratıcı şehirlerle iş birliği potansiyelidir. Sayın Başkanımızın da ifade ettiği gibi Trabzon’un en güçlü yönü katmanlı bir tarih ve medeniyet şehri olmasıdır. Birçok şehirle güçlü kültürel bağlar kurabilecek potansiyele sahip olması Trabzon’u ciddi anlamda öne çıkarıyor.”
“HEDEFİMİZ 2027 EKİMİNDE UNVANI TRABZON’A KAZANDIRMAK”
Başvuru takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sevim, hedeflerinin 2027 yılı Ekim ayında UNESCO Gastronomi Şehri unvanını Trabzon’a kazandırmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Allah nasip ederse 2027 yılı Ekim ayında bu unvanı Trabzon’a kazandırmış olacağız. Sürecin UNESCO Genel Kurulu tarafından o tarihte tamamlanmasını öngörüyoruz.”
TÜRKİYE’DEN ÇORUM DA ADAYLIK HAZIRLIĞINDA
Toplantıda yöneltilen “Rakip şehirler var mı?” sorusunu da yanıtlayan Sevim, Türkiye’den Çorum’un da adaylık hazırlığında olduğunu belirtti.
“Türkiye’de bildiğimiz kadarıyla Çorum da bu süreç için hazırlık yürütüyor. Bunun yanında elbette uluslararası alanda farklı ülkelerden aday şehirler de değerlendirme sürecinde yer alacak.”
PROF. DR. İRFAN YAZICIOĞLU: “GASTRONOMİ, BİR ŞEHRİ DÜNYADA FARKLILAŞTIRAN EN ÖNEMLİ UNSURLARDAN BİRİDİR”
Toplantıda konuşan Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, gastronominin günümüzde yalnızca yeme içme kültürüyle sınırlı olmadığını, şehirlerin ve ülkelerin uluslararası tanıtımında stratejik bir rol üstlendiğini söyledi.
Turizm alanındaki akademik çalışmalarında gastronomiye özel önem verdiklerini belirten Yazıcıoğlu, Trabzon Turizm Master Planı hazırlanırken de bu başlığın öncelikli konular arasında yer aldığını ifade etti.
“Sayın Başkanım, değerli basın mensupları, hepinizi sevgiyle selamlıyorum. Gastronomi alanında bölüm başkanlığı ve turizm fakültesi dekanlığı görevlerinde bulundum. Trabzon Turizm Master Planı’nı hazırlarken de en çok ağırlık verdiğimiz konulardan biri gastronomiydi. Çünkü gastronomi, bir şehrin diğer destinasyonlardan farklılaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biridir.”
“GASTRONOMİ, ÜLKELER ARASINDA DİPLOMASİYE BİLE KATKI SAĞLIYOR”
Gastronominin artık uluslararası ilişkilerde de önemli bir araç haline geldiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, mutfak kültürünün ülkelerin tanıtımında büyük rol oynadığını söyledi.
“Günümüzde gastronomi yalnızca turizmin değil, aynı zamanda ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasına ve geliştirilmesine de katkı sağlayan önemli bir güç haline geldi. Bir ülkenin mutfağı, o ülkenin tanıtımına çok ciddi değer katıyor.”
NATO ZİRVESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Yakın dönemde düzenlenen NATO Zirvesi’ni örnek gösteren Yazıcıoğlu, Türk mutfağının uluslararası platformlarda gördüğü ilgiyi hatırlatarak şunları söyledi:
“Bunun en güzel örneklerinden birini yakın zamanda gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nde gördük. Zirveye katılan devlet başkanlarına Türk mutfağından özel lezzetler ikram edildi. O sofralar ve Türk mutfağına gösterilen ilgi tüm dünya tarafından yakından takip edildi. Bu da gastronominin ülkelerin tanıtımındaki gücünü açıkça ortaya koyuyor.”
Program soru-cevap bölümüyle sona erdi.