Trabzon-Tebriz hattı yeniden gündemde! Bütün Avrupa Hürmüz'e, Hürmüz Trabzon'a bağlı

Trabzon-Tebriz transit hattının tarihsel rolü yeniden gündeme geldi. İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sert açıklamaları ve bölgede artan gerilim, Karadeniz üzerinden alternatif güzergâh tartışmalarını öne çıkardı.
Trabzon-Tebriz hattı yeniden gündemde! Bütün Avrupa Hürmüz'e, Hürmüz Trabzon'a bağlı

1834'de üç İran tüccarının Trabzon Limanına yerleştirilmesiyle Avrupa gemileri ticari taşımacılık için Trabzon’a gelmeye başladı. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte liman bağlantılı olarak karayolu güzergahı kuruldu. Zaman zaman sınır kapıları kapatılsa da özellikle Giresun, Trabzon ve Rize nakliyecileri kamyon ve tırlarla İran yolunda yoğun bir lojistik faaliyeti üstlendi. Eski yollar dik, dar ve buzlu yollardı. Karadenizli kamyoncuları yıldıramadı. Doğu’da terörün en yoğun senelerinde araçları yakılanlar oldu. Hayatlarını kaybettiler ama bu yoldan yine vazgeçmediler. 1937’de Trabzon-Tebriz transit hattı kurulmasından 20. Yüzyılın sonlarına kadar bu yoğun trafik karşılıklı olarak devam etti. Rahmetli Ali Osman Ulusoy, bu hat için en büyük gayreti ortaya koyanlardandı. Trabzon Limanı’nın 2003 yılı sonunda özelleştirilmesinden sonra düşüş hızlandı. Uçak pisti gibi yollar yapıldı; uluslararası taşımacılık ise ciddi düzeyde azaldı.

KARADENİZ TRAFİĞİ AÇILACAK

Şubat ayının son gününde patlak veren İran-İsrail-Amerika çatışması ile birlikte bu güzergahın yeniden alternatif bir çözüm hattı olarak öne çıktığını görüyoruz. Ateş çemberine alınan İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurması, geçişte ısrar eden tankerleri bombalaması ve akaryakıt için özellikle Avrupa’dan gelen bütün büyük gemilerin boğaz çevresinde alargada kalması (açıkta beklemek zorunda kalmak) Trabzon’u yeniden gündeme taşıdı. İran’ın Hürmüz’ü açmaması halinde geriye sadece Suriye-Irak hattı kalıyor. Burası da Hindistan ile anlaşmalı ve Hindistan’ın İsrail yanlısı tutumu açık; ikisinin siyasi-askeri-ekonomik işbirlikleri bulunuyor. İran buna yanaşmaz. Karayolu taşımacılığına izin verirse; Uluslararası deniz taşımacılığında uzun yıllardır kendini gerçekleştirmekten uzak olan Karadeniz; Marmara ve Ege üzerinden Avrupa’ya açılacak tek kapı ve tek alternatif olarak öne çıkacak.

TANKERLER BOŞ KALMAYACAK

Trabzon ile Tebriz arası yaklaşık 800 km. Van’a mesafemiz ise sadece 600 km. Yollar güvenli, çift gidiş-çift gelişli, rahat, kaliteli ve rampaların çoğu tünellerle aşıldı. Kar yağışında bile kapanmayan hat üzerinde terör tehdidi yok. Yakıt ve vakit ekonomisi optimal seviyede. Bölgede yeterince kayıtlı ağır lojistik transfer aracı da var. Yurtiçinde petrol taşımacılığı yapan araçlar boşa düşecek ve onlar da bölgeye yönlendirilecek. Van-Kapıköy Gümrük Kapısı’nın Ticaret Bakanlığı talimatıyla kapatıldığını biliyoruz ancak transfer araçları geçiş yapabiliyor. Ticaret Bakanlığı’nın ticareti engelleyecek hali yok. Savaşın soğuması, tarafların masaya oturması veya İran temsil heyetinin “Hürmüz’de hakimiyet ve kontrol bizde, Türkiye ile ilişkilerimizi koruyalım” şeklinde bir politika geliştirmesi halinde Tebriz-Trabzon hattı yeniden ve doğrudan açılabilecek. Avrupa, Karadeniz üzerinden sıvılaştırılmış doğalgaza, ve akaryakıta ulaşacak. Aksi halde petrolde ciddi bir tedarik krizi ve bağlı olarak ekonomik kriz doğabilir.

38 GÜNDEN İKİ HAFTAYA İNER

Petrol yüklü bir geminin Basra Körfezi’nden çıkarak Avrupa’ya ulaşması yaklaşık üç hafta gün sürüyor. Hürmüz’ün kesilmesiyle, yine deniz yolunu tercih edecek olan bir gemi için bu süre 38 güne çıkıyor. Trabzon’dan kalkıp İtalya’nın herhangi bir limanına gidecek yüklü bir tanker için bu süre sadece 1 hafta. 3 gün de karayolu süresini ekleyecek olursanız 10 ortaya toplam günlük bir seyir çıkıyor. Deniz-hava koşulları, trafik ve bürokratik formalite eklense bile üç haftalık süre iki haftaya inmiş oluyor. Bugüne kadar hiçbir limanı, doğalgaz hattı, rafinerisi ve yolu vurulmamış. (Buna kalkışmak bile global stratejistlerce çılgınlık olarak değerlendiriliyor.) Yani Türkiye güvenli liman; Trabzon, Karadeniz’e açılan en güvenli, en konforlu hat. Hürmüz yakın tarihlerde sefere açılırsa başta İran ve Batı olmak üzere bütün dünya kazanır. Tam açılma olmazsa uluslararası aktörler bir çözüm yolu bulmak zorunda. Bu noktada Trabzon ve bölge için yeni bir fırsat doğmuş oluyor.

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.