Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 02 Kasım 2026 11:46

Trabzon Havalimanı tartışmasında yeni başlık! Karadeniz'deki faylar

Trabzon Jeofizik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hakan Karslı ve Jeoloji Mühendisleri Başkanı Semi Hamzaçebi, yeni havalimanı projesinin ÇED raporunu  değerlendirdi.

Trabzon’da meslek odalarının temsilcileri, yeni havalimanı projesine ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü.

Trabzon Jeofizik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hakan Karslı da toplantıda yaptığı açıklamada, projenin yalnızca inşaat ve ulaşım yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kıyı dinamikleri, ekolojik denge ve yer bilimleri açısından önemli uyarılarda bulundu.

Trabzon’un yaklaşık 120 kilometrelik kıyı şeridine sahip olduğunu hatırlatan Karslı, bu alanın büyük bölümünün dolgu çalışmalarıyla değişime uğradığını ifade etti. Kıyıların milyonlarca yılda kendi doğal dinamikleri içerisinde şekillendiğini belirten Karslı, bu alanlara yapılan müdahalelerin kısa vadede görülmeyen ancak uzun vadede ortaya çıkabilecek sonuçları bulunduğunu söyledi.

“120 KİLOMETRELİK KIYININ YALNIZCA 8 KİLOMETRESİ DOKUNULMAMIŞ”

Trabzon’un turizm, ticaret, teknoloji ve inşaat yatırımlarıyla gelişen bir kent olduğunu belirten Karslı, kıyı alanlarının korunmasının önemine dikkat çekti.

Karslı, “Şimdi baktığınız zaman bu 120 kilometrelik kıyı alanımızın hemen hemen sekiz kilometresi kadar bir alan dokunulmamış. Geri kalan alanların önemli bir kısmı dolgu ve şimdi yeni dolgular planlanıyor. Ve zaten bunların da uygulamaları var.” dedi.

Kıyıların ve akarsu alanlarının milyonlarca yılda kendi dinamikleriyle şekillendiğini, ekosistemlerini ve biyolojik çeşitliliklerini oluşturduğunu belirten Karslı, deniz erozyonu gibi doğal süreçlerin de bu alanlarda kendi dengelerini oluşturduğunu ifade etti.

Karslı, “Şimdi dolayısıyla siz bunlara müdahale ettiğiniz zaman kısa vadede sorunlar görmeyebilirsiniz ama uzun vadede bu sorunlar yaşanır ve yaşanacaktır.” ifadelerini kullandı.

“PROJELER YAPILDIKTAN SONRA BİZİMLE PAYLAŞILIYOR”

Trabzon’daki ulaşım yatırımlarının geçmişine de değinen Karslı, 1950’li yıllardan itibaren hayata geçirilen kara yolu projeleriyle birlikte kıyı alanlarında önemli değişimler yaşandığını söyledi.

Yeni havalimanı yatırımının gerekli olabileceğini belirten Karslı, ancak proje yerinin belirlenmesi ve alternatiflerin değerlendirilmesi aşamalarında meslek odalarının görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Karslı, “Şimdi bu tür süreçler içerisinde bunu Servet hocam da ifade ediyor. Biz de bu ifadeyi aynen katılıyoruz. Yani bu projeler yapılıyor ve ondan sonra bizlere sunuluyor demeyeyim ama bizlerle paylaşıldığı zaman biz sadece bu metinleri değerlendirmek zorunda kalıyoruz ve bunların eksikliklerini dile getirmek durumunda kalıyoruz.” dedi.

Trabzon’a yapılacak yatırımların kent için değerli olduğunu ifade eden Karslı, projelerin konum, kent planları, inşaat teknikleri ve yer bilimleri açısından bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ÇED RAPORUNDA DENİZ SEVİYESİ DEĞİŞİMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

ÇED raporunun bilimsel bir metin olmamakla birlikte bilimsel çalışmalara referans vermesi gerektiğini belirten Karslı, özellikle Karadeniz kıyılarındaki karasal ve denizel hareketleri inceleyen araştırmaların raporda yeterince değerlendirilmediğini savundu.

Son yıllarda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalara dikkat çeken Karslı, 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada Trabzon’daki ölçüm istasyonu ile Karadeniz kıyısındaki diğer istasyonlardan elde edilen verilerin kullanıldığını belirtti.

Söz konusu çalışmada deniz seviyesindeki yükselme ve kıyılardaki milimetrik çökmelere ilişkin bulgular bulunduğunu aktaran Karslı, bu araştırmaların havalimanı projesinin çevresel değerlendirmesine dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Karslı, “Mesela ÇED raporunda bu tür değerlendirmeler yok. Evet ÇED raporunda Karadeniz Bayı’ndan, Trabzon Bayı’ndan bahsediliyor. O kadar. Ama bunların etkilerine yönelik olarak ne şekilde önlemler alınacağı ve nasıl bir yol izleneceği hususu yok.” ifadelerini kullandı.

ÇED raporunun temel işlevinin projelerin ortaya çıkarabileceği sorunları ve bu sorunlara karşı alınması gereken önlemleri ortaya koymak olduğunu belirten Karslı, rapordaki değerlendirmelerin genel ifadelerle sınırlı kaldığını savundu.

“KARADENİZ’DEKİ FAYLAR BİLİMSEL ÇALIŞMALARDA YER ALIYOR”

Trabzon’un deprem riskiyle ilgili tartışmalara da değinen Karslı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından güncellenen fay haritalarına dikkat çekti.

2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından Türkiye’deki fay çalışmalarının yeniden güncellendiğini belirten Karslı, Karadeniz’deki fayların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Karslı, “MTA’nın yayınlamış olduğu fay haritasında şimdi baktığınız zaman bunu yaz başı gibi herkesin kullanımına ve görünümüne açtılar. Hemen Karadeniz’in deniz alanının içerisinde faylarını koydu. Yani o tartışmalı diye koyan fayı artık MTA, ülkemizin en önemli bu konuda çalışma yapan kurumu. Bunlar uluslararası bilimsel çalışmalarda zaten belirtiliyor. Fakat biz haritalarımıza yansıtmakta biraz geç kalmıştık.” dedi.

TRABZON FAYI VE BÖLGEDEKİ TEKTONİK HAREKETLİLİĞE DİKKAT ÇEKTİ

Karadeniz’deki fayların yanı sıra Trabzon Fayı olarak adlandırılan yapıya da değinen Karslı, bu fayın kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzandığını ve Gürcistan üzerinden Trabzon çevresine doğru ilerlediğinin ifade edildiğini söyledi.

Trabzon’un güneyinde de fayların bulunduğunu belirten Karslı, bu yapıların mevcut aktivitesinin zayıf olarak değerlendirildiğini ancak deprem lokasyonlarının birlikte incelenmesinin bölgedeki tektonik hareketliliğe işaret ettiğini savundu.

Karslı, bu değerlendirmelerin genel ifadelerden ibaret olmadığını, bilimsel çalışmalarda da karşılığının bulunduğunu belirterek havalimanı projesinin yer bilimleri ve deprem tehlikesi açısından kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

DOLGU MALZEMELERİNE İLİŞKİN AYRINTILAR RAPORDA YER ALMADI

Yeni havalimanı projesinde kullanılacak dolgu malzemelerinin niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karslı, ÇED raporunda bu konuda yeterli bilgilendirme yapılmadığını söyledi.

Karslı, “Dolgu dediğimiz şey sadece kayaların getirilip yığılması olmayacak. Başka malzemeler de onunla birlikte gelecek. Sadece kayayla bu işi halledemeyeceksiniz. Çünkü çevre düzenlemeleri vesaire gibi toprak malzemeler de sizin ihtiyacınız olacak. Bu kayaların ne olacağı, hangi kaya tiplerinin getirilip koyulacağı, bunlar raporda belirtilmemiş. Yani sadece konumsal olarak nereden alınacağından ziyade hangi tür kaya tiplerinin de buraya getirilip koyulacağı yönünde bir detaylandırma, bir bilgilendirme yok.” dedi.

“TRABZON FAYI'NI DA REFERANS ALMALISINIZ”

Havalimanının yapılacağı deniz alanında gerçekleştirilen sismik çalışmaları da değerlendiren Karslı, yaklaşık 80 adet kuzey-güney doğrultulu kısa hat üzerinde inceleme yapıldığını belirtti. Böylesine önemli bir projede bölgedeki fay yapılarının göz ardı edilemeyeceğini ifade eden Karslı, sismik çalışmaların kapsamının yetersiz olduğunu savundu.

Karslı, “Şimdi deniz alanında sismik çalışmalar yapılmış. Bu sismik çalışmalar tek kanallı dediğimiz teknik boyutuna girmeyeceğim. Yaklaşık seksen küsur tane kuzey-güney uzanımlı ve kısa hatlarda sismik çalışmalar yapılmış. Bakın, depremsellik değeri böyle önemli bir projede siz mevcut fayları bile bile bunları atlayarak bu ölçümleri yapamazsınız. Yani sadece Karadeniz Fayı'yla, bizim sahilimize paralel uzandığı ifade edilen bu fayın izleri var mı, yok mu şeklinde yapamazsınız. Trabzon Fayı'nı da referans almalısınız.” ifadelerini kullandı.

“HAVALİMANI ALANININ ÜÇ BOYUTLU GÖRÜNTÜSÜ SUNULMALIYDI”

Sismik incelemelerin doğu-batı doğrultusunda yalnızca iki profilde gerçekleştirildiğini belirten Karslı, çalışmaların kısa ve derinlik bakımından sınırlı kaldığını söyledi. Deprem hareketlerinin derin yapılarla ilişkili olduğuna dikkat çeken Karslı, havalimanının yapılacağı alanın üç boyutlu görüntüsünün ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

Karslı, “Dolayısıyla doğu-batı uzanımlı iki tane profilde geçiştirmişler. Ve bunlar kısa ve derinliği düşük olan çalışmalar. Şimdi deprem çok derinde olan bir olay olduğu için dolayısıyla bizim daha derin yapıyı görüntülememiz lazım. Ve havalimanının koyulacağı alanın en azından üç boyutlu bir görüntüsünün sunulmuş olması gerekir. Yapılmış olan çalışmalarda en azından bu analiz çıkabilirdi. Bu dahi eksik olarak görüldüğünü söyleyebilirim.” diye konuştu.

DENİZ TABANINDA 70 METRE DERİNLİĞİNDE VADİYE DİKKAT ÇEKTİ

Havalimanının yapılacağı deniz alanının jeolojik yapısına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Trabzon Jeofizik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hakan Karslı, kıyıdan kuzeye doğru deniz derinliğinin arttığını, havalimanının doğu ucuna yakın bölgede ise yaklaşık 70 metre derinliğe ulaşan bir vadi bulunduğunu söyledi.

Karslı, “Yaklaşık birden derinleşir. Yani havalimanının yapılacağı kıyıdan 9-10 metre derinliklerden başlayarak kuzeye doğru 15, 20, 25 metreye doğru derinleşiyor. Fakat kuzeydoğu ucuna doğru yaklaşık 70 metreye varan derin bir vadi var. Derin bir vadi var, havalimanının doğu ucuna doğru tekabül eden. Ucu tam oraya getirmemişler. Ama yaklaşık 100-200 metre kadar sonra o derin vadi var.” dedi.

“DENİZ TABANINDA 5-6 METREYE YAKIN ÇAMURLAŞMA TESPİT EDİLMİŞ”

Söz konusu deniz alanının Değirmendere Vadisi ve çevredeki küçük dereler aracılığıyla sürekli beslendiğini belirten Karslı, deniz tabanında çamurlaşma tespit edildiğine ilişkin bulgulara da dikkat çekti.

Karslı, “Şimdi deniz bölge alanı Değirmendere Vadisi ve aradaki küçük derelerle beraber sürekli beslenen bir yer ve deniz tabanında 5-6 metreye yakın çamurlaşmaların tespit edildiği gözüküyor. Ve 97 milyon ton, şimdilik öngörü bu. Bunun yere uygulayacağı büyük bir baskı ki Sayın Başkan, İnşaat Mühendisleri Odası'ndan Mustafa Bey belirtti. Kaymalar, açılmalar, oturmalar.” ifadelerini kullandı.

Dolgu alanında oluşabilecek zemin hareketlerinin yalnızca ani oturmalarla sınırlı olmayacağını belirten Karslı, zamana bağlı oturmaların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Karslı, “Şimdi ani oturma belki anlık olarak ama konsolidasyon oturması, yani zamana bağlı oturmalar gözleniyor. Ve bunlar tüm kıyılarımızda olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

“DAHA ÖZENLİ VE DİKKATLİ ÇALIŞMALAR BEKLERDİK”

Açıklamasının sonunda projenin önemine dikkat çeken Karslı, havalimanı gibi büyük ölçekli bir yatırımda daha kapsamlı ve titiz bilimsel çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.

Karslı, “Sonuç olarak ben burada bitireyim, sorularınız olursa. Yani böyle önemli bir proje için daha özenli ve daha dikkatli çalışmaların yapılmış olmasını beklerdik. Teşekkür ederim.” diye konuştu.

Trabzon Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Semi Hamzaçebi’den havalimanı projesinde yer seçimi uyarısı

Trabzon Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Semi Hamzaçebi, yeni havalimanı projesinde yer seçimi ve dolgu malzemelerinin niteliğine dikkat çekti. Projelerde önce uygun alanın belirlenmesi, ardından mühendislik çalışmalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, yanlış planlamaların ilerleyen süreçlerde milyonlarca dolarlık maliyetlere yol açabileceğini söyledi.

Trabzon’da yeni havalimanı projesine ilişkin meslek odalarının değerlendirmeleri sürüyor. Trabzon Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Semi Hamzaçebi de toplantıda yaptığı açıklamada, büyük ölçekli yatırımlarda yer seçiminin mühendislik kriterlerine göre yapılmasının önemine dikkat çekti. Hamzaçebi, projelerde önce belirli bir alanın seçilip ardından mühendislik çalışmalarının bu alana göre şekillendirilmesini eleştirdi.

“PROJELERDE YER SEÇİMİNİ DOĞRU YAPARSANIZ SORUNLARI EN AZA İNDİREBİLİRSİNİZ”

Hakan Karslı’nın mesleki değerlendirmelerinin bir bölümüne değindiğini belirterek aynı konuları tekrarlamak istemediğini söyleyen Hamzaçebi, üzerinde özellikle durmak istedikleri konunun yer seçimi olduğunu ifade etti.

Hamzaçebi, “Hakan Hocamız mesleki konularımızın bir bölümüne değindi. Aynı konuları tekrar etmek istemiyorum. Bizim özellikle üzerinde durmak istediğimiz önemli bir konu var. Bütün başkanlarımız da aslında bu konuya değindi: Yer seçimi.

Projelerde yer seçimini doğru yaparsanız sorunları en aza indirebilirsiniz. Ancak Trabzon’da, hatta Türkiye genelinde şöyle bir gerçekle karşı karşıyayız. Buna terminal projesinden de başlayabiliriz. Yolcu terminalini raylı sistem için yaptık. Burada da yer seçiminde belediyenin öngördüğü bir alan belirleniyor ve ‘Burası benim alanımdır, burayı uygun gördüm’ deniliyor.

Oysa mühendislikte süreç böyle işlemelidir: Mühendislere belirli bir proje için en uygun yerin bulunması talimatı verildiğinde ilgili mühendislik dalları gerekli çalışmaları yapar ve alternatifleri sunar. Daha sonra bu alternatifler arasından en uygun olanı seçilir. Hocamızın da bahsettiği gibi, olması gereken budur. Ancak bizde mevcut sistem nasıl işliyor? Önce bir alan belirleniyor, ardından mühendislere ‘Bu alana göre yer seçimini ve projeyi düzenleyin’ deniliyor. Havalimanı projesi de bunlardan biri. Diğer projelerde de benzer durumlarla karşılaşıyoruz.” dedi.

DOLGU MALZEMESİNİN TÜRÜ VE DAYANIMI ÖNEMLİ

Havalimanı projesinde kullanılacak dolgu malzemelerinin niteliğinin de önemli olduğunu vurgulayan Hamzaçebi, malzeme seçiminde yalnızca maliyetin değil, mühendislik özelliklerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Hamzaçebi, “İkinci olarak değinmek istediğim konu, dolgu alanının hangi malzemeyle doldurulacağıdır. En uygun malzeme mi seçilecek, yoksa stadyum ve şehir hastanesinde olduğu gibi bulunan malzeme mi buraya dökülecek? Çünkü bu son derece önemli bir konu.

Kullanılacak kayanın dayanımı ve kaya türü büyük önem taşıyor. Bunlar önceden belirlenecek mi, yoksa mevcut en yakın sahadan getirilen malzemeler mi kullanılacak?

Mühendislikte işin ekonomik boyutu da önemlidir. En yakın noktadan getirilecek malzeme maliyet açısından daha uygun olabilir. Ancak teknik açıdan baktığınızda durum tamamen farklı olabilir. Çünkü kayanın dayanımı son derece önemlidir. Kullanılacak malzemenin özellikleri zemindeki oturmalardan ayrışmaya kadar birçok süreci etkiler.” ifadelerini kullandı.

“KARADENİZ FAYI HENÜZ DETAYLI ŞEKİLDE ÇALIŞILMIŞ DEĞİL”

Deprem tehlikesinin de projelerin planlama aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hamzaçebi, Karadeniz Fayı’na ilişkin çalışmaların yeterli düzeyde olmadığını savundu.

Hamzaçebi, “Bir başka konu da deprem tehlikesidir. Hocamız da bu konuya değindi. Ben aynı zamanda deprem araştırmalarıyla ilgilenen biriyim. Daha önceki ekibimle birlikte Ankara’da bu alanda çalışmalar yürüttük. Ancak Karadeniz Fayı henüz detaylı şekilde çalışılmış değil.

Mevcut fay haritasındaki bilgiler Trabzon’un sismik verilerinden yararlanılarak haritaya aktarılmış durumda. Ancak Marmara Denizi’ndeki faylarda olduğu gibi Karadeniz Fayı üzerinde detaylı çalışmalar gerçekleştirilmiş değil.” diye konuştu.

“SONRADAN MİLYONLARCA DOLAR HARCAMAK ZORUNDA KALIYORUZ”

Havalimanı, şehir hastanesi ve stadyum gibi büyük ölçekli yatırımların dolgu alanları üzerine inşa edilmesi durumunda gerekli mühendislik çalışmalarının önceden tamamlanması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, proje aşamasında yapılacak doğru değerlendirmelerin ileride yaşanabilecek sorunları önleyebileceğini söyledi.

Hamzaçebi, “Biz bu kadar büyük projeleri dolgu alanları üzerine yapıyorsak, ister havalimanı ister şehir hastanesi ister stadyum olsun, gerekli çalışmaların tamamlanması gerekiyor.

Biz bir an önce projeleri hayata geçirip ortaya koymaya çalışıyoruz. Ancak sonrasında birçok sorunla karşılaşıyoruz. Bu sorunları gidermek için de milyonlarca dolar harcamak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle söz konusu çalışmaların proje aşamasında tamamlanması son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Trabzon İç Mimarlar Odası Başkanı Önder Çehiz, şu açıklamalarda bulundu: “Biz bu projelerin, bu yatırımların, Trabzon'a katkı sağlayacak bu yatırımların bilimin ışığında ve tekniğin ışığında doğru bir şekilde yapılması taraftarıyız. Onun için projelerin ve ÇED raporlarının doğru bir şekilde ele alınması ve iyi irdelenmesi gerektiği yönünde düşünüyoruz. Yoksa bu projeleri hepimiz destekliyoruz ve Trabzon'a sağlayacağı katkılar konusunda hepimiz hemfikiriz. Ama yapılacak işlemlerin bilimin ışığında olmasına önem gösterilmesini arzu ediyoruz"

Yorumlar (2)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

G
Galanimadan Osman
1 saat önce

İç Mimarlar Odası mı ? Güvercin Severler Derneği ve Bahçıvanlar Birliği neden sesini çıkartmıyor ?

A
AHMET
1 saat önce

sayın mimarlar odası: siz olaya mimari açıdan bakıyorsanız teknik açıdan yorum yapın. tamam. ama çevresel açıdan bakıyorsanız sizin alanınız değil. bırakın onu da çevre uzmanları araştırsın.