Trabzon’da meslek odalarının temsilcileri, yeni havalimanı projesi ve kent gündemindeki önemli başlıkları değerlendirdi. TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu bugün Mimarlar Odası Trabzon şube binasında toplanarak kentte yürütülen projeler hakkında değerlendirmelerini paylaştı.
Toplantıya Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, İnşaat Mühendisleri şube Başkanı Mustafa Tiryaki, Şehir Plancıları Odası şube Başkanı Ersin Türk, Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Hakan Karslı, Makine Mühendisleri şube Başkanı Ufuk Bulut ve Jeoloji Mühendisleri Odası şube Başkanı Semi Hamzaçebi katılım sağladı.
Açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, Trabzon Yeni Havalimanı projesiyle ilgili endişelerini paylaştı.
TRABZON HAVALİMANI PROJESİNDE PLANLAMA VE ŞEFFAFLIK ENDİŞESİ!
Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, 410 hektarlık alanda hayata geçirilmesi planlanan havalimanı projesine ilişkin planlama, çevresel etkiler ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda endişelerini dile getirdi.
Toplantının açılışında değerlendirmelerde bulunan Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, öncelikle Trabzon Havalimanı projesini ele aldı. Havalimanının mevcut durumuna ve tarihsel gelişimine değinen Vural, yeni havalimanına ihtiyaç duyulduğunu ancak projenin planlama ve uygulama süreçlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
TRABZON HAVALİMANI’NIN TARİHSEL SÜRECİNİ ANLATTI
Trabzon Havalimanı’nın 1939 yılında yapımına başlandığını ve 1957 yılında hizmete girdiğini belirten Vural, 1985 yılında ışıklandırmalı pistin eklendiğini, 1987-1994 yılları arasında genişletme çalışmalarının gerçekleştirildiğini ifade etti. 2008 yılında yeni iç hatlar binasının yapıldığını, son yıllarda ise dış hatlar ve CIP binaları gibi çeşitli yapıların hizmete alındığını aktardı.
Havalimanındaki çalışmaların çoğunlukla dönemsel ihtiyaçları karşılamaya yönelik gerçekleştirildiğini belirten Vural, bu yaklaşımın uzun vadeli ve bütüncül bir planlama ihtiyacını ortadan kaldırmadığını kaydetti.
Trabzon Havalimanı’nın yaklaşık 70-80 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Vural, yolcu sayısının yaklaşık 4 milyona ulaştığını, yıl sonuna kadar bu rakamın biraz daha üzerine çıkılabileceğini söyledi. Havalimanındaki uçuş sayısının da yaklaşık 18-20 bin seviyesine ulaştığını belirten Vural, yeni havalimanının bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

410 HEKTARLIK ALANIN 300 HEKTARI DENİZ DOLGUSU
Yeni havalimanı projesinin planlama, projelendirme ve ÇED süreçlerinin devam ettiğini belirten Vural, projenin büyüklüğüne dikkat çekti.
Toplam 410 hektarlık bir alandan söz edildiğini, bunun yaklaşık 300 hektarlık bölümünün deniz dolgusu üzerinde gerçekleştirileceğini ifade eden Vural, yatırımın yaklaşık 1 milyar dolar değerinde olduğunu söyledi.
Projede 10 milyon yolcu kapasitesinin öne çıkarıldığını belirten Vural, raporlarda 2058 yılı için 13,8 milyon yolcu projeksiyonunun bulunduğunu, pist uzunluğunun ise 3 bin 240 metre olarak planlandığını aktardı.
“PLANLAMA SÜRECİNİN ŞEFFAFLI YÜRÜTÜLMESİ GEREKİYOR”
Projenin büyüklüğü nedeniyle karar alma ve planlama süreçlerinin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Vural, havalimanının yer seçimi, alternatif projeler ve teknik tercihler konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemine işaret etti.
Vural, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Böylesine büyük bir proje tabii ki nasıl planlandı? İşte proje ve karar süreçleri ne kadar şeffaf yürütülüyor? Burada işte yer seçiminden bu havalimanının yenilenmesi ya da yeni bir havalimanı yapılmasıyla ilgili olası pek çok seçenek var aslında. Bu seçeneklerden bu karara nasıl gittik ve bu kararı nasıl verdik? Pistin uzunluğu 3 bin 240 metre mesela, 3 bin metre deniyordu. 3 bin 240 metreye çıkan bir pist uzunluğu var. Bu tercihler önemli.”
ULAŞIM PROJELERİYLE BAĞLANTISI SORGULANDI
Yeni havalimanının kentteki diğer ulaşım yatırımlarıyla ilişkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Vural, mevcut sahil yolu, Güney Çevre Yolu ve raylı sistem projeleriyle bağlantıların netleştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Vural, havalimanının kapasitesinin mevcut durumun üç-dört katına çıkarılmasının öngörüldüğünü ancak bu büyümenin kentin ulaşım altyapısıyla nasıl bütünleşeceğine ilişkin sorular bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Yani havalimanı yapıyoruz, kapasitesini bugünkünün üç dört katına çıkarabileceğini varsayarak yapıyoruz. Ama mevcut sahil yolu, Güney Çevre Yolu, raylı sistem gibi konularla bağlantıları nedir, planları nedir? Bunların aslında görüyoruz ki çoğu yolda çözülecek konular gibi duruyor. Bu kadar büyük bir yatırımda tabii bunların planlarda yer almıyor olması tek çoğunun, bu kadar büyük bir yatırımda öncelikle doğru ve şeffaf bir planlama süreciyle ilgili endişe oluşturuyor.”
“ÖNCE KARAR VERECEĞİZ, PLANLAYACAĞIZ, SONRA UYGULAYACAĞIZ”
Projenin çevresel etkileri, ekonomik boyutu ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Vural, planlama ve uygulama süreçlerinin doğru sırayla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Vural, “Verdiğimiz kararlar doğru mu? Harcadığımız kaynakları doğru harcıyor muyuz? Çevreye verdiğimiz etki konusunda emin miyiz? Neye sebep olacağız? İleride neler yaşayacağız bununla ilgili? Hem yapım sürecinde hem kullanım sürecinde. Dolayısıyla aslında önce biz karar verip uyguluyoruz gibi duruyor. Sonra da planları buna göre hazırlıyoruz. Aslında sürecin tersine işlemesi gerekiyor. Önce karar vereceğiz, planlayacağız. Ondan sonra uygulayacağız.” dedi.
“ÇED RAPORU SADECE BÜROKRATİK BİR EVRAK DEĞİL”
Havalimanı projesinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde ÇED raporlarının önemine dikkat çeken Vural, bu raporların yalnızca bürokratik bir prosedür olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
ÇED raporlarının yatırımın ekonomik boyutundan çevresel etkilerine, planlama ve projelendirme kararlarından fiziki mekânda oluşturacağı değişikliklere kadar pek çok konunun bilimsel olarak incelendiği belgeler olduğunu belirten Vural, şöyle konuştu:
“Nedir ÇED raporu ve neden önemlidir? Aslında bütün bu yatırımın ekonomisinden, çevreye etkisine, planlama ve projelendirme kararlarına fiziki mekânda nelere yol açacağına kadar tüm bu süreçlerin bilimsel olarak araştırıldığı, raporlandığı bir şeyden bahsediyoruz ÇED raporu derken. Ve haliyle ÇED raporları önemli ve sonradan yapılacak ya da sonradan düzeltilecek şeyler değil aslında. Yani sadece bir bürokratik evrak değil ÇED raporu. Bizler için projenin ne kadar sağlıklı olduğunu gösteren, doğru olduğunu gösteren raporlar.”
“BİZİM SÖZÜMÜZ HAVALİMANININ YAPILMASINA KARŞI OLMAK DEĞİL”
Kamuoyuna yansıyan ÇED raporları, uzman görüşlerine sunulan projeler ve dolgu alanlarına ilişkin değerlendirmeler üzerinden havalimanı projesini ele alacaklarını belirten Vural, meslek odalarının itirazının havalimanı yapılmasına yönelik olmadığını vurguladı.
Vural, “Tekrar söylüyorum ki bizim buradaki sözümüz havalimanının yapılması gibi bir söylem değil. Ama doğru yapılmalı. Kaynaklar doğru harcanmalı, kente doğru müdahaleler yapılmalı. Bu noktadayız.” ifadelerini kullandı.
Vural, havalimanı değerlendirmelerinin ardından sözü diğer meslek odalarının temsilcilerine bırakarak toplantının devamında Değirmendere Kavşağı ve kentteki kömür ticareti tartışmalarının da ele alınacağını belirtti.
HAVALİMANI ÇED RAPORUNA DAVA! ŞEHİR PLANCILARI ODASI CİDDİ HATALAR TESPİT ETTİ!
Trabzon Şehir Plancıları Odası Başkanı Ersin Türk, Trabzon Yeni Havalimanı projesinin ÇED raporunda ciddi eksiklikler tespit ettiklerini açıkladı. Türk, TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi tarafından ÇED raporunun iptali istemiyle dava açıldığını ve yargı sürecinin devam ettiğini belirterek, raporun bilimsel ve teknik açıdan yeterli olmadığını savundu.
Kentin önemli gündem maddelerinden Trabzon Yeni Havalimanı projesi ve Değirmendere Kavşağı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trabzon Şehir Plancıları Odası Başkanı Ersin Türk, yeni havalimanı projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu incelediklerini ve ciddi eksiklikler tespit ettiklerini açıkladı.
İncelemelerin ÇED Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirildiğini belirten Türkbaş, hazırlanan değerlendirmelerin ardından TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi tarafından ÇED raporunun iptali istemiyle dava açıldığını ve yargı sürecinin devam ettiğini söyledi.
“YENİ HAVALİMANI PROJESİNİ DESTEKLİYORUZ”
Trabzon Yeni Havalimanı’nın yapılmasına karşı olmadıklarını, aksine projenin bir an önce hayata geçirilmesini önemsediklerini belirten Türk, mevcut havalimanının hem bugünkü hem de gelecekteki ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını ifade etti.
Uçuş güvenliği açısından da sorunlar bulunduğunu dile getiren Türk, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) standartlarına dikkat çekti.
Türk, mevcut havalimanının temel sorunlarını şöyle sıraladı:
“117 hektar büyüklüğünde havalimanı, artı 23 kodunda yer alıyor, 2640-245 metre pist uzunluğu, tek bir pistimiz var, taksi yolu olmadığı için gelen uçak tekrar pistin o kısmını taksi yolu gibi kullanıyor, dolayısıyla beklemek durumunda kalıyor. Bu doğru bir uçuş güvenliği ve hızlı performans açısından doğru değil. Dolayısıyla böyle bir sorun var. Diğeri de hemen yanında sahil yolu olduğu için büyüme ve genişleme imkânı da yok havalimanının.”
“ÇED RAPORUNDA CİDDİ SORUNLAR GÖRÜYORUZ”
ÇED raporunun ne anlama geldiğine ve hangi değerlendirmeleri içermesi gerektiğine değinen Türk, projelerin çevreye olası olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinin, olumsuz etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesinin temel amaç olduğunu söyledi.
Trabzon Yeni Havalimanı için hazırlanan ÇED raporunun yaklaşık 2 bin 400 sayfadan oluştuğunu, bunun yaklaşık 270 sayfasının raporun kendisi, geri kalanının ise eklerden oluştuğunu belirten Türk, incelemelerinde önemli eksikliklerle karşılaştıklarını ifade etti.
Türk, tespit ettikleri sorunları şöyle anlattı:
“Genel itibariyle baktığımızda çok ciddi sorunlar görüyoruz. Birincisi, raporda yer alan bazı kabullerin yeterli niceliksel ve teknik verilere dayandırılmadığını görüyoruz. Bilimsel bir tarafı yok, niceliksel bir veri yok. Böyle temenni belgesi gibi. Proje ve yer seçimi alternatiflerin karşılaştırılması biçimde ele alınmamış. Ulaşım ve erişilebilirliğe ilişkin değerlendirmelerin yeterli teknik hesaplamalarla desteklenmediği ve projenin doğrudan ve dolaylı etkileriyle etki alanları, kümülatif etki alanlarına ilişkin incelemelerin mevzuatın öngördüğü şekilde kapsamlı ve ayrıntılı yapılmadığını görüyoruz.”
“SADECE İNŞAATIN TOZUNUN VE GÜRÜLTÜSÜNÜN İNCELENDİĞİ BİR BELGEYE DÖNÜŞMÜŞ”
Trabzon Havalimanı’nın yalnızca kente değil, bölgeye hizmet veren bir ulaşım yatırımı olduğuna dikkat çeken Türk, Rize’deki havalimanı, Bayburt’ta planlanan yatırımlar ve Gümüşhane’de devam eden havalimanı çalışmalarıyla birlikte değerlendirme yapılmasının önemini vurguladı.
Türk, “ÇED’de etki alanı, kümülatif etki alanlarının çok detaylı incelenmesi gerekiyor. Buradaki Trabzon Havalimanı tüm bölgeye hizmet ediyor. Dolayısıyla bu kapsamda incelenmesi gerekiyor. Rize’de havalimanı var, orada da var, Bayburt’ta yapılacak, şimdi Gümüşhane bitmek üzere. Dolayısıyla hem kent etkisinin hem de bölge etkisinin incelenmesi gerekiyor. Fakat baktığımızda bu sadece inşaatın tozun gürültünün incelendiği bir belgeye dönmüş durumda.” ifadelerini kullandı.
ÇED RAPORUNUN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI
Türk, toplantıda havalimanı projesinin planlanan alanına ilişkin görseller üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Proje kapsamında havalimanı sınırları içerisinde değerlendirilmeyen bazı alanların geleceğine ilişkin belirsizlikler bulunduğunu ifade etti.
2010 YILINDA ELENEN ALTERNATİF BUGÜN YENİDEN GÜNDEMDE
Trabzon Şehir Plancıları Odası Başkanı Ersin Türk, 2010 yılında hazırlanan master planda farklı havalimanı alternatiflerinin değerlendirildiğini söyledi. Söz konusu planda açık denizde havalimanı yapılmasının da bir seçenek olarak incelendiğini ancak yüksek dolgu miktarı ve maliyetler nedeniyle bu alternatifin elendiğini belirtti.
Master planda açık denizde havalimanı yapılabilmesi için kıyıdan yaklaşık 1200 metre açıkta, 714 bin metre boyutlarında ve 250 hektarlık bir alan kazanılması gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Türk, bu seçeneğin yaklaşık 45 milyon metreküp dolgu gerektirdiğini ve dönemin hesabına göre 3,8 milyar TL maliyet öngörüldüğünü söyledi.
Türk, master planda çevresel etkiler ve maliyetler nedeniyle elenen bu yaklaşımın bugünkü projeyle benzerlik taşıdığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Dolayısıyla master planda deniz dolgusu üzerine böyle bir alternatif çevresel ve maliyetlerden dolayı elenmiş. Ve biz şu anda bunu yapmaya çalışıyoruz. Kara tarafına yönelik alternatifler geliştirilmiş. Birinci, ikinci, üçüncü ve birinci seçilmiş burada. Dolayısıyla 2010 yılında master planda DLH’ye hazırlanan master planda seçilen ve öngörülen alternatif bu. Biz bunu yapmıyoruz şimdi.”
DENİZ DOLGUSU ALANI İÇİN DİKKAT ÇEKEN KARŞILAŞTIRMA
Mevcut projedeki dolgu miktarlarını da karşılaştıran Ersin Türk, 2010 tarihli master planda değerlendirilen alternatiflerden birinde 506 bin metrekarelik deniz dolgusu öngörüldüğünü, bugün hazırlanan projede ise 5 milyon 193 bin 450 metrekarelik deniz dolgusu planlandığını ifade etti.
Türk, iki proje arasındaki büyüklük farkına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Fakat biz ne yapıyoruz? 5 milyon 193 bin 450 metrekare deniz dolgusu öngörüyoruz. Dolayısıyla 5.9 katı kadar büyüklükte bir alan öngörüyoruz bununla. Yani seçilen alternatifin altı katı büyüklüğünde bir alan.”
YOLCU TAHMİNLERİ VE ALTYAPI SORUNLARI GÜNDEMDE
ÇED raporundaki yolcu tahminlerine de değinen Türk, 2026 yılı için 5 milyon 921 bin yolcu öngörüldüğünü ancak mevcut yolcu sayısının yaklaşık 4 milyon seviyesinde olduğunu belirterek projeksiyonların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Projenin hayata geçirilmesi sürecinde çözülmesi gereken başka konuların da bulunduğunu ifade eden Türk, hafif raylı sistemin havalimanıyla nasıl entegre edileceği, mevcut derelerin nasıl deplase edileceği ve Yüzüncü Yıl Barınağı’nın geleceğinin nasıl şekilleneceği konusunda belirsizlikler olduğunu söyledi.
Sosyal tesislerin denizle bağlantısına da dikkat çeken Türk, yaklaşık 50 metrelik bir açıklığın kaldığını ve kayıkların denizden bölgeye nasıl ulaşacağının netleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“HAVALİMANI BİR İHTİYAÇTIR, YAPILMASI GEREKİR”
Değerlendirmesinin sonunda yeni havalimanının gerekliliğine karşı olmadıklarını yineleyen Ersin Türk, projenin maliyetlerinin doğru hesaplanması ve çevresel etkilerinin en aza indirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türk, “Sonuç olarak biz şunu düşünüyoruz: Biz havalimanı bir ihtiyaçtır, yapılması gerekir. Ama maliyetleri doğru hesap edilerek yapılsın, çevreye zararı en az düzeyde olursa hepimiz için faydalı olur diye düşünüyoruz. Teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA TİRYAKİ: “DOLGU ZEMİNİN UZUN VADELİ DAVRANIŞI GÜVENCE ALTINA ALINMALI”
Trabzon İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Tiryaki de Trabzon Yeni Havalimanı projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÇED raporunda bilimsel modelleme ve mühendislik analizlerinin yeterince ortaya konulmadığını belirten Tiryaki, özellikle deniz dolgusu üzerine inşa edilecek havalimanının uzun yıllar boyunca nasıl davranacağının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Projelerin bilimsel modellemeler tamamlandıktan sonra ortaya konulması gerektiğine dikkat çeken Tiryaki, ÇED raporunda bu yönde yeterli çalışma göremediklerini ifade etti.
Dolgu zeminin oturma, farklı oturma, sıvılaşma ve deprem etkileri açısından değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Tiryaki, bu konuların yalnızca öngörülerle değil, ölçülebilir ve denetlenebilir mühendislik kriterleriyle güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
“SADECE YOLCU KAPASİTESİ OLARAK DEĞERLENDİRMEMELİYİZ”
Yeni havalimanı projesinin yalnızca yolcu kapasitesinin artırılması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tiryaki, Trabzon’un gelecek 20 yıllık ihtiyaçlarının da planlamaya dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Hava kargo taşımacılığı, lojistik kapasite ve ulaşım bağlantılarının önemine dikkat çeken Tiryaki, havalimanının kara yolu, Güney Çevre Yolu, raylı sistem, limanlar ve gelecekteki demir yolu bağlantılarıyla bütünleşik şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’NDAN BİLİMSEL ANALİZ TALEBİ
İnşaat Mühendisleri Odası olarak taleplerinin açık olduğunu belirten Tiryaki, kıyı sistemi, deniz ekosistemi ve dolgu zeminin uzun dönemli davranışına ilişkin bütün mühendislik analizlerinin ayrıntılı ve bilimsel biçimde ortaya konulmasını istedi.
Tiryaki, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İnşaat Mühendisleri Odası olarak bizim talebimiz net: Projenin kıyı sistemine, deniz ekosistemine ve dolgu zeminin uzun dönemli davranışına ilişkin tüm mühendislik analizleri ayrıntılı, bilimsel, denetlenebilir ve ölçülebilir şekilde ortaya konulmasını talep ediyoruz. Çünkü bizim sorumluluğumuz yalnızca bugünün Trabzon’unu değil, gelecek nesillerin Trabzon’unu da düşünmektir.”
Tiryaki, havalimanı projesine ilişkin daha ayrıntılı bir basın açıklamasını da kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek değerlendirmelerini tamamladı.