Trabzon’da ekonomi cephesinden gelen rakamlar, ilk bakışta umut verici. Perakende güveni son bir yılda 5,3 puan yükselmiş. Ne var ki işin görünen yüzüyle sahadaki hakikat birbirini pek tutmuyor.
TEPAV’ın Eylül 2026 raporu, beklentilerdeki iyileşmeye rağmen esnafın mevcut durumunun hâlâ sıkıntılı olduğunu gözler önüne seriyor.
Türkiye genelinde ankete katılan perakendecilerin yüzde 74,3’ü işlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla gerilediğini söylüyor. İşlerinin arttığını belirtenlerin oranı ise yüzde 11,9’da kalıyor.
Şimdi dönüp Trabzon’a bakalım…
Doğu Karadeniz’de perakende güvenindeki yükseliş 5,3 puanla sınırlı kalırken bölge, 12 bölge arasında dokuzuncu sırada yer alıyor. Gelecek aylara yönelik satış beklentilerinde toparlanma var. Fakat fiyat artışı beklentisinin de yükselmesi, iyimser havaya gölge düşürüyor.
Esnafın derdi belli. Kira, elektrik, personel gideri, tedarik maliyeti… Her kalemde ayrı bir yük. Dükkânın kapısını sabah açmak kolay, akşam kasayı yüzü gülerek kapatmak ise giderek güçleşiyor.
Cadde üzerindeki tabelalar yanıyor, kepenkler açılıyor. Lakin alışverişin seyri aynı canlılığı göstermiyor. Vatandaş hesabını kitabını yapmadan adım atmıyor. Esnaf da siftah yapabilmenin mücadelesini veriyor.
İşte tam bu noktada rakamlarla hayatın gerçekleri arasındaki mesafeye dikkat etmek gerekiyor.
Güven endeksindeki yükseliş elbette kıymetli. Ancak bu artışın çarşıya, pazara ve küçük işletmelerin kasasına yansıması şart. Beklentiyle geçim olmuyor, güvenle borç ödenmiyor.
Trabzon’un ticari hayatı güçlü bir geçmişe sahip. Bu birikimin korunması için esnafın sesine kulak vermek, sahadaki daralmayı doğru okumak gerekiyor.
Zira bir şehrin ekonomisi, vitrinlerin parlaklığıyla değil, o dükkânlardan yapılan alışverişle ölçülür.
Rakamlar güvenin arttığını söylüyor. Peki, esnafın yüzü ne zaman gülecek?