Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde yeni yapılanmanın ardından bazı müdürlüklere atamalar yapıldı. Ancak hâlâ boş kalan görevler var.
Özellikle Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesindeki Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Şube Müdürlüğü’nün aylardır boş olması dikkat çekiyor.
Bunun yanında Gençlik Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile Spor Şube Müdürlüğü’nün aynı isim tarafından yürütüldüğü ifade ediliyor.
Peki, neden?
Biraz kulis yaptık.

Belediye içerisinde konuşulanlara göre, bu görevler için farklı isimlerle görüşüldü. Ancak çeşitli kişilere verilen sözler ve farklı çevrelerin beklentileri, atama sürecini çıkmaza sürükledi.
İddia o ki, “Bu isim atanırsa şu tepki gelir, öteki isim gelirse başka bir rahatsızlık doğar” hesabı yapılmaya başlandı.
Sonuç?
Atama yapılamadı.
Fakat asıl dikkat çekici olan, müdürlüklerin boş kalmasından çok başka bir yerde.
Başkan Ahmet Metin Genç’in bu tablodan haberdar olmadığını biliyoruz.
Çünkü Genç, yılların kamu tecrübesine sahip bir devlet adamı. Mırın kırın işlerle uğraşmaz; karar verilmesi gereken yerde tavrını koyar.
Liyakat diyorsa liyakat.
Görev diyorsa görev.
Kurumun ihtiyacı neyi gerektiriyorsa, onun yapılmasını ister.
O halde sorun nerede?
Bize göre mesele, Başkan Genç’in karar vermemesinden değil, kendisine doğru ve eksiksiz bilgi verilmemesinden kaynaklanıyor.
Çünkü başkanın her ayrıntıyı kendisinin takip etmesi mümkün değil. Fakat önüne getirilen bilginin açık, doğru ve eksiksiz olması gerekir.
Bir müdürlük aylarca boş kalıyor, iki ayrı birim aynı isim tarafından yürütülüyor, farklı isimler ve beklentiler üzerinden kulisler oluşuyorsa artık konu sıradan bir atama meselesi olmaktan çıkar.
Kurumun işleyişini ilgilendiren bir meseleye dönüşür.
Üstelik bugün gençler bilim, teknoloji, yapay zekâ ve inovasyon konuşurken, bu alanın başındaki müdürlüğün aylardır boş kalması da ayrıca düşündürücü.
Kimsenin siyasi görüşü, çevresi ya da beklentisi üzerinden hareket edilmemeli.
Doğru insan, doğru görev ve doğru zamanlama...
Kamu yönetiminin özeti biraz da budur.
Başkan Genç’in bu tabloyu bütün yönleriyle öğrendiğinde nasıl bir tavır ortaya koyacağı ise merak konusu.
Çünkü bazen mesele karar vermek değildir.
Mesele, doğru kararın verilebilmesi için gerçeğin başkanın önüne zamanında konulmasıdır.
Anahtar deliğinden görünen şimdilik bu kadar.