Yeni medya unsurları sokakta.
Gün geçmiyor ki karşınıza yeni bir ‘kanalın’ mikrofonu çıkmasın.
Sorulan üç soru var: APO ve villası, erken genel seçimler, ekonomi.
Sonuncusu özelleşti; en çok da yakıt fiyatları soruluyor.
Onu da sadeleştirmek istersek; mazot. Yani motorin.
Pandemide karşımıza ‘tedarik zinciri’ diye bir kavram çıkmıştı.
Aslında Ekonomi biliminde var olan ancak kriz dönemlerinde daha fazla duyulur olan bu kavram artık hayatımızın bir parçası.
Çünkü marketten kozmetiğe, giyimden yakacağa kadar her şeyi fiyatı bu motorin etkisine bağlı olarak değişiyor.
Son zamlardan sonra üç haneli gösterge tabelası olmayan yakıt istasyonları çözümü son rakamları yazmakta buldu.
Bazıları kartelayı değişirken birçoğu yapısal olarak yerinde saydı.
HAKKARİ İLE YARIŞIYORUZ
Devamında Trabzon’da akaryakıt istasyonları (dikkat edelim, ‘benzinlik’ diye bir şey yok)
Örneğin; 02,30 yazıyorlar.
Baştaki 100 görünmüyor.
Bir anlamda soldaki sıfır gibi, alışın ya da kanıksayın deniyor.
Parti, fırka, görüş ve ideoloji gözetmeksizin ekonomimizin endişe sınırlarını aştığını yazmak aşırılık olmaz.
Bu cümleleri neden kurma ihtiyacı hissettik?..
Hakkari 103,20 TL ile litre motorin fiyatında zirvede. Trabzon hemen ardından onu takip ediyor: 102,30 TL.
Tarihi İpekyolu, denizyolu, havayolu, karayolu, inşaatı tartışılan demiryolu.
Rafineri ve kaynakların buraya uzak olması yeterli sebep olabilir mi?
Neden Trabzon akaryakıtta da en pahalı şehir?
Bu rekora nereden ulaştı ya da nasıl bulaştı!..
Sormak lazım.
Ki böyle giderse çok yönlü soracağız!..