Trabzon'un gözbebeği ilçelerinden biri Maçka... Sümela Manastırı başta olmak üzere doğal güzellikleri, tarihi dokusu, serin havası ve huzurlu atmosferiyle yaz aylarında binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak ilçeye yakışmayan bir görüntü var ki, artık görmezden gelinemez hale geldi.
Trafik...
Aslında Maçka'nın şehir merkezi yıllardır aynı. Vadi üzerine kurulu, yollar dar, hareket alanı sınırlı. Bu gerçeği herkes biliyor. Fakat var olan sıkışıklığı daha da büyüten bir alışkanlık var.
Gelişigüzel park...
"İki dakika işim var" denilerek bırakılan araçlar, birkaç dakikada kilometrelerce uzayan kuyruklara dönüşüyor. Yolun sağı dolu, solu dolu... Karşılıklı park edilen araçlar yüzünden iki otomobil yan yana geçmekte zorlanıyor. Trafik zaman zaman tamamen duruyor.
Üstelik mesele sadece araç yoğunluğu da değil.
Kaldırımlar da araçların gölgesinde kalıyor. Özellikle akşam saatlerinde Sümela Manastırı'nı gezdikten sonra ilçe merkezinde yürümek isteyen turistler, kaldırımlarda rahat hareket edemiyor. Kimi zaman yola inmek zorunda kalıyor. Bu görüntü ne Maçka'nın turizm kimliğine yakışıyor ne de ilçenin misafirperverliğine.
İşin bir başka boyutu ise otopark eksikliği. Evet, ilçede park alanı yetersiz. Ancak bu durum, aracın önüne gelen her noktaya bırakılmasını haklı göstermiyor. Esnafın önü kapanıyor, trafik kilitleniyor, yayaların güvenliği riske giriyor.
Burada görev sadece belediyeye ya da emniyete düşmüyor. Vatandaşın da sorumluluk alması gerekiyor. Çünkü trafik sadece kurallarla değil, kültürle de yönetiliyor.
Önce uyarılar yapılmalı. Ardından kuralları hiçe sayanlara gerekli cezai işlemler kararlılıkla uygulanmalı. Birkaç gün sürecek denetim bile ilçedeki alışkanlıkları değiştirebilir.
Maçka her geçen yıl daha fazla turist ağırlıyor. Turizm sadece yeni tesis yapmakla gelişmez. Düzenli sokaklar, akıcı trafik ve rahat yürünebilen bir ilçe merkezi de en az doğal güzellikler kadar önemlidir.
Yoksa insanlar Sümela'nın eşsiz manzarasını konuşurken, Maçka merkezindeki park karmaşasını da anlatmaya devam eder. Buna da en çok, Maçka'nın kendisi kaybeder.