Bu köşede zaman zaman vatandaşlardan gelen şikâyetlere yer veriyoruz. Bugünkü konu ise hemen herkesin her gün kullandığı ama nedense sahip çıkmayı pek beceremediği ortak yaşam alanları...
Özellikle de kamu kurumlarına ait tuvaletler ve lavabolar.
Şikâyet çok...
"Lavabolar kirli."
"Tuvaletler kullanılacak gibi değil."
"Hijyen yok."
Haklılar mı? Elbette haklı oldukları noktalar var. Ancak madalyonun bir de diğer yüzüne bakmak gerekiyor.
Çünkü bu alanları kirleten de uzaydan gelenler değil.
Yine biziz...
Toplumsal yaşam konusunda hâlâ aşamadığımız bazı alışkanlıklarımız var. En başında da "Bana ne, nasıl olsa biri temizler." anlayışı geliyor.
İşte asıl sorun tam da burada başlıyor.
Her şeyi devletten bekliyoruz.
Her şeyi belediyeden bekliyoruz.
Her şeyi kamu kurumlarından bekliyoruz.
Ama iş kullandığımız ortak alanları korumaya gelince aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz?
Ne yazık ki hayır.
Trabzon'da birçok kamu kurumunda vatandaşların ortak kullandığı lavabo ve tuvalet bulunuyor. Gün içerisinde yüzlerce, bazen binlerce kişi bu alanlardan faydalanıyor. Böyle bir yoğunlukta elbette temizlik personelinin işi kolay değil.
Bir düşünün...
Her kullanılan lavabonun başında bir görevli beklemesi mümkün mü?
Her tuvaletten çıkanın ardından anında temizlik yapılabilir mi?
Elbette yapılamaz.
İşte bu yüzden iş sadece belediyelere ya da kamu kurumlarına bırakılabilecek kadar basit değil.
Sorumluluk biraz da vatandaşta.
Çünkü herkes temiz kullanırsa...
Herkes kullandıktan sonra arkasını aynı özenle bırakırsa...
Hijyen kurallarına dikkat ederse...
Ne kötü görüntüler ortaya çıkar ne de bu kadar şikâyet duyulur.
İşin ilginç tarafı ise şu...
Lavaboyu kirleten de bazen aynı kişi oluyor, birkaç saat sonra dönüp "Burası neden bu kadar pis?" diye tepki gösteren de.
Oysa çözüm çok uzak değil.
Ortak kullanım alanları, aslında toplum olmanın en önemli sınavlarından biridir. Birbirimize gösterdiğimiz saygının da aynasıdır.
Temiz bırakılan bir lavabo, temiz bırakılan bir tuvalet...
Belki küçük bir davranış gibi görünüyor.
Ama arkasında büyük bir medeniyet anlayışı var.
Unutmamak gerekiyor...
"Temizlik sadece görevlinin işi değil, kullanan herkesin sorumluluğudur."
Bu bilinç oluşmadığı sürece...
Ne kadar personel görevlendirilirse görevlendirilsin...
Ne kadar temizlik yapılırsa yapılsın...
Aynı şikâyetleri konuşmaya devam ederiz.