Hantavirüs için kritik uyarı! Uzman isim Haber61’e anlattı
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Hava Aydın, Türkiye’de ve dünyada yeniden tartışılan hantavirüsle ilgili Haber61’e özel açıklamalarda bulundu. Virüsün yeni bir hastalık olmadığını belirten Aydın, özellikle Çin, Kore ve Güney Amerika’daki vakalar nedeniyle hantavirüsün yeniden dünya gündemine taşındığını ifade etti.
Aydın, dünyada her yıl binlerce hantavirüs vakasının görüldüğünü belirterek, “Şu ana kadar dünyada yıllık ortalama 60 bin ila 150 bin arasında vaka bildiriliyor. Vakaların yüzde 90’ı Çin ve Kore tarafında görülüyordu” dedi.
Türkiye’de yıllardır takip ediliyor
Hantavirüsün Türkiye’de ilk olarak 2004 yılında tanımlandığını belirten Aydın, 2009 yılından itibaren vakaların düzenli olarak takip edildiğini söyledi.
Türkiye’de geçmiş yıllarda dikkat çeken salgınlar yaşandığını ifade eden Aydın, “2010 yılında 54 vaka, 2017 yılında yine Zonguldak-Bartın tarafında 54 vakalık bir salgın görüldü. Düzce’de de yaklaşık 46-48 vaka vardı” diye konuştu.
Virüsün özellikle Türkiye’nin kuzey bölgelerinde görüldüğünü belirten Aydın, “Ordu, Tokat, Kastamonu, Bartın, Düzce ve İstanbul gibi bölgelerde hantavirüs vakaları tanımlandı” ifadelerini kullandı.

“Kemiricilerin yoğun olduğu alanlarda risk artıyor”
Virüsü taşıyan temel canlıların kemiriciler olduğunu söyleyen Aydın, özellikle fare ve sıçanların bulunduğu alanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Aydın, “Bu fare türlerinin yoğunlaştığı alanlarda virüs taşınabiliyor. Özellikle kırsal alanlar, kilerler, çöplükler, kapalı alanlar ve kemiricilerin kümelendiği bölgelerde risk artıyor” dedi.
Kemiricilerin yaşam alanlarının zamanla değişebileceğine de dikkat çeken Aydın, daha önce riskli görülmeyen bölgelerde de dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Koronavirüsten farklı yayılıyor
Hantavirüsün koronavirüs gibi hızlı yayılan bir enfeksiyon olmadığını vurgulayan Aydın, bulaş yolunun temel olarak kemiricilerin salgılarıyla kirlenen partiküllerin solunması olduğunu ifade etti.
Aydın, “Koronavirüste kısa süreli bir temasla bile bulaş olabiliyordu. Hantavirüste ise durum farklı. Bu virüsün koronavirüs gibi bütün dünyayı etkileyen bir salgına dönüşmesi beklenmiyor” dedi.
Temizlik sırasında dikkat edilmesi gerekenler
Fare ve sıçanların bulunduğu alanlarda yapılan temizliklerde kuru süpürmeden kaçınılması gerektiğini belirten Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Virüs bu hayvanların idrarında, kanında ve tükürük salgılarında bulunuyor. Özellikle hayvanların bulunduğu alanlarda temizlik yaparken kuru süpürme yapılmamalı. Çünkü toz partikülleri havaya kalkıyor ve bu partiküller solunum yoluyla bulaşabiliyor.”
Önce ortamın havalandırılması gerektiğini belirten Aydın, güneş ışığının virüs üzerinde etkili olduğunu söyledi.
“Bu virüs deterjanlara, dezenfektanlara ve güneş ışığına karşı oldukça duyarlı. Önce ortam havalandırılmalı, mümkünse güneş ışığı almalı. Daha sonra dezenfektanla ıslatılarak temizlik yapılmalı” dedi.
Maske ve eldiven önerisi
Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanımının önemli olduğunu vurgulayan Aydın, “Kontamine olmuş alanlara temas edildiğinde deri çatlaklarından ya da ağız mukozasından bulaşma söz konusu olabilir. Bu nedenle maske ve eldiven kullanılmalı” ifadelerini kullandı.
Apartman çevreleri için de uyarı yaptı
Kemiricilerin apartman çevrelerinde çoğalmasının önlenmesi gerektiğini söyleyen Aydın, özellikle çöplerin birikmesinin engellenmesi gerektiğini belirtti.
Aydın, “Apartman çevrelerinde fare ve sıçanların çoğalmasını önleyici tedbirler alınmalı. Gerekirse ilaçlama yapılmalı. Çöp konteynerlerinin düzenli olması önemli” diye konuştu.
Hantavirüsün iki farklı hastalık tablosu var
Hava Aydın, hantavirüsün temel olarak iki farklı tablo oluşturduğunu söyledi.
“Birisi böbrek tutulumu yapan tip, diğeri ise akciğer tutulumu yapan tip. Avrupa ve Asya’da daha çok böbrek tutulumu yapan enfeksiyonlar görülüyor” diyen Aydın, Amerika kıtasında ise daha ağır seyreden akciğer tutulumlu vakaların görüldüğünü ifade etti.
Andes virüsü neden dikkat çekti?
Son dönemde gündeme gelen “Andes” tipi hantavirüse de değinen Aydın, bu türün insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs tipi olduğunu söyledi.
Aydın, “Andes virüsü Güney Amerika’da özellikle Arjantin tarafında zaten salgınlar yapıyordu. Ancak yolcu gemisindeki vakalar nedeniyle yeniden dünya gündemine geldi” dedi.
Virüsün bu tipinde bile bulaşın koronavirüs kadar hızlı olmadığını ifade eden Aydın, yakın ve yoğun temasın risk oluşturduğunu söyledi.
Yakın temaslılarda risk daha yüksek
Şili’deki salgınlardan örnek veren Aydın, en fazla bulaşın yakın temaslı kişilerde görüldüğünü belirtti.
“En çok cinsel eşlerin etkilendiği görüldü. Yakın ve yoğun temas risk oluşturuyor. Aynı evde yaşayan diğer bireylerde ise bulaş oranı daha düşük seviyelerde kaldı” diye konuştu.
Ölüm oranları dikkat çekiyor
Hantavirüsün bazı türlerinde ölüm oranlarının yüksek olabildiğini belirten Aydın, Avrupa ve Asya’daki böbrek tutulumlu vakalarda ölüm oranlarının yüzde 5 ila 15 arasında değiştiğini söyledi.
Amerika kıtasındaki akciğer tutulumlu türlerde ise ölüm oranlarının yüzde 30’lara kadar çıkabildiğini ifade eden Aydın, “İyi bir yoğun bakım desteği ve erken müdahaleyle bu oranlar düşürülebiliyor” dedi.
İlk belirtiler grip ile karışabiliyor
Hantavirüsün ilk belirtilerinin grip ve diğer viral enfeksiyonlarla benzer olduğunu belirten Aydın, özellikle temas öyküsünün büyük önem taşıdığını söyledi.
Aydın, “Kırsal bölgede yaşayan, kemiricilerle temas ihtimali olan kişilerde öykü bizim için çok önemli. İlk belirtiler grip gibi başlayabiliyor” ifadelerini kullandı.
Hangi dönemlerde daha sık görülüyor?
Kemiricilerin hareketlendiği dönemlerde riskin arttığını belirten Aydın, özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar dönemlerinde vakaların daha sık görülebildiğini söyledi.
Kediler için dikkat çeken değerlendirme
Sokak kedilerinin kemiricilerle mücadelede önemli rol oynadığını belirten Aydın, kedilerin hantavirüs açısından doğrudan bir risk oluşturmadığını söyledi.
Aydın, “Kediler kemiricilerin doğal avcısıdır. Kediye bulaşır, kediden insana geçer gibi bir durum söz konusu değil” dedi.
El hijyenine dikkat çekti
Özellikle dışarıda yemek yenilen alanlarda hijyenin önemine vurgu yapan Aydın, “Eller yıkanmadan ağıza ve yüze temas edilmemeli. Alkol bazlı dezenfektanlar ve kolonyalar da kullanılabilir” ifadelerini kullandı.
Onaylanmış aşı ve kesin tedavi bulunmuyor
Hantavirüse karşı dünyada onaylanmış bir aşının bulunmadığını söyleyen Aydın, Çin ve Kore’de bazı yerel aşı çalışmalarının kullanıldığını ancak bunların uluslararası düzeyde kabul görmediğini belirtti.
Aydın, “Şu anda dünyada onaylanmış bir aşı yok. Kesin etkili bir tedavi de bulunmuyor. Erken tanı, iyi takip ve destek tedavisi büyük önem taşıyor” dedi.

