Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 07 Kasım 2026 16:09 Güncellenme tarihi: 07 Kasım 2026 16:09

Fındık 380 liradan 160 liraya düştü! Dervişoğlu Trabzon’dan sordu: Fark kimin cebine girdi?

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon’da düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitinginde fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon’da katıldığı “Bayrak Açıyorum” mitinginde Karadeniz Bölgesi'nin ekonomik sorunlarına ve fındık üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Trabzon ve çevre illerde üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Dervişoğlu, fındık fiyatları üzerinden hükümeti eleştirdi.

Geçen sezon serbest piyasada 380 liraya kadar yükselen fındığın bu yıl 160 lira seviyesinde işlem gördüğünü ifade eden Dervişoğlu, üretici ile piyasa arasındaki fiyat farkının sorgulanması gerektiğini söyledi. Fındığın Karadeniz için yalnızca ekonomik bir ürün olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, üreticinin korunması gerektiğini dile getirdi.

“TRABZONLU NEDEN İŞ BULMAK İÇİN MEMLEKETİNDEN AYRILIYOR?”

Trabzon ve Karadeniz'deki ekonomik sorunlara değinen Dervişoğlu, bölgedeki gençlerin iş bulabilmek için memleketlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Karadeniz'in Türkiye yönetiminde önemli isimler yetiştirdiğini hatırlatan Dervişoğlu, buna rağmen bölge insanının kendi memleketinde iş bulmakta zorlandığını belirterek, “Karadeniz'den bunca insan çıktı, Türkiye'yi yönetti, bugün de yönetiyor. Peki bu memleketin evlatları iş bulmak için niye hâlâ memleketinden ayrılıyor? Sebebini söyleyeyim” dedi.

“380 LİRALIK FINDIK 160 LİRAYA DÜŞTÜ, ARADAKİ FARK KİMİN CEBİNE GİRİYOR?”

Fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik kayıplara dikkat çeken Dervişoğlu, geçen sezon 380 lirayı gören fındığın bu yılki fiyatını eleştirdi.

Dervişoğlu, “Geçen sezon serbest piyasada kilosu 380 lirayı gören fındığa devlet bu sene 250 lira fiyat vermiştir. Ama piyasada bu fiyat 50 randıman fındık için 160 liradır. Geçen yılki 380 ile bu yılki 160 liranın arasındaki fark hiç düşündünüz mü acaba kimin cebine girmektedir?” ifadelerini kullandı.

Üreticinin kazanamadığını, vatandaşın da alım gücünün düştüğünü belirten Dervişoğlu, ekonomik düzenden kazanç sağlayan kesimlere ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Vatandaş alamıyor, üretici kazanamıyor. Hepimiz kaybediyorken kim kazanıyor soruyorum size. Yandaşlar kazanıyor, faizciler kazanıyor, tefeciler kazanıyor, haramzadeler kazanıyor, hırsızlar kazanıyor, tekelciler kazanıyor. Benim Karadenizlim ise sürünmeye mahkûm oluyor. Bu düzeni bozmak boynumuzun borcu olsun inşallah.”

“MUTLU OLAN BİR TEK ÇİFTÇİYE BİLE RASTLAMADIM”

Tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca fındık üreticileriyle sınırlı olmadığını belirten Dervişoğlu, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaptığı ziyaretlerde çiftçilerin benzer sorunlarla karşılaştığını söyledi.

Üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadığını ifade eden Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Sadece fındıkçı mağdur değil. Bütün çiftçi mağdur. Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamamaktan muzdarip. Yani eskiden böyle gezerdik Anadolu'yu. Fındıkçı mutlu olmazsa fıstıkçı mutlu olurdu. Fıstıkçı mutlu olmazsa zeytinci mutlu olurdu. Zeytinci mutlu olmazsa kayısıcı mutlu olurdu. Bütün Türkiye'yi dolaşıyorum. Mutlu olan bir tek kişiye bile rastlamadım. ‘Toprağa düşürdüğüm terin karşılığını alıyorum’ diyen bir tek çiftçiye bile rastlamadım.”

“ÇAY ÜRETİCİSİNİN MALI KONTENJAN DOLUNCA ELİNDE KALIYOR”

Çay üreticilerinin yaşadığı sorunları da gündeme getiren Dervişoğlu, açıklanan yaş çay fiyatı ve alım kontenjanlarına tepki gösterdi.

Dervişoğlu, “Şimdi çaya da 35 lira fiyat biçtiler. Ama kontenjan dolduğunda üreticinin malı elinde kalıyor. Geri kalanı hangi fiyattan satabiliyor, kestirebilmek mümkün değil. Asıl mesele de bu. Ama bu onların umurlarında bile değil” diye konuştu.

Çaykur'da çalışan mevsimlik işçilerin çalışma koşullarını da eleştiren Dervişoğlu, aynı fabrikalarda yıllardır çalışan işçilerin geçici statüde istihdam edilmesine tepki gösterdi.

“Bu memleketin insanları Çaykur tarafından mevsimlik işçi diye çalıştırılıyor. Yıllardır aynı fabrikada yılda ancak altı ay çalışıyorlar. Neden? Her sene çalıştırdığımız insanları geçici işçi olarak çalıştırıyorlar da ondan. Yani herkese para var, işçiye para yok diyorlar” ifadelerini kullandı.

“İYİ PARTİ İKTİDARINDA İŞÇİLER 12 AY KESİNTİSİZ ÇALIŞACAK”

İşçilerin çalışma koşullarına ve güvencesiz istihdama ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, toplam iş gücünün yüzde 90'ının güvencesiz çalıştırıldığını öne sürdü. Çaykur'daki personel giderlerine ve Türkiye'nin faiz yüküne de değinen Dervişoğlu, işçilere 12 ay kesintisiz çalışma sözü verdi.

Dervişoğlu, “Toplam iş gücünün yüzde 90'ı güvencesiz çalıştırılmaktadır. Kurumun yılda 6,6 milyar lira personel gideri vardır. Bunları tam zamanlı işe alırsanız 12 milyar lira para eder. Şimdi buna çok diyorlar. Oysa bu rakam, Türkiye'nin günlük ödediği faiz tutarıdır. Türkiye, bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları yüzünden günde 11 milyar lira faiz ödemektedir.

Ben Müsavat Dervişoğlu'yum. İYİ Parti'nin genel başkanı, sizin de bir evladınız, kardeşiniz, abinizim. Buradan taahhüt ediyorum. İYİ Parti iktidarında işçiler 12 ay boyunca kesintisiz çalışacak ve düzenli maaş alacaktır. Bu Dervişoğlu sözüdür, bu İYİ Parti sözüdür.

İnşallah sizin inandığınızda bu millet de inanacak. Ben adım gibi biliyorum. Cenab-ı Allah'a inanıyorum. İnanmakla kalmayıp aynı zamanda güveniyorum. Bu ülkeyi bir gün yönetmek bize nasip olacak. Hırsızlık da, yolsuzluk da, uğursuzluk da, hukuksuzluk da ihanetle son bulacak” dedi.

“FINDIK BİZİM İÇİN AYNI ZAMANDA BİR YAŞAM TARZIDIR”

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındığın korunması gerektiğini belirten Dervişoğlu, kahverengi kokarca tehdidine de dikkat çekti.

Fındığın bölge kültüründeki yerine vurgu yapan Dervişoğlu, üreticinin korunmasının aynı zamanda Karadeniz'in yaşam biçiminin korunması anlamına geldiğini söyledi.

Dervişoğlu, “Biliyorsunuz, bu memleketin çocuğuyum. Fındığın ne olduğunu, fındığın derdinin ne olduğunu iyi bilirim. Karadeniz köylüsü için fındık yalnızca bir üretim süreci değildir. Fındık bizler için aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Dolayısıyla fındık korunmalıdır, müstahsil korunmalıdır. Fındık üreticisini koruyarak yaşam şartlarımıza katkı sağlamanın yanında kültürümüzü de korumuş olursunuz” ifadelerini kullandı.

Kahverengi kokarcanın Karadeniz'deki tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirten Dervişoğlu, hükümetin bu konuda yeterli mücadele yürütmediğini savundu.

“Biz bu fındığı, nereden geldiği belli olmayan kahverengi kokarcaya neredeyse teslim ettik. Bunun nedeni hükümetin yan gelip yatmasıdır. Biliyorsunuz, bir böcek meselemiz var. Karadeniz'in bütün ürünlerini, fındığını, çayını, bağını ve bahçesini bu böceğe yediriyorlar.

Her defasında konuyu gündeme getiriyor, soruyor ve uyarıyoruz. İktidarı bu konuda çözüm üretmeye zorluyoruz. Milletvekillerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde önergeler veriyor. Bu böcekle mücadelenin bilimsel yöntemlerle nasıl yürütüldüğüne ilişkin başka ülkelerden örnekler sunuyoruz. Ancak bu böcek Karadeniz'i sarmış durumda. Vize'den başlayarak Kocaeli'ne ve Sakarya Ovası'na kadar ulaşmış durumda. Böyle giderse birkaç seneye diğer bölgelerimize de yayılacaktır.

Bunun çaresi bilim ve istikrarlı mücadeledir. Ancak umursamıyor, meseleyi ciddiye almıyorlar” dedi.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Y
Yakup deha
26 dakika önce

Kulaktan dolma ve duyma fikirle mitingde ahkam kesmek doğru değil.İnsanlar en çok bu durumlarda mahcup oluyor.Hesabını iyi yapmak lazım.Fındık nerde 380 tl olduda 160 tl ye düştü.Kimin cebine girer olmayan tutar. Toptancı 380 tl den alırsa ve fiyat düşerse zararmı eder kar mı eder.380 tl den satan kar mı eder zarar mı eder.E heyyyyy