İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Trabzon’da düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitinginde vatandaşlar Meydan’ı doldurdu. Mitingde konuşan Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, siyasi gündemden ekonomik sorunlara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Trabzon’da düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitingi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Meydan’da düzenlenen mitinge çok sayıda vatandaşın yanı sıra İYİ Parti Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat mensupları da katıldı.
Mitingde Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz, Genel Sekreter Osman Ertürk Özel, İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, Balıkesir Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Muğla Milletvekili Metin Ergun, İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Kevser Ofluoğlu, Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, İpek Özkal Sayan, Ahmet Kamil Erozan, Cenk Öz atıcı, Hüseyin Raşit Yılmaz, Alper Akdoğan, Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Kadir Ulusoy, Volkan Yılmaz, Fatih Koca, Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Gençlik Kolları Genel Başkanı Oğulcan Bayram, Kurucular Kurulu üyeleri Mustafa Çakıroğlu ve Hayrettin Nuhoğlu, Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan ile Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın yer aldı.
Miting öncesinde düzenlenen konserde Karadeniz şarkıları seslendirilirken vatandaşlar da müziğe eşlik etti.

YAVUZ AYDIN: TRABZON AYAĞA KALKTI
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, konuşmasına vatandaşları selamlayarak başladı. Trabzon'un tarihî kimliğine, Karadeniz insanının karakterine ve millî değerlere vurgu yapan Aydın, meydandaki kalabalığın birlik ve beraberliğin göstergesi olduğunu söyledi.
Aydın, “Bugün bu meydana bakıyorum ve şunu görüyorum. İşte Karadeniz çırpındı ve bugün bu meydana doldu. İşte Trabzon ayağa kalktı. İşte Karadeniz ayağa kalktı. İşte Türk milleti Türk bayrağının altında buluştu” dedi.
Trabzon'un haksızlık karşısında susmayan, tehditler karşısında geri adım atmayan bir şehir olduğunu belirten Aydın, kentin Millî Mücadele dönemindeki rolünü hatırlattı.
Aydın, “Burası bağrından cihan hükümdarlarını çıkarmış Trabzon'dur. Burası Millî Mücadele'de cepheye silah taşıyan kayıkçıların memleketidir. Burası Müdafaa-i Hukuk'un, istiklalin ve cumhuriyetin şehridir” ifadelerini kullandı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Trabzonlular hakkındaki sözlerini de hatırlatan Aydın, kahraman Trabzonluların torunlarının bugün de cumhuriyetin emanetine sahip çıkmak için meydanda bulunduğunu söyledi.

“ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI İÇİN BAYRAK AÇIYORUZ”
Konuşmasında millî birlik ve beraberlik mesajları veren Aydın, İYİ Parti'nin “Bayrak Açıyorum” mitinglerinin gerekçelerini sıraladı. Terörle ilgili tartışmalara, cumhuriyetin temel değerlerine yönelik yaklaşımlara ve ekonomik sorunlara dikkat çeken Aydın, farklı kesimlerin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi.
Aydın, “Bugün bu meydanda şehitlerimizin aziz hatırası için bayrak açıyoruz. Teröriste af arayan anlayışa karşı bayrak açıyoruz. Cumhuriyetin temel değerlerini tartışmaya açanlara karşı bayrak açıyoruz. Adaletsizliğe, hukuksuzluğa, hırsızlığa, milletin iradesini yok sayanlara karşı ve en önemlisi ihanete karşı bayrak açıyoruz” dedi.
Fındık üreticilerinin, emeklilerin, asgari ücretlilerin, esnafın ve iş bulamadığı için memleketinden ayrılmak zorunda kalan gençlerin sorunlarına da değinen Aydın, şöyle konuştu:
“Alın teri para etmeyen fındık üreticilerimiz için bayrak açıyoruz. Bir ömür çalışıp ay sonunu getiremeyen emeklilerimiz için bayrak açıyoruz. Maaşı daha cebine girmeden eriyen asgari ücretlilerimiz için bayrak açıyoruz. Siftah yapmadan kepengini kapatan esnaflarımız için bayrak açıyoruz. İş bulamadığı için memleketinden ayrılmak zorunda kalan gençlerimiz için bayrak açıyoruz. Çünkü biz biliyoruz, vatan sevgisi yalnız sözle olmaz. Vatan sevgisi milletin ekmeğine, Anadolu'nun buğdayına, Karadeniz'in fındığına sahip çıkmaktır.”
AYDIN: SON KALE İYİ PARTİ'DİR
Ankara Tandoğan Meydanı'nda Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu liderliğinde başlatılan mitinglerin Türkiye'nin farklı noktalarında devam ettiğini belirten Aydın, Trabzon'daki buluşmanın da bu sürecin bir parçası olduğunu ifade etti.
Terörle ilgili siyasi tartışmalara değinen Aydın, “Bebek katili bir haine siyasi meşruiyet kazandırılamaz. Şehitlerimizin aziz hatırası siyasi pazarlıklara konu edilemez. Devletin istikbalini ilgilendiren hiçbir şey milletten kaçırılamaz” ifadelerini kullandı.
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nu Trabzon'da ağırlamaktan onur duyduklarını belirten Aydın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün bu kutlu buluşma vesilesiyle bir kez daha bütün Türkiye'ye ilan ediyoruz. Son kale İYİ Parti'dir ve o son kale dimdik ayaktadır. O kale asla yıkılmayacak ve Türk milletinin umudu olacaktır. Ez cümle, Türkiye'yi Türksüzleştirmeyeceğiz. Türk vatanını böldürmeyeceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız. Ne mutlu Türk'üm diyene.”

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU: NE GÜZELSİN TRABZON!
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon'daki mitingde yaptığı konuşmaya vatandaşları selamlayarak başladı. Daha önce Ankara Tandoğan, Balıkesir ve Aksaray'da düzenlenen mitingleri hatırlatan Dervişoğlu, bu meydanların selamını Trabzon'a getirdiğini söyledi.
Dervişoğlu, “Ne güzelsin Trabzon! Büyük Türk milleti, kıymetli Trabzonlular, Karadeniz'in her köşesinden yüreğindeki memleket aşkıyla koparak gelen değerli hemşehrilerim, sizleri 27 Haziran'da Tandoğan Meydanı'ndan selamlamıştım. 16 Ağustos'ta Balıkesir'den, 19 Eylül'de de Aksaray'dan selamlamıştım. Bugün o üç meydanın selamını getirdim Trabzon'a. Ankara'nın selamını, Kuvayımilliye şehrinin selamını getirdim. Ve buradan Karadeniz'in selamını alıp yurdun dört bir yanına taşıyacağım” dedi.
Daha önce verdiği sözleri hatırlatan Dervişoğlu, “O gün söz vermiştim, durmayacağım demiştim. Durmadık. Susmayacağım demiştim. Susmadık. Bugün işte o sancağı Trabzon'a getirdik. Sizin ellerinizde yükseltmeye getirdik” ifadelerini kullandı.
“TRABZON'UN HER İLÇESİNE SELAM OLSUN”
Mitingin düzenlenmesinde emeği geçen İYİ Parti teşkilatlarına ve yöneticilerine teşekkür eden Dervişoğlu, Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın'a da özel olarak değindi.
Dervişoğlu, “Bu güzel açık hava toplantısının düzenlenmesinde yüksek katkılarına şahit olduğum başta Trabzon İl Başkanımız Muhammet Erkan olmak üzere tüm il ve ilçe teşkilatlarımıza, destek ve gayretleriyle bu güzel meydanı Çırpınırdı Karadeniz meydanına dönüştüren tüm Karadeniz il ve ilçe teşkilatlarımıza, değerli başkan ve yöneticilerime, sizin evladınız, meclisteki gür sesiniz, milletvekiliniz, benim de kardeşim Yavuz Aydın'la birlikte günlerdir bölgede çalışan, vatandaşın dertlerini dinleyen, sorunlarına çare arayan tüm milletvekillerimize, Başkanlık Divanı üyelerimize, Genel Merkez yöneticilerimize, danışmanlarımıza, velhasıl cümlenize şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun” diye konuştu.
Trabzon'un tüm ilçelerini tek tek selamlayan Dervişoğlu, “Ortahisar'dan Akçaabat'a, Of'tan Sürmene'ye, Maçka'dan Çaykara'ya, Vakfıkebir'den Yomra'ya, Araklı'dan Şalpazarı'na, Beşikdüzü'nden Tonya'ya, Arsin'e, bu şehrin her ilçesine, her deresine, her yamacına, her yaylasına selam olsun! Selam olsun denizi gibi hırçın, dağı gibi mağrur, sözü bir, bileği güçlü Karadeniz evlatlarına” ifadelerini kullandı.

“BEN BUGÜN EVİME GELDİM, OCAĞIMA GELDİM”
Kasım ayının soğuk ve yağmurlu havasına rağmen mitinge katılan vatandaşlara teşekkür eden Dervişoğlu, Karadeniz insanının yaşadığı zorluklara ve memleket sevgisine dikkat çekti.
Dervişoğlu, “Fındığın, çayın, yaylanın derdini, denizin, fırtınanın, balık ağlarının cefasını, gurbetteki evladınızın hasretini, vatan sevdanızı yüreğinizde taşıyarak geldiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Ayaklarınıza sağlık, emeklerinize sağlık, yüreğinize sağlık. Hepinizi en içten duygularımla, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum” dedi.
Trabzonluların zor şartlarda mücadeleyi bırakmayan bir yapıya sahip olduğunu belirten Dervişoğlu, “Bu şehrin insanı fırtına çıktığında kayığını terk etmeyendir. Küreğine daha sıkı sarılandır. Bu şehrin insanı ekinini tarlasında, hayvanını yaylasında, ağını denizde terk etmeyendir. Bu şehrin insanı haine, düşmana, yolsuza vatanını terk etmeyendir” diye konuştu.
Trabzon'a gelişini bir memleket buluşması olarak nitelendiren Dervişoğlu, “Ben bugün evime geldim, ocağıma geldim. Misafir değilim, komşu değilim. Hemşerilerimle kucaklaşıp dertleşmeye geldim. Hepimizin ortak dertlerine çare bulalım. Bulacak olan bizleriz. Hepimizin yaraları var, saracak olan bizleriz. Hepimizin kahırları var, sırtımızdan atacak olan yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

“BU ŞEHİR SIRADAN BİR ŞEHİR DEĞİL”
Trabzon'un tarihî kimliğine ve geçmişteki mücadelesine vurgu yapan Dervişoğlu, kentin taşıdığı tarihî mirasa dikkat çekti.
Dervişoğlu, “Kardeşlerim, bu şehir sıradan bir şehir değil. Bu şehirde Fatih'in mührü var, Yavuz'un, Süleyman'ın imzası var. Buranın taşında toprağında nizam ve kanun şuuru var, vatan aşkı, millet düsturu var. Bugün saraylarda oturanlar bunu unuttu. Makamı ebedi, koltuğu miras, milleti köle zannediyorlar” dedi.
Dervişoğlu, Trabzon'un 1916 yılında Rus işgaline uğradığını belirterek tarihî süreci anlatmaya devam etti.
Dervişoğlu, “4 Şubat 1918'de bayrağı yeniden göndere çekti. İstiklalini savunmuş insan, istiklalini savunmuş şehir asla teslimiyet tanımaz. Çaykara'da, Solaklı'da, Anaklı'da, Uzungöl'de, İkizdere'de, Sürmene'de, Sultan Murat Yaylası'nda, Bolat Dağı'nda, Miktalyoze'de göğsünü siper edenlerin torunları var karşımızda. İhanete el kaldıranlar değil, dere tepe köy köy evini bırakıp siper kazanların mirasçılarıyız. Milletin hakkını canı pahasına koruyanların mirasçısıyız. Görsünler bu meydanı. Bir daha da bu millete ‘Sen karışma, senin adına biz karar veririz’ demeye kalkışmasınlar” dedi.
Trabzon'un Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetini yazdığı ve mal varlığını Türk milletine bağışladığı şehir olduğunu belirten Dervişoğlu, “Bugün Türk milletinin hem alın teri çalınıyor hem de mirası yağmalanıyor” ifadelerini kullandı.
“ERDOĞAN, BİZ SENDEN KELLE DEĞİL HESAP İSTİYORUZ”
Konuşması sırasında yağmurun başlaması üzerine seyyar mikrofon isteyen Dervişoğlu, vatandaşların ıslanması halinde kendisinin de ıslanacağını belirterek konuşmasına devam etti.
Türkiye'de yaklaşık iki aydır gündemde olan borsa ve fon krizine değinen Dervişoğlu, yaşananları Cumhuriyet tarihinin kamu gözetiminde gerçekleştirilen en büyük soygunu olarak nitelendirdi.
Dervişoğlu, “Biliyorsunuz, yaklaşık iki aydır borsa ve fon kriziyle uğraşıyoruz. İlk günden itibaren bu sıradan bir iş değil, Cumhuriyet tarihinin kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunudur diyoruz. İşin magazin yanıyla uğraşmayın. Bu suç tek başına işlenmez. Bu büyük bir suçtur. Bunun bürokratik ayağına, siyasi ayağına, bütün bağlantılarına bakın diyoruz” diye konuştu.
Adalet Bakanı'nın kapsamlı bir suç yapılanmasından söz ettiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise hiç ummadıkları kişilerin bu işlere karıştığını söylediğini hatırlatan Dervişoğlu, söz konusu kişilerin açıklanmasını istedi.
Dervişoğlu, “Hiç ummadığınız insanlar, öyle mi? Genel başkan yardımcılarınız, atadığınız bürokratlar. Madem ki hiç ummadığınız insanlar bu işe bulaşmış, işi millete niye bırakıyorsunuz? Açıklayın o haramzadelerin kimler olduklarını. Neden saklıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Trabzon Meydanı'ndan seslenen Dervişoğlu, “Buradan Trabzon Meydanı'ndan, Karadeniz çırpınırken Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Biz senden kelle değil Sayın Erdoğan, hesap istiyoruz. Hesap istiyoruz” dedi.

“DEVLETİN KURUMLARINI YOK ETTİNİZ”
Borsa ve fon krizinde sorumluluğun yalnızca birkaç kişiye yüklenemeyeceğini savunan Dervişoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul ve MASAK'taki atamaları gündeme getirdi.
Dervişoğlu, “Sermaye Piyasası Kurulu'nun başını siz atamadınız mı? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyelerini siz atamadınız mı? Borsa İstanbul yönetimini siz başa getirmediniz mi? MASAK'taki atamaları siz yapmadınız mı? Denetleyecek tüm kurul ve kurulları siz oluşturmadınız mı? Buraları iki dudağınız arasına siz hapsettiniz mi Sayın Erdoğan?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni de eleştiren Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediniz ama tek adam sistemi kurdunuz. Devletin kurumlarını yok ettiniz. Devletin bürokrasisini felç ettiniz. Liyakat yerine kişisel sadakati esas aldınız. Devleti partileştirdiniz, partinizi de devletleştirdiniz. Her atamayı tek imzaya bağladınız. O zaman her rezaletin altında da bir tek, yani o tek.”
“HER REZALETİN ALTINDA RECEP TAYYİP ERDOĞAN VAR”
Konuşmasında borsa ve fon krizinin sorumluluğunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu savunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye genelinde düzenledikleri ziyaretlerde mevcut düzenin değiştirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Dervişoğlu, “Sorumlusu da Recep Tayyip Erdoğan'dır. Türkiye'nin her yerini dolaşıyoruz. Anadolu'yu karış karış arşınlıyoruz. Bizim talip olduğumuz bu düzenin değiştirilmesidir” dedi.
Borsa ve para piyasası fonlarında yaşanan kayıplara dikkat çeken Dervişoğlu, “Bir ay içinde borsada yaklaşık dört buçuk trilyon liralık bir değer erimiştir. Para piyasası fonlarından 460 milyar lira buhar olmuştur. Tezgâhını büyütmek isteyen esnafın, kredi bulamayan fabrikanın, KOBİ'nin, emeklinin kıyıda köşede biriktirdiği kefen parası gitmiş. Çiftçi, sanayici, tüccar, hepsi mağdur olmuş. Ödemeler durmuş, para geri dönmüyor. Soygun tepeden tırnağa her yeri sarmış” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca 450 bin kişiyi değil, 86 milyon vatandaşı ilgilendirdiğini belirten Dervişoğlu, sorumluların açıklanmasını istedi.
Dervişoğlu, “Sadece 450 bin kişinin değil, 86 milyonun hakkı çalınmış. Çalanlar belli, hâlâ saklıyorlar. Göz yumanlar belli, kim kimin adamıdır diye ayırıyorlar. Çare belli ama yanaşmıyorlar, hâlâ kaçıyorlar” diye konuştu.
“BİZ İYİ PARTİ OLARAK TAM BİR SENE ÖNCE UYARDIK”
İYİ Parti olarak borsa ve fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin daha önce uyarılarda bulunduklarını söyleyen Dervişoğlu, yetkililerin bu uyarıları dikkate almadığını savundu.
Dervişoğlu, “Bu işlerin olacağı çok evvelden belliydi. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi yani. Biz İYİ Parti olarak tam bir sene önce uyardık. Bu iş böyle gitmez. Bu borsada olan bitenin sonu felakettir dedik. Oralı bile olmadılar. Çünkü bunları tanıyorsunuz. Haram tatlı geldi, haram. Haram tatlı geldi” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında çözümün adresi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni gösterdiklerini belirten Dervişoğlu, iktidarın PKK'ya af arayışında olduğunu öne sürerek eleştirilerini sürdürdü.
“ÇALAN DA AYNI, ÇALDIRAN DA AYNI, YİYEN DE AYNI”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Trabzon'da düzenlenen mitingde borsa ve fon krizine ilişkin iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü. Araştırma önergelerinin reddedildiğini belirten Dervişoğlu, iktidarı sorumluluk almaya çağırarak sert ifadeler kullandı.
“PKK'ya af, katile statü peşinde koşacağınıza gelin, bu vurgunu el birliğiyle araştıralım dedik. Araştırma önergemizi reddettiler. Milletvekillerimiz burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kahramanca mücadele ediyorlar. Sizlerin huzurunda hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Tebligat almaktan kaçtılar. Çünkü işlerine gelmedi. Çalan da aynı, çaldıran da aynı, yiyen de aynı, yediren de aynı, yol veren de aynı. Bugün önümüze seçmece günah keçileri koyuyorlar. Boş yere yapmayın bunu. Ben söylüyorum, hepiniz oradaydınız. Hepiniz suçlusunuz, hepiniz günahkârsınız, hepiniz haramzadesiniz.
Vekili, bürokratı, valisi, yargı mensubu, genel müdürü, şirketi, kurumu ve denetçisiyle hepiniz bu soygunun içindesiniz. Üç beş tutuklamayla çözülebilecek bir iş değildir bu. 25 sene boyunca tutmadığınız köşe başı yok. Yapmadığınız atama, imzalamadığınız belge yok ki siz paçayı kurtarabilesiniz. Biriniz tuttunuz, biriniz getirdiniz, biriniz pişirdiniz, hep beraber de yediniz. Haram zıkkım olsun inşallah.”
“HER ŞEYİN SORUMLUSU SENSİN SAYIN ERDOĞAN”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına da tepki gösteren Dervişoğlu, sorumluluğun doğrudan Cumhurbaşkanı'na ait olduğunu savundu.
“Cumhurbaşkanı, bu işlere hiç ummadıkları kişilerin karıştığını söylüyor. Her şeyin sorumlusu sensin Sayın Erdoğan. Yetki senin, kaçamazsın. Yetki seninse sorumluluk da senindir. Kaçamazsın. Şimdi hesap zamanı. Bu hesabı senden hem bu dünyada hem de öbür dünyada sormak boynumuzun borcu olsun. 'Allah affetsin, milletim hakkını helal etsin' diyerek kaçamazsın.
İşte bu yolsuzluğa, bu işsizliğe ve Cumhuriyet tarihinin iktidarın koruması ve gözetimi altında yapılmış en büyük soygununa karşı bayrak açıyoruz. Onun için meydan meydan dolaşıyoruz. 'Yandaşın konu, iktidarın konu olacak' diye haykırmak üzere Anadolu'yu dolaşıyoruz.”
“TRUMP NE İSTİYORSA YAPMANIN ADINA DÜNYA LİDERLİĞİ KOYDULAR”
Konuşmasının devamında iktidarın genel politikalarını ve dış politika yaklaşımını eleştiren Dervişoğlu, vatandaşlara seslenerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aziz milletim, her konuda yalan söylemeyi marifet bildiler. Her kutsalımızı kendi hesaplarına bir anlam kazandırmak için kullanmaya çalıştılar. Böyle bir alışkanlık edindiler. Dış politikada el pençe divan durmanın adını başarı, Trump ne istiyorsa yapmanın adını dünya liderliği koydular. Neyi mi kastediyorum?”
DERVİŞOĞLU'NDAN MEKKE ANLAŞMASI TEPKİSİ: “BİZ TÜRK MİLLETİYİZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve “Mekke Anlaşması” olarak adlandırılan düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kâbe'nin korunması üzerinden yapılan açıklamalara tepki gösteren Dervişoğlu, Türk askerinin Suudi Arabistan'ın çıkarları doğrultusunda görevlendirilmesine karşı olduklarını söyledi.
Dervişoğlu, “Buradan sesleniyorum. Kâbe-i Şerif'in korunması için yasaya, tezkereye, anlaşmaya ihtiyaç yoktur. Biz Türk milletiyiz. Kâbemiz tehlikeye girdiğinde dünyayı ayağa kaldırırız. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Biz Türk ordusunun, Mehmetçiğimizin, Suud sultanı için seferber edilmesine, petrol şirketlerinin, dolarlarının koruyucusu yapılmasına karşıyız dedik” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki çatışmalara da değinen Dervişoğlu, Türkiye'nin bu süreçte neden Yemen ile karşı karşıya getirildiğini sorguladı. İran, İsrail ve ABD arasındaki gelişmelere işaret eden Dervişoğlu, Yemen'in İsrail'e karşı tutumunu hatırlatarak Türkiye'nin bölgedeki konumuna ilişkin eleştirilerde bulundu.
Dervişoğlu, “Siz Yemen'in karşısına geçmekle İsrail ile ittifak mı kuruyorsunuz dedik. Aslında bunun yanıtını son iki gündür seçim mağlubiyetiyle afallamış Trump vermektedir. Erdoğan, ‘Ne diyorsam beni kırmıyor, yapıyor’ diyor. Sizin anlayacağınız o dünya liderliği masalları bundan ibarettir. Gavura ne istiyorsa veriyorlar, Türk milletinden Türk milletinin hakkı olanı esirgiyorlar. Mesele budur” dedi.
“TÜRKİYE'NİN HER YERİNDE PROBLEM AYNI”
İYİ Parti'nin Türkiye genelinde düzenlediği miting ve programlara değinen Dervişoğlu, son iki ay içerisinde 76 ilde çalışma yaptıklarını belirtti. Ekonomik ve sosyal sorunların ülkenin dört bir yanında benzer şekilde yaşandığını ifade eden Dervişoğlu, “İYİ Parti olarak eğer yollara düşüp bayrak açtıysak bu bayrağı onun için açıyoruz. Milletimiz için açıyoruz, istikbalimiz için, gençlerimiz için, yavrularımızın geleceği için açıyoruz” diye konuştu.
Ankara, Balıkesir, Aksaray ve Trabzon'da vatandaşlarla buluştuklarını belirten Dervişoğlu, “Parti teşkilatımız son iki ay içerisinde 76 ilde program yaptı. Türkiye'nin her yerinde problem aynı. Türkiye dert kaynıyor. İşte o dertler için bayrak açıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana vatandaşların temel beklentilerinin değişmediğini savunan Dervişoğlu, gençlerin iş bulmak için memleketlerinden ayrılmak zorunda kalmasını eleştirdi.
Dervişoğlu, “Evladımıza iş bulmak, kimsenin kapısında beklemeyelim, köle olmayalım. Köle olmamak, bir hakkımız olan bir şeyi elde edebilmek için Ankara'da dayı aramayalım dedik. Mecliste bizim adımıza konuşana, ‘Ben sana bunun için mi oy verdim?’ diye hesap soralım istedik. İşte bu sebeple konuşacağız, bu hesabı soracağız ve bu hesabı sorarken de herkesle hesaplaşacağız” dedi.
“TRABZONLU NEDEN İŞ BULMAK İÇİN MEMLEKETİNDEN AYRILIYOR?”
Trabzon ve Karadeniz'deki ekonomik sorunlara değinen Dervişoğlu, bölgedeki gençlerin iş bulmak amacıyla başka şehirlere gitmek zorunda kalmasını gündeme taşıdı.
Trabzon'un Türkiye'nin yönetiminde önemli isimler yetiştirdiğini belirten Dervişoğlu, buna rağmen bölge insanının kendi memleketinde iş bulmakta zorlandığını söyledi.
Dervişoğlu, “Karadeniz'den bunca insan çıktı, Türkiye'yi yönetti, bugün de yönetiyor. Peki bu memleketin evlatları iş bulmak için niye hâlâ memleketinden ayrılıyor? Sebebini söyleyeyim” ifadelerini kullandı.
FINDIK FİYATI ÜZERİNDEN TEPKİ GÖSTERDİ
Fındık üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Dervişoğlu, geçen sezon serbest piyasada 380 lirayı gören fındığın bu yılki fiyatını eleştirdi.
Dervişoğlu, “Geçen sezon serbest piyasada kilosu 380 lirayı gören fındığa devlet bu sene 250 lira fiyat vermiştir. Ama piyasada bu fiyat 50 randıman fındık için 160 liradır. Geçen yılki 380 ile bu yılki 160 liranın arasındaki fark hiç düşündünüz mü acaba kimin cebine girmektedir?” diye konuştu.
Üreticinin kazanamadığını, vatandaşın da alım gücünün düştüğünü belirten Dervişoğlu, ekonomik düzenden kazanç sağlayan kesimlere ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Vatandaş alamıyor, üretici kazanamıyor. Hepimiz kaybediyorken kim kazanıyor soruyorum size. Yandaşlar kazanıyor, faizciler kazanıyor, tefeciler kazanıyor, haramzadeler kazanıyor, hırsızlar kazanıyor, tekelciler kazanıyor. Benim Karadenizlim ise sürünmeye mahkûm oluyor. Bu düzeni bozmak boynumuzun borcu olsun inşallah.”
“SANDIK ÖNÜNÜZE GELDİĞİNDE ONLARI SİZ GÖNDERECEKSİNİZ”
İktidarın istifa etmeyeceğini savunan Dervişoğlu, değişimin seçim sandığında gerçekleşeceğini söyledi.
Dervişoğlu, “Bunlar istifa falan etmez. Son ana kadar orada kalmak ister. Ama ben gittiğim her meydanda iradeyi görüyorum. Onlar istifa etmez ama sandık önünüze geldiğinde onları siz göndereceksiniz. Çoğu gitmiş, azı kalmıştır” ifadelerini kullandı.
DERVİŞOĞLU TRABZON MEYDANI'NDA BOZKURT İŞARETİ YAPTI
Konuşması sırasında vatandaşlardan gelen bozkurt işareti yapması yönündeki isteğe de yanıt veren Dervişoğlu, İYİ Parti'nin sembolü ve millî değerler hakkındaki görüşlerini dile getirdi.
Dervişoğlu, “İYİ Parti'nin sembolü, tıpkı Bozkurt bir siyasi partinin sembolü olmadığı gibi İYİ Parti'nin sembolü de millî değerlerimizden ve insani hasletlerimizden gelen duyguların işaretidir. O sebeple idealizmin sembolü, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı başkaldırının sembolü olarak sağ yumruğumu Trabzon Meydanı'ndan kaldırıyorum” dedi.
“MUTLU OLAN BİR TEK ÇİFTÇİYE BİLE RASTLAMADIM”
Tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca fındık üreticileriyle sınırlı olmadığını belirten Dervişoğlu, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaptığı ziyaretlerde çiftçilerin benzer sıkıntılar yaşadığını söyledi.
Dervişoğlu, “Sadece fındıkçı mağdur değil. Bütün çiftçi mağdur. Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamamaktan muzdarip. Yani eskiden böyle gezerdik Anadolu'yu. Fındıkçı mutlu olmazsa fıstıkçı mutlu olurdu. Fıstıkçı mutlu olmazsa zeytinci mutlu olurdu. Zeytinci mutlu olmazsa kayısıcı mutlu olurdu. Bütün Türkiye'yi dolaşıyorum. Mutlu olan bir tek kişiye bile rastlamadım. ‘Toprağa düşürdüğüm terin karşılığını alıyorum’ diyen bir tek çiftçiye bile rastlamadım” diye konuştu.
ÇAY ÜRETİCİSİ VE ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN SORUNLARINI GÜNDEME GETİRDİ
Çay üreticilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Dervişoğlu, açıklanan yaş çay fiyatı ve alım kontenjanları üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Dervişoğlu, “Şimdi çaya da 35 lira fiyat biçtiler. Ama kontenjan dolduğunda üreticinin malı elinde kalıyor. Geri kalanı hangi fiyattan satabiliyor, kestirebilmek mümkün değil. Asıl mesele de bu. Ama bu onların umurlarında bile değil” dedi.
Çaykur'da çalışan mevsimlik işçilerin çalışma koşullarını da eleştiren Dervişoğlu, aynı fabrikalarda yıllardır çalışan işçilerin geçici statüde istihdam edilmesine tepki gösterdi.
Dervişoğlu, “Bu memleketin insanları Çaykur tarafından mevsimlik işçi diye çalıştırılıyor. Yıllardır aynı fabrikada yılda ancak altı ay çalışıyorlar. Neden? Her sene çalıştırdığımız insanları geçici işçi olarak çalıştırıyorlar da ondan. Yani herkese para var, işçiye para yok diyorlar” ifadelerini kullandı.
Çaykur'daki personel sayısına ilişkin açıklamasını ise “Çaykur'da çalışan 11 bin 500 personelin 10 binden fazlası...” sözleriyle sürdürdü.