Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 12 Ağustos 2026 16:28 Güncellenme tarihi: 12 Ağustos 2026 18:00

Davut Çakıroğlu’ndan iktidar ve muhalefete “Çerçeve Yasa” eleştirisi

Zafer Partisi Genel Başkan Danışmanı Davut Çakıroğlu, terörle mücadele ve “Çerçeve Yasa” tartışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkan Danışmanı Davut Çakıroğlu, terörle mücadele süreci ve “Çerçeve Yasa” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çakıroğlu, terör örgütünün siyasi muhatap haline getirilmesine karşı olduklarını belirterek sürece ilişkin çeşitli sorular yöneltti.

Zafer Partisi Genel Başkan Danışmanı Davut Çakıroğlu, Türkiye’nin terörle mücadele sürecine ve gündemdeki “Çerçeve Yasa” tartışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle güçlü bir devlet aklıyla hareket etmesi gerektiğini belirten Çakıroğlu, devletin bekası ve milletin bütünlüğünün siyasi hesapların üzerinde tutulması gerektiğini savundu.

“DEVLET AKLI, MİLLETİN ORTAK AKLIDIR”

Devlet aklının günlük siyasi hesaplardan ve parti çıkarlarından bağımsız olması gerektiğini ifade eden Çakıroğlu, geçmişte yaşanan süreçlerden ders çıkarılması gerektiğini belirtti.

Çakıroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye, jeopolitik konumu ve sosyolojik atmosferi gereği sürekli tetikte ve güçlü öngörülerle hareket etmek mecburiyetinde olan bir ülkedir.

Soğuk Savaş döneminde de sıcak savaş döneminde de her alanda ve her anlamda konumunun avantajları ve dezavantajları söz konusudur.

Bu gerçeklikleri ülkenin lehine kuracak, kullanacak ve yönetecek olan ise siyasi akıldan öte Devlet Aklı’dır.

Peki Devlet Aklı nasıl tesis edilir?

Belki de yaşadığımız en büyük paradoks burada ortaya çıkıyor. Yetkiyi eline alan ya da alma ihtimali ortaya çıkan, kendini veya grubunu Devlet sanıyor.

Oysa Devlet Aklı; günlük siyasi hesapların, seçim matematiğinin, parti çıkarlarının veya birkaç siyasi aktörün iradesinin üzerinde, devletin bekasını, milletin bütünlüğünü ve gelecek nesillerin güvenliğini esas alan ortak akıldır.”

ÇÖZÜM SÜRECİNE ATIF YAPTI

Daha önce yaşanan Çözüm Süreci'ne de değinen Çakıroğlu, bu dönemde terör örgütünün alanını genişlettiğini ve güç kazandığını öne sürdü.

Çakıroğlu, geçmişte yaşananların unutulmaması gerektiğini belirterek mevcut sürecin de geçmişten bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Toplumda iki farklı algının oluştuğunu ifade eden Çakıroğlu, bunların kamuoyunu yeterince aydınlatmadığını belirtti.

“SİLAH BIRAKMANIN DENETİMİ NASIL YAPILACAK?”

Çakıroğlu, terör örgütünün silah bırakması ve fesih sürecine ilişkin çeşitli sorular yöneltti.

Çakıroğlu, “Silah bırakmanın denetimi nasıl yapılacaktır? Fesih nasıl ve kim tarafından doğrulanacaktır? Terör örgütü mensuplarına herhangi bir hukuki veya siyasi güvence verilecek midir? Silah bırakma ve fesih gerçekleşmeden başka siyasi taleplerin gündeme gelmesinin önü mü açılmaktadır?” ifadelerini kullandı.

Bu konuların toplumdan gizlenemeyecek kadar önemli olduğunu belirten Çakıroğlu, meselenin yalnızca siyasi parti tartışması olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekası ve milletin geleceğiyle ilgili olduğunu savundu.

“BİZ BARIŞA KARŞI DEĞİLİZ”

Çakıroğlu, terörle mücadele ile barış kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.

Çakıroğlu, “Biz barışa karşı değiliz. Biz terörün siyasi muhatap haline getirilmesine karşıyız.

Devlet kendi vatandaşlarıyla barışır; terör örgütüyle mücadele eder.

Terör örgütünün silah bırakması, devletin terör örgütüyle müzakere etmesinin sonucu değil, devletin kararlı mücadelesinin sonucu olmak zorundadır.” dedi.

“ÇERÇEVE YASA” İÇİN İKİ SORU YÖNELTTİ

Çakıroğlu, kayıtsız şartsız silah bırakma ve fesih tartışmalarının ardından gündeme gelen “Çerçeve Yasa” konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Çakıroğlu, “Çerçeve Yasa, gerçekten terör örgütünün kayıtsız şartsız silah bırakmasını ve kendisini feshetmesini sağlamak için mi hazırlanmıştır?

Yoksa terör örgütü mensuplarına verilecek siyasi ve hukuki güvencelerin zeminini oluşturmak ve toplumsal direnci kırmak için mi?” ifadelerini kullandı.

Yasa teklifindeki maddelerin bir ön adım olduğunu düşündüğünü belirten Çakıroğlu, asıl meselenin sonraki süreçte hangi siyasi taleplerin ve hukuki düzenlemelerin gündeme geleceği olduğunu savundu.

“ANA MUHALEFET DAHA HEVESLE SÜRECİ SAHİPLENDİ”

Ana muhalefete de yönelik değerlendirmelerde bulunan Çakıroğlu, muhalefetin sürece yaklaşımını eleştirdi.

Çakıroğlu, “Devlet aklı olarak bize sunulanın üç-beş kişinin düşüncesinden ibaret olduğunu söyleyecektik; Ana Muhalefet de neredeyse iktidarın oluşturduğu ittifaktan daha hevesle süreci sahiplendi.

Bu da ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir başka siyasi ve sosyolojik garabettir.” ifadelerini kullandı.

“TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAH BIRAKACAKSA ÖNCE SİLAH BIRAKACAK”

Devletin terörle mücadelede hukuk, ordu, polis, istihbarat ve millet iradesi gibi güçlü araçlara sahip olduğunu belirten Çakıroğlu, terör örgütünden siyasi meşruiyet devşirilmesine ihtiyaç olmadığını savundu.

Çakıroğlu, “Terör örgütü silah bırakacaksa önce silah bırakacak.

Kendisini feshedecekse önce feshedecek.

Bu durum bağımsız ve güvenilir şekilde doğrulanacak.

Sonrasında herkes kendi hukuki statüsü içerisinde Türk hukukunun karşısına çıkacaktır.

Bunun adı müzakere değil, Devletin hukuk düzeninin gereğinin yerine getirilmesidir.” ifadelerine yer verdi.

“SÜRECİN HER AŞAMASINI TAKİP EDECEĞİZ”

Zafer Partisi olarak terörle müzakere edilmesine karşı olduklarını belirten Çakıroğlu, terörün sona ermesini istediklerini ancak örgütün siyasi muhatap haline getirilmesini ve taleplerinin siyasi pazarlık konusu yapılmasını kabul etmediklerini söyledi.

Çakıroğlu, sürecin her aşamasını takip edeceklerini belirterek, atılacak adımların ve yapılacak düzenlemelerin millet adına sorgulanacağını ifade etti.

Çakıroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Devlet aklı, birkaç siyasi aktörün aklı değildir.

Devlet aklı, milletin ortak aklıdır.

Bu nedenle sürecin nereye evrileceğini, hangi adımların atılacağını ve Türkiye’nin önüne hangi yeni dayatmaların getirileceğini dikkatle izleyeceğiz.

Ve gerektiğinde milletimizin karşısına çıkıp doğruları, bütün çıplaklığıyla anlatacağız.

Çünkü bizim için mesele bir siyasi parti meselesi değil;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası, Türk milletinin birliği ve gelecek nesillerin güvenliğidir.”

Kaynak: Haber Bülteni

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!