Karadeniz Bölgesi’nin ekmeğine ve geleceğine, Türkiye’nin açık denizlerine sahip çıkmasının bir mavi vatan meselesi olduğunu belirten Armatör Mustafa Can, kuzeye kurulan saldırı tuzaklarına farklı bir bakış açısıyla dikkat çekti.
Karadeniz’in kimsenin sivil denizcilere ve serbest ticarete pusu kurabileceği sahipsiz bir deniz olmadığını belirten Can, “Sivil ticaret gemilerine, liman altyapılarına ve uluslararası sulardaki sivil seyre yönelik insansız deniz araçlarıyla yapılan saldırılar meşru bir savunma değil; açıkça Karadeniz’de deniz terörüdür. Bayrağı, milliyeti ne olursa olsun masum denizcilerin canını hiçe sayan bu hukuksuzluk, küresel tedarik zincirini ve bölge barışını dinamitliyor” dedi.

ABD ve Yunan gemileri her yerde?
“Karadeniz’de tırmandırılan bu tehlikeli oyuna, sivil seyrüsefer güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığına ve denizcilik hukukunun çiğnenmesine karşı net bir duruş sergiliyor. Sivil deniz ticaretine uzanan eller meşrulaştırılamaz” ifadesini kullanan deneyimli armatör, “Ukrayna’nın Karadeniz’e ‘ihlal seyri yapan’ tüm gemilere saldırdığı tamamen yalan. ABD ve Yunan gemileri tüm limanlara girip çıkıyor ama bir tanesi bile saldırıya uğramıyor. Bizim ise Marmara ve Karadeniz’de yüzlerce gemimiz alargada (açık deniz) beklemek zorunda kalıyor” diye konuştu.
Mavi Vatan denilince akla nedense direkt olarak Akdeniz geliyor.
Bu yanılgıdan ve algıdan kurtulabilirsek belki bir devlet politikası geliştirebiliriz.
Açık açık yalan söyleyen bir ülke olarak Ukrayna’nın fütursuz saldırıları bölgeyi ve ülkeyi yeterince gerdi ve germeye devam ediyor.