Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Anahtar Deliği Yayın tarihi: 23 Eylül 2026 07:00 Güncellenme tarihi: 23 Eylül 2026 00:00

Anahtar Deliği 23.09.2026 KTÜ bu sıralamada neden yok?

Trabzon ve Karadeniz gündeminde üniversiteden deniz güvenliğine, gençlerin sinema projelerinden Yomra’daki kreş açılışına kadar dikkat çeken gelişmeler öne çıktı.

KTÜ BU SIRALAMADA NEDEN YOK?

Türkiye’den 90 üniversitenin en az bir bilim alanında dünya sıralamasına girdiği açıklandı.

İTÜ 28, Hacettepe 21, ODTÜ 20, Yıldız Teknik Üniversitesi ise 19 bilim alanıyla listeye adını yazdırdı.

Peki Trabzon’un köklü üniversitesi KTÜ nerede?

İnsan ister istemez bu tabloya bakıp soruyor:

KTÜ bu sıralamada neden yok?

Üstelik Karadeniz Teknik Üniversitesi, URAP’ın Türkiye genel sıralamasında 20. basamakta bulunuyor.

Dahası var…

KTÜ, bir önceki 2024-2025 Dünya Alan Sıralaması’nda 8 bilim alanında dünya üniversiteleri arasına girmişti.

Geçen yıl 8 alan…

Bu yıl ise Türkiye’den 90 üniversitenin yer aldığı listede KTÜ’nün adı görünmüyor.

Doğal olarak akıllara peş peşe sorular geliyor.

Akademik yayınlarda mı bir gerileme yaşandı?

Atıf oranlarında mı düşüş oldu?

Uluslararası bilimsel iş birliklerinde mi bir kopukluk yaşandı?

Yoksa URAP’ın bu yıl kullandığı alan bazlı değerlendirme yönteminde mi farklılık var?

İşte burada KTÜ yönetiminin yapacağı açıklama önem taşıyor.

Çünkü Trabzon’un bilim hayatında çok özel bir yeri bulunan KTÜ’nün dünya ölçeğindeki bir değerlendirmede görünmemesi, şehir açısından da üzerinde durulması gereken bir tablo.

Hele ki geçen yıl 8 bilim alanında dünya sıralamasında bulunan bir üniversiteden söz ediyorsak…

Bu kez insanın aklına tek bir soru takılıyor:

Ne değişti?

KTÜ’de mi, sıralama sisteminde mi, yoksa ikisinden birinde mi?

Trabzon kamuoyu bunun cevabını merak ediyor.

***

AÇIK AÇIK YALAN SÖYLEYEN AVRUPA ÜLKESİ!

Karadeniz Bölgesi’nin ekmeğine ve geleceğine, Türkiye’nin açık denizlerine sahip çıkmasının bir mavi vatan meselesi olduğunu belirten Armatör Mustafa Can, kuzeye kurulan saldırı tuzaklarına farklı bir bakış açısıyla dikkat çekti.

Karadeniz’in kimsenin sivil denizcilere ve serbest ticarete pusu kurabileceği sahipsiz bir deniz olmadığını belirten Can, “Sivil ticaret gemilerine, liman altyapılarına ve uluslararası sulardaki sivil seyre yönelik insansız deniz araçlarıyla yapılan saldırılar meşru bir savunma değil; açıkça Karadeniz’de deniz terörüdür. Bayrağı, milliyeti ne olursa olsun masum denizcilerin canını hiçe sayan bu hukuksuzluk, küresel tedarik zincirini ve bölge barışını dinamitliyor” dedi.

ABD ve Yunan gemileri her yerde?

“Karadeniz’de tırmandırılan bu tehlikeli oyuna, sivil seyrüsefer güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığına ve denizcilik hukukunun çiğnenmesine karşı net bir duruş sergiliyor. Sivil deniz ticaretine uzanan eller meşrulaştırılamaz” ifadesini kullanan deneyimli armatör, “Ukrayna’nın Karadeniz’e ‘ihlal seyri yapan’ tüm gemilere saldırdığı tamamen yalan. ABD ve Yunan gemileri tüm limanlara girip çıkıyor ama bir tanesi bile saldırıya uğramıyor. Bizim ise Marmara ve Karadeniz’de yüzlerce gemimiz alargada (açık deniz) beklemek zorunda kalıyor” diye konuştu.

Mavi Vatan denilince akla nedense direkt olarak Akdeniz geliyor.

Bu yanılgıdan ve algıdan kurtulabilirsek belki bir devlet politikası geliştirebiliriz.

Açık açık yalan söyleyen bir ülke olarak Ukrayna’nın fütursuz saldırıları bölgeyi ve ülkeyi yeterince gerdi ve germeye devam ediyor.

***

KARADENİZ’İ GENÇLER ANLATACAK

Karadeniz’i anlatmak kolay değil…

Bir tarafında deniz, diğer yanında dağlar. Sofrasında birbirinden farklı tatlar, sokaklarında ayrı ayrı hikâyeler, insanında ise anlatmakla bitmeyecek renkler var.

Şimdi bu hikâyeleri gençler anlatacak.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenecek 2. Trabzon Film Festivali kapsamında üniversite öğrencilerine yönelik Kısa Film Senaryosu Yarışması düzenleniyor.

“Karadeniz’i Sen Anlat!” sloganıyla gerçekleştirilecek yarışmanın konusu da oldukça geniş.

Doğa var, mutfak var, gelenek var, yaşam var…

En önemlisi de Karadeniz insanının hikâyesi var.

Bence işin güzel tarafı burada başlıyor.

Çünkü Karadeniz’i dışarıdan anlatmak başka, bu coğrafyanın içinde büyüyen gençlerin gözünden anlatmak bambaşka.

Yarışmaya 10 üniversiteden öğrenciler katılabilecek. Aralarında Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi de bulunuyor.

Artvin’den Erzurum’a, Bayburt’tan Giresun’a, Gümüşhane’den Ordu ve Rize’ye kadar geniş bir öğrenci kitlesine açık olması da ayrıca değerli.

Birinciye 20 bin lira ödül verilecek.

Ama burada asıl kazanç, sanırım para ödülünden çok daha farklı olacak.

Belki yıllardır kimsenin fark etmediği bir yayla hikâyesi çıkacak ortaya…

Belki unutulmaya yüz tutmuş bir yemek, bir gelenek ya da yaşlı bir Karadenizlinin hayatı senaryoya dönüşecek.

Belki de bugüne kadar alışılmış Karadeniz anlatısının dışına çıkıp, bu coğrafyaya gençlerin penceresinden bakacağız.

İşte sinemanın gücü de biraz burada.

Karadeniz’i gençler anlatırsa, ortaya nasıl bir hikâye çıkacağını hep birlikte göreceğiz.

Son başvuru tarihi ise 21 Ekim 2026.

Gençlere düşen kalemi eline almak.

Gerisi zaten Karadeniz’in bitmek bilmeyen hikâyelerinde…

***

YOMRA’DA SİYASET AYNI KURDELEDE BULUŞTU

Yomra’da bir kreş açıldı.

Ama açılışın görüntüsü, kreşin kendisi kadar dikkat çekiciydi.

Çünkü farklı siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, veliler ve vatandaşlar aynı törende yan yana geldi.

Malum…

Siyasetin hayli gerildiği günlerden geçiyoruz.

Bir yerde açılış varsa, siyasi tartışmalar da ister istemez işin içine giriyor.

Yomra’daki tabloda ise farklı bir görüntü vardı.

Çocuklar için yapılan bir hizmetin açılışında siyasi renkler aynı salonda buluştu.

Yomra Belediyesi tarafından hayata geçirilen Gündüz Çocuk Bakımevi, ilçenin ilk belediye kreşi olma özelliğini taşıyor.

Merkezin kapasitesi 60 çocuk.

Şimdilik 20 çocuk eğitim ve bakım hizmetinden yararlanmaya başladı.

Açılışta konuşan Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, projeye katkı sağlayanlara ve programa katılanlara teşekkür etti.

Sonrasında kurdele kesildi, davetliler bakımevini gezdi.

Sınıflar incelendi, çocuklar için hazırlanan alanlar görüldü, merkezin çalışma düzeni hakkında bilgi alındı.

Fakat Başkan Bıyık’ın bir açıklaması daha var ki, onu da kenara yazmak gerekiyor.

Yomra’ya ikinci bir kreş kazandırılması için hazırlık yapıldığını söyledi.

Demek ki belediye ilk adımla yetinmeyecek.

Bugün 60 çocuk kapasiteli bir merkez açılıyor, yarın ikincisi için hazırlık yapılıyor.

Üstelik çalışan ailelerin çocukları açısından belediye kreşlerinin önemi ortada.

Bir de açılıştaki siyasi görüntüyü düşününce…

Farklı görüşlerin aynı masada, aynı törende ve aynı hizmet başlığında buluşması güzel bir fotoğraf.

Keşke siyasette bu görüntüleri daha fazla görebilsek.

Çünkü seçim zamanı herkes kendi yoluna gider.

Ama çocuklar, aileler ve şehir söz konusu olduğunda ortak bir zeminde buluşmak çok daha kıymetli.

Yomra’daki kreş açılışının bize bıraktığı asıl görüntü de galiba bu oldu.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!