Tarık hoca Değerler Atölyesinin Konuğu oldu

Değerler Atölyesi bu ay ‘Çalışkanlık’ temasını, Gümüşhanespor’un Teknik Direktörü Tarık Daşgün ile işledi.

Spor 24.03.2017, 15:57 24.03.2017, 16:30
Tarık hoca Değerler Atölyesinin Konuğu oldu
Değerler Atölyesinin Konuğu: Tarık Daşgün
Gümüşhane Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü bünyesinde bulunan Gençlik Merkezi, sahip olduğu değerler atölyesi ile her ay farklı bir temayı işlemeye devam ediyor.
 
 
Gümüşhane Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Gençlik Merkezi Müdürü Beytullah Cebel, Gençlik Liderleri ve öğrencilerin katıldığı program, öğrencilerin eski milli futbolcu ve Gümüşhanespor Teknik Direktör Tarık Daşgün’e soru sorması ile başladı.
 
1973 Ankara doğumlu olduğunu hatırlatan Daşgün, “Aslen Rizeliyim. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunuyum. Şu anda Gümüşhanespor antrenörüyüm. Buraya sezon başı geldim. Geçen sezon 1.lig yolunda finalden dönen bir takımı, bir adım daha öteye taşımak için geldim. İnşallah bu hedefimize ulaşırız” diye konuştu.
 
“Herkes Bir İşle Uğraşmalı”
 
Daşgün, öğrencilerin her zaman aktif olması gerektiğini belirterek, “Yapılan faaliyetlerde rol almaları gerekiyor. Her insanın bir vasfı olduğunu düşünüyorum, herkes bir iş ile uğraşmalı ve bence hiçbir insan boş durmamalı” dedi.
 
Futbol için yeteneğin gerektiğini anlatan Daşgün, “Fakat yetenek bir yere kadardır. Yeteneği geliştirmek için üzerine bir şey koyamazsak, çalışmazsak olmaz. Bizim işimiz çok çalışmakla gelişen bir iş. Her hafta genelde pazar günleri 90 dakika mücadelemiz oluyor. Biz bu 90 dakika için bir hafta çalışıyoruz. Bir antrenman yaptığımız zaman bir buçuk-iki saat antrenman yaptığımız zamanlar oluyor. Çalıştıkça gelişiyoruz. Tabi bu sadece futbolda değil, her şeyde böyledir” değerlendirmesinde bulundu.
 
“Çok Çalışmalıyız”
 
 
Daşgün, çok çalışmak gerektiğini kaydederek, “Biz de imkanlarımız ne kadar el veriyorsa o kadar çalışıyoruz. Yetenekli olanları bir tık daha arttırmak için sürekli antrenmanlar yapıyoruz. Çok yoruluyoruz. İnsan yılabiliyor, özel hayatı etkileyebiliyor. Ama biz o sahaya çıktığımızda ne sıkıntımız varsa, özel hayatımızla ilgili, dışarıda ne varsa orada bırakıyoruz. Vücudumuzu zorlayabileceğimiz bir kafayla o sahaya çıkıyoruz. Bu çalışmanın hakkını da şuanda alıyoruz. İkinciyiz, birinci takımla 3 puan farkımız var. Sezon sonunda birinci olursak bu ligden direk çıkma şansımız var. Bu şehri bir üst lige taşıma şansımız var” şeklinde konuştu.
 
“Taraftar Desteği Çok Önemli”




 
Futbolda taraftarların önemini belirten deneyimli antrenör, cezalı oldukları dönemde taraftarların eksikliklerini hissettiklerini sözlerine ekledi.
 
Daşgün, “Bizler başarımızla seviliyoruz ve yakın çevremiz tarafından gerçek sevgiyi görebiliyoruz. Gadalar ve Şehr-i Gümüş taraftar grupları da olmak üzere Gümüşhane'de bir sürü grubun desteğini görebiliyoruz. Bizim isteğimiz hepsinin tek vücut olup bize destek vermeleridir. Tek ses olmak, daha güçlü bir ses olabilmemizi sağlayabilir” dedi.
 
Futbola ilkokul yıllarında başladığını dile getiren Daşgün, “Mahallede oynarken abım fark etti ve beni kulübe götürüp yazdırdı. Erkenden bir kulüp ortamına girmiştim. Gençlerbirliği ile başladım. Çok zorluk çektim ama hiç yılmadım hep devam ettim. Süper ligde de başlayınca İstanbul Fenerbahçe macerası başladı” şeklinde konuştu.
 
“A ve B Planlarınız Olmalı”
 
Katılımcılara çeşitli tavsiyelerde de bulunan Daşgün, “Sizlere tavsiyem hep en üstünü hedefleyin ve yolunuzu ona göre çizin. Seçtiğiniz hedefe ulaşamamanız önemli değil, o yolda nereye kadar gittiğiniz ve bunu nasıl yaptığınız önemli. Hedefinizde mutlaka bir A-B planları olmalıdır. Yaptığız planda bir sıkıntı yaşasanız bile tekrar devam etmelisiniz. Ben bu hayatta onu öğrendim. Hayatımı futbola göre ayarladım. Çünkü öyle olmak zorundaydı. Futbol hayatım içerisinde ticarete de atıldım, tekstilde uğraştım ama hiçbirinde başarılı olamadım. Çok para kaybettim. Çünkü her işin bir raconu var. Bizde ticari bir kafa yok” dedi.
 
İnsanların her zaman hedefleri olması gerektiğini vurgulayan eski milli futbolcu, “Benim hedefim bir Türk olarak yurt dışında çok çok iyi bir kulübü çalıştırmak. Çok zor olabilir. Belki bin adımlık yerde ama Gümüşhanespor şampiyon olursa ben gerçek hedefime yaklaşmış olacağım. Türkiye'de çalışmak istediğim yerdeyim. Sizler hayatınızı dolu yaşamaya çalışın. Benim bir tek sevmediğim insan tipi boş oturan kişilerdir. Mutlaka bir şeyle uğraşın ve asla hiçbir şey için kendinizi üzmeyin. İlerde dönüp baktığınızda hayatı boş geçirmiş olmayın” ifadelerini kullandı.
 
Daşgün daha sonra şunları kaydetti: “Benim hedefim Fenerbahçe’de oynamaktı. Ama futbol hayatımdaki büyük düşüş ondan sonra başladı. Çünkü hedefime ulaşmıştım. Eğer daha büyük hedefleseydim belki böyle olmazdı. Bu hayatta çok para diye bir şey yoktur. Çünkü onu kaybetmek süratli olur. O yüzden hedeflerinizde en büyüğünü seçin.”
 
“Spor Şehri Olmak İstiyoruz”
 
Etkinliğe konuk olarak katılan Teknik Direktör Tarık Daşgün’e teşekkür eden Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, program sonrası gerçekleştirdiği konuşmada, “Spor şehri olmak adına çok büyük hamleler gerçekleştiriyoruz. Futbolda olduğu gibi voleybolda her iki takımımızda iyi işler çıkarıyor. Şuanda Efeler ligine katılmak için Torul Gençlik takımımız emin adımlarla ilerliyor. Salonlarımız dolu, Gençlik Merkezi dolu. Bazı maçlar hariç, dolu oynadık. Buda bizim yavaş yavaş spor şehri olmaya doğru gittiğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.
 
Aslan daha sonra şunları kaydetti: “Siz Gümüşhane' ye marka isimler getirmezseniz, başarıyı da yakalamış olmazsınız. Özellikle ülke gündemini oluşturabilecek kadar ortam yaratıyorsunuz. Sonra bir hafta boyunca Tarık Hocanın transferini konuşuyor. 2017’ye geldiğimizde bu memlekette 33 tane milli sporcumuz var. Niye spor şehri olduğumuzu anlama adına söylüyorum bunu. Çalışmak insanı nerelere getiriyor. Başarının insanın fiziksel özellik olarak ilgisi var ama asıl başarı insanın ruhunda yatıyor.”
 


Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@