Din konusu istismar edildi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Din konusu Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne kadar bazı çevreler ve oluşumlar tarafından istismar edilmiştir. İrticai unsurlar, laiklik karşıtı faaliyetlerini vakıf, dernek vb. isimler altında birt

Siyaset 05.04.2008, 08:54
Din konusu istismar edildi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, “Din konusu Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne kadar bazı çevreler ve oluşumlar tarafından istismar edilmiştir. İrticai unsurlar, laiklik karşıtı faaliyetlerini vakıf, dernek vb. isimler altında birtakım legal oluşumlar vasıtasıyla yurtiçinde ve dışında sürdürmeye devam etmektedirler” dedi.

 

Büyükanıt, Savunma ve Havacılık Dergisi'nin nisan sayısında yayımlanan röportajında, Irak harekâtının sebep olduğu olumsuzluklardan en çok Türkiye'nin etkilendiğini kaydederek şunları söyledi:

 

'PKK, Kuzey Irak'ı üs yaptı'

 

“90'lı yılların sonlarına doğru dağılma sürecine giren PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, Irak'taki otorite boşluğu ve karışıklık ortamından faydalanarak kanlı eylemlerine hız kazandırmış ve Irak'ın kuzeyini kendisi için güvenli bir üs bölgesi haline getirmiştir.

 

Irak'la aramızdaki terörle mücadele anlaşmasının tamamlanmasını bekliyoruz.  Türkiye olarak, Irak ile askeri alanda işbirliğinin geliştirilmesinden büyük memnuniyet duyarız.”Irak'ın kuzeyinde ortaya çıkabilecek oluşumların Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyeceğini belirten Büyükanıt şöyle dedi:

 

Kürt devleti uyarısı

 

“Sınır komşumuz olan Irak'ın kuzeyine PKK/KONGRA-GEL terör örgütü yerleşmiştir. Kafkaslar'daki kırılgan güvenlik ortamı belirsizliklerle doludur. Aynı zamanda, Türkiye'nin doğu komşusu İran hakkındaki nükleer silah teknolojisi iddiaları ve uluslararası toplumla arasındaki gerilim devam etmektedir.

Bu konuların tümü, bölgesel bir güç olan Türkiye'nin güvenlik politikalarını şekillendirirken dikkate almak zorunda olduğu faktörlerdir.

 

Bugün karşı karşıya kaldığımız bölücü terör hareketinin hedefi, öncelikle ulus devlet ve bilahare üniter devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Etnik kimliklerinin anayasal güvenceye kavuşturulması talebi, doğrudan ulus devlet yapısını hedef almaktadır. Sonraki hedefin üniter devlet olacağına hiç şüphe yoktur. Ülkemize yönelik bölücü tehdidin merkezi durumundaki PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, 40 bine yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ölümüne neden olmak yanında, diğer bölge ülkeleri için de tehdit olma özelliğini sürdürmektedir.”

 

Terörün bumerang etkisi

 

Büyükanıt, terörle mücadelede görevli birliklerdeki profesyonel asker sayılarının yapılan bir plan çerçevesinde sürekli artırıldığını da söyledi.

Terörün, “bumerang etkisi”nin olduğunu hatırlatan Orgeneral Büyükanıt, teröre dolaylı veya dolaysız destek veren ülkelerin de bir gün teröre hedef olabileceği uyarısında bulundu.

 

'Dış destekli istismar'

 

Din konusunun da  Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne kadar bazı çevreler ve oluşumlar tarafından istismar edildiğini vurgulayan Büyükanıt, irticai unsurların, laiklik karşıtı faaliyetlerini vakıf, dernek vb. isimler altında birtakım legal oluşumlar vasıtasıyla yurtiçinde ve dışında sürdürmeye devam ettiklerini belirtti.

 

Büyükanıt, ülkemizdeki etnik ve dini yapı ile bu konudaki kültürel zenginliğimizin de son dönemde bazı dış destekli çevreler tarafından istismar edilmeye çalışıldığını vurguladı.Büyükanıt, “11 Eylül terör saldırılarından sonra ABD'de 'Homeland Security/Anayurt Güvenliği' kavramı ortaya çıktı ve bu kavram çerçevesinde bir teşkilatlanmaya gidilerek bünyesinde tüm gümrükleri ve sınır kontrolünün sorumluluğunu içeren, ABD Gizli servisi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nı da bulunduran geniş bir yapıya sahip olundu. Benzer bir yaklaşımı Türkiye açısından nasıl değerlendirirsiniz?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

 

'TSK'nın anayasal görevi var'

 

“Türkiye'de durum ABD'den farklıdır. TSK, birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, gerektiğinde iç güvenliğin -ya da anayurt güvenliğinin- sağlanmasından da sorumludur ve bu TSK'ya Anayasa tarafından verilmiş bir görevdir.”

Büyükanıt, MGK'nın koordinasyon işlevine vurgu yaparken, “Ancak devletin güvenlikle ilgili birimleri arasında bilgi paylaşımı, işbirliği ve koordinasyonun daha da geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda çalışmalar da vardır” dedi.

 

AB güvenlik  yapılanmasında geriye gittik

 

“Avrupa'nın güvenlik ve savunma politikalarına katılım bağlamında; Batı Avrupa Birliği'nde (BAB) bugüne kadar işleyen süreç, maalesef Türkiye'nin talepleri ve beklentileri doğrultusunda gelişmemiştir” diyen Büyükanıt şöyle konuştu:

“Türkiye AB'nin güvenlik yapılanmasında on yıl öncesinin çok gerisine gitmiş bulunmaktadır. Bu durumun düzeleceğine dair bir emare de yoktur. Ayrıca, Türkiye'nin, Avrupa Savunma Ajansı ile işbirliği ve AB ile gizlilik dereceli bilgilerin değişimine imkan verecek bir Güvenlik Anlaşması imzalaması, hiçbir teknik gerekçe olmaksızın, tamamen siyasi nedenlerle engellenmektedir.

 

Önümüzdeki süreçte AGSP'ye katkımız, AGSP'nin planlama ve karar oluşturma süreçlerine katılımımız nispetinde olacaktır. AB'nin, bu gerçekten hareketle, önümüzdeki dönemde daha yapıcı ve Türkiye'nin beklenti ve endişelerini karşılayan bir tutum izlemesini ümit etmekteyiz.”

 

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@