Teknoloji ile zaman heba oluyor
Özellikle son dönemlerde, ben de dahil birçok kişinin dilinde aynı cümle var: "Günler sanki artık 24 saat değil." Zaman hızla akarken kaçırdığımız anlar farketmeden alimizden kayıp gidiyor. Aslında kısalan zaman değil, bizim onu dolduramayışızla ilgili bir durum.
Peki ya teknoloji. Hayatımızı kolaylaştırması gereken, bize zaman kazandırması gereken icatlar. Aksine her konuyu detaylandırarak zamanımıozın çoğunu gasp ediyor.Sürekli bir kontrol altında yaşama hissi ve sürekli görevlerin artması. Avantaj mı dezavantaj mı?
Cebimizde taşıdığımız iletişim cihazları ile işten kopamama ve sürekli mesai hali insanları yıpratıyor.
Bu durum fiziksel olarak dinleniyor gibi görünsek bile zihnimizin sürekli çalışmasına neden oluyor. Sürekli gelen bildirimler, okunacak mesajlar ve takip edilecek gelişmeler, zihnimizi hiç durmadan meşgul ediyor. Sonuç olarak zaman aynı hızda akmaya devam etse de, bize çok daha hızlı geçiyormuş gibi geliyor.
Belki de asıl mesele günlerin kısalması değil, zamanı kullanma biçimimizin değişmesi. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken, aslında hiçbir şeye tam anlamıyla yetişemiyoruz. Kendimize durup düşünmek için zaman ayırmayı ise çoğu zaman ihmal ediyoruz.
Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi: Gerçekten zaman mı az, yoksa biz mi kendimizi gereğinden fazla yoruyoruz?
Çünkü bazen bir günü daha uzun hissetmenin tek yolu, onu daha sakin, daha bilinçli ve gerçekten yaşayarak geçirmektir.