Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Makale 05 Temmuz 2026 13:38 05 Temmuz 2026 13:41

Deniz güzel görünüyor ama Karadeniz affetmiyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcak ve nemli havadan bunalan vatandaşlar sahillere akın ediyor. Trabzon’da da hava sıcaklıklarının yükseldiği günlerde plajlarda yoğunluk yaşanıyor. Ancak Karadeniz’de denize girmek, özellikle dalga ve rip akıntısının etkili olduğu günlerde ciddi risk taşıyor.

Son dönemde yapılan uyarılara rağmen vatandaşların denize girmeye devam etmesi dikkat çekiyor. Yetkililer, meteorolojik verileri dikkate alarak bazı günlerde denize girilmemesi yönünde uyarılar yapıyor, gerektiğinde yasak kararları alıyor. Buna rağmen sahillerde aynı görüntüler yaşanmaya devam ediyor.

Buradaki temel sorunlardan biri, insanların yüzme bilgisine fazlasıyla güvenmesi.

“Ben iyi yüzme biliyorum” düşüncesi, Karadeniz’de güvence değil. Çünkü rip akıntısı, kişinin ne kadar iyi yüzdüğüne bakmıyor. Güçlü ve deneyimli yüzücüler de bu akıntıya kapılabiliyor. Akıntıya karşı yüzmeye çalışıldığında kısa sürede yorulmak ve panik yaşamak riski daha da artırıyor.

Trabzon sahillerinde rip akıntısı tehlikesi yeni bir konu değil. Yıllardır bu konuda uyarılar yapılıyor. Buna rağmen birçok vatandaş, denizin görünüşüne bakarak karar veriyor. Hava güneşliyse ve deniz uzaktan güzel görünüyorsa riskin düşük olduğu düşünülüyor.
Oysa güzel hava, güvenli deniz anlamına gelmiyor.

Bu hafta sonu için de denize girilmemesi yönünde uyarılar yapılmasına ve yasak kararları açıklanmasına rağmen bazı vatandaşların denize girmeyi sürdürdüğü görülüyor. Burada artık uyarıların neden dikkate alınmadığını ciddi biçimde sorgulamak gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca kişisel tercih değil.

Bir boğulma vakası yaşandığında Sahil Güvenlik, sağlık ekipleri, polis, itfaiye ve arama kurtarma ekipleri harekete geçiyor. Saatler süren çalışmalar yapılıyor. En önemlisi de aileler telafisi mümkün olmayan acılarla karşı karşıya kalıyor.

Son haftalarda yaşanan boğulma vakaları da tehlikenin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Buna rağmen “Bana bir şey olmaz” anlayışı değişmiyor.

Trabzon’da bu konuda en fazla mücadele edilmesi gereken düşünce belki de tam olarak bu: “Ben yüzmeyi çok iyi biliyorum.”

İyi yüzmek elbette önemli. Ancak doğa şartları karşısında tek başına yeterli değil. Rip akıntısı, dalga yüksekliği, rüzgâr ve deniz tabanındaki ani değişimler birkaç dakika içinde ciddi tehlike oluşturabiliyor.

Yetkililerin yaptığı uyarıları sıradan bir duyuru gibi görmemek gerekiyor. Denize girme yasağı varsa bunun bir nedeni var. Meteorolojik verilere dayalı risk bulunuyorsa, birkaç saat serinlemek uğruna bu riski almak doğru değil.

Her boğulma vakasının ardından aynı sorular soruluyor.

Neden uyarılar dikkate alınmadı?
Neden yasak olmasına rağmen denize girildi?
Neden gerekli tedbirler alınmadı?

Ancak bu soruları olay yaşandıktan sonra sormanın kaybedilen bir canı geri getirmediğini artık anlamamız gerekiyor. Karadeniz’i tanımak, ondan korkmak anlamına gelmez. Karadeniz’i tanımak, risklerini bilmek ve gerektiğinde geri durabilmektir.
Hava ne kadar güzel olursa olsun, deniz ne kadar sakin görünürse görünsün, yapılan uyarıları dikkate almakta fayda var. Çünkü bir canı kaybetmek bu kadar kolay olmamalı. Deniz güzel görünüyor olabilir ama Karadeniz affetmiyor.
 

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!