Sende başlar, sende biter asalet
Bir kara ferman ile hayatına son verilmeden önce Halet efendi insanlara çok kötülükler etmiş. "Biz kurtulduk kendisinden, vay geldi mezardakilerin başına" benzeri bir söz edilmiştir ardından. Zulmettiği insanlardan bir Osman efendi varmış. Halet efendinin bir gün bu adama pek saygılı davrandığını gören İzzet Molla bu garip çelişkiyi sorunca şu yanıtı almış:
"Ben bu adamın her şeyini aldım. İstesem canını bile alabilirdim. Ama üzerinde bir Osman efendilik var ya, işte onu alamıyorum. Kendimi saygıya mecbur hissedişim bundandır..."
Üzerinde Osman efendilik olan güzel insanlardan birkaçını siz de tanımışsınızdır. Bunlar -örneğin- işlerinin iltimas (torpil) ile görülmesini suç ve büyük günah sayar, birtakım soysuzlar hak etmedikleri görevlere getirilip dururken kendileri veya liyakatsiz birileri için kimseden en ufak bir ricada bulunmazlar.
Bunlardan biri bir memuriyete başvurmuş da,
"Kimlerdensin? Soyun sopun nedir?" diye sorulduğunda,
"Hazreti Nuh'un gemisindeki üç kardeşten birinin soyundanım. Ama hangisinin, bilemiyorum." demiş. Her insanın soyu kendi bilgisinde ve ahlakında başlar ve biter. "Soysuz" sözcüğüne böyle bir anlam yüklenmiş olması da bundandır.
Soysuzluğun da asalet gibi türlü tezahürü vardır. Eli kalem tutan bir adam, para (caize) almayı umarak bir beye övgü şiiri (methiye) yazmış. Bey bu abartılı laf yığınını hiç umursamayınca şair öfkelenip bir de yergi şiiri (hicviye) yazmış. Bunu da kale almayan bey günün birinde hasta düşmüş. "Şiirbaz" bu "güzel" haberi alır almaz kalkıp gitmiş. "Efendim" demiş, "ölürseniz bir de mersiye (ağıt) yazayım mı?.."
Konuşurken sesini hiç yükseltmeyen, sözcüklerini seçerek konuşan asil ruhlu bir Ahmet abi tanıdım. Büyük bir kuruluşta yıllarca çalışmış. "İnsanlar bana hep mesafeli durdular." diye anlatmıştı. Neden böyle olduğunu çook sonra öğrenmiş Ahmet abi. Meğer kendisinden önce o birimde bizim çok ünlü ilçelerimizin birinden bir hemşehrimiz çalışmış da çok kötülükler yapmış iş arkadaşlarına. Onunla aynı soydandır sanmışlar kendisini.
Osman efendiler, Ahmet abiler hızla azalıyor dünyamızdan. Güç elde ettikçe zalimleşenler arasında asaletini korumak zor. Korumayı başaranlara bin selam olsun!..