banner192

Türkiye'de çiftçi ne istiyor?

Türkiye'de çiftçilerin ürün verimliliğini artırmak için araç ve ekipmanlarında konfor ve teknolojik gelişmelere daha fazla önem vermeye başladığı, bu durumun da özellikle traktör piyasasını büyüttüğü belirtildi. Stratejik sektörlerden sayılan gıda sektörü

Türkiye'de çiftçi ne istiyor?

Türkiye'de çiftçilerin ürün verimliliğini artırmak için araç ve ekipmanlarında konfor ve teknolojik gelişmelere daha fazla önem vermeye başladığı, bu durumun da özellikle traktör piyasasını büyüttüğü belirtildi.
 
Stratejik sektörlerden sayılan gıda sektörünün gelişiminde önemli yer tutan traktör piyasasında her geçen yıl daha gelişmiş modeller piyasaya sürülüyor. Üreticiler, bir yandan konforu maksimum seviyeye çıkartırken, bir yandan da gelişen teknolojiye uygun yüksek beygir güçlü, çift çeker, radyal lastik gibi verimi artırıcı özellikleri de kattıkları traktörleri çiftçilerin beğenisine sunuyor. 
 
Türk Traktör Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özdemir, AA muhabirine tarımın gıda, gıdanın da yaşam ve yaşamın sürdürülebilirliği anlamına geldiğini söyledi.
 
Dünyada tarım ve gıdanın öneminin her geçen gün arttığını, 7 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyarı bulmasının beklendiğini ifade eden Özdemir, sadece nüfusun artmadığını, Çin ve Hindistan başta olmak üzere bu nüfusun gelir seviyesinin de arttığına dikkati çekti.
 
Gelir seviyesi artan nüfusun daha fazla gıda talebinde bulunduğunu aktaran Özdemir, "Gıda sadece besin kaynağı değil enerji kaynağı olarak da talep görüyor. Bunlardan dolayı yapılan hesaplamalara göre 2050 yılına kadar gıda talebi dünyada yüzde 70 artacak" dedi.
 
- Traktör satışında Türkiye ilk 5 içinde
 
Özdemir, Türkiye'nin  işlenebilir tarımsal arazi büyüklüğüyle dünyada 12'nci, sırada olduğunu, Avrupa'da birinci, dünyada 7'nci büyük tarımsal ekonomiye sahip olduğunu, traktör sayısı açısında da dünyada 5'inci büyük pazar olduğunu söyledi.
 
Son 10 yıl içinde Türk çiftçisinin bilincinin daha arttığını işaret eden Özdemir, şunları söyledi:
 
"Çiftçimizin teknolojiye, mekanizasyona verdiği önem artıyor. Satılan traktörlerin beygir gücü 55'ten 69'a çıktı. Çift çeker traktör oranı yüzde 60'lardan bazı modellerde yüzde 90'a ulaştı. Radyal lastik, kabinli traktör, yüksek beygir gücü gibi istenen özellikler artıyor. Neden? Çünkü çiftçi şunu anladı. Çiftçi, ürettiği ürünün fiyatını belirlemiyor, kaliteyi, verimi ve üretim maliyetini belirliyor. Verimi arttırmanın yolunun da teknolojiden, mekanizasyondan geçtiğini anladı. Teknoloji ve mekanizasyona yatırım yapma konusunda çok daha fazla istekli. Bu da pazarı büyütüyor. Son 30 yılda traktör satış ortalaması 23 binlerde iken bu sayı son 5 yılda yıllık ortalama 50 bine ulaştı."
 
- Hurda teşviği
 
Özdemir, Türkiye'de yaklaşık 1,5 milyon traktör parkı bulunduğunu, bunun yüzde 50'sinin 24 yaşının üzerinde, ekonomik ömrünü doldurmuş, bakım ve yakıt sarfiyatı yüksek, karbon yayılımı ortalamanın çok üzerinde olan araçlardan oluştuğunu belirtti.
 
Bu araçlarla modern üretim tekniklerinin yakalanıp verimliliği artırma şansı bulunmadığını ifade eden Özdemir, "Sektörde eski traktörlerin yenilenmesi konusunda bir desteğe ihtiyaç var. Bu aşikar. Bunun adına ister hurda desteği, ister başka bir şey diyelim. Bu desteğin nasıl, ne zaman verildiği önemli" dedi.
 
Traktör sektöründe 4. nesil traktörlere geçme süreci bulunduğunu, kendilerinin de hurda desteğinin bu süreçle beraber verilmesini önerdiklerini aktaran Özdemir, şöyle devam etti:
 
"Hurda desteğinin zamanlaması, çiftçilerimizin 4'üncü nesil traktörleri almalarını kolaylaştıracak şekilde gerçekleşmesi çok daha verimli, faydalı olacaktır. Aksi halde şu anda bu destek verilirse halihazırdaki 3'üncü nesil traktörler alınırsa 2 yıl sonra o destek devreye girdiği zaman çiftçimiz ondan mahrum kalacaktır. Bizim görüşümüz hurda desteğinin verilmesi  ama zamanlama olarak 4'üncü nesil traktörlerle beraber verilmesi yönündedir."
 
Özdemir, firma olarak son 7 yıldır yüzde 50'ye yakın pazar payıyla açık ara lider olduklarını, Türkiye pazarında satılan her iki traktörün bir tanesinin kendi ürünleri olduğunu belirtti.
 
5 kıtada 130 dan fazla ülkede Türkiye'de üretilen ürünlerinin kullanıldığını, büyümeye paralel olarak bu yıl ikinci fabrikalarını devreye soktuklarını aktaran Özdemir, "Sektörün önü çok açık. İleriye dönük büyüme potansiyeli daha da fazla" diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.