banner192

Olmayan JİTEM'in resmi belgesi

Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, “ben kurdum” dediği JİTEM ile ilgili çarpıcı iddialarla dolu bir kitap yazdı. Kitabına JİTEM’in varlığını ortaya koyan bir belge de koyan Doğan, Veli Küçük ile ilgili de çarpıcı bir bilgi verdi.Geçen haftaki duruş

Olmayan JİTEM'in resmi belgesi

Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, “ben kurdum” dediği JİTEM ile ilgili çarpıcı iddialarla dolu bir kitap yazdı. Kitabına JİTEM’in varlığını ortaya koyan bir belge de koyan Doğan, Veli Küçük ile ilgili de çarpıcı bir bilgi verdi.

Geçen haftaki duruşmalarda verdiği ifadelerde birbirinden ilginç iddialarda bulunan Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan, “ben kurdum” dediği JİTEM ve Hizbullah ile ilgili çarpıcı iddialarla dolu bir kitap yazdı.

Haftaya piyasaya çıkacak olan kitabında çarpıcı iddialarda bulunan Doğan, Genelkurmay ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ısrarla yalanladığı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı’nın (JİTEM) varlığını komutan imzalı resmi beratları da kitabına koydu.

‘JİTEM KOMUTANI ALBAY ARİF DOĞAN...’
Arif Doğan’ın, Cüneyt Dalgakıran ile söyleşi şeklinde kaleme alınan ve “JİTEM’i Ben Kurdum” adını verilen kitabı, Timaş Yayınları tarafından bu hafta piyasaya sürülecek. Kitapta; Dönemin Jandarma Asayiş Komutanı Korgeneral Hulisi Sayın’ın, 8 Nisan 1989’da Arif Doğan’a gönderdiği tebrik yazısında, JİTEM’in varlığı resmen ortaya konuluyor.

Tebrik yazısı “Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanı olarak, göreve başladığınız tarihten bugüne kadar geçen süre içerisinde, büyük bir vatan severlik, cesaret, feragat ve fedakarlıkla çalışarak size verilen istihbarat görev ve hizmetlerini en iyi şekilde yapmak için her türlü çabayı sarfettiğinizi” diyerek başlıyor.

‘JİTEM’İ KURARKENKİ BAŞARILARINIZ...’
Kitapta yer alan bir başka önemli belge ise sonraki yıllarda JİTEM içerisinde önemli görevler üstlenecek olan Jandarma Üsteğmen Sinan Yaşar imzalı “olay değerlendirme raporu” oldu. Yaşar bu raporu “JİTEM-2 İsthb.Sb” olarak imzalamış. Raporun altında Yaşar’ın ıslak imzası da bulunuyor. Raporda, PKK’nın 14 Nisan 1990’de Besta Vadisi’nde yaptığı yol kesme ve araç kundaklama olayı anlatılıyor. Aynı şekilde Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral İsmail Selen’in 2 Ağustos 1988, Jandarma İstihbarat Başkanı kurmay yarbay Mehmet Çavuşoğlu’nun 21 Nisan 1988’de Arif Doğan’a birimin kurulmasındaki başarısı nedeniyle tebrik yazıları gönderdiğine ilişkin belgeler de kitapta yer buldu.

Hizbullah lideri Velioğlu kadrolu ajan muhbirimizdi

Arif Doğan’ın kitabında yer alan bir başka çarpıcı bilgi ise terör örgütü Hizbullah’ın kurcusu Hüseyin Velioğlu ile ilgili bilgiler oldu. PKK’nın bölgede özellikle dini alana kayması ve köylerde PKK’lı teröristlerin vaazlar vermesi sonrası dini bir yapı ihtiyacı doğduğunu anlatan Doğan, “Onlar halka mademki bu yönde bir yaklaşımda bulunuyorlardı bizim de buna alternatif bir yol izlememiz gerekiyordu çünkü Doğu-Güneydoğu halkı çok dindardır. Namazında, abdestinde, orucundadır. (...) Biz de karşı propaganda faaliyetinde bulunmak amacıyla o sıralarda Batman bölgesinde ajan ve muhbir olarak kullandığımız Hüseyin Velioğlu adlı çok akıllı bir kişiyi görevlendirdik. Çok dindar ve donanımlı bir kişiydi. Daha doğrusu ülkücü bir çocuktu. Tandansı da belliydi. Sağ tandanslıydı. Milliyetçiydi” dedi.

“Velioğlu’nun kendi seçtiği adamlardan oluşan bir kadro ile faaliyetlerine başlamasına imkân verdiklerini” anlatan Doğan, Velioğlu’nun vaaz veren bir PKK’lıyı öldürüp onun sünnetsiz olduğunu halka ifşa ettiğini anlatarak “Bu olaydan sonra Hizbulkontr’un faaliyetleri daha yararlı olmaya başladı” dedi. Velioğlu’nun köylerde vaaz verirken emniyetinin Geçici Köy Korucuları (GKK) tarafından sağlandığını anlatan Doğan, “O zaman Hizbulkontr’un içinde GKK’nın da olması gerekiyordu. Çünkü biz onları oraya gönderip ayrıca koruyamazdık. Ama onların içinde silahlı unsur olursa, bir iki defasında da karşılık verilirse PKK daha çok zarar görürdü. Bunun üzerine GKK da Hizbulkontr’un içine katıldı. Bunu kimse bilmez” bilgisini verdi.

HİZBULKONTRAYDI HİZBULLAH OLDU
Hizbullah’ın zamanla antipatik hale geldiğini anlatan Doğan “Zamanında Hizbulkontr Arif Doğan’ın yolundaydı ve o yolun da Arif Doğan gibi yolcusuydu. Hizbulkontr benimle beraber bitti. Çünkü ben gütmedim. Demek ki güdenler de tam güdemedi. Kontrolden çıktıktan sonra Hizbulkontr adını da değiştirmişler, sadece Hizbullah demeye başlamışlar. Eğer bizim kurduğumuz teşkilatsa, bunların olmaması lazımdı” diye konuştu.

Avcı’nın itirafçıları PKK yöneticisinin eniştesi
• Devrimci Karargah Örgütü soruşturması tutuklusu Hanefi Avcı’nın irtibatta olduğu itirafçılara da kitabında yer veren Ergenekon sanığı Arif Doğan, özellikle Hüseyin Tilki ve Ali Ozasoy üzerinde durdu. Bu iki itirafçının kardeş olduğunu belirten Doğan, “Ali Ozansoy’la ilgili çok önemli bir bilgi de yine onun sözde merkez komite üyesi Duran Kalkan’ın eniştesi olduğudur” dedi.

JİTEM’e amblem diye neden ‘Akrep’ seçildi?
• JİTEM’in armasının akrep olarak belirlediklerini anlatan Arif Doğan, bunun gerekçesini de “akrebin intihar eden tek hayvan olması” diye açıkladı. Doğan “Akrep kendine en sadık hayvandır. Ölümü gördüğünde başkası tarafından öldürülmeyi reddediyor ve intihar ediyor. On tane mermim varsa dokuz tanesini kullanırım, onuncusunu da kafama sıkarım. Yani mücadele ettiğim şer güçlerin örgütlerine gidip teslim olmam” değerlendirmesi de yapıyor.

İsmail Selen Paşa’yı Cem Ersever öldürdü
• Arif Doğan kitabında, Hulusi Sayın ve İsmail Selen suikastleri için ise şu ifadeleri kullanıyor: “Hulusi Paşa’yı sol tandansa sahip bir örgütün öldürdüğünü düşünerek, Selen Paşa’yı da misilleme olarak sağ tandanslı bir oluşumun öldürdüğünü duydum. Selen Paşa’ya eylemi sağ bir grubun yaptığı ve bu eylemin içinde de rahmetli Cem Ersever’in bulunduğu söylenir. Bu benim duyumum ve değerlendirmemdir.”

Veli Küçük mükemmel Ermenice konuşur
• Kendi kurduğu JİTEM’i Veli Küçük’e devretmediğini anlatan Arif Doğan, Veli Küçük ile ilgili şu değerlendirmeyi de yaptı: “Veli Küçük’ün bir özelliği daha var. Mükemmel Ermenice konuşur. Bundan dolayı zamanında Eşref Bitlis’e bazı şikâyetler gitmiş. Eşref Bitlis’le arasının açılmasının nedeni budur” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.