Toplumsal sorumluluk gerektiren konulara zaman zaman bu köşede yer veriyoruz. Bunlardan biri de çöp meselesi. Basit gibi görünen ama dikkatsizlik nedeniyle hem insan sağlığını hem de çevreyi tehdit eden önemli bir konu bu.
Evlerimizde biriken çöpler; yemek artıkları, kırtasiye atıkları, ambalajlar, poşetler, elektrik süpürgesinden çıkan atıklar ve günlük kullanım sonrası oluşan pek çok çöp… Evde bunları belli ölçüde düzenli şekilde muhafaza ediyoruz. Ancak iş, çöpleri konteynerlere bırakmaya geldiğinde aynı özeni çoğu zaman göstermiyoruz. Gelişigüzel atılan çöpler, konteynerin dışına taşabiliyor, etrafa saçılabiliyor ya da doğrudan çöp kutusunun yanına bırakılabiliyor.
Sonra ne oluyor? Çöplerden sızan sular konteyner çevresine yayılıyor. Özellikle yaz aylarında pis koku, kötü görüntü ve hijyen sorunu ortaya çıkıyor. Sadece çevre kirliliği de değil bu. Aynı zamanda sinek, haşere ve benzeri sorunların oluşmasına da zemin hazırlanıyor. Küçük bir dikkatsizlik, kısa sürede büyük bir çevre problemine dönüşebiliyor.
Meselenin daha da önemli bir boyutu var: kesici ve delici atıklar. Evde kullanılan enjektör iğneleri, jiletler, kırılan tabak-çanak parçaları, cam kırıkları ya da porselen atıkları çoğu zaman hiçbir önlem alınmadan çöp poşetinin içine atılıyor. Oysa bu durum, çöpleri toplayan temizlik görevlileri için ciddi bir risk oluşturuyor.
Bir düşünün; çöp poşetini alan bir görevlinin eline kontrolsüz şekilde atılmış bir iğne batabilir. Kırık cam ya da porselen parçası elini kesebilir. Jilet ya da benzeri kesici maddeler ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bir anlık ihmalkârlık, bir emekçinin sağlığını tehlikeye atabilir. Daha da kötüsü, hayati sonuçlara neden olabilir.
Risk yalnızca temizlik görevlileriyle de sınırlı değil. Çöp konteynerleri akşam saatlerinde doluyor, bazı bölgelerde ise çöpler belirli saat aralıklarında toplanıyor. Bu süreçte konteynerleri karıştıranlar çoğu zaman sokak hayvanları oluyor. Yiyecek bulmak için çöp poşetlerini karıştıran hayvanlar da kesici ve delici maddeler nedeniyle yaralanabiliyor. Yani dikkatsizce atılan her tehlikeli atık, sadece bir insanı değil, başka canlıları da tehdit ediyor.
Bu nedenle kesici ve delici atıkların mutlaka güvenli şekilde ambalajlanması gerekiyor. İğne, jilet, kırık cam, porselen ya da benzeri malzemeler doğrudan çöp poşetine atılmamalı. Mümkünse kalın kartonlara sarılmalı, zarar vermeyecek şekilde paketlenmeli. İğne ve benzeri küçük ama tehlikeli atıklar ise plastik şişe gibi sağlam bir malzemenin içine konularak çöpe bırakılmalı. Böylece hem temizlik görevlilerinin hem de sokak hayvanlarının zarar görmesinin önüne geçilebilir.
“Ben çöpten kurtuldum, gerisi beni ilgilendirmez” anlayışı doğru değil. Tam tersine, çöpü nasıl attığımız da en az çöpü çıkarmak kadar önemli. Çünkü burada yapılacak küçük bir hata, başka insanların ve başka canlıların hayatını doğrudan etkileyebilir.
Bu yüzden herkesin biraz daha dikkatli olması gerekiyor. Daha özenli, daha duyarlı, daha sorumlu davranmak gerekiyor. Çöpü sadece evimizden çıkarmak yetmez; doğru şekilde atmak da bir vatandaşlık görevidir. Unutmayalım, bazen küçücük bir tedbir büyük bir zararın önüne geçer.