Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Gündem Yayın tarihi: 28 Ekim 2026 13:19 Güncellenme tarihi: 28 Ekim 2026 13:19

Avrupa'nın Türk fındığına tavrı değişti! Ferrero ve TMO neden aynı tartışmanın merkezinde?

Türkiye’nin fındığı Avrupa pazarında kalite sınavından geçiyor. Ferrero ve TMO’nun yüksek miktarda ürünü kabul etmemesi, randımandaki düşüş ve gerileyen fiyatlar üreticiyi düşündürüyor. Peki, Türk fındığında ne değişti?

Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki önemli konumuna rağmen yeni sezonda kalite ve fiyat tartışmaları gündemden düşmüyor. Avrupa’daki alıcıların temkinli hareket ettiği, Ferrero ile Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) önemli miktarda fındığı kabul etmediği yönündeki haberler, Türk fındığının uluslararası pazardaki durumunu yeniden gündeme taşıdı.

Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarında Türk fındığına yönelik kalite beklentileri, üreticinin karşı karşıya olduğu sorunlar ve fiyatlardaki gerilemenin nedenleri merak ediliyor. Dünya basınında yer alan değerlendirmeler, meselenin yalnızca alım fiyatlarından ibaret olmadığını gösteriyor.

DÜNYA BASININDA TÜRK FINDIĞI İÇİN KALİTE UYARISI

Tarım ürünleri piyasasına ilişkin haberler yayımlayan Mundus Agri, 22 Ekim 2026 tarihli haberinde Türkiye’de fındıkta kalite sorununun yaygınlaştığını bildirdi. Haberde TMO ve Ferrero’nun yüksek miktarda ürünü kabul etmediği aktarıldı.

Mundus Agri’nin değerlendirmesine göre TMO’nun sezon başında 200 bin ila 250 bin ton arasında olması beklenen alım miktarının 150 bin ila 200 bin ton seviyesinde kalabileceği öngörülüyor. Haberde, bazı kalite kriterlerinin esnetilmesine rağmen alımlarda sorun yaşandığı ifade edildi.

ALMANYA TÜRK FINDIĞINI KABUL ETMİYOR MU?

Avrupa pazarındaki kalite şartları, Türk fındığı açısından önemli bir başlık. Ancak Almanya’nın Türk fındığını genel olarak kabul etmediği yönünde bir sonuca varmak doğru değil. Mevcut haberler, bütün Türk fındığının reddedildiğini değil, belirli ürün partilerinde kalite sorunları yaşandığını gösteriyor.

Avrupa Birliği’nde gıda güvenliği kapsamında aflatoksin gibi maddelere yönelik sınır değerler ve denetimler uygulanıyor. Avrupa’daki gıda güvenliği bildirimlerinde Türkiye menşeli fındık ürünleriyle ilgili bazı uygunsuzluk kayıtları da bulunuyor. Bu bildirimler, belirli partilerle ilgili sonuçları gösteriyor; Türkiye’den gönderilen bütün fındıkların aynı sorunu taşıdığı anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla Avrupa’daki alıcıların kalite hassasiyeti, Türk fındığının pazarlanmasında belirleyici unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ürünün güvenlik standartlarını karşılamasının yanı sıra tat, aroma, tazelik, boyut ve işleme uygunluk gibi özellikleri de alıcıların tercihlerini etkiliyor.

FINDIKTA KALİTE SORUNU NEDEN YAŞANIYOR?

Dünya basınında yer alan değerlendirmelerde, bu sezonun kalite sorunlarıyla ilgili çeşitli nedenlere dikkat çekiliyor. Hasat dönemindeki yağışlar, kurutma sürecindeki güçlükler, küflenme ve kahverengi kokarca zararı bunlar arasında gösteriliyor.

Özellikle randıman, piyasadaki önemli ölçütlerden biri olarak öne çıkıyor. Normal şartlarda kabuklu fındığın yaklaşık yüzde 50’sinden iç fındık elde edilmesi beklenirken, bu sezon bazı ürünlerde randımanın yüzde 40’ın altına indiği bildirildi.

Bu durum, aynı miktardaki kabuklu fındıktan elde edilebilen sağlam iç fındık miktarını düşürüyor. İşleme sırasında daha fazla ayıklama yapılması ve kusurlu ürünlerin ayrılması da maliyetleri artırabiliyor.

FERRERO NEDEN FINDIK ALIM POLİTİKASINI DEĞİŞTİRDİ?

Dünya fındık piyasasının önemli alıcılarından Ferrero’nun satın alma stratejisi de tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Mundus Agri’nin 17 Eylül 2026 tarihli haberinde, Ferrero’nun alışılmışın dışında bir yöntemle kabuklu fındık yerine iç fındık alımına yöneldiği belirtildi. Habere göre şirket, yaklaşık 20 ila 22 bin ton iç fındık için 20 tedarikçiyle anlaşma yaptı.

Bu değişiklik, Ferrero’nun satın alma sürecinde ürünün iç kalitesine ve işlenebilirliğine odaklandığı bir döneme işaret ediyor. Bununla birlikte, satın alma stratejisindeki değişikliği tek başına Türkiye fındığını reddetme kararı olarak değerlendirmek mümkün değil.

Ferrero kendi kurumsal açıklamasında da fındık seçiminde çeşit, boyut, şekil, tat ve tazelik gibi özellikleri dikkate aldığını; duyusal değerlendirme ve mikrobiyolojik analizler yaptığını belirtiyor.

TMO’NUN ALIMLARI VE KABUL EDİLMEYEN FINDIKLAR

Fındık piyasasında tartışılan bir diğer konu TMO’nun alım miktarı ve kalite kriterleri. Mundus Agri’nin 8 Ekim 2026 tarihli haberinde, TMO ile Ferrero’nun yüksek miktarda fındığı kabul etmediği ve serbest piyasa fiyatlarıyla TMO’nun açıkladığı alım fiyatları arasındaki farkın tartışma yarattığı aktarıldı.

Haberde, fiyat farkıyla ilgili şikâyetler üzerine Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu tarafından yerinde incelemeler yapıldığı da belirtildi. Bununla birlikte, haberin yayımlandığı tarihte incelemelerin ardından açıklanmış bir ceza veya yaptırım bulunmadığı ifade edildi.

TMO’nun kabul etmediği ürünlerin serbest piyasaya dönmesi, kalite sınıfları arasındaki fiyat farkını ve üreticilerin satış koşullarını etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.

KALİTE SORUNUNA RAĞMEN FINDIK FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?

Kalite sorunları yaşanırken fiyatların düşmesi ilk bakışta çelişkili görünebilir. Ancak tarım ürünlerinde fiyatlar yalnızca ürünün miktarına ve kalitesine göre belirlenmiyor. Alıcıların talebi, ihracat siparişleri, stoklar, rakip üretici ülkelerin durumu ve alıcıların yeni alım yapmak için ne kadar istekli olduğu da fiyatları etkiliyor.

FreshPlaza ve Commodity Board gibi sektör yayınlarında, Türkiye fındığında randıman ve kalite sorunlarına rağmen Avrupa’daki alıcıların temkinli davrandığı ve ihracat fiyatlarında gerileme yaşandığı bildirildi.

Bu durum, piyasada kaliteli ürüne ihtiyaç duyulmasına rağmen bütün ürün gruplarında fiyatların aynı yönde hareket etmeyebileceğini gösteriyor. Kaliteli ve işlenebilir iç fındıkla, ayıklama gerektiren veya randımanı düşük ürünlerin aynı fiyat seviyesinde değerlendirilmesi beklenmiyor.

Bu nedenle fiyatlardaki düşüşü yalnızca Ferrero’nun alım politikasıyla açıklamak yeterli değil. Talep, ürün kalitesi, randıman ve ticari beklentilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

TÜRK FINDIĞI İÇİN AVRUPA PAZARINDA NE ANLAMA GELİYOR?

Dünya basınında yer alan haberler, Türkiye’nin fındık ihracatında kalite kontrolünün, kurutma ve depolama koşullarının ve randımanın önemini bir kez daha gündeme getiriyor.

Avrupa pazarında alıcıların kalite şartlarını karşılayan ürüne odaklanması, üretimden ihracata kadar her aşamada standartların korunmasını önemli hâle getiriyor. Ferrero’nun alım tercihleri ve TMO’nun kabul kriterleri de bu süreçte piyasanın yakından izlediği başlıklar arasında bulunuyor.

Ancak mevcut veriler, Almanya’nın Türk fındığını topluca reddettiğini ya da fiyatların yalnızca Ferrero nedeniyle düştüğünü göstermiyor. Daha net bir değerlendirme için ülke bazında ithalat verileri, ihracat fiyatları, reddedilen ürün miktarları ve kalite bildirimlerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

M
Mustafa Bekar
25 dakika önce

TMO kara gün dostudur. Ancak kimin dostu kimin düşmanı orası belli değil.