Trabzon lojistik hale gelmeli

1. Trabzon İpek Yolu İş Adamları Zirvesi'ne katılan Bakan Tüzmen ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, beraberlerindeki Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir ile Trabzon Valisi Nuri Okutan'ı makamında ziyaret ettiler. Tüzmen, burada yaptığı açıkl

Bölgesel 17.10.2008, 18:32
Trabzon lojistik hale gelmeli

1. Trabzon İpek Yolu İş Adamları Zirvesi'ne katılan Bakan Tüzmen ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, beraberlerindeki Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir ile Trabzon Valisi Nuri Okutan'ı makamında ziyaret ettiler.

Tüzmen, burada yaptığı açıklamada, İpek Yolu iş adamları zirvesini, gelecek yıllarda geleneksel hale getirmeyi planladıklarını belirterek, ''Çünkü Trabzonumuzu son derece önemli bir lojistik merkezi haline getirmeyi düşünüyoruz. Trabzon, her türlü kara, deniz ve hava yolu bağlantısı olan bir ilimiz. Diğer bağlantılarını da zaman içerisinde tamamlayarak özellikle İpek Yolu'nun Asya'dan Avrupa'ya olan kısmında çok önemli bir hat olarak hizmet verebileceğini düşünüyoruz'' dedi.

Trabzon'un, gittikçe artan Karadeniz Ekonomik İşbirliği bünyesindeki ekonomilerin kuvvetlenmesiyle kendi gücünü de artıracağını dile getiren Tüzmen, ''Amacımız, Karadeniz'i bir serbest ticaret alanı haline çevirmektir. Dost ve kardeş ülkelerle, el birliğiyle hep beraber, dünyanın yaşadığı sıkıntılı dönemde kendi aramızdaki ticaret ve yatırım hacmini artırarak sıkıntıları en hafif şekilde altlatmaya çalışan bir sistemi getirmeye çalışıyoruz'' diye konuştu.
Vali Okutan, bakanlara, günün anısına gümüş tabak armağan etti.

-AK PARTİ İL BAŞKANLIĞINA ZİYARET-

Daha sonra AK Parti Trabzon İl Başkanlığını ziyaret eden Tüzmen, partililere hitaben yaptığı konuşmada, herkesin krizle yatıp krizle kalktığını belirterek, ''Krizin edebiyatını yapmaktansa krizle başa çıkabilecek ve yine bu krizi, bu tehdit unsurunu bir fırsat unsuru haline getirebilecek çalışmayı ortaya koymak lazım. Bu da lafla değil, işle oluyor'' dedi.

Bunu yapmak adına, Trabzon'da gerçekleştirilen zirvenin önemine değinen Tüzmen, ''Burada yaptığımız gibi dünyanın dört bir tarafından konusuna hakim insanları bir araya getirip, o insanlara Trabzonumuzu, burada üretilebilecek ürünleri ve ne kadar ticaret yapılabilir, ne kadar alt ve üst yapı yatırımları yapılabilecek, bunları tanıtmak önemlidir'' diye konuştu.

Amaçlarının, Akdeniz'de Mersin'i, Karadeniz'de de Trabzon'u bir hat, göbek haline getirip lojistik merkezi oluşturmak olduğunu dile getiren Tüzmen, şöyle devam etti:
''Artık dünyada ekonomi ekseni Atlantik Okyanusu'ndan Pasifik Okyanusu'na kayarken Mersin ve Trabzon'un iki denizde rahatlıkla ticareti kendi üstlerinden getirecek şekilde lojistik kapasitelerini artırmayı amaçlıyoruz.

Bu tabi bizim açımızdan Allah'ın bize verdiği bu coğrafyada, kendi imkanlarımızla, elimizden geldiği kadar, sizlerin de gayretiyle, bize tarihin ve coğrafyanın sunduğu bu zenginliği bütün dünyaya bir taraftan gösterirken, bir taraftan da kendi ekonomimizi ayağa kaldırmak olmalıdır.''

Komşu ve çevre ülkelerle oturduklarını, ticareti artırmayı teklif ettiklerini anlatan Tüzmen, ''Biz ilk teklif ettiğimizde herkes 'yapamazsınız' diyordu. Yüzde 7 idi bizim çevre komşu ülkelerin toplam ticaretimizdeki ağırlığı. Bugün aynı ülkelerin ihracatımızdaki ağırlığı yüzde 41, dış ticaretteki ağırlığı yüzde 44. Dünya diyor ki, 'Türkiye, sektör ve bölge değişimini, bağımlılığını çok hızlı bir şekilde sağladığı için bu sıkıntıları en aza indirmiştir'' diye konuştu.

Türkiye'de iki şeyi çok iyi başardıkları için bu kadar rahat konuşabildiklerini ifade eden Tüzmen, şunları söyledi:
''Bir tanesi, gayri safi milli hasılanın (GSMH) artık yarısını dış ticaretten elde eder olduk. Dış ticaret, GSMH'nin, yani bir ülkede üretilen toplam değerlerin yarısını oluşturur hale geldi. Bir diğeri de borç yapılandırmasında uzun vadeli ve düşük faizli borçlara, eski kısa vadeli yüksek faizli borçları çevirebilmemiz. Tabii ki daha önceden hazırlıklarımız olduğu için ve geçmişte sıkıntı yaşandığı için krize karşı nelerin yapılabileceğini bilen bir bürokrasi ve siyaset erbabıyla bu işi yapıyoruz.''

Bu ihracat hamleleriyle Türkiye'nin kasasına rahat döviz girdisi olduğunu belirten Tüzmen, ''Şu anda biz bu sene 130 milyar dolar dış ticaret içerisinde ihracattan alacağız. Gelecek bu değer. Üstüne 20 milyar dolar müteahhitlikten gelecek. Üstüne 20-25 milyar dolar turizmden gelecek. Böylelikle yaklaşık 190 milyar dolara yakın bir para oluşacak.

Bu, ithalatımızı da karşılamıyor tam olarak ama ona yakın bir değerdir. 20-30 milyar doları zaten bir şekilde 10 milyar doları özelleştirme, doğrudan yatırım gibi rahatlıkla sağlayabildiğimiz için bir 10-15 milyar dolar büyüklükte. O kadar, bizim için çok büyük bir rakam olmuyor'' diye konuştu.

-CARİ AÇIK KONUSU-

Bazı kesimlerin, ''cari açık'' konusunda eleştirilerde bulunduğunu hatırlatan Tüzmen, şunları kaydetti:
''Dış ticaret açığı, cari açığı tetikler. Yani bizim şu anda dışarıya yaptığımız satışla dışarıdan aldığımız mal arasındaki farka dış ticaret açığı diyoruz. Bu, 70 milyar dolar civarında. Bunun 45 milyar doları bizim olmazsa olmaz, yapmak zorunda kaldığımız bir ithalattır. 45 milyar doları enerji ithaline, petrol, doğal gaz ithalatına veriyoruz. Bunu yapmamamız mümkün değil. Bunu yapmadığınız zaman çarkları döndürmeniz mümkün değildir. O zaman geriye ne kalıyor, 20-25 milyar dolarlık bir açık. Bu da rahat çevrilebilir bir açık.

Şimdi orana bakmak lazım. Toplam cari açık dediğinizde toplam ülkeye giren dövizlerle, toplam ülkeden çıkan dövizler arasındaki farktır. Bu GSMH'ye oranladığınız zaman büyüklüğüne göre önem arz eder. ABD'de bu oran yüzde 5, Türkiye'de yüzde 6.5, İspanya'da yüzde 10, Portekiz'de yüzde 12, Yunanistan'da yüzde 14. Yani cari açık problemse bu Avrupa ülkeleri için çok daha büyük bir problem.

Türkiye'nin şu anda cari açık rakamı, Orta, Doğu Avrupa ülkelerinden çok daha iyi, rahat çevrilebilir durumdadır.''
Bakan Tüzmen, Türkiye'nin yapısının sağlam olduğunu vurgulayarak, ''Endüstriyel mal ihraç ediyoruz, bu sektörlerde ciddi alt yapı var, birikim var. Dolayısıyla bütün bunları aynı şekilde yolumuza devam ettirecek unsurlar olarak görüyoruz'' dedi.

Türkiye'nin, yanı başındaki ülkelerin toplam ihracatlarından daha fazla ihracat yaptığını belirten Tüzmen, ''Bizim şu anda demir çelik sektörümüz, 20 milyar dolar ihracat yapıyor. Otomotiv sektörümüz 23 milyar dolar ihracat yapıyor. Bunlar Yunanistan'ın toplam ihracatından daha fazla. Romanya ile Bulgaristan'ın ihracatını üst üste koy, 2 ile çarp, bizim sadece bir sektörümüzün ihracatı bunlardan daha fazla'' diye konuştu.

-ÜÇ DENİZ PROJESİ-

Bunları da yeterli görmediklerini ifade eden Tüzmen, ''üç deniz'' projesine önem verdiklerini kaydederek, şöyle devam etti:
''Karadeniz, Hazar ve Akdeniz. Bunlar bizim denizlerimiz. Bu denizlerimizin etrafında bizim ya dil, ya din, ya kültür, ya coğrafya ya da anlı şanlı tarih bağımız vardır.

İşte biz bu ana değerlere sahip çıktığımız için samimiyetle bu ülkelerle ticaret yaptığımız zaman, 'bizim ülkemiz de sizin ülkeniz de kazanır' dediğimiz için, bunu da kabul ettirdiğimiz için bağımlılıkları ve sektör bağımlılıklarını rahatlıkla dağıttığımız için bugünlerde önümüzü rahat görerek hareketimizi ileriye doğru sürdürebiliyoruz.''

-''KAPTANIMIZ İYİ''-

Bakan Tüzmen, bürokrasiden geldiğini anımsatarak, ''Ben 16 ayrı bakanla çalıştım. Her biri 6 ay durabiliyordu. Biz bakana işi öğreteceğiz diyorduk, bakardık yok. Şimdi biz 6 senedir bu makamlardayız. İstikrardır bu. Karşı ülke bunu bilir, biz kendimizi biliriz, ne yapacağımızı anlatırız istikrarlı bir şekilde.

Bunu yaptığımız için tüm dünyada da istikrar güven demektir, güvene şu anda Türkiye'de herkes muhtaçtır. Bizim gemimiz sağlam. Bizim gemimizin tabi dibini delmek isteyenler var ama kaptanımız iyi. Zaten iyi kaptan da, Karadenizliler iyi bilir, dalgalı denizde belli olur. Göl gibi suda herkes kaptanlık yapar. Ekibimiz, gemimiz, tayfamız sağlam. Biz bu dönemde de rahat rahat yolumuza devam edeceğiz'' diye konuştu.

Konuşmasının ardından kendisine kemençe maketi armağan edilen Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Bakan Özak ile partiden ayrıldı.

Yorumlar (1)
oceans 12 yıl önce
hep kağıt üzerinde konuşuyorsunuz.buranın lojistik olması için demir yolu ve sanayinin olması lazım.DEMİR YOLU diyorum sayın Tüzmen.Arada bir anadoluya çıkartma yapıyosunuz ama somut adım yok.Trabzona sanayi ve demir yolu lazım sayın Bakanım...

Gelişmelerden Haberdar Olun

@