Rize'deki facia tekrarlanmasın

Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Semih Peker, ''Yaşam alanlarımızı seçerken doğaya kafa tutmak yerine, doğayla uyumlu mühendislik projeleri üretmek zorunda olduğumuzu bu olay bize bir kez daha hatırlatmıştır'' dedi. Peker, gazetecilere yapt

Bölgesel 22.09.2008, 17:35
Rize'deki facia tekrarlanmasın

Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Semih Peker, ''Yaşam alanlarımızı seçerken doğaya kafa tutmak yerine, doğayla uyumlu mühendislik projeleri üretmek zorunda olduğumuzu bu olay bize bir kez daha hatırlatmıştır'' dedi.

Peker, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rize ili ve çevresinde 18 Eylül akşam saatlerinde başlayıp gece boyunca süren sağanak yağışlar sonucunda özellikle Pazar ilçesinde birçok heyelan ve sel olayları meydana geldiğini anımsattı.

Pazar ilçesinde 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan heyelan yerinde incelemelerde bulunduklarını ifade eden Peker, şunları söyledi:

''Yaptığımız incelemelerde, heyelan sahası ve çevresinin yaklaşık yüzde 35'lik eğime sahip olduğu, jeolojik-jeomorfolojik yapının heyelana elverişli olduğu, bununla birlikte ayrışma oranı yüksek ve dayanımı düşük ana kaya üzerinde kil içeriği yüksek malzemenin, aşırı yağışlara bağlı olarak su içeriğinin artmasıyla eğim aşağı hareket ettiği tespit edilmiştir.

Heyelandan etkilenen binaların yapım aşamasında, arsa düzenlemesi sonucunda yamaçta yaklaşık 15 metre yüksekliğinde kazı şevlerinin oluşturulduğu ve bu şevlerin yeterli dayanma yapılarıyla desteklenmediği belirlenmiştir. Zaten heyelan riski taşıyan bu tür şevlerde, gerekli jeolojik ve jeoteknik araştırmanın yapılmaması ve buna bağlı olarak gerekli önlemlerin projelendirilmemesi sonucu bir doğa olayı olan heyelan afete dönüşmüş ve bu felaket gerçekleşmiştir.''

Aynı bölgede 1995 yılında meydana gelen heyelan sonucu inşaat halindeki çok katlı bir binanın tamamen yıkıldığını kaydeden Peker, ''Sonraki yıllarda heyelanın nedenleri irdelenmeden ve bölgede gerekli jeolojik ve jeoteknik etütler yapılmadan, yarım kalan diğer inşaatlar tamamlanmış hatta yeni inşaatlar yapılarak iskana açılmıştır. Daha önce meydana gelen heyelan olayı sonrası bölgede sondaja dayalı jeolojik ve jeoteknik etütler yapılsaydı ve bu rapor sonucunda önerilen önlemler alınmış olsaydı bu üzücü olay meydana gelmeyecekti'' diye konuştu.

Peker, yaşam alanlarını seçerken çok dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, ''Bölge nüfusunun artmasının beraberinde getirdiği yeni konut ihtiyaçları, yerleşim yeri olarak heyelan riski taşıyan alanların seçilmesi sonucunu doğurmakta, bu da büyük ölçüde can ve mal kayıplarını beraberinde getirmektedir. Yaşam alanlarımızı seçerken doğaya kafa tutmak yerine, doğayla uyumlu mühendislik projeleri üretmek zorunda olduğumuzu bu olay bize bir kez daha hatırlatmıştır'' dedi.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@