banner192

21 Aralık'ı atlattık ama...

Türkiye'ye gelen dünyaca ünlü dilbilimci, düşünür, siyasetbilimci ve yazar Noam Chomsky, küresel ısınmada 2 yıl içinde doğru adımlar atılmazsa geri dönülmez bir felakete gidileceğini, durumun gerçekten vahim olduğunu öne sürdü.85 yaşındaki Chomsky'nin bu

21 Aralık'ı atlattık ama...

Türkiye'ye gelen dünyaca ünlü dilbilimci, düşünür, siyasetbilimci ve yazar Noam Chomsky, küresel ısınmada 2 yıl içinde doğru adımlar atılmazsa geri dönülmez bir felakete gidileceğini, durumun gerçekten vahim olduğunu öne sürdü.

85 yaşındaki Chomsky'nin bu sözleri polemik konusu oldu. Peki dünyanın sonu olduğu iddia edilen 21 Aralık'ın ardından ünlü düşünür Chomsky'nin söylediği gibi 2 yıl sonra kıyamet kopar mı? İşte uzmanların görüşleri.

'Kritik eşik aşılırsa asla zaptedilemez'
Prof. Dr. Orhan Şen (İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)


Kesinlikle tehlike var. Biz bu tehlikeyi yıllardır anlatmaya çalışıyorduk, ama kimse dinlemedi. İlla ki yabancı bir yazar mı olmamız lazım? İnsanoğlu şu anki iklim değişikliğinin getirmiş olduğu doğal afetlere tedbir alarak katlanabilir. Ama eğer bu doğal afetler katlanamayacak duruma gelirse o zaman iş işten geçmiş olur. Şu an küresel ısınmada 2 derecelik bir artış söz konusu. Buna kritik değer diyoruz. Bu aşılırsa artık onu zaptetmek, ona engel olmak zorlaşır. Sanki zemberekten boşalmış gibi hızla 3-4 derecelere kadar çıkabilir. İşte o zaman insanoğlunun tahammül edemeyeceği boyuttaki doğal afetlerle karşı karşıya kalınabilir. Ancak tüm dünyada yeterli önlemler alınamıyor. Amerika, Rusya gibi gelişmiş ülkeler, Kyoto Protokolü'yle oyalanıp duruyorlar, oysa bu ülkelerin atmosfere verdikleri sera gazlarını azaltmaları lazım. Bu sera gazları, sanayi ürünü, petrol ürünü gazlarıdır. Kyoto Protokolü ile gerekli önlemler alınmadı. 2015'de yeni bir protokol yapılacak ve bu protokol 2020'de yürürlüğe girecek. İş işten geçmek üzere. Burada küresel ısınmadan en fazla etkilenecek ülkelerden biri, Türkiye. İklim değişikliğinin göstergesi aşırı yağış ve kuraklık, ayrıca aşırı rüzgâr ve deniz seviyelerinin yükselmesid ir, bizde de bu olaylar olmaktadır."

'Hiçbir ülke gerekli tedrbirleri almıyor'
Hayrettin Karaca (TEMA Vakfı Onursal Başkanı)


Yavaşça oraya doğru gidiyoruz. Daha neler var? Bugün toprak gidiyor. Sel oluyor, insanlar ölüyor. Bunun bir maliyeti var. Toprağın rengine bakmıyoruz. Bir kere bile ne gazetelerde, ne televizyonlarda bunu işitmedim. Esas topraktır. Uyaralım, toprak verimliliğini kaybediyor. Kullanılan ilaçlar ve suni gübrelerle kendi kendimizin katiliyiz. Sanayinin gelişmesi için ısıya ihtiyaç var. Enerjiye ihtiyaç var. Ama sanayi büyüdükçe tehlike baş gösteriyor. Ülkeler gerekli tedbirleri almıyor.

'Sera gazı salımı artış gösteriyor'
Hilal Atıcı (Greenpeace Kampanlar Yöneticisi)


Chomsky doğru söylüyor. Zaten BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin verilerine göre, 2015 yılına kadar  dünya atmosferindeki sera gazı salımları artış gösterebilir. 2015 yılından sonra bu değerlerin azalma durumuna geçmesi gerekiyor. Doğal olarak, Chomsky şu anda bu verileri kullanıyor. Sera gazı salımları iklim değişikliğine neden oluyor. Maalesef dünyadaki politikalar, 2015 yılı sonrasında böyle bir düşüşe geçişin işaretini bize göstermiyor. Chomsky buna vurgu yapmak istemiş, aciliyeti belirtmek istemiş.

'Doğru ama 2 yıl içinde olacak değil'
Prof. Dr. Yurdanur Ünal  (İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi)


"Burada 2 yıl içinde bir şeyler olacak" deniyor. Ben o şekilde bakmıyorum. Birçok bilimsel kaynakta da direkt 2 yıl gibi bir uyarı telaffuz edilmiyor. Göreceli olarak küresel ısınmanın sonuçlarını görmeye başladık. Etkilerinden dolayı ekstremlerde değişiklikler söz konusu.
Kuraklık, aşırı yağışlar, gibi, çok sıcak günler, sıcak dalgaları gibi etkileri var. Dünyanın her yerinde küresel iklim değişikliğinin aynı şiddette sonuçlarını görmüyoruz. Ülkeleri yönetenlerin bir an önce karar verip plan yapması gerekli.

'Kısa değil, uzun dönemli bir hadise'
Prof. Dr. Selahattin İncecik (İTÜ Öğretim Üyesi, BM İklim Değişikliği raporlarını yazan yazarlardan biri)


Zaten tehlike 1990'lardan itibaren başladı. "Önümüzdeki 1-2 yıl içinde felaket olacak" diye bir şey yok. Bu sözün bilimsel bir değeri yok. Bu kısa değil, uzun  dönemli bir hadise. İnsan kaynaklı küresel iklim değişikliği etkisini 1990'lı yıllardan itibaren giderek artan şiddette hissettirmeye başladı. Küresel ısınma 2020-2030'larda daha da şiddetlenerek kendisini gösterecek. Şu anki göstergeler bu yönde ilerliyor. Karbondioksitte en ufak bir fren yok, düşme yok. İklim değişikliği zirvesinde Güney Afrika'daki toplantıya ben de katılmıştım. "2013 yılı çok tartışmalarla geçecek, 2015 yılına kadar tüm dünya ülkeleri rasyonel bir şekilde stratejilerini ortaya koyacak" dediler. Bunun için çalışmalar hızla yürüyor. Ama her ülke aynı olumlu işaretleri vermiyor. Amerika, Çin, Hindistan yan çiziyor, hâlâ rasyonel adımlar tam olarak atılmış değil. Enerji sektöründe özelleştirmeler başladı, ancak bunlar yavaş ilerliyor, oysa hızla ilerlemesi gerekiyor.

'Süre vermek spekülasyondan öteye geçmez'
Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu (İTÜ Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)


Bunlar tamamen spekülasyon, bu konuda çok somut bir belge, kanıt yok. Chomsky, "Ben öyle düşünüyorum" diyor. İklim değişikliğini zaten şu an durdurmak mümkün değil. Havadaki karbondioksitin etkisi, sıfır karbon salsak bile 200 yıl daha havada kalacak. Ama biz ne yapabiliriz, iklim değişikliğinin  etkilerinin daha da kötüleşmesini engelleyebiliriz. Kyoto'daki anlaşmalar, uygulamalarla olur. Dünya genelinde yapılması gerekenler var. Şu anda dünyada bu konuda bir görüş birliği yok. Birlikte harekete geçme eğilimi gözükmüyor. İklim değişikliği, afetleri, kuraklığı ve seli artırıyor. Bunların hem şiddeti, hem de etkili olduğu süreler artıyor. Ciddi tedbirler alınırsa bunları engelleyebiliriz.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.