banner192

''Kemik bulup JİTEM yaptı diyorlar''

Birinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Diyarbakır'daki kazılarda çıkan insan kemikleriyle ilgili olarak, ''Diyarbakır'da bin sene evvelki kemikleri ortaya çıkarıyorlar, 'JİTEM yaptı' diyorlar'' dedi.İstanbul 13

''Kemik bulup JİTEM yaptı diyorlar''

Birinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Diyarbakır'daki kazılarda çıkan insan kemikleriyle ilgili olarak, ''Diyarbakır'da bin sene evvelki kemikleri ortaya çıkarıyorlar, 'JİTEM yaptı' diyorlar'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada konuşan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, duruşmada tanık olarak dinlenilen Talip Doğan Karlıbel'in beyanlarının ardından Almanya'daki avukatlarınca araştırma yapıldığını söyledi.

Perinçek, avukatlarının Almanya Aşağı Saksonya Eyaleti Asayiş Dairesi Basın Bürosu Başkanı Frank Federau ile yaptıkları görüşmede Karlıbel'in mahkemeye verdiği 20 Ekim 2003 tarihli ''K.H.K. W. Neumann'' adlı belgedeki logonun 2005'ten sonra kullanılmaya başlandığını söylediğini anlattı.

Yine bu isimde bir polisin de olmadığını öğrendiklerini dile getiren Perinçek, bu tanığın Alman Anayasayı Koruma Dairesinin Baden Würtemberg ve Bayern eyaletleri teşkilatının raporlarında ''Ergenekon örgütü'' ve ''Ergenekon Spor Dernekleri'' hakkında rapor düzenlediği yönündeki beyanlarını hatırlattı.

Alman Anayasayı Koruma Dairesinin internet sitesinde kamunun bilgisine sunulan 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılı raporlarının tamamını CD ortamında mahkemeye sunan Perinçek, bu raporlar incelendiğinde ''Ergenekon'' diye bir şeyden söz edilmediğinin görüleceğini kaydetti.

-Tanık hakkında suç duyurusu talebi-

Perinçek, Karlıbel'in mahkemenin huzurunda suç işlediğini ileri sürerek, mahkemenin bu tanık hakkında ''hakaret'', ''iftira'', ''suç uydurma'' ve ''düzmece belge ile mahkemeyi yanıltmak'' suçlarından suç duyurusunda bulunmasını istedi.

Mahkemeye 2 yeni hakim atandığını belirten Perinçek, dosyanın bir milyondan fazla sayfa ve klasörlerden oluştuğunu söyledi.

Perinçek, ''Bu klasörlerin incelenmesi insan gücünün dışındadır. Zaten 'Yargıçlar inceleyemesin' diye dava düzenlenmiştir'' diye konuştu.

Perinçek, kendisiyle ilgili bütün iddiaların resmi belgelerle çürütüldüğünü ifade ederek, ''Benim açımdan iddialar ve dava çökmüştür. Hakkımda doğru düzgün bir iddia yoktur. Biz davanın başından beri, Türkiye'ye yönelik bir tertip olduğunu söyledik'' dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese ise ''Mahkememiz herhangi bir tertip içinde olamaz. Mahkemeyi zan altında bırakan sözler söylemeyin'' diyerek Perinçek'i uyardı. 

Bunun üzerine Perinçek de heyetle tartışmayacağını belirterek, ''Ben 'Siz tertipsiniz' demedim. Benim savunacak başka şeyim yok. Bunu söylemeden nasıl Türkiye'nin başına gelen bu felaketi göğüsleyeceğiz?'' şeklinde konuştu.

''Ben sizin hakimliğinizden önce yurtseverliğinize sesleniyorum'' diyen Perinçek, dün dinlenilen ''Gizli tanık Kıskaç''ın davayla ilgisi olmayan konulara değindiğini, sanıklara yönelik bir suç ve eylemden söz etmediğini kaydetti.

''Gizli tanık burada 'TSK rezildir, savaşamaz, yapamaz' dedi. 2 saat psikolojik harekat metni dinledik. Fiiller üzerinden konuşsun'' diyen Perinçek, ''Adalet, vicdan ve yurtseverlik varsa tahliyemi istiyorum'' sözleriyle konuşmasını bitirdi.

Başkan Özese de ''Mahkeme psikolojik harekat yapmaz. Kimsenin vatanseverliğimizden şüphesi olmasın'' dedi.

-Veli Küçük-

Tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük de tutuklulukta 5'inci yıla girdiğini belirterek, ''2 yıl önce yaptığı savunmasında her şeyi açıkladığını, ordunun kendisi üzerinden kündeye getirildiğini'' savundu.

Küçük, ''Diyarbakır'da bin sene evvelki kemikleri ortaya çıkarıyorlar, 'JİTEM yaptı' diyorlar. 'Faili meçhul' dediler, Kocaeli çevresinde hiçbir şey bulamadılar. 35 senelik meslek hayatım boyunca görev yaptığım yerlerde faili meçhul cinayet kalmadı. Ben faili meçhul cinayet bırakmam'' diye konuştu.

Küçük'ün, ''(Beni yargılayın) diye yalvarıyorum. Şerefsizsem idam edin'' sözleri üzerine Başkan Özese, ''Estağfurullah'' dedi.

Tutuklu sanık Muzaffer Tekin ise ''Gizli tanık Poyraz''ın ''Sedat Peker'in emekli Albay Arif Doğan ve Muzaffer Tekin ile bir araya geldiği''ne ilişkin ifadelerine değindi.

''Ben Arif Doğan'ı tanımam'' diyen Tekin, ''1990'lı yıllarda kardeşimin şirketinde petrol işiyle uğraşıyorduk. Başımı kaşıyacak vaktim yoktu. Veli Küçük ve Sedat Peker ile 2000'li yıllarda beşeri ilişkilerim olmuştur'' diye konuştu.

-Tanık dinleme talebi- 

Tutuklu sanıklardan Hikmet Çiçek de eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ve Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun'un tanık olarak dinlenilmesi talebinde bulundu.

Çiçek, şöyle devam etti: 

''Bizim tanıklarımıza bakın. Mesleklerinde en üst kademelere gelmiş, toplumun ve devletin nezdinde itibarı olan insanlar. Yargılananlara bakın. Siyasi parti lideri ve bilim adamı. Ömrü terörle mücadelede geçmiş bir general, Güneydoğu'da savaşmış subaylar, astsubaylar, eli ekmek tutan insanlar. Bir de savcıların tanık diye karşımıza çıkardıklarına bakın. 'Gayrimeşruyum' diye övünen gasp, tehdit, uyuşturucu ticaretine bulaşmış insanlar. Hazreti Muhammed'in bir sözü var; 'Kişi sevdiği ile beraberdir' diye... Savcıların sevdiği gizli tanıklara bakın, bir de bizim tanıklarımıza...''

Duruşma, taleplerin alınmasıyla devam ediyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A.BOZKURT - 5 yıl önce
eğer bu iddialar doğruysa bile jitem ya da diğer terörle mücadele unsurları iyi yapmışlar allah onlardan razı olsun...yoksa türk halkı uyurken devlet ciddi ciddi bölünüyordu teröre karşı kimsenin beğenmediği o hükümetler hukuk sistemiyle parlamentosuyla askeriyle polisiyle halkıyla topyekün bir mücadele sürdürüyordu. neticede orda bir savaş yaşanıyordu ve dünyanın her yerinde savaşlarda hatalar yapılır siviller zarar görür, dağlarda ya da sorguda öldürülen pkk militanlarının leşleri için anır mezar mı yapılacaktı, türbe mi yapılacaktı....neleri tartışıyoruz ya trabzonda neden kemik bulunmuyor neden faili mechuller tratışılmıyor demek ki orada durumlar farklıymış..