banner192

Odatv davasında tahliye talebi!

Odatv davası, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmayla devam etti. Gergin başlayan duruşmaya, tutuksuz sanık İklim Kaleli'nin saatler süren ifadesi damga vurdu. Kaleli ardından kürsüye gelen diğer sanıklar tahliyelerini talep etti.Ergenekon soruş

Odatv davasında tahliye talebi!

Odatv davası, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmayla devam etti. Gergin başlayan duruşmaya, tutuksuz sanık İklim Kaleli'nin saatler süren ifadesi damga vurdu. Kaleli ardından kürsüye gelen diğer sanıklar tahliyelerini talep etti.

Ergenekon soruşturması kapsamında açılan Odatv davasına İstanbul Özel Yetkili 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Saat 11.00’de başlayan duruşmaya karlı havaya rağmen yüksek bir katılım oldu.

Mahkeme salonunda sanıklar, aileleri ve gazetecilerin yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ve Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de hazır bulundu. Duruşmaya katılanların bazıları, önceki duruşmalarda da olduğu gibi salondan canlı yayın yaptı.

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, duruşmanın başında, Doğan Yurdakul'un sağlık raporunun ve TÜBİTAK’ın bilirkişi listesinin mahkeme heyetine ulaştığını açıkladı. Ekinci, bugünkü duruşmada çapraz sorguların yapılmayacağını da bildirdi.

DURUŞMA GERGİN BAŞLADI  

Yalçın Küçük, Hanefi Avcı ve Nedim Şener'in bir önceki duruşmadaki ifadelerini kast ederek, “Diğer tanıkların ifadeleri yüzünden bana söz hakkı doğdu. Bizle ilgili çok ağır suçlamalar yaptılar” dedi. Küçük’ söz hakkı verilmemesi gergin anlar yaşanmasına neden oldu.

Küçük’ün ardından söz alan Hanefi Avcı ise virüslü olduğu iddia edilen belgelerle ilgili mahkemeden gerekenin yapılmasını istedi. Ekinci, Avcı’nın talebi üzerine “İddia edildiği gibi görevi kötüye kullanma ve komplo varsa biz sonuna kadar gideceğiz” dedi. 

"ERDOĞAN DAVAYA MÜDAHİL EDİLSİN"

Avcı'nın ardından söz alan Müyesser Yıldız ise yargıca Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gazetecilere ilişkin son açıklamaları hakkında ne düşündüğünü sordu. 

Yıldız, "Bu açıklamayı nasıl değerlendirmeliyiz. Yargıya müdahale mi? Adil yargılamayı etkilemek mi? Mahkemeye bir talimat mı?” dedi. Başbakan'ın davanın gerçek ve gizli davacısı olduğunu da ileri süren Yıldız, Erdoğan'ın davaya müdahil edilmesini de talep etti.

Yıldız mahkemeden üyesi oldukları iddia edilen örgütün numarasını ve adresinin verilmesini isteyerek, “Mektupla üyelik başvurusu yapıp, buraya da üye olacağım. Zira olmayan bir örgüt yüzünden bunca aydır yatmak ciddi şekilde onuruma dokunuyor" diye konuştu.

SÖZ KALELİ'DE

Verilen aradan sonra kürsüye İklim Kaleli çıktı. Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 200'üncü maddesi doğrultusunda, Kaleli'nin ifadesi için diğer sanıklar çıkarıldı. Mahkemenin bu kararı, diğer sanık avukatlarının tepkilerine neden oldu. Mahkeme Başkanı Ekinci ise kararına gerekçe olarak Kaleli’nin ağlamasını gösterdi.

ODATV İLE BAĞLANTISINI ANLATTI

Kaleli, diğer sanıklar salonda olmadan verdiği ifadesinde kendisine yönelik suçlamalara değinerek Odatv ile olan bağlantısını anlattı. Diğer sanıklardan sadece Soner Yalçın’ı tanıdığını ifade eden Kaleli, bir karalama kampanyasına kurban edildiğini dolayısıyla avukat bile bulamadığını belirtti.

Savunmasında telefon kayıtlarını okuyan Kaleli, yazdığı kitabı da kanıt ve savunması olarak gösterdi. Kaleli, “Deniz Baykal'a asla şantaj yapmadım, komplo kurmadım. Odatv'den hiç kimse bana Deniz Baykal'la ilgili talimat vermedi. Baykal meselesinin tamamen şahsi meselem olduğunu düşündüğüm için Odatv'ye bilgi vermedim 'Tohum attım, bekliyorum' sözlerimle Olcay Baykal'la yapmak istediğim röportajı kast ettim” diye konuştu.

“SANIK DEĞİL MAĞDURUM”

“Abdullah Öcalan ve Saddam'dan sonra Türkiye’de itibarsızlaştırmak için hakkında en çok haber yapılan kişi” olduğunu söyleyen Kaleli, bazı ses kayıtlarının iddianamede yer almadığına da söyledi.

Kaleli’nin, “Bu davanın sanığı değil mağduruyum” sözleriyle tamamladığı savunmasının saatler sürmesi davayı izleyenlerin tepkisine neden oldu.

Mahkeme Başkanı Ekinci’nin "O odada ne oldu? Taciz edilen bir kişi olarak daha sonra neden iki kez arıyorsunuz Deniz Baykal'ı?" şeklindeki soruları da dikkat çekti.

SANIKLAR YENİDEN İÇERİ ALINDI

Kaleli'nin ifadesinin tamamlanmasının ardından diğer sanıklar yeniden mahkeme salonuna alındı. Sanıklara, Kaleli'nin ifadesi özetlendi. Kaleli'nin avukatı, "Bu davanın içinde Erol Taş da var Tecavüzcü Coşkun da var ama Hulusi Kentmen gibi babacan bir hakimimiz de var” diye konuştu.

SANIKLAR KÜRSÜDE

Aranın ardından Yalçın Küçük hakkındaki iddialara yanıt veremediği gerekçesiyle yeniden söz aldı. Küçük, “Ahmet Şık’lar Silivri’de bir üst katımda kalıyor. Bir kere selam vermediler. Bu nasıl örgüt?” dedi.

Küçük’ten sonra Soner Yalçın ve Barış Terkoğlu da kürsüye geldi.

Terkoğlu, bir önceki duruşmada bir televizyon kanalının mahkemenin kararını açıklanmadan 20 dakika önce seyircilerine duyurduğunu hatırlatarak, mahkeme heyetini eleştirdi.

SANIKLARIN TALEPLERİ

Daha sonra tutuklu sanıkların tahliye taleplerine geçildi.

Tutuklu sanık Nedim Şener, tahliye talebinde bulunurken, Ahmet Şık ise “Hiç bir talebim yok” dedi.

Tutuklu sanık Soner Yalçın da, yaklaşık bir yıldır tutuklu olduklarını ifade ederek, “Bunca savunmanın, bilirkişi raporunun hiç önemi yok mu? Dışarı çıksak adam mı öldüreceğiz? Elimizde silah mı var? Ama ben buna şaşmıyorum ve üzülmüyorum. Sevdiklerimin şaşmasına üzülüyorum. Sizden isteğim bizi şaşırtın” ifadelerini kullandı.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Müyesser Yıldız, “Birileri bizim burada kalmamızı istiyor. Bir kısmımız ipotek kalalım. Sait ile Coşkun öğrenci, bırakın okusunlar. Barış'lar yeni evli, Doğan Yurdakul hasta, onları bırakın” dedi.

Sanık Hanefi Avcı da, kitabını kendisinin yazdığını ve kimseden yardım almadığını belirterek, tahliyesini istedi.

Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundular.

Duruşma, sanık avukatlarının taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.