Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Makale 12 Eylül 2026 09:31 12 Eylül 2026 09:35

Yalan dolan arasında…

"Her akşamüstü oyuncakçı / camekânından / çocuk ellerinin / izlerini siler" diyor bir şiirinde Sunay Akın. Avrupa'nın en iyi oyuncak müzelerinden birini kurdu; çook emek, zaman ve para harcayarak... "Benim de oyuncaklarım vardır." demişti Erol Günaydın. "Sunay, geleyim de seninle sabahtan akşama kadar oynayalım bir gün..."

Ah, hepimizin ne çok ihtiyacı var çocuklar gibi eğlenmeye, gülmeye, tatlı yaramazlıklar yapmaya! Ve dünyanın yükünü taşımayan omuzlara... "Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket" diye başladığı şiire "Masal" başlığını koymuş, ufak biraderim Orhan Veli. Gerçek olması mümkündü aslında bunun. Sevinçlerimizi ve düşlerimizi bile çaldılar. Ama alınan rüşvetler gibi çalınan düşlerin filan, belgesi olmaz. Lakin çalınmasalardı da anlatsaydık, burdan köye yol olurdu içimizdeki cennet kırıntıları.

Kötü haberler, berbat yalanlar dolanlar arasında heba oluyor ömrümüz. Her insanın günde en az bir gerçek ve güzel haber almak gibi yasal hakkı olmalı. Gagasında zeytin dalıyla bir güvercinin gemiye dönüşü kadar güzel olmasına da gerek yok. Böyle bir önerge versek Meclis'e. Anında reddedilmese de sürüncemede kalsa en azından bir süre.

Türkistan’da, Merv kentinde bir kıssahan varmış. Ne zaman lafı uzatsa ve acıklı öyküsüyle dinleyenleri ağlatmaya başlasa hemen sözü keser, cübbesinin altından bir tambura çıkarır, "Bu kadar sıkıntı ve üzüntü yeter. Şimdi biraz da ferahlayalım..." diyerek hem çalıp hem oynarmış.

Hayli zamandır ruhumuzu daraltanlardan bir küçük ricamız olsun: Şu kıssahanı bir parça örnek alsınlar bari...

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!