Recep Ergenç

Recep Ergenç

Kent planları kamu yararı gözetilerek yapılmalıdır

Kuruluşu milatta öncesine dayanan Trabzon, yeni yollar açma, denizi doldurma, kırsalı da mahalle yapma gibi yollarla tahrip edildi. Yetmedi yaylalar da mahalleye dönüştü, yapılaşmaya başladı. Hayvancılık neredeyse bitti.

Kent, güzelim dokusunu kaybetti. Tanınmaz hale geldi. Eski Trabzon daha güzeldi, yaşanabilir bir kentti deyip güzellemeler yakmak bu yazının konusu değil.

Siz sorundan mı yoksa çözümden mi yanasınız? Yerel seçimlere dört ay gibi kısa bir süre kaldı. Mart 2024’te başta kent merkezleri ve ilçelerinde yaşayan seçmenler belediye başkanlarını, meclis üyelerini, mahalle muhtarlarını seçmek için oylarını kullanacaklar. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında yurttaşlık görevimizi yerine getirmiş olacağız.

Bazı partiler başkan adaylarını partilerin merkezlerinde iki kişinin dudağının arasından çıkacak sözle belirleyecek.

Bazı partiler ise ön seçim yaparak belirleyecek. Bu yolla önce adaylar arasında bir sıralama yapılacak.

Günün sonunda seçmenler de oyları ile yerel yöneticilerini belirleyecek.

Bu basit anlatımdan sonra, halk olarak bizim işimiz bitmiş mi oluyor?

Yıllardır demokrasinin ne demek olduğunu içselleştiremedik. Halkın kendi yaşamıyla ilgili konularda fikir ve söz sahibi olması gerektiğini geniş kitlelere anlatamadık.

Bunun en somut konusu da imar konusu.

Yeni dönemde ister belediye başkanları kendi inisiyatifleriyle yapsın, isterse de yurttaş dilekçeleri, sivil baskı ile olsun, KENT PLANLAMA OFİSLERİ’ni belediyelerde hızlıca kurmalılar.

Neden mi?

Şehirlerimizin bugününe katkı verecek, geleceğini planlayacak, torunlarımıza yaşanabilir bir kent bırakacak planları yapacak yetkin akıllara ihtiyaç var.

Benim önerdiğim yapı, karma bir yapıdır. Yani belediyenin profesyonellerinin sivil toplumun profesyonelleriyle bir araya geldiği, tek çıkarın şehir olduğu, ortak akla saygı duyulduğu bir yap

Zaman aktif yurttaşlık zamanıdır

Zaten bu önerdiğin var (!) demeyin. Gönüllü çalışma katılımını esas alarak kurulacak bu kurullar ayda bir kere toplanacaklar. İmar düzeltme ya da öneriler kimden gelirse gelsin önce gönüllü çalışacak bu yeni imar kurullarında görüşülecek, sonra belediye meclisinde oylanabilecek.

İyi de belediye meclisleri niye imar yetkisini kurulacak bu yeni imar kuruluna devretsin? Bugün imar yolsuzlukları, usulsüzleri kentlerde ihanet noktasına varan sızlanmalardan kurtulmanın zamanı geldi de geçiyor.

Belediyelerimizde çalışan teknik ekip de (mühendisler) bu gönüllü kurul toplantılarına katılacaklar. Onlar belediyelerimizin profesyonel çalışanlarıdır. Bu gönüllü çalışacak kurul ise 20 kent gönüllüsünden oluşacak.

Başta kentteki üniversitelerinin mimarlık, kent planlama ve ekonometri bölümlerinden 3 kişi, yaşadığı kente duyarlı STK temsilcileri ile Türk mühendisleri mimarlar odası il koordinasyon kurulu üyelerinden oluşacak. Son karar yine belediye meclisinde yapılacak oylama ile belirlenecek.

Bu yolla ancak her türlü usulsüzlük ya da başkanların iki dudağından arasından çıkacak kararlara göre değil, gönüllü imar kurulu raporlarına göre oylanacak. İmar planları ya da yurttaşların imar düzeltme dilekçeleri belediye meclisinde oylanırken toplum yararı göz önüne alınarak oylanacak.

Kent yerel yönetimlerine katılmanın görevimiz olduğu unutulmadan oylarımızı kullanacağız.

Dilerim siyasi partilerimizde olduğu kadar ve bizim için de fark yaratmaya yol açar.

Kalın sağlıcakla.

1. Kent Dokusunun Bozulması: Yazar, Trabzon'un eski güzelliklerinin kaybolduğunu ve kent dokusunun bozulduğunu belirtiyor. Bu durumu yeni yollar açma, denizi doldurma ve yaylaları mahalle yapma gibi uygulamaların tetiklediğini ifade ediyor.

2. Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu: Yazar, yerel yönetimlerin bu sorunların çözümüne odaklanması gerektiğini ve bunun için etkili planlama ve yönetim yapısının kurulması gerektiğini savunuyor.

3. Yerel Seçimler ve Yurttaş Katılımı: Yazar, önümüzdeki yerel seçimlere odaklanarak, yurttaşların bu süreçte aktif rol alması gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, kent planlamasıyla ilgili kararların gönüllü imar kurulları tarafından alınması öneriliyor.

4. Gönüllü İmar Kurulları: Yazar, kentteki üniversiteler, STK temsilcileri ve meslek odası üyelerinden oluşan gönüllü imar kurullarının oluşturulması gerektiğini savunuyor. Bu kurulların, profesyonel ekiplerle işbirliği yaparak, imar düzenlemelerine ilişkin toplumsal yararı gözetmesi bekleniyor.

5. Transparan ve Katılımcı Yönetim: Yazıda, belediyelerdeki imar yetkisinin bu gönüllü imar kurullarına devredilmesiyle birlikte daha şeffaf ve toplum katılımını esas alan bir yönetim yapısı öneriliyor.

Sonuç olarak, yazı yerel yönetimlerin daha etkili, şeffaf ve toplum odaklı çalışması için bir dizi öneri sunuyor. Bu önerilerin hayata geçirilmesiyle, kentin dokusunun korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakılması amaçlanıyor.

Kent planlamasında kent dokusunun korunması için alınabilecek önlemler nelerdir

Kent dokusunun korunması, kent planlamasında sürdürülebilir ve dengeli bir gelişme için önemlidir.

İşte kent dokusunu korumak için alınabilecek bazı önlemler:

1. Koruma ve Restorasyon Projeleri: Tarihi ve kültürel öneme sahip bölgelerde koruma ve restorasyon projeleri uygulanabilir. Bu projeler, tarihi binaların restorasyonunu içerebilir ve böylece kentin karakteristik özellikleri korunabilir.

2. Stratejik Planlama: Kentin uzun vadeli stratejik planları, sürdürülebilir kent gelişimini sağlamak ve kent dokusunu korumak için oluşturulmalıdır. Bu planlar, kentteki farklı bölgelerin kullanımını, yoğunluğunu ve gelişimini belirleyebilir.

3. Yeşil Alanlar ve Parklar: Kent içinde yeşil alanlar ve parklar oluşturmak, kentin estetik yapısını korurken aynı zamanda halkın rekreatif ihtiyaçlarını karşılar. Bu, kent dokusunu dengeler.

4. Yüksek Yoğunluklu Alanlarda Düzenleme: Yoğun nüfuslu alanlarda düzenleme yapılırken, yüksek binaların ve yoğun ticaretin, çevresel ve sosyal etkilerini düşünmek önemlidir. Kentsel dengenin korunması için binaların yüksekliği ve yoğunluğu sınırlanabilir.

5. Tarihi ve Kültürel Değerlerin Belirlenmesi: Kentteki tarihi ve kültürel değerler belirlenmeli ve bu alanlar özel koruma altına alınmalıdır. Bu alanlarda yeni yapılaşmaların sınırlanması veya belirli mimari standartlara uyması sağlanabilir.

6. Toplu Taşıma ve Altyapı Planlaması: Trafik ve altyapı planlaması, kent dokusunu etkileyen önemli unsurlardır. Toplu taşıma sistemleri ve altyapı projeleri, kentin sürdürülebilir büyümesini destekleyebilir.

7. Katılımcı Planlama: Kent sakinlerinin ve paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen planlama süreçleri, kentin geleceğini şekillendirmede daha etkili olabilir. Halkın görüşleri, kent dokusunun korunmasına yönelik kararlarda dikkate alınmalıdır.

8. Enerji ve Çevre Dostu Tasarım: Yeni yapılar, enerji verimliliği ve çevre dostu tasarım prensiplerine uygun olarak inşa edilmelidir. Bu, kent dokusunu korurken çevresel sürdürülebilirliği artırabilir.

Bu önlemler, kent dokusunun korunması ve sürdürülebilir kent gelişimi için temel adımları oluşturabilir. Her kent özeldir, bu nedenle bu önlemlerin uygulanabilirliği ve etkisi, kentin özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

YAZIYA YORUM KAT
Haberlere yorum yapanlar genel kuralları kabul etmiş sayılırlar. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.