Umut Nayir’den Göztepe maçı sonrası açıklama: “Az söz, çok iş”
Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Papara Park’ta Göztepe ile 1-1 berabere kaldı. Bordo-mavililer, 10 kişi kaldığı mücadelede 90+4. dakikada Umut Nayir’in golüyle sahadan 1 puanla ayrıldı. Karşılaşmanın ardından Trabzonspor’a beraberliği getiren golü atan Umut Nayir açıklamalarda bulundu. Deneyimli forvet, Göztepe maçını, kendisine yönelik eleştirileri ve takımın sezon genelindeki performansını değerlendirdi.
“Zor bir rakip olduğunu söylemek lazım”
Göztepe’nin fiziksel gücüne dikkat çeken Umut Nayir, rakibin yüksek tempoda ve agresif oynadığını belirtti. Nayir,”Zor bir rakip olduğunu söylemek lazım. Çünkü fiziksel güçleri çok ön planda, yüksek tempoda ve oldukça agresif oynuyorlar. Bu yüzden analiz ederken zayıf yönlerini ne kadar iyi tespit ederseniz edin, sahada onların coşkusuna ve agresifliğine aynı şekilde karşılık vermezseniz, bizim gibi büyük takımlara karşı deplasmanda bile istediklerini oynayabiliyorlar” dedi.
“Bu mücadeleyi maçın başından gösterebilseydik…”
Trabzonspor’un ikinci yarıda 10 kişi kalmasına rağmen ortaya koyduğu mücadeleye değinen Umut Nayir, ilk yarıdaki eksiklere dikkat çekti. Umut Nayir,”Açıkçası ikinci yarıda, on kişi kalmamıza rağmen ortaya koyduğumuz mücadele ve coşkuyu maçın başından itibaren gösterebilseydik, belki de lig yarışında çok daha iddialı bir konumda olabilirdik” ifadelerini kullandı. Deneyimli oyuncu, Göztepe karşısında alınan 1 puanı da mücadele şartları içinde değerlendirdi. Nayir,”Bugüne baktığımızda ise fikstürün sıkışık olduğu bir dönemdeyiz ve önümüzde kritik bir maç var. Bu nedenle böyle fiziksel olarak zor bir rakibe karşı, eksik kalmamıza rağmen gösterdiğimiz direnç ve geri dönüş önemli bir kazanım oldu. Bunu bir ders olarak değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
“İlk yarıda neyi eksik yaptığımızı iyi analiz etmeliyiz”
Umut Nayir, maçın özellikle ilk yarısında hem oyun hem de duygu olarak eksik kaldıklarını söyledi. Nayir,”Özellikle ilk yarıda neleri eksik yaptığımızı, hem oyun hem de duygusal anlamda nerede geride kaldığımızı iyi analiz etmeliyiz. Çünkü ligin bu son bölümünde artık sadece taktikler ya da formasyonlar değil, o duyguyu sahada koruyabilmek belirleyici oluyor” dedi.
Umut Nayir, sözlerini şöyle sürdürdü:”Zaman zaman hedefi olmayan takımların bile güçlü rakiplere karşı sürpriz sonuçlar alabildiğini görüyoruz. Bizim bir hedefimiz var, ancak ilk yarıda bunu sahaya yeterince yansıtamadık. Bundan sonraki süreçte bu eksikleri gidererek daha güçlü bir şekilde yolumuza devam etmemiz gerekiyor.”
“Az söz, çok iş”
Kendisine yönelik eleştirilere de yanıt veren Umut Nayir, hücum oyuncularından her zaman skor katkısı beklendiğini ifade etti. Nayir,”Özellikle hücum hattında oynayan bir oyuncuysanız, sahada bulunduğunuz her an bir şeyler göstermeniz gerekir. İşler iyi gitmediğinde ve skor anlamında somut katkı veremediğinizde, beklentiler karşılanmadığı için eleştiriler de doğal olarak artabiliyor” dedi.
Tecrübeli futbolcu, eleştiriler karşısında işine odaklandığını belirterek şunları söyledi:”Artık 32 yaşındayım, 33’e giriyorum ve Türkiye’de bu süreçlere oldukça aşinayım. Bu yüzden her zaman işime odaklanmayı tercih ediyorum: az söz, çok iş. Ne kadar çalışırsam, ne kadar odaklanırsam karşılığını er ya da geç alacağımı biliyorum.”
“Fatih Hoca’yla çalışmak benim için motivasyondu”
Trabzonspor’a geliş sürecine de değinen Umut Nayir, Fatih Tekke ile çalışma isteğinin kendisi için önemli olduğunu söyledi. Nayir,”Buraya gelirken de özellikle Fatih Hoca’yla çalışma isteği benim için önemli bir motivasyondu. Büyük bir camiada oynadığınızda, sahada katkı verdiğiniz sürece işler sizin adınıza daha da kolaylaşabiliyor. Aynı zamanda milli takım adına da daha pozitif bir süreç olabileceğini düşünmüştüm” ifadelerini kullandı.
Deneyimli forvet, beklentilerin her zaman karşılık bulmayabileceğini belirtti.”Ancak futbolda bazen beklentileriniz tam olarak karşılık bulmayabiliyor. Ben buna olumsuz tarafından bakmamaya çalışıyorum. Şu an kritik bir dönemdeyiz ve bu tür anlarda gelecek fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Farklı senaryolar mutlaka olacaktır.”
“Destek verene de eleştirene de saygı duyuyorum”
Umut Nayir, kendisine yönelik destek ve eleştirilere saygı duyduğunu belirtti. Nayir,”Destek veren de, eleştiren de herkese saygı duyuyorum. Benim odağım ise her zaman olduğu gibi sahadaki işim” dedi.
“Bu takım önemli bir iş başardı”
Takım arkadaşları hakkında da övgü dolu ifadeler kullanan Umut Nayir, Trabzonspor’un sezon boyunca önemli bir yarışın içinde olduğunu söyledi. Nayir,”Bu takım sezon boyunca şampiyonluk yarışının önemli adaylarından biriydi. Elbette geriye dönüp baktığınızda ‘keşke’ demek kolay, ancak futbol öyle bir oyun ki her maçın hikâyesi farklı yazılıyor” dedi.
Takıma geç katılmasına rağmen takım içindeki fedakârlığı gördüğünü belirten deneyimli oyuncu,”Ben takıma biraz geç katılmış olsam da şunu net şekilde görebiliyorum: bazı oyuncuların üzerinde ciddi bir yük var ve zaman zaman rotasyonda zorlanıyoruz. Buna rağmen birçok arkadaşımız büyük fedakârlıklarla sahaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“Henüz kaybedilmiş bir şey yok”
Trabzonspor’da yeni bir hikâye yazıldığını belirten Umut Nayir, sezonun kalan bölümü için de umutlu konuştu. Nayir,”Ayrıca böyle bir süreci yönetmek de kolay değil. Çünkü burada adeta yeni bir hikâye yazılıyor; kadroda önemli değişiklikler oldu, genç oyuncularımız var ve onlar da camianın kültürüne uyum sağlamaya çalışıyor. Tüm bunlara rağmen, süreç içinde eksikler ya da pişmanlıklar olsa da bu ekibin ortaya koyduğu performansın değerli olduğunu düşünüyorum. Ben de bu takımın bir parçası olmaktan dolayı mutluyum. Henüz kaybedilmiş bir şey yok. Sezonu nerede tamamlarsak tamamlayalım, bence bu takım önemli bir iş başardı.”
Bordo mavili formayla katkı vermeye çalıştığını ve mücadelesini sürdürdüğünü belirten Umut, “Hücum oyuncusu olarak sahaya çıktığınızda elbette öncelikli hedefiniz gol atmak oluyor. Ancak maçın senaryosuna göre bu her zaman kolay olmuyor. Bazen oyun içinde farklı roller üstlenmek zorunda kalıyorsunuz; kimi zaman üçlü orta sahada, kimi zaman sağ içte, hatta zaman zaman daha geride farklı görevlerde oynayabiliyorsunuz. Bu tür durumlarda sahadaki rolünüz değişse de takım için en doğru katkıyı vermeye çalışıyorsunuz. Bulunduğum pozisyon ne olursa olsun, elimden gelenin en iyisini yapıp üzerine koymaya çalışıyorum. Bugün de takımıma katkı sağlayabildiğim için mutluyum.”
ŞEHİR TAKIMI SAHİPLENMİŞ DURUMDA!
Trabzonspor’da forma giydiği için mutlu olduğunu sözlerine ekleyen golcü oyuncu, “Trabzonlu çok fazla futbolcu farklı takımlarda oynayıp takım arkadaşı olduğum isimler var. Hepsi de doğal olarak Trabzonspor kültürünü bilen oyuncular. Bu yüzden kulübün yapısını, şehirle olan bağını, iyi ya da kötü giden dönemlerde ortaya çıkan tepkileri az çok önceden biliyordum. İstanbul’da Beşiktaş, Fenerbahçe gibi büyük kulüplerde de oynadığım için benzer atmosferleri görmüştüm. Bursa’da da benzer bir deneyim yaşamıştım; şehirle kulübün bu kadar iç içe olduğu yerlerde reaksiyonlar çok daha yoğun olabiliyor.
Ama burada şunu net şekilde görüyorum: şehir, takımı ve Fatih Hoca’yı sahiplenmiş durumda. Herkes büyük bir gurur duyuyor. Bizim görevimiz de bu gururu daha da ileri taşımak. Bunu da ya ligi ikinci sırada bitirerek ya da üçüncü olup en azından bir kupayla sezonu taçlandırarak yapabiliriz. Ben buraya gelirken en önemli motivasyonlarımdan biri Fatih Hoca ile çalışma fırsatıydı, bu yüzden çok isteyerek geldim. Takım içindeki ortam da gerçekten çok iyi. Daha önce birlikte oynadığım Türk oyuncular var, yabancı oyuncuların uyumu da oldukça yüksek. Genç olmalarına rağmen güçlü bir kolektif bilinç oluşmuş durumda.
En güzel taraflardan biri de takım içindeki bu birliktelik. Birçok kulüpte yerli ve yabancı oyuncular arasında mesafe olurken, biz burada birlikte vakit geçirebiliyoruz, yemek yiyebiliyoruz, iyi bir iletişim kurabiliyoruz. Sonuç olarak burada olmaktan gerçekten mutluyum.”
Kafasındaki şişkinliğin nedenini söyleyen umut “Arka direkte aslında kafa vuruşu pozisyonuydu, ben hamlemi yaptım. Arda da arkadan gelip kafasını soktu. Benim kafamla onun kafası çarpıştı; çok net bir pozisyon değildi aslında. Gol olsa daha keyifli olabilirdi tabii.” Dedi.

