banner518

Trabzonspor’un yıldızı Campi: Her oyuncunun hayalini kurduğu yerdeyim

Trabzonspor’un yıldızı Campi kulüp dergisine açıklamalarda bulundu.

Trabzonspor 10.03.2020, 16:02 10.03.2020, 16:07
Trabzonspor’un yıldızı Campi: Her oyuncunun hayalini kurduğu yerdeyim

Haber61 - Spor Servisi

Trabzonspor’un resmi yayın organı Trabzonspor Dergisi’nin bu haftaki konuğu defans oyuncusu Gaston Campi oldu. Campi birbirinden samimi açıklamalar yaparken, Trabzonspor’un her oyuncunun hayalini kurabileceği bir yer olduğunu söyledi.

İşte Trabzonspor dergisinde yer alan Campi röportajı:

Seni yakından tanımadan önce bize transferinden bahsedermisin?

Transferim uzun bir süreçte gerçekleşti. Portekiz’de oynarken ligin bitmesine bir iki maç kala Trabzonspor’un bana olan ilgisini duymuştum. Chaves’te kiralık olarak forma giyiyordum. Üç kulübün içinde olduğu süreç nihayetinde güzel tamamlandı.

Trabzonspor’u ve Süper Lig’i tercih etmenin sebebi neydi? Buraya gelirken Türk futbolu hakkında neler biliyor ve neleri hedefliyordun?

Türkiye’nin en büyüklerinden, dünya çapında tanınırlığı olan bir kulüpten teklif aldığınızda cevap vermek için çok fazla düşünmezsiniz. Benimki de böyle oldu aslında. Böyle bir fırsatı kaçırmak istemedim. Böyle büyük bir kulübe çabuk bir şekilde transfer olup oynamak istedim. Çünkü bu tarz fırsatlar her zaman kapınızı çalmaz. Türkiye’ye gelmeden önce burada oynanan futbol hakkında fazla bir bilgim yoktu. Geldikten sonra lige alışmak için biraz zamana ihtiyaç olduğunu anladım. Kendi ülkem ve Avrupa’yı baz aldığımızda defansif anlamda farklı bir mantalite ile oynandığını gördüm. Başlangıçta alışmak benim için zaman aldı. Bir süre sonra bu alışma sürecini atlattığımı düşünüyorum.

Takımımıza katıldığında nasıl bir izlenime sahip oldun. Oyuncular ve takımın yapısını nasıl buldun?

Arkadaşlarım geldiğim ilk andan itibaren bana çok sıcak davrandılar. Başlangıçta dil konusunda biraz sorun yaşadım. Çünkü İspanyolca dışında çok az İngilizce biliyorum. Ancak buna rağmen zamanla arkadaşlarımla aramda oluşan güçlü bağ sayesinde konuşmadan anlaşabilir duruma geldik. Kulüpte tam anlamıyla aile ortamı var. Bunun dışında en büyük şansım Sosa’nın burada olmasıydı. Her konuda bana yardımcı oldu.

Sezon başında durgun geçen bir sürecin ardından son dönemde istikrarlı bir grafik sergiledin. Sana göre ortaya çıkan bu performans yükselişinin sebebi sedir?

bu durum biraz da transfer sürecimle alakalı oldu. Portekiz’de lig bitmesine yakın Trabzonspor’a transfer olmayı kafaya koymuştum. Ancak oradaki takımımla alakalı yaşadığım sorun nedeniyle süreç çok uzadı. Sürecin uzaması ve yaşanan sorunlar nedeniyle yapılan antrenmanlar benim için verimsiz olmaya başladı. Kafamda sürekli soru işaretleri vardı. Sonunda transfer gerçekleşince çok kaliteli oyuncularla birlikte çalışacağımı gördüm. Bu üst düzey oyuncuların seviyesine çıkabilmem, onları ve hocamızın isteklerini anlayabilmem doğal olarak biraz zaman aldı. O süreci atlatınca tamamen takımıma alıştım. Arkadaşlarımı tanıyorum, hocamızın isteklerine cevap verebiliyorum. Bundan sonra daha da iyi bir performans göstereceğimi düşünüyorum.

2019-2020 futbol sezonunda senin hedeflerin neler?

Önemli bir takımız ve böyle iyi oyunculardan kurulu büyük bir takımda süre alabilmek, yer edinebilmek kolay değil. Hedefim bu kadro içinde kendime yer edinebilmekti. Son maçlarda bunu sağlayabildiğimi düşünüyorum. Ancak ben bireysel hedefler yerine takımın hedeflerini düşünüyorum. Hem kupa hem de ligde çok önemli yerlerdeyiz. İkisini de başarabilecek gücümüz ve kalitemiz var.

Takımımızın zirve mücadelesi için neler söylersin? Aynı zamanda Türkiye Kupası’nda mücadelemiz devam ediyor. Bu kulvardaki yarışı nasıl görüyorsun?

Ligi ve kupayı ayrı değerlendirebiliriz. Kupa biraz daha stratejik bir kulvar. Burada maçları genelde 180 dakika olarak değerlendiriyorsunuz. Ligde ise maç maç ilerliyorsunuz. Biz bugüne kadar hep böyle geldik, böyle de devam ediyoruz. Çünkü adım adım ilerlemek yerine önünüze uzun vadeli hedefler koyduğunuzda bunu gerçekleştirmek zor olabiliyor. Oynadığımız her maçı kazanmak istiyoruz. Kazanamasak bile kaybetmek istemiyoruz.

Teknik Direktörümüz Hüseyin Çimşir ve teknik heyetle ilişkin nasıl?

Hocamız hep bizimleydi, hatta transferimdeki en etkili isimlerden biri olduğunu biliyorum. Buraya gelmemde büyük emek harcadı. Takımın kazanabileceğini, büyük maçları büyük skorlarla kazanabileceğimizi, önemli başarılar elde edebileceğimizi bize inandırabilen birisi. Teknik heyetimiz de çok donanımlı. Bir başarı elde edeceksen eğer bunu ancak hep birlikte yapabiliriz. Teknik heyetimizin bu konuda bize inanılmaz katkısı var.

Devre arasında yapılan transferlerin takıma katkısı sence nasıl?

aramıza katılır katılmaz takımımıza büyük katkı sağladılar. Bizim hem lig hem de kupada önemli hedeflerimiz var. Bu hedefler doğrultusunda takım içinde sakatlar veya cezalılar olabilir. Bu nedenle geniş bir kadroya sahip olmanız gerekiyor. Bu anlamda yeni gelen arkadaşlarımızın katkısı çok iyi seviyede. Süre bulamayanlar da var. Onların da çok kaliteli futbolcu ve insan olduklarını söyleyebilirim.

Kaleci Uğurcan ve forvet Sörloth’un performansını nasıl buluyorsun?

İkisi de çok önemli oyuncu ve ortaya çok önemli performans koyuyorlar. Takımın ihtiyacı olduğu anda ortaya çıkıyorlar. En arkada ve en önde yer alan oyunculardan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu oyunculardan diğerlerine oranla daha iyi bir performans beklersiniz. Çünkü bir anlamda takımın kurtarıcıları bu pozisyonlarda oynayan oyunculardır. Yaşları genç olan bu arkadaşlarımızın geleceklerinin çok parlak olduğunu düşünüyorum. Hatta bu yetenekleriyle dünyanın her takımında oynayabilirler.

Taraftarlarımız ve oluşturdukları atmosferlerle ilgili neler söylersin?

Taraftarlarımız her maç stadyumu doldurup bizlere inanılmaz destek veriyorlar. Bu destek bizler için itici bir güç oluyor. Özellikle işler kötü giderken taraftarlarımızın tezahüratları ve destekleri her şeyin yeniden başlamasına sebep oluyor. Özellikle Fenerbahçe ile oynadığımız maçta taraftarlarımız bir saniye bile susmadan bize destek verdi. Bu maçın taraftarlarımız için ne anlama geldiğini biliyorduk ve kazanarak onlara güzel bir hediye verdik. Her maç stadyumu dolduran taraftarlara ancak teşekkür edebilirsiniz. Onların bu desteği sayesinde işler bizim için daha iyi gidiyor.

Oynadığın takımlar ve ligleri kıyasladığında, Türkiye’deki futbol hakkında ne düşünüyorsun?

ve maç içindeki duygu geçişleri anlamında bir fark görüyorum. Avrupa’nın diğer liglerine baktığınızda onlarda biraz daha stratejik bir futbol görüyorsunuz. Biraz daha takım düzeninin korunduğu ve plana sadık kalınan bir futbol var. Burada ise gözlemlerime göre işler biraz daha duygularla yürütülüyor. Türkiye’de maçlarda bolca pozisyon oluyor. Belki de bu durum futbolu daha çekici hale getiriyor. Buna alışılmış bir futbol ortamı var. Bu ortam beni de eğlendiriyor. İzlenmesi keyifli bir futbol oynanıyor çünkü.

Ülkemize gelen yabancı oyuncuların en büyük şikâyeti sertlik oluyor. Bu eleştiriye katılıyor musun? Türk futbolunun sertlik dozajını nasıl buluyorsun?

Muhtemelen bu şikayetin santrafor oynayan oyunculardan kaynaklandığını düşünüyorum. Genelde savunmacılar güçlü, biraz gaddar ve korkusuz oyunculardır. Bizim ülkemizde de hep bu konu tartışılır. Bu durumda hücumcular kendi açılarından baktıklarında haklı olabilir ama bence savunmacılar da haklı.

Kariyerin boyunca seni diğer savunmacılardan ayıran özellikler nelerdi?

Geliştirmem veya daha iyi olmasını sağlamam gereken çok yönüm var ama boyumdan kaynaklı olarak hava toplarındaki etkinliğimi söyleyebilirim. Yine boyumdan dolayı çok hızlı bir oyuncu olmadığımın da farkındayım. Bunu da iyi pozisyon alarak kapatmaya çalışıyorum.

Formunu korumak için nelere dikkat ediyorsun? Ekstra çalışmalar yapıyor musun?

Özellikle beslenme konusunda kulüpte yapılan yemekleri tercih ediyorum. Çünkü diyetisyen tarafından kontrol edilen güzel ve lezzetli yemekler yiyoruz. Evde olduğum zamanlarda da yağlı ve zararlı yiyeceklerden uzak duruyorum. Formumu korumak adına bazı takviye gıdalar alıyorum. Diyetisyen tavsiyesine göre beslenmeye çalışıyorum. Haftada iki üç kez spor salonuna girip ekstra çalışmalar yapıyorum. Burada da hassas bir nokta var. Çünkü çok fazla kas yaptığınızda bu durum oyununuza zarar verebiliyor. Dolayısıyla bunu da hocalarımızın verdiği program dahilinde yapıyorum.

Türkiye’de forma giyen bir Arjantinli olarak, Türk futbolcuları nasıl buluyorsun?

Açıkçası buraya geldiğimde beni şaşırtan bir kaliteyle karşılaştım. Çünkü beklentimin çok üzerinde kaliteli ve yetenekli oyuncu gördüm. Milli takıma baktığınızda zaten bu kaliteyi görüyorsunuz. Avrupa’nın üst düzey takımlarında forma giyen oyunculardan oluşuyor. Bu kalitenin Türkiye’ye ileride uluslararası düzeyde başarı getireceğini düşünüyorum.

6 Nisan 1991 yılında Arjantin’in Lanus kentinde dünyaya geldin. Öncelikle nasıl bir çocukluk geçirdin? Lanus’ta nasıl bir hayat yaşıyordun?

Çocukluğuma dair hatırladığım en önemli anım futbol… Çok küçük yaşta sokak aralarında futbol oynamaya başlamıştım. Günümüz çocukları bu konuda bizim kadar şanslı değil. O zamanlardaki gibi pek değil artık.

Ailenin senin hayatında çok önemli bir yeri var... Aile hakkında neler söylemek istersin?

Aile bana göre bir insanın hayatında sahip olabileceği en önemli şeydir. Aynı zamanda da kaybedebileceğiniz bir şeydir. Dolayısıyla sahip olduklarınızın değerini bilmeniz gerekiyor. Özel bir ailem var. Bu benim için büyük bir şans. Bugün bir yerlere gelip bazı başarıları elde edebildiysem eğer bunlar hep ailemin sayesinde olmuştur. Bana destek olmasalardı bu noktalara ulaşmam mümkün olmazdı.

Aynı zamanda İtalya vatandaşlığın da var. İtalya ile nasıl bir bağlantınız var?

Ailemizde bir İtalyan kanı olduğunu söyleyebilirim. Büyükannemin babası ve onların akrabaları İtalya’da doğmuş. Benim bağlantım da bu şekilde oldu. Bu yüzden İtalya vatandaşlığım da var.

Futbola Arjantin’in köklü kulüplerinden Racing Club altyapısında başladıktan sonra 2016 yılında alt lig takımlarından Atlético de Rafaela kiralandın. Bu süreç hakkında ne söylersin?

Racing Kulübü’nde genç yaşıma rağmen birçok maçta görev almıştım. Daha sonra kulübün içinde bulunduğu durum, teknik adam değişikliği ve yaşanan birçok sorun sebebiyle kazandığım o yeri kaybetmiştim. Genç bir oyuncu olarak oynamaya ihtiyacım vardı. Ben de Atlético de Rafaela Kulübü’nü tercih ettim. Bir yıl burada kaldım ve iyi bir performans sergiledim. Şimdi geri dönüp baktığımda aldığım bu karar kariyerim için çok olumlu bir adım olmuş.

2017 yılında kiralıktan geri döndükten sonra ülkenin önemli takımlarından Estudiantes’e transfer oldun. İkinci ligde oynayıp bu direnci gösterme konusunda kendini nasıl konsantre ettin?

Atlético de Rafaela Kulübü’ne transfer olduğumda daha iyi bir kulüpte oynayabileceğim konusunda kendimden son derece emindim. Sadece her genç oyuncu gibi oynamam gerekiyordu. Çünkü ancak oynayarak kendinizi gösterebilirsiniz. Bu düşünce ışığında tamamen işime odaklandım. Bunun karşılığını da Estudiantes’e transfer olarak aldım.

Futbola başladığından beri hep aynı mevkide mi oynadın yoksa başka mevkilerde de deneyimlerin oldu mu?

Size biraz garip gelebilir ama futbola hücumcu kanat oyuncusu olarak başladım. O zamanlar boyum uzun değildi. Uzamaya başladıkça geriye doğru gelmeye başladım. Önce ortaya sahaya, ardından stopere geçtim. Estudiantes’te çok fazla savunmacı olduğu için sol bek olarak da sahada yer aldım. Bu mevkide de fena performans göstermedim açıkçası. Doğal pozisyonum ise stoper mevkiidir.

Son olarak Portekiz’in Chaves Kulübü’ne kiralık olarak gönderildin ve burada 16 karşılaşmaya çıkıp iki gol kaydettin. İlk kez ülke dışına çıkmak senin için nasıl bir deneyim oldu?

İlk günlerim zor geçti diyebilirim. İlk kez ülke dışına çıkmıştım, arkadaşlarımı tanıyıp, takım içinde kendime yer edinmeye çalışıyordum. Daha sonra düzenli olarak forma giymeye başlayınca bu sorun ortadan kalktı.

Kendini profesyonel kariyerinin neresinde görüyorsun?

Avrupa’nın birçok takımı tarafından takip edilen Trabzonspor gibi önemli bir kulüpte oynuyorum. Bu takımla yeni gelmiş olmama rağmen UEFA Avrupa Ligi’nde oynama fırsatı buldum. İleride Avrupa futbolunu domine etmesini beklenen yetenekte takım arkadaşlarına sahibim. Kariyerimin çok önemli bir aşamasında olduğumu rahatça söyleyebilirim. Arjantin ve Portekiz’de de oynadım ama bu seviye başka. Her futbolcunun hayalini kurabileceği bir kulüpteyim. İnsanların sevgisini hissediyorum. Düzenli olarak oynuyorum ve iyi bir performans sergilediğimi düşünüyorum.

Daha önce yaptığımız ankette gerçek hayattaki kahramanın olarak babanı söylemiştin. Babanın hayatına ve futbol kariyerine etkisi konusunda neler söylersin?

Kariyerimin büyük bir bölümünü babama borçluyum aslında. Babam hep profesyonel futbolcu olma hayalini kurmuş ama bir türlü başaramamış. Dolayısıyla bu hayalini benim gerçekleştirmemi çok istedi. Bu düşünce doğrultusunda küçük yaştan itibaren bana krampon alarak, maçlara götürerek destek verdi. Onun desteği olmadan bunları başaramazdım.

Özellikle babanla evde maç kritiği yapar mısınız?

Hem babam hem de erkek kardeşim belki de benim en ağır eleştirmenlerimdir. Her maçımı izleyip sonra da beni arayarak hatalarımı söylerler. Eğer bir aksilik çıkmazsa sezonun sonuna doğru Trabzon’a gelmeyi düşünüyorlar.

Bundan sonraki hedeflerin neler? Futbol kariyerinde neler bekliyorsun?

Kendime uzun vadeli hedefler koyan birisi değilim. En büyük hedefim bir sonraki antrenman veya maçtır. Önünüze büyük ve uzun vadeli koyarsanız ve gerçekleştiremezseniz eğer hayal kırıklığı da çok büyük olur. Takım anlamında ise yarıştığımız iki kulvarda da kupayı kazanmayı istiyorum. Bunu başarabilecek güçteyiz.

Sosa ile yakın bir dostluğunuz göze çarpıyor. Dostluğunuz hakkında neler söylersin?

Onun varlığı benim işlerimi çok daha kolaylaştırdı. Çünkü farklı bir ülkeye, kültüre geliyorsunuz, dil probleminiz var. Bunlara bağlı olarak yapmanız veya yapmamanız gereken birçok şey olabiliyor. Dolayısıyla burayı bilen, iyi karakterli biriyle karşılaşmak benim için büyük şans oldu. Sosa gerçekten çok iyi birisi, ailesi de çok sıcak. Buraya geleli daha bir hafta olmuştu ama onlar sayesinde sanki yıllardır burada ve onlarla birlikte gibiydim. Her zaman müteşekkir olacağım.

Kendinde gördüğün en temel eksiklik nedir?

Olaylara fazlasıyla duygusal yaklaştığımı düşünüyorum. Kardeşim bu konuda benim tam tersimdir. Belki biraz daha az duygusal olsaydım bu hayatta daha mutlu olabilirdim ama yapınızı değiştiremiyorsunuz.

Sana göre profesyonel futbolculuğun en zor tarafı nedir?

Aileden uzak kalmak ve özellikle özel günlerinde yanlarında olamamak. Çok uzakta olunca saat farkından dolayı istediğiniz zaman telefonda bile konuşma imkanınız zor olabiliyor. Ancak bu işi sevdiğimiz ve tercih ettiğimiz için yapıyoruz.

Milli takımla ilgili bir beklentin var mı?

Bunun üzerine çok düşünmüyorum. Milli takım her futbolcunun hayalidir ancak bizim ülkemiz çok önemli liglerde, çok önemli takımlarda oynayan oyunculardan kurulu. Dolayısıyla burada kendinize yer edinebilmeniz kolay değil.

Trabzon’da nasıl bir hayatın var? Şehirde nasıl zaman geçiriyorsun? Şehre ve halka uyum sürecini tamamladın mı?

Trabzon sakin bir şehir. Belki de bir futbolcunun aradığı en önemli özelliğe sahip. İşinize odaklanabiliyorsunuz. Sokağa her çıktığımda taraftarlarımızın ilgisiyle karşılaşıyorum. Bana yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bu nedenle şehre ve insanlara kısa zamanda alışabildim. Ben genelde evde olmayı, sakinliği seven biriyim. Burayı seviyorum. Hatta Trabzon hayatım boyunca en sevdiğim şehirlerden birisi olarak kalacak aklımda.

Türk mutfağı hakkında ne düşünüyorsun?

Aslında iki ülke mutfağında benzer yemekler olduğu dikkatimi çekmişti. Ancak aradaki fark kırmızı etten kaynaklanıyor. Arjantin’deki kırmızı et belki de dünyanın en iyilerindendir. Arjantin’de kırmızı et çok önemli bir kültürdür. Hem pişirilmesi hem de lezzeti farklıdır. Sosa ile bu konuda sık sık konuşuruz. O da benim gibi kırmızı et hayranıdır.

Şehirde insanların arasına karıştığında neler yaşıyorsun? Başından geçen ilginç bir olay veya olaylar var mı?

Takımımızla gittiğimiz bir deplasman maçı öncesi stadyuma gelen bir taraftarımız yeğenimle olan bir fotoğrafımı tablo içinde bana hediye etmişti. Çok şaşırmıştım bu duruma. Tablo şu an evimde asılı durumda. O fotoğrafı nasıl bulup, nasıl bana hediye etmeyi düşündüler hiç bilmiyorum. Halen o olayın şokunu yaşıyorum. Trabzonspor taraftarları gerçekten diğer takım taraftarlarından çok daha farklılar.

Sanat anlamında senin bir yeteneğin var mı? Daha önce bir daha dünyaya gelmen durumunda şarkıcı olmak istediğini söylemiştin?

Aslında bu konuda çok yeteneksiz biriyim. Pek becerebildiğim bir şey değil. Bu nedenle bir daha dünyaya gelsem şarkıcı olmak isterim demiştim.


Son dakika Trabzonspor haberleri ve Son dakika Trabzon Haberleri
Yorumlar (1)
ORHAN KİBAR 3 ay önce
OYNADIKÇA AÇILIYOR İYİ FUTBOLCU DAHA İYİ OLACAK

Gelişmelerden Haberdar Olun

@