Trabzonspor üzerine yazı yazmak kolay bir iş değil

Ben de haddimi bilerek bu işi hakkıyla yapanların affına sığınarak düşüncelerimi kaleme almak istedim

Bir taraftar olarak süreçten  cidden rahatsızım

Gelecek adına endişelerim ve kaygılarım var

İzmirli gazeteci Onur Özgen Trabzonspor ‘un gidişatı  noktasında güzel bir yazı kaleme almış

Takımın neden bir ileri iki geri gittiği daha da önemlisi neden başarı korunamadı noktasında güzel tespitleri var

İşte o yazıdan bir bölüm;

“Trabzonspor geçen sezon da her ne kadar çok baskın bir şampiyonluk kazansa da bunu müthiş bir futbol oynayarak başarmamıştı.

 Özellikle hücum hattında birbirini çok iyi tamamlayan ve çok kaliteli oyuncuların bulunması, rakiplerin de kendi içlerinde bir krizde olmasıyla, onlara tarihin en rahat şampiyonluklarından birini getirmişti.

Bu sezon ise yine çok kaliteli oyunculara sahipler. Ama oyuncular arasındaki uyum… İşte ondan eser kalmadı. Bu kadar çok transferle kalması da imkânsızdı zaten.

Marcelo Bielsa, hayatta büyüdüğü anların başarısızlıkla bir ilgisi olduğunu söyler.

“Başarının bozan, gevşeten, aldatan bir yapısı vardır. Başarısızlık ise tam tersi, yapıcıdır ve bizi sağlamlaştırır” der.

Türkiye’de başarının tam da tarif ettiği gibi bir etkisinin olduğu kesin. Ama başarısızlığın da bizi sağlamlaştırdığını söylemek mümkün değil..”

Trabzonspor üzerine tarafsız çıkarsız katıksız yazılan yazıları her zaman dikkate almışımdır

Üzülerek söylemek isterim ki bu şehirde bunu başaran çok az sayıda kalem var

Onların da hakkını teslim etmek gerek

Dedikodu algı manipülasyon ve ego tatmini üzerine yazılan yazılar hem bu şehre hem de Trabzonspor’a büyük zarar veriyor

Trabzon’un en önemli marka değeri olan Trabzonspor bu kadar basite indirgenmemeli her önüne gelen yazamamalı konuşamamalı

Farkındalık yaratayım daha fazla okunayım beğeni alayım bir havam olsun mantığı ile spor yazarlığı yapılmaz ki?

Oysa en doğrusu gerçekleri en yalın bir şekilde yazabilmektir

O üzülür bu kırılır onun işine gelir bunu öveyim derken iş sulanıyor

Günü kurtarma adına yazılan yazılar çöplük oluyor

Türkiye’de hatırı sayılır köşesi okunur saygı duyulan kaç spor yorumcusu kaç gazeteci kaldı Allah aşkına?

Milyonların peşine koştuğu futbolu yorumlayanların arkasında yüzler bile yok!

Yaman bir çelişki!

Vahim bir durum!

İnsanın çok aklı almıyor?

Eğer mesele kulübün çıkarları olacaksa en başından en dibine kadar herkes sorumluğunu bilecek

Başkan başkanlığını

Yönetici yöneticiliğini

Hoca hocalığını

Futbolcu futbolculuğunu

Taraftar taraftarlığını

Yazan yazdığına konuşan  da konuştuğuna dikkat edecek!

Trabzonspor kimsenin vicdan aklama yada ağlama-sızlama yeri değildir

Hele tehdit kaos ve umutsuzluk aşılama yeri hiç değildir

Kişiler gelir gider

Kalıcı olan tek gerçek Trabzonspor’un büyüklüğü ve saygınlığıdır

Liyakat cesaret ve sadakat ile bu takımı bugünlere getirenleri unuttuğumuz an ip kopar

İş o noktaya gelmesin

Toprağın altında bu kulübe can suyu olan değerlerimiz yatıyor

Emanetlerine ya sahip çıkacağız yada sahip çıkacağız

Öyle ben oynamam ben böyleyim ben şöyleyim diyenlere ruhunu kaybedenlere aklını kiralayanlara bu takım asla teslim olmaz olmayacak da