Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 15 Ekim 2026 14:46 Güncellenme tarihi: 15 Ekim 2026 14:46

YENİ Partili Haluk Batmaz açıkladı Yeni Parti’nin ismi değişecek mi? “Bence değişmesi lazım”

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Haber61’de yayımlanan “Türkiye ve Trabzon Gündemine Bakış” programında gazeteci Ahmet Çağlar Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Batmaz, CHP’den ayrılık sürecini, butlan davasına ilişkin değerlendirmelerini ve yeni parti kuruluşunun arka planını anlattı.

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Haber61 ekranlarında yayınlanan “Türkiye ve Trabzon Gündemine Bakış” programında CHP’de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Görevden alınma sürecini ve yeni parti kuruluşunun arka planını anlatan Batmaz, açıklamalarında CHP yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.

“DEĞİŞİM OLMASI LAZIM”

“2023’ün Kasım ayında yapmış olduğumuz bir değişim kurultayı vardı. Genel başkan adayımız Ekrem İmamoğlu, Haziran ayındaki genel seçimler sonrasındaki o hezimetten sonra, toplumdaki o yıldırılmışlık ve bıkkınlıktan sonra bir çıkış noktası bularak artık bir değişim olması lazım dedi. Değişimle ancak toplumun önünü açabileceğimizi, toplumun hedeflerine ve heveslerine ulaşabileceği noktasındaki çıkışı da değişimi önümüze alarak bir kurultay dönemine girmiş olduk.”

“BUTLAN DAVASINI GENEL PALAVRALARLA, DEDİKODULARLA YAPTILAR”

“Gelişen süreçte, bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı, 10 yıl bize genel başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim sonuçlarını hazmedememesinden kaynaklı, AK Parti iktidarının sindirilmiş bir muhalefet, kontrol edilebilir bir muhalefet talebini yerine getirdiği için 10 yıl orada kaldığını biz de maalesef daha sonradan görmüş olduk.”

“Onun dışında bir butlan davası çıkarttı. Butlan davası neydi? İşte sahte şikâyetler, kimlik belgesi şikâyetleri, yok rüşvet alındı, o yapıldı, bu yapıldı; genel palavralarla, dedikodularla beraber bir butlan davası yapıldı. Para alan yok, para veren yok, iddia var, iddiayı ortaya koyan var ama kişi yok, şahıs yok ortalıkta. Buna rağmen butlanı bir şekilde getirdiler.”

“570 GÜNDÜR EKREM İMAMOĞLU’NUN ÖNÜNÜ KESEMEDİLER”

“Çünkü şunu gördüler: Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, cezaevinde haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuluyor. Bugün cezaevinde kalış süresi 570. güne ulaştı. 570 gündür sesini, görselini, her şeyini kısmalarına rağmen Sayın Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesemediler. Toplumdaki ona karşı olumlu bakış açısını kesemediler. Nasıl yapacaklarını bilemedikleri için butlanı getirdiler. Butlanı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu başa getirdiler.”

“NE YAPTIK DA SİZ BİZİ GÖREVDEN ALDINIZ?”

“Bizler de partimizden, baba ocağımızdan, 100 yıllık partimizden, Kuvayımilliye’nin partisinden polis zoruyla, polis şoförüyle beraber uzaklaştırıldık. Diğerleri de kayyumlar, Gürsel Tekinler, işte Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibiyle beraber partiye çöktüler. Her tarafına çöktüler. Bizleri de görevlerimizden attılar.”

“Ben görevden alındıktan sonra Sayın il başkanımızla ve diğer ilçe başkanlarımızla yaptığımız açıklamalarda şunu dile getirdik: Ne yaptık da siz bizi görevden aldınız? Hangi başarısızlığımız vardı da görevden alındık?”

“BEŞ TANE MECLİS ÜYESİNİ 21’E ÇIKARTTIK”

“Biz üç yıllık sürecimizde, 100 yıllık partinin 2 bin 500-2 bin 600 olan üye sayısını 5 bin 200-5 bin 300’lere çıkarttık. Biz suçlu olduk. O gece seçimde, o yerel seçimleri kazanan ilçe başkanlığına önderlik yapmıştık biz burada. Yüzde 99 ıslak imzalı tutanakları partiye getirdik. Partinin oyuna sahip çıktık da mı suçlu olduk? Beş tane meclis üyesini 21’e çıkarttık. Olmayan bir belediyeyi kazandık diye mi suçlu olduk? Bizi partiden atıyorlar. Bu soruları sorduk, toplum da bu soruları sordu.”

“YENİ PARTİ KURUN DİYEN SOKAK, HALK OLDU”

“Dolayısıyla yeni parti kurma konusunda taban, halk ve sokak bize artık yeni bir parti kurun dedi. Bu partinin bütçesini de, genel başkanımızın dediği gibi, bu partinin ismini de sokak, halk, işsizler, yoksullar, kimsesizler belirledi. Hani diyoruz ya, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Yeni parti de kimsesizlerin kimsesidir; yoksulların, işsizlerin, köylünün, işçinin, emekçinin partisidir.”

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ BÜTÜN SİYASAL HAMURUMUZU YOĞURDUĞU YER”

“Tabii ki üzüldük. Cumhuriyet Halk Partisi bütün siyasal hamurumuzu yoğurduğu yer. Başarılarımız var orada, üzüntülerimiz var orada, ağladığımız günler var orada. Babamızdan, atamızdan kalan bir mirastır.”

“Dediğim gibi biz baba ocağımızdan atıldık. Baba ocağımız yakıldı, yıkıldı, yerle bir edildi. Bunun hüznü, bunun moral bozukluğu var. Geçtikçe de hamurumuzun yoğrulduğu yerde yapılanları gördükçe, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından yaşatılanlar nedeniyle daha da derinden bir üzüntü yaşıyoruz.”

“BİZİM SORUNUMUZ ONLARLA”

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalan, görüştüğümüz dostlarımız, arkadaşlarımız, abilerimiz var. Onların kendilerine göre gerekçeleri var. Partimizde kalalım, burayla bağımızı koparmayalım mantığıyla beraber orada kalan arkadaşlarımız var. Bunlara bir şeyimiz yok. Onlarla ilişkilerimiz devam ediyor. Ama butlan yönetimini kabul edip butlanın yaptığı her şeye onay veren bir kitle var. Bizim sorunumuz onlarla. Yoksa safiyane duygularla, parti duygusuyla orada kalan arkadaşlara bir şey deme hakkımız yok zaten.”

“CUMHURİYET İLELEBET PAYİDAR KALACAK”

“Yani 24 saat siyasette çok uzun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün demiş olduğu gibi, Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak. Yoksulların, kimsesizlerin cumhuriyeti olarak devam edecek. Biz bunu devam ettirmek, yıkılmaması için mücadele etmek zorundayız. Çünkü şu anda AK Parti iktidarının ve bileşenlerinin yıkmak istedikleri bir cumhuriyet var. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bunun için elimizden geleni yapana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

“CHP İKTİDAR TARAFINDAN TESLİM ALINMIŞ”

“CHP’de tüm olanaklar kesilmişti. Çünkü CHP bugün iktidarın kontrolüne girmiş durumda. Son olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun Halk TV ile ilgili yaptığı bir açıklama vardı. Ertesi gün Devlet Bahçeli’yle görüşme yapılıyor. Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasının yapılacağı gün Halk TV’ye kayyum atanıyor. Bunların hepsine baktığımız zaman AKP planı doğrultusunda bir çalışma yürütülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar tarafından teslim alınmış. Ne derse desin, iktidar tarafından teslim alınmış bir yapı var. Orada bize siyaset yapma olanağı tanımıyorlar.”

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEN YANA OLAN HERKESİN PARTİSİDİR”

“Bu parti, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılanların da, kendini milliyetçi demokratların da, İslamcı demokratların da, sosyalist demokratların da partisidir. Dediğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nden yana olan, bayraktan yana olan, toprak bütünlüğünden yana olan, milletten yana olan herkesin partisidir.”

“ORTAHİSAR’DA 3 BİN 700 ÜYEMİZ BAŞVURDU”

“Zaten dediğim gibi, bu kısa dönemde bir çıkış yaptığımız zaman, örneğin Ortahisar’da 3 bin 700 üyemiz başvurdu. Hafta sonu Cumhuriyet Halk Partisi’nde yeni parti bir başkanı seçildiğinde sadece Ortahisar’da oy kullanan üye sayısı 3 bin 700. Bu, içerideki sürecin ve çalışmanın ürünü. Toplumdaki beklenti, toplumdaki heves, kayıt yaptıralım, gelelim diyen insanların sayısı her geçen gün artarak devam etmektedir.”

“BU YIL SONUNDA 1 MİLYONUN ÜSTÜNDE ÜYEMİZ OLACAK”

“Türkiye genelinde 750 binin üstüne çıkmıştır. Tahmin ediyorum ki bu yıl sonunda 1 milyonun üstünde üyemiz olacak. İnsanlar şunu görüyorlar: İşçi, emekçi, köylü artık çözüm bulamaz noktada.”

“TİCARET VE SANAYİ KESİMİ DE YARINI GÖREMİYOR”

“Bunun içerisinde sadece alt gelir grubu değil, üst gelir grubu dediğimiz ticaret ve sanayi kesimi de var. Hafta sonu Sanayi ve Ticaret Odasının seçimleri vardı. Orada arkadaşlarımızla beraber görüşüp herkesin artık tıkandığını, yarını göremediğini görüyoruz. Turizmcilerin 55 günlük bir sezonda 300 günü kurtaracakları bir gelir elde edemediklerini, yarın iflasların kapıda olduğunu ya da insanların iflas ettik dememek için kendi öz sermayelerini satarak düzenlerini devam ettirme gayreti içerisinde olduklarını görüyoruz.”

“HERKESİN DERDİNİN DERMANININ YENİ PARTİ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

“İnsanlar artık bitti. Eğer fındık üreticisi, ağustos ayının başında başladığı fındık sezonunda hâlâ sistemini oturtamamış bir TMO ile karşı karşıyaysa, TMO bir yıl fındık satmayacakmış deniyorsa, tüccar 251 lira yerine 160 liraya, 140 liraya, 130 liraya fındık alıyorsa; 28-30 bin lira alan asgari ücretlinin, 20 bin, 22 bin, 19 bin lira alan emekçinin, emeklinin de derdi varsa herkesin derdinin dermanının yeni parti olduğunu görüyoruz.”

“HALKLA DAHA İÇ İÇE OLDUĞUMUZ BİR POZİSYONA GİRDİK”

“Biz sahadayız. Seçim çalışmalarımızda, yeni siyasi anlayışımız doğrultusunda üyelerimizle yaptığımız çalışmalarda halkla daha iç içe olduğumuz bir pozisyona girdik. Mahallelere gidiyoruz, tanıdığımız ve tanımadığımız yeni üyelerimizle ilk defa karşılaşıyoruz. İnsanlar kendilerini yormuşlar.”

“3 BİN 700 ÜYENİN 1.500’E YAKINI KENDİ ÖZGÜR İRADESİYLE GELDİ”

“Bu 3 bin 700 üyenin aşağı yukarı 1.500’e yakını kendi özgür iradesiyle gelip üye olmuş. Genel başkanımızın ve Ekrem İmamoğlu’nun çağrısıyla online olarak gelip üye olmuşlar.”

“SAHA ÇALIŞMALARINI BÜYÜTME MÜCADELESİNE GİRECEĞİZ”

“Bunları gördüğümüz zaman bizim de umutlarımız büyüyor. Seçimlerimiz bittikten sonra seçeceğimiz başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımızla saha çalışmalarını geçmişteki tecrübelerimizin üzerine koyarak büyütme mücadelesine gireceğiz. Sahaya iniyoruz.”

“BİR SABAH KALKIP ‘HADİ HIZLICA BİR PARTİ KURALIM’ DEMEDİK”

“Yeni kurulmuş bir parti. Biz bir sabah kalkıp, ‘Hadi hızlıca bir parti kuralım.’ demedik. Bunun bir hazırlığı var mıydı? Bunun bir hazırlığı yok. Bundan sonrası için farklı bir hazırlığa girdik ama hiç kimsenin, bildiğim kadarıyla genel başkanımız da dâhil, kayyum atanacağını ve böyle bir garabetle karşılaşacağımızı düşündüğünü sanmıyorum açıkçası.”

“750-800 BİNE YAKIN ÜYE SAYISINA ULAŞTIK”

“Bunu biliyoruz ama daha sonrasında toparlandık. Çünkü bilgi, birikim ve tecrübelerimizle beraber toparlandık. Partimizin tüm kurullarıyla beraber her ilçemizde örgütlenerek 750-800 bine yakın üye sayısına ulaştık.”

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ TUTUKLANIYOR, TEHDİT EDİLİYOR”

“Ama her gün bir sorunla karşılaşıyoruz. Görüyorsunuz, belediye başkanlarımız tutuklanıyor, belediye başkanlarımız tehdit ediliyor. Başka partiye, AK Parti’ye geçişleri sağlanıyor. Yani İzmir’i almış AK Parti, ‘Bunlar ölmüş.’ diyor. Sen İzmir halkını almadın ki.”

“BELEDİYE BAŞKANLARININ KİŞİSEL TERCİHLERİ VAR”

“Şöyle, belediye başkanlarının kişisel tercihleri var. Hangi saiklerle geçiyorlar, hangi tepkilerle geçiyorlar, hangi ilişki içerisinde olduklarını bilemiyorsun ki. Belediye başkanı sabah kalkıyor, gidiyor. Kiminle beraber, nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu bilemiyorsun.”

“ÜÇ BELEDİYE BAŞKANIMIZ AK PARTİ’YE GEÇİYOR”

“Benim belediye başkanım neresinde? Üç tane belediye başkanını geçen hafta kaybettik. Üç belediye başkanımız da AK Parti’ye geçiyor. Ya da içeri atılıyor. İçeri atılmıyor ama adam içeri girmekten korkuyor. Bu sefer de ‘Tamam, ben de gelip geçiyorum.’ diyor. Tehdit, susma… Muhakkak tabii, öyle düşünüyor. Yani öyle düşünüyorsanız, bunu kaçınılacak üçüncü bir taraf yok.”

“İZMİR’İ ALMAK İÇİN CEMİL TUGAY GİBİ KULLANIŞLI BİR APARATLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİ ELİNE ALDI”

“AK Parti, İzmir konusunda en başından beri ‘İzmir’i alamaz’ ya da ‘İzmir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, demokratların kalesidir’ söylemini kırma noktasında, Cemil Tugay gibi kullanışlı bir aparatla beraber Büyükşehir Belediyesini eline aldı.”

“BUGÜNDEN GERİYE DOĞRU BAKIYORUM DA ŞAŞIRMAMAK LAZIMMIŞ”

“Şaşırdınız mı? Cemil Tugay’ın duruşunu, tavırlarını, işçiye karşı olan tutumlarını değerlendirdiğim zaman bugünden geriye doğru bakıyorum da şaşırmamak lazımmış.”

“İZMİR’İN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇIYOR”

“Ama burada, yanılmıyorsam Saadet Partisi’nin yaptığı, ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ ile ilgili bir video var. Buradan kendilerine selamlarımı iletiyorum. O videoyu hazırlayan arkadaşlara iyi ki de hazırlamışlar diyorum.”

“İzmir’in dağlarında çiçekler açar türküsü toplum tarafından söylendiği zaman yasak getiren AK Parti iktidarı, İzmir’i aldığı zaman bir milletvekili vardı; gözünü, gözlüğünü indirmiş, Mecliste ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ melodisiyle kafa yapmaya çalışıyordu. Ama Saadet Partisi’ne tekrar teşekkür ediyorum. Öyle güzel bir video hazırladılar ki İzmir’in dağlarında çiçekler açıyor.”

“İZMİR’DE YAPILAN OPERASYONUN ANA NEDENLERİNDEN BİR TANESİ DE BUDUR”

“Arka tarafa dönüyorsun; Aytunç kardeşler, Betül, Fatma, Betül Sayar para sayıyordu. Foncular para sayıyordu. Foncuların yaptığı hırsızlığı ve yolsuzluğu kapatabilmek için İzmir’de yapılan operasyonun ana nedenlerinden bir tanesi de budur. İzmir’i alarak o foncuların yaptığı yolsuzluğu, sızıntıyı ön plana çıkarmamak, üzerini kapatabilmek.”

“İZMİR ALTI BİR YERE GİTMEDİ, AYDIN ALTI DA BİR YERE GİTMEDİ”

“Partimizde belediye başkanları çok görünmedi. Bakın, bunu samimiyetle söylüyorum. İzmir altı bir yere gitmedi. Aydın altı da bir yere gitmedi. Afyon altı da bir yere gitmedi. İki üç tane kimliksiz, kişiliksiz belediye başkanı AK Parti tarafından kendi saflarına alındı. Biz buna bu şekilde bakıyoruz. Ama onlara oy veren Afyon, Aydın, İzmir bölgelerinin ve Tuzla’daki insanların iradesi var. Alsın bakalım AK Parti, hadi getirsin sandığı. Getirip kuralım sandığı, bakalım orada kim kazanacak, Afyon’u kim kazanacak, Antalya’yı kim kazanacak, İzmir’i kim kazanacak.”

“ASGARİ ÜCRETLİ ALDIĞI 28 BİN LİRAYLA GEÇİNEMİYORSA…”

“Sen emeklin aç geziyorsa, bir bardak çayı dahi içemiyorsa, torunundan, çoluğundan, çocuğundan sabah kaçmak için elinden geleni yapıyorsa, asgari ücretlin aldığı 28 bin lirayla geçinemiyorsa ülkenin hangi noktasında bir iyileştirme yapıldı? Ülkeyi soydun, soğana çevirdin; şimdi kalkıp İzmir’e yatırım yapılacak diyorsun. Bunlar saçma sapan, hayal ürünü söylemler.”

“SEÇİM SANDIĞINI GETİRSİNLER”

“Hayal satarak İzmir’i İzmir halkının elinde tutamazlar. Türk halkının da iradesini ellerinde tutamayacaklar. Seçim sandığını getirsinler. Martta, haziranda, temmuzda, buyursunlar getirsinler. Ne yapacaklarsa yapsınlar. Biz de yeni kurulmuş bir parti olarak seçimlere geleceğiz.”

“İSİM KONUSUNDA DEĞİŞMESİ LAZIM"

“İsim konusunda bekliyoruz. Bir karar verilecek. Değişim ya da aynı. Değişim olursa bir işim var mı, onu da bakıyorlar işte. Yeni parti, belki önüne başka bir şey ekleyebilirler. Öyle bir çalışmanın sesi var. Belki bizim tabelada, basında biraz daha görünürlüğümüz olur, biraz daha iş hacmimiz olur ama onun dışında bir şey olmaz. Bence değişmesi lazım yani. Çünkü değişim… Birisi yeni bir parti, bir tanesi Yeni Parti. Yeni Parti ile yeni arasında zaten anlamsal ve düşünce açısından da fark var."

“DEMOKRASİ GEREĞİ ADAY ÇIKTI”

“Başarıyı ya da başarısızlığı belirlemekte aramızdaki fark çok olsaydı, biz çok başarılı, parti başarısızdı derdik. Sokaktaki, halktaki karşılığımız neyse biz ona bakıyoruz. Yarış oldu. Tansiyon da biraz yüksekti. Yarıştığımız arkadaşımız, gençlik kollarından gelen, bizle beraber siyaset yapmış bir arkadaşımızdı. Her seçimin kendi işleri ve emekleri farklıdır. Demokrasi gereği aday çıktı. Bizim geleneğimizde, gelmiş olduğumuz bu siyasi gelenekte hep vardır. Biz çok sesliyiz. Kimsenin önünü kesmek, kimseye ‘Sen aday olamazsın.’ demek gibi bir anlayışımız yok. Biz, AK Parti iktidarı gibi aday olacak kişiyi bir gece öncesinden karakola alıp gözaltına alarak sabah seçimi yapıp adamı tekrar dışarı çıkartacak bir parti değiliz. Böyle bir parti geleneğimiz yok bizim. Adaylık yarışında herkesin kendine göre düşünceleri, geleceğe dönük hedefleri var. Çünkü bugün seçilen yönetimlerin üstlendiği görevler; Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği gibi önemli ve sorumluluğu yüksek görevlerdir. O yüzden hevesleri olan arkadaşlarımız vardır. Bunların alternatif üretme çabaları vardır. Hepsine saygı duyuyoruz.”

“HER ŞEY SALONDA KALDI”

“Seçim salonunda her şey bitmiştir. Önümüzdeki dönemlerde hep birlikte yine kol kola, omuz omuza vereceğimiz mücadelenin altyapısını hazırlıyoruz. Saygı duyuyorum o görüşe de, çıkan adaya da, o görüşte olan insanlara da saygı duyuyorum. Dediğim gibi, 18’inde üyelerimizle beraber yapmış olduğumuz seçimden sonra salondan çıktık. Her şey salonda kaldı.”

“3 BİN 700 ÜYEMİZİN HEPSİNE AYNI BAKIŞ AÇISIYLA BAKIYORUZ”

“Adayın karşımızda olan ya da yanımızda olan tarafına bakmıyoruz. Yeni Parti’nin 3 bin 700 Ortahisar üyesinin hepsine aynı mertebeyle, aynı bakış açısıyla bakıyoruz. Önümüzdeki süreci, Yeni Parti’nin iktidarı için yapacağımız mücadeleyi planlamaya devam ediyoruz. Olmaz, olmaması lazım. O bizim eksikliğimiz olur zaten.”

“YENİ PARTİ BİR SABAH KALKIP KURULMUŞ BİR PARTİ DEĞİL”

“Bizim ayrılma özelliğimiz şu: Dediğim gibi, Sayın Genel Başkanımızın da söylediği gibi, bu parti bir sabah kalkıp kurulmuş bir parti değil. Aklımıza esti de böyle bir parti kuralım demedik. AK Parti iktidarının en büyük alternatifi olmuş, 2023’ten beri yapılan seçim anket sonuçlarında birinci parti olan bir parti. Halkın teveccühünü kazanmış. Dediğim gibi, tüm anketlerin birleşimlerinde de görüldüğü gibi AK Parti iktidarının tek alternatifi olan bir parti. Cumhuriyet Halk Partisi’nde öyleydi. Önümüz kesildi ve toplum buna refleks gösterdi, karşılık verdi. Biz yeni bir partiyiz. Sokakta halkla beraber kurduk.”

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ORTALAMASINI TEMSİL EDİYORUZ”

“Benim Milliyetçi Hareket Partisi’nden gelen üyelerim var. İYİ Parti’den gelen üyelerim var. Demokrat Parti’den gelen üyelerim ve yöneticilerim var. Saadet Partisi’nden gelen üyelerim var. Yani toplumun tüm kesimlerini kapsayacak kadar geniş bir üye profiline sahibiz. Bu da şunu gösteriyor ki biz Türkiye Cumhuriyeti’nin ortalamasını temsil ediyoruz. Emekten yana, halktan yana, işsizliğin karşısında, yoksulluğun karşısında, AK Parti’nin foncularına karşı kurulmuş bir partiyiz. Toplumda bunun bir karşılığı var. Sokakta yürüdüğümüz zaman, esnafın içerisinde olduğumuz zaman, bir cenazeye ya da düğüne gittiğimiz zaman bunun karşılığını net bir şekilde görüyoruz. İnsanların bizimle oturup bir çay içerken, bir simit yerken düşüncelerini paylaşmalarında bunu açıkça görüyoruz.”

YENİ PARTİ TRABZON İL BAŞKANLIĞI SEÇİMİ 18 EKİM’DE YAPILACAK

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Trabzon İl Başkanlığı seçiminin hazırlıkları, adaylık yarışı ve seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Batmaz, tüm üyelerin katılımıyla gerçekleştirilecek seçimde demokratik bir yarış ortamı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

“TÜM ÜYELERİMİZİN KATILIMIYLA SEÇİM YAPILACAK”

“Cumartesi günü divan kurulacak. İl başkanı adayları konuşacak, partililerin konuşmaları olacak. 18’i pazar günü de saat 09.00’da Parti Konak Düğün Salonu’nda üyelerimizle beraber, tüm üyelerimizin katılımıyla seçim yapılacak. Ortahisar üyeleri Konak Düğün Salonu’nda, diğer ilçe başkanlıklarımızda kurulacak sandıklarla beraber tüm üyelerin oy kullanmasıyla il başkanı belirlenecek. Belirlenecek tabii. 18’i ön seçimdir. Bir hafta sonra da daha önce seçmiş olduğumuz delegelerle resmiyetini tamamlamış olacağız.”

“DEMOKRATİK BİR YARIŞLA İL BAŞKANIMIZI BELİRLEYECEĞİZ”

“Bana aktarılan böyle bir bilgi yok. Şöyle bir şey yok yani. Biz Ortahisar’da zaten çoklu bir yarış gerçekleştirdik. Birçok ilde, birçok ilçede yine çoklu yarışlar var. Bunlar demokratik teamüllere uygun olduğu müddetçe, genel merkez nasıl bizim ilçelerde yapılan çoklu adaylı seçimlere müdahil olmadıysa herhâlde bunlara da müdahale olmayacaktır. Bana gelen herhangi bir bilgi yok. Yarış. Dediğimiz gibi, şimdi bir şeyin ucu açıldığı zaman diğer taraflara da sirayet ediyor. İlçelerdeki yarışlar gündeme gelince, çok adaylı yarışlar gündeme gelince dolayısıyla ilde de aynı durum söz konusu oluyor. Ona da diyecek bir şey yok. Bir arkadaşımız da adayım dedi. Mevcut il başkanımızın da görevi gereği tekrar adaylığı söz konusu. Pazar günü yine dediğimiz gibi demokratik bir yarışla beraber adayımızı ve il başkanımızı belirleyeceğiz.”

“BİZİM ASIL GÖREVİMİZ DEMOKRATİK YARIŞI TESİS ETMEK”

“Ortahisar, siyasetin nabzının attığı bir yer. Ortahisar’daki seçmen kitlesi şöyle değil; yani bir taraftan alıp ‘Hadi, bir işaretle şuraya oy verecek, bir işaretle buraya oy verecek.’ denilecek bir kitle değil. Yönlendirmemiz olmaz. Herkes kendi demokratik hakkını kullanır. Zaten gelip de diyorum, partide yoğun bir hareketlilik var. Orada nabızlar tutuluyor, insanlar düşüncelerini ortaya koyuyorlar. Oradan aldıkları ya da sokaktaki gözlemleriyle beraber cuma, pazar günü gelip oylarını kullanacaklar. Bizim asıl görevimiz demokratik yarışı tesis etmek.

Mustafa Başkan’la beraber bizi destekleyen arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu onu destekliyorlar. Dolayısıyla bu da adres olarak bizi gösteriyor. Ancak orada Mustafa’nın benim çıkardığım bir aday olarak anılması Mustafa’ya karşı haksızlık olur. Sonuçta iki dönem il başkanlığı yapmış, partinin hafızasıdır; bilgisi ve birikimiyle kendi iradesiyle aday olmuştur. Arkadaşlarımızdan onu destekleyen, Mustafa Başkanımızın emeğine, zahmetine ve vermiş olduğu mücadeleye katkı sunmak adına onunla beraber olanlar var. Dediğim gibi, demokratik bir yarışı tesis etmek açısından bizim görevimiz, iki adaya da eşit şartlarda, hakkaniyetli bir yarış ortamı sağlayabilmektir.”

“EKREM BAŞKAN İLE GENEL BAŞKANIMIZ ARASINDA KARDEŞLİK HUKUKU VAR”

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Ekrem İmamoğlu ile partinin genel başkanı arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmelerde bulundu. İki isim arasında herhangi bir yarış ya da çekişme olmadığını belirten Batmaz, bu yöndeki söylemlerin kasıtlı olarak ortaya atıldığını savundu. 

“Ekrem Başkan’la Cumhurbaşkanımız arasındaki ilişki açısından kardeşlik hukuku vardır. Onun dışında herhangi bir yarış ya da zıtlaşma gibi bir şey söz konusu değil. Ekrem Başkan cezaevindedir. Dışarıdaki toplumun hassasiyetlerini, önüne gelen bilgilerle beraber yorumluyor. Genel Başkanımız da toplumun içerisinde halkla birebir yapmış olduğu temaslarla aldığı sonuçları değerlendiriyor. İkisi de Türkiye Cumhuriyeti’nde iktidarı Yeni Parti’nin alabilmesi adına ortak düşünceler ortaya koyuyor. Birbirleriyle görüşmeleri, paylaştıkları pek çok şey var. Bu durum birbirleri arasında bir yarışa ya da çekişmeye dönüşmez. Böyle düşünülmesi doğru değil. Bu tür söylemler kasıtlı olarak çıkarılıyor. AK Parti iktidarının her türlü kasıtlı girişimi yapma potansiyeli var. Yandaş medyasıyla beraber her şeyi yapabilme kabiliyeti ve becerisi var. Dedikodu üretmek, algı oluşturmak, yaftalamak ve etiketlemek konusunda oldukça maharetliler.”

“BİZİM TEK ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU”

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı konusunda hukuki sürecin sonucunu bekleyeceklerini söyledi. Alternatif aday arayışlarının olmadığını belirten Batmaz, seçim hazırlıkları için de çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

“Hukuk son noktayı koyana kadar bizim adayımız Ekrem İmamoğlu. Hukuk, yargı ‘Aday değildir.’ derse genel merkezimiz ne karar verirse ona bakarız. Ama o karara varmadan böyle bir değişiklik olma ihtimaline inanmıyoruz. Ekrem Başkan’ın da dediğim gibi, hukuk ve yargı son noktayı koyana kadar bizim adayımız Ekrem İmamoğlu. Bizim öyle bir alternatif arama gibi bir düşüncemiz yok. Ekrem İmamoğlu konusunda son nokta konulduğu zaman, Cumhuriyet Halk Partisi dönemini bitirdik. Yeni Parti döneminde bizim de adaylarımız olur, A ve B planlarımız olur. Ama o noktaya gelene kadar bizim tek adayımız Ekrem İmamoğlu. Önce bizim milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerimizi bir görelim. O tarafı bir atlatalım. Belki bazı isimler aday olur. Cumhurbaşkanımız Ekrem İmamoğlu olur, Trabzon’da üç milletvekili ve meclis çoğunluğunun bizde olduğu bir tablo ortaya çıkarsa o tabloyu bir görmemiz lazım. O günkü koşullar belirleyici olacaktır.”

“724 SANDIK İÇİN HAZIRLIK YAPMIŞTIK”

Seçim güvenliği ve sandık organizasyonuna yönelik hazırlıklarını da anlatan Batmaz, Ortahisar’da daha önce kapsamlı bir ekip oluşturduklarını belirtti.

“Biz bu kararın çıktığı günden bir hafta önce Ortahisar’da 724 sandığımız için hazırlık yapmıştık. Sandık kurulu görevlilerini, salon ve okul temsilcileri dâhil yaklaşık 1.200 kişilik bir ekibimizi hazırlamıştık. Tüm sandık kurulu üyelerimizin onayları tek tek telefonla alındı. Şifreleri gönderilip şifre onayları da alındı. Yani afaki isimler yazarak ‘Biz bu sandıklara görevlileri yerleştirdik.’ demedik. Şifreleri gönderip onaylarını alarak oluşturduğumuz sandık görevlisi listelerimiz vardı. Şimdi o veriler de bizim elimizde. Biz hazırlıklarımızı zaten yapmıştık. İl başkanlığı seçimleri bittikten, her şey oturduktan ve kuruculuk görevimiz sona erdikten sonra bunları hayata geçireceğiz. Elimizde hazır çalışma verileri var. O verileri bu tarafa aktaracağız.”

“ORTAHİSAR’IN 87 MAHALLESİNİ TEK TEK DOLAŞACAĞIZ”

Trabzon’da seçim çalışmalarına ilişkin hedeflerini de paylaşan Batmaz, sandık güvenliği için gerekli altyapının hazır olduğunu ve saha çalışmalarına ağırlık vereceklerini söyledi.

“Sandık, seçim ve güvenliği konusunda tüm altyapımız hazır. Ondan sonra bize düşen emek, alın teri ve zahmetle Trabzon’u karış karış, adım adım; Ortahisar’ın 87 mahallesini tek tek dolaşmak. Yerel seçimlerde Ahmet Başkan’ı seçtiğimiz dönemde nasıl çalıştıysak aynısını Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde de yapma arzusuyla yola çıkacağız.”

“BEŞİRLİ KAVŞAĞI’NIN BUGÜN YAPILMASI VE YIKILMASI MALİYETLERİ YAKLAŞIK 500 MİLYON TL”

Trabzon’da hayata geçirilen bazı projelerin yeniden düzenlenmesini eleştiren Haluk Batmaz, Beşirli Kavşağı, Maraş Caddesi, Dünya Ticaret Merkezi ve Gülcemal Projesi üzerinden kamu zararına ilişkin açıklamalarda bulundu.

“AK Parti iktidarı Trabzon’da Beşirli Kavşağı’nı yapmış. Yaparken tören yaptı, yıkarken tören yaptı. Bilim insanları, belediyeler, üniversiteler ve bilim adamları ‘Yapmayın.’ dediler. Bu halk da ‘Yapmayın.’ dedi. Yaptırdınız, bugün yıkıyorsunuz. Beşirli Kavşağı’nda maddi zarar var mı? Kamu zararı var, değil mi? Yaptık, yıktık. Şimdi tekrar yapacaklar. Burada da maddi bir kamu zararı var.

Maraş Caddesi’ni hatırlıyor musunuz? İlk önce mineral taşlar serdiler, halı gibi yaptılar orayı. ‘Öyle güzel, böyle güzel.’ dediler. Ondan sonra asfalt döktüler. Buradaki kamu zararını kim ödeyecek? Murat Zorluoğlu mu ödeyecek? Babanızın parasını mı harcadınız burada arkadaşlar? Babanızın parasını mı harcadınız?

Dünya Ticaret Merkezi kompleksini hatırlıyor musunuz? Nerede Dünya Ticaret Merkezi kompleksi? Yıkıldı, yıkıldı. Ne yapıldı? Hiçbir şey. Peki buradaki maddi zararı, kamu zararını kim karşılayacak? Bu da kamunun parası.

Beşirli’deki Gülcemal Projesi’nin temeli atıldı. Burası 2015 yılında başladı, biliyor musunuz? 2016 yılı. On yıl geçti. On yıldır ne yaptık biz orada, hatırlıyor musunuz? Oranın önünde kanalizasyon çıkışları yoktu. Yıllarca Beşirli’de lağım kokusunu bize koklattılar. Bugün geldiniz, başka bir şey yapıyorsunuz. Burada da kamu zararı var. Trafik sorunu da var.”

AK PARTİORTAHİSAR İLÇE BAŞKANI HİSOĞLU'NA ÇAĞRI

Batmaz, kamu zararına ilişkin hesaplamaların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirterek AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu'na çağrıda bulundu.

“Ben buradan AK Parti iktidarının muhatabım olan ilçe başkanına, atanmış ilçe başkanı Sayın Hüsoğlu’na sesleniyorum. Sayın Başkan, burada saydığım kamu zararlarının hesabını siz çıkarın. Sizin maliyecileriniz vardır. Toplamı çıkarın, kamuoyuyla paylaşın. Bir hafta sonra siz de bir program yapın. ‘Başkanım, söylemiş olduğu kamu zararları yoktur ya da vardır, şu kadardır.’ deyin. Sizin de bir rakamınız yok mu?

Bunu rakamla çıkartamazsınız ki… 2015 yılında Beşirli Kavşağı’nı yaptığınız zamanki parayla şimdiki parayı nasıl karşılaştıracaksınız? Güncel rakamlarla hesaplanması gerekiyor.

Beşirli Kavşağı’nın bugün yapılması ve yıkılması maliyetleri karşılığı yaklaşık 500 milyon TL. Beşirli Kavşağı’nı bir ayda söküp bitiremediler. Sayın Başkan, ‘Bu iş bu ayda bitecektir.’ demişti. Tabii, bitecektir.

Uzun Sokak’taki maddi zararı Ahmet Metin Genç, Maraş Caddesi’ndeki zararı Murat Zorluoğlu açıklasın. Hepsi açıklasın. O mineral taşları niye kışın ortasında serdiniz? Söküldü, mineralleri kaldırdınız, asfalt yaptınız, boya yaptınız. İnsanlara yazın o boya kokusuyla beraber zarar veriyorsunuz.

Trabzon’da yaşanan sorunlar bunlar. Trabzon’da trafik sorunu var. Siz bu trafik sorununu çözemezsiniz. Akçaabat’tan Yomra’ya iki gidiyorsunuz. Ünye-Çavuşlu yolu yapılıyor. Yirmi beş senedir AK Parti iktidarsınız. Yirmi beş senedir iktidardasınız. Şimdi ne yapacaksınız? Fonları aktaramadılar, fonları yetiştirmekten para bulamayınca…”

“ORTAHİSAR BELEDİYESİNİN 1 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE BORCU ÇIKTI”

Ortahisar Belediyesinin devraldığı borçlara ve belediye binasının ödeme sürecine ilişkin de konuşan Batmaz, bağımsız denetçiler tarafından yapılan incelemelerde 1 milyar liranın üzerinde borç tespit edildiğini öne sürdü.

“Ahmet Kaya adaylığı sürecinde, öncesinde ‘Ne kadar borcumuz var, söyleyin.’ dedik. Yanılmıyorsam 180 milyon lira gibi bir borç bildirimi yapıldı. Belediyeye geldiğimizde 570 milyon, 800 milyon, 1 milyar, 1,5 milyar lira gibi rakamlar söylendi. Bağımsız denetçilere sorduk. Geldiler, araştırdılar. 1 milyar liranın üzerinde borç çıktı.

Bugün övündükleri Ortahisar Belediyesi’nin binasını TOKİ’nin yaptığını söylüyorlar. Beş kuruş para ödememişsiniz. TOKİ’nin taksitlerini biz ödüyoruz. Orayı yaptık diyorlar, bunların da taksitlerini biz veriyoruz. Yani yaptığınız binanın parasını ödememişsiniz ama babanızın malı gibi övünmüşsünüz. ‘Biz orayı yaptık, biz burayı yaptık.’ dediniz. Yapmadınız kardeşim. Yaptınız da parasını ödememişsiniz. 40-50 aylık taksitlerini ödememişsiniz. Biz geldik, şimdi taksitlerini ödüyoruz.”

Belediyelerin mali açıdan yaşadığı zorluklara da değinen Batmaz, vergi yükü ve bütçe kesintilerinin hizmetleri etkilediğini savundu.

“Hizmet anlamında elbette zorluklar var. Vergi yükü bir taraftan, gelen bütçeden gönderilen paraların kesilmesi diğer taraftan… Arkadaşlarımız para basmıyor. Gelirimiz belli, giderimiz belli. Ama siz ödeme yapmaktan imtina etmiyorsunuz. Devlete para ödeseniz de ödemeseniz de size soran yok, sorgu sual yok. Ama biz beş kuruş ödemezsek mali denetim gelip kapımıza dikiliyor. Cumhurbaşkanı ‘Silkeleyin.’ demedi mi? Silkeleme şu anda devam ediyor.”

“İKİ BUÇUK YILDA PROJELERİMİZİN YÜZDE 60’INDAN FAZLASINI HAYATA GEÇİRDİK”

Ortahisar Belediyesinin yaşanan mali zorluklara rağmen hizmet üretmeye devam ettiğini ifade eden Batmaz, yürütülen projeler ve sosyal belediyecilik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

“Bütün bu baskılara rağmen buradan tekrar Ahmet Başkan’a, kaymakama ve yönetimine teşekkür ediyorum. O gün verdiğimiz sözleri bugün alnımızın akıyla yerine getirmek için çalışıyoruz. İki buçuk yılda projelerimizin yüzde 60’ından fazlasını hayata geçirdik ve ana projelerimizi uygulamaya koyduk. Çavuşağan kentsel dönüşümünü yaptık, Çavuşağan Şelalesi’ni yaptık. Sosyal belediyeciliğin her anlamda gereğini yerine getiriyoruz. Konuk evi şu anda planlanmakta. Verdiğimiz sözleri yerine getirmeye devam edeceğiz.

Bunların dışında modern, hayata ve çevreye uygun projeler için arkadaşlarımız ellerindeki bütün imkânları kullanıyor. Çöp ve arıtma tesislerinden diğer hizmetlere kadar her alanda çalışılıyor. Kağıt Sokak ortada. Belediyemizin kurmuş olduğu kooperatiflerle birlikte üretime geçen, gelir elde etmeye başlayan bir belediye var artık. Küçük de olsa zarar etmek yerine kâr elde edecek işler yapmaya başladı. Belediyemiz, üzerindeki bütün sorumlulukları yerine getirmek için gayret ediyor.

Eksik gördüğüm yanlar şöyle: Eğer belediyemiz dört dörtlük bir gelirle çalışsaydı ve üzerinde bu kadar baskı olmasaydı, buna rağmen eksik işler yapılsaydı ‘Üzerinize düşeni yapmıyorsunuz, bunlar neden eksik kaldı?’ derdim. Ama bunca baskıya rağmen ayakta durabiliyor ve verdiğimiz sözleri hizmet anlamında yerine getirmek için gayret ediyorsanız bizim için en güzel şey budur.”

“AK PARTİ BU MİLLETE NE VERECEK?”

Fon iddiaları üzerinden iktidarı eleştiren Haluk Batmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adının da gündeme geldiğini belirterek, söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

“Arkadaşlar, Türkiye’yi sanki siz çok mu güzel yönetiyorsunuz? Ülkeyi soydurdunuz, fonculara soydurdunuz. Göz göre göre fonculara soydurdunuz. Burada rakamlar var arkadaşım.

Şimdi bu ülkeyi kim yönetiyor? Foncuların arasında Fatma Betül Sayan Kaya var, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı. Bu kadın soygun yapmış. Artık değil ama. Ne oldu şimdi, arındı mı? AK Parti’yi bıraktı, arındı mı? Bu olaylar AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde yaşandı. Genel başkan yardımcılığını bıraktıktan sonra mı soru sorulmayacak? Genel başkan yardımcısıyken bu fondaki paraları almış. Parayı iade ediyorsun, geri iade etmen gerekir, iki katını vermen gerekir. Soru şu: Bu parayı nereden kazandın da bu yatırımı yaptın?

Kaç yıldır çalışıyorsun Namık Bey? Otuz sene. Otuz sene. Ya bu kadar parayı hayalinde, rüyanda bile görebilir misin? Şimdi bu AK Partili arkadaşlar neyi eleştirecekler? Siz bunun cevabını verin.”

“ÜÇ Y İLE MÜCADELE EDECEĞİZ DEDİLER”

Batmaz, Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçle ilgili iddiaları da gündeme getirerek, kamuoyuna yapılan açıklamalarla ortaya çıkan sonuçlar arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.

“Siz meşe dediniz, çınar dediniz, adı sanı olmayan insanlarla ilgili iddialar ortaya attınız. Ekrem Başkan’ı 570 gündür cezaevinde tutuyorsunuz. Araba belediyesi var dediniz, bir otoparkın altında yüzlerce araba var dediniz. Bunlar Ekrem Başkan’ın arabaları dediniz. Arabalar öyle değilmiş, MHP milletvekilinin arabalarıymış.

Kasadan paralar çıktı dediniz, kasa yok ortada. Korumasının kasasını, virüsünü yaylasında patlattı dediniz. Büyük para çıktı dediniz, para çıkmadı. Adamın orada bir tane Rus yapımı silahı, iki tane de mermisi vardı. Babasının evinin, yazlığındaki bahçesini kazdınız ya! 80 yaşındaki adamın bahçesini kazdınız.

Ama Betül Sayan Kaya bugün nereden aldığı, nereden biriktirdiği belli olmayan parayla beraber fonu soyuyor. Hesabı yok. Parayı iade etti, AK Parti’den istifa etti, görevden alındı, tamam. Peki AK Parti bu millete ne verecek? AK Parti hangi yüzle konuşacak? Üç Y ile mücadele edeceğiz dedi AK Parti iktidarı: Yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk. Ne oldu? Yasaklar alabildiğine, yolsuzluk alabildiğine. Hesapsız kitapsız yolsuzluklar… Yargı da hepsini sıfırladı yani.”

“214 KİŞİNİN KİM OLDUĞUNU AÇIKLAYIN”

Fon iddialarına ilişkin rakamların ve isimlerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade eden Batmaz, soruşturma sürecinin yeterince şeffaf yürütülmediğini savundu.

“Bu, yüz milyon liranın üzerinde bir para. Bütçe nerede? Bu kadar para nereden geliyor? Listeyi açıklayın diyorlar. Özlem Zengin de AK Parti’de baştan beri. Özlem Zengin listeyi açıklasın. 270 kişi… Kimdir bu 270 kişi? Toplamda 455 bin kişi fonda soyulmuş. Önceden bir yere çökerlerdi, şimdi toplanıp hep beraber çöktüler üstüne. 500 bin kişi halk orada mağdur oldu.

Hesap sorma anlamında yeterli bulmuyorum. Nasıl hesap soruluyor? Soru soruldu, anlamadım. Tutuklananlar var, komisyon oluşturuldu. Ömer Çelik’in tatile gittiği arkadaş tutuklandı mı acaba? 84 kişinin tutuklandığını biliyorum ben. Betül Sayan Kaya tutuklanmamış. Bir sürü kişi de tutuklanmamış. Hadi soru önergesi verildi, araştırma komisyonu kurulsun dendi. Niye kurulmadı? 214 kişi var deniyor. Hadi bugün açıklayın. Bugün açıklayın 214 kişi kimdir? O listeyi açıklayın, kim var görelim. Haluk Batmaz’ın fonda parası varsa o da yardım alsın. Ahmet Çağlar Yıldırım’ın da varsa o da yardım alsın. Bir fonun 100 bin lira olması ne demek ya? Böyle bir para var mı? Hiç vicdan kalmamış ya.”

“AK PARTİ KIRSALDA KIRILACAK”

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Trabzon Büyükşehir Belediyesinin mali durumu ve kırsaldaki ekonomik sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Batmaz, kırsal kesimde yaşanan geçim sıkıntısının arttığını belirterek AK Parti’nin en büyük seçim kaybını bu bölgelerde yaşayacağını savundu.

“Ahmet Metin Genç iyi niyetlidir. Böyle diyalogları iyidir ama Büyükşehir’i de aynı Ortahisar gibi kredi borcuna batırıp önümüzdeki seçimlerde bize devredecek gibi görüyoruz biz bunu.

Bunun hazırlıklarını zaten yapıyoruz. AK Parti kırsalda kırılacak. Çünkü kentteki yoksulluk, kırsalda da artık çok hissediliyor. Eskiden kırsaldaki yoksulluk çok hissedilmezdi. İnek var, fındık var; insanlar bir şekilde geçinirdi. Ama şimdi insanlar fındıklarını kurutacak yeri, satacak yeri bilmiyorlar. Aldıkları maaşla beraber geçinemeyeceklerini görüyorlar.

AK Parti iktidarı kırsalda kırılacak. En büyük hezimeti orada olacak. Yaşlı dedelerimiz, bu canı cemaatine güveniyor. O cami cemaati artık bu durumdan bıktı. Cami cemaatiyle beraber oturuyoruz, namazımızı kılıyoruz, çay ocaklarında sohbetimizi de yapıyoruz. Artık insanların sabrı taştı.”

HALUK BATMAZ’DAN FINDIK ÜRETİCİSİ İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ve tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fiskobirlik ve kooperatiflerin üreticiyi koruyan yapılar olduğunu savunan Batmaz, artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle fındık üretiminin geleceğinin tehlikeye girdiğini söyledi.

“Şöyle diyeyim size; siz şimdi Fiskobirlikleri, kooperatifleri ortadan kaldırırsanız üreticiyi önce tüccarın kucağına, daha sonra da TMO denilen bir sistemin içerisine dâhil ederseniz ve o sistemin içerisinde üreticinin söz hakkı yoksa… Bakın, TMO’da üreticinin söz hakkı yok ama Fiskobirlik’te vardı.

Devletin görevi üreticiyi korumaktır. Devletin herkesten kâr edecek diye bir gayesi yok. Çünkü bizim fındığımız millî ürünümüzdür. Millî gelire en fazla katkı sağlayan ürünlerimizden biri fındıktır. Fiskobirlikleri kapattınız, uluslararası bir firmaya, bizim en büyük ihracat kalemlerimizden biri olan tarımsal ihracat ürünümüz fındığı da teslim ettikten sonra artık bunun önünü alamazsınız. Çünkü oyunun içindeki oyuncu artık büyük, uluslararası bir firma.”

“FINDIĞIN MALİYETİ 300 LİRA, SATIŞ FİYATI 205 LİRA”

Fındık fiyatları ile üretim maliyetleri arasındaki farka dikkat çeken Batmaz, geçen yıl 320 liradan satılan fındığın bu yıl 205 liradan TMO’ya verildiğini belirterek üreticinin yaşadığı kaybı anlattı.

“İnsanlar geçtiğimiz sene 320 liraya fındık sattı. Benim bir ton fındığım vardı, 320 liraya sattım. Bu sene 1.200 kilo fındığım var, TMO’ya verdim. Geçen sene bunu tüccara da vermiştim. Bu sene 1.200 kilo fındığımı TMO’ya 205 liraya verdim. Aradan bir yıl geçti; enflasyon ve üretim maliyetleri yükseldi. Biz fındığı 205 liraya sattık. Köyümüzde, mahallemizde arkadaşlarımıza bakın; fındığı iyi fiyata sattın diye sevinmeye gittik. Düşünebiliyor musunuz insanların geldiği aşamayı?

Burada devletin temel görevi üreticiyi korumak ve kollamaktır. Fiskobirliklerin, kooperatiflerin, birliklerin görevi de buydu. Piyasa tamamen yabancı oyuncuların eline bırakılınca ortaya çıkan tabloyu engellememizin imkânı yok.

İnsanlar bu yıl fındığı 205 liraya sattı ama fındığın toplam maliyeti 300 lira. Gübre, budama, ilaçlama ve diğer masraflar… Artık kâr etmediği, hatta zarar ettiği için önümüzdeki yıl fındığın bakımını kimse yapmayacak. İstanbul’dan, Ankara’dan ve il dışından gurbetçiler gelip baba yadigârı topraklardaki fındıkları topluyordu. Artık insanlar gelmeyecek. Kardeşim, ‘Abi, ben Trabzon’a gelip gitme maliyetimle uğraşamam, tut benim yerime fındığı toplattır.’ diyor. Bizim bu dağlarda uğraşmamızın bir anlamı kalmıyor. Görünen o ki bu dağları artık ormana terk edeceğiz.”

“ÜRETİCİYE NE YAPACAĞINI SÖYLEYECEKSİNİZ”

Fındık üreticisinin bahçesine yeterince bakım yapmadığı yönündeki eleştirilere de değinen Batmaz, üreticinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Üreticinin hiç mi hatası yok? Tahminimce, kendimizden de biliyoruz, birçok üretici yıldan yıla fındık bahçesine giriyor. Ama insanlar yine de bahçelerine gidiyor. Üreticiye yönelik eleştiriler var. Geçtiğimiz haftadan beri Sayın Hüsoğlu da fındık üreticisini eleştiriyor. ‘Fındıkçı da yapmasın.’ diyor. Kardeşim, fındık para etmezse fındıkçı nereye gidecek? Fındıkçıya ne yapacağını söyleyeceksiniz.

Eskiden Fiskobirlik bize gübre verirdi. İnsanlar azotunu alırdı, ihtiyacı olanı alırdı. Fiskobirlik üreticiyi desteklerdi. TMO veriyor mu? Devlet artık veriyor mu? Üreticiyi teşvik ediyor mu? Nasıl üretim yapacağı konusunda bir yardımı var mı? Yok.

Araziler de bölündü. Eskiden 10, 20, 30 dönümlük fındık arazileri vardı. Şimdi bahçeler bölündü. Üç dönüm, beş dönüm arazisi olan, ‘İyi bir yerim var.’ diyor. Ama onları teşvik edecek olan yine iktidardır, yine devlettir.”

“FINDIK BİZİM İÇİN KÜLTÜREL BİR MİRAS”

Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payına ve diğer ülkelerde uygulanan üretim yöntemlerine değinen Batmaz, üreticilerin modern tarım uygulamaları karşısında desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

“Fındığın başka bir yönü daha var. Türkiye’de yıllardır fındığın dünya üretiminin yüzde 75’ini bizim karşıladığımız söyleniyor. Ama bu alanda da kaybediyoruz. Şimdi binlerce dönüm arazide fındık bahçeleri kurmuşlar. Mekanik tarım yapılıyor, traktörler çalışıyor, dronlarla ilaçlama yapılıyor. İki üç kişi binlerce dönüm fındığı topluyor. Biz ise el emeğiyle fındığımızı toplayıp pazara getiriyoruz.

Ama bizim fındıkla bütünleşmiş bir birlikteliğimiz var. Fındık bizim için hem millî bir ürün hem kültürel bir ürün hem de babamızdan, dedemizden, atamızdan kalan bir miras. Biz onu yok sayamıyoruz.

Bir belgesel izliyorum. Daha önce kiraz ekmişler. Kirazın maliyeti yükselmiş, kazancı düşmüş. Kirazı söküp fındık dikmişler. Adam diyor ki, ‘Fındıktan para kazanamazsam bunu da söker, yerine başka bir şey dikerim.’ Ama bizim öyle bir şansımız yok. Biz fındıkla öyle bütünleşmişiz ki en büyük zenginimiz, mimarımız, savcımız, doktorumuz bile fındık bahçesine girdiği zaman herkes eşit oluyor. Herkes omzuna bir fındık çuvalı alıp harmana getiriyor. Bu eşitliğin içerisinde biz varız.”

“ALTERNATİF ÜRÜNLERİN DE SÜREKLİLİĞİ OLMALI”

Bölgedeki arazi yapısı ve iklim koşulları nedeniyle fındığın yerine başka ürünlerin yetiştirilmesinin kolay olmadığını belirten Batmaz, mevcut tarım politikalarının sürmesi hâlinde üreticinin gelecek yıl da benzer sorunlarla karşılaşacağını söyledi.

“Alternatif ürüne yönelme durumu olmayabilir. Günler öncesinde kivi vardı. Kivi alternatif bir üründü ama tutmadı. Yeni bir alternatifin sürekliliğinin olması lazım. Bizim şartlarımızda çok fazla alternatif ürün de yok. Araziler yamaç olduğu için bu da yetmiyor. Toprak da her ürünü yetiştirmeye uygun değil. Bu kadar yağış alan bölgede yetişecek, fındık gibi arazi şartlarına uyum sağlayabilecek bir ürün olması gerekiyor.

Bu akılla devam edildiği sürece gelecek yıl da aynı sorunlar yaşanır.”

“BAHÇEDE İZİ OLMAYANIN SOFRADA SÖZÜ OLMAZ”

YENİ Parti Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, seçmenlerin kendilerini temsil eden siyasetçilerden hesap sorması gerektiğini belirterek, vatandaşla seçim sonrasında da iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti.

Batmaz, milletvekillerinin ve seçilmiş yöneticilerin seçmenlerin sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:

“Şimdi güven kaybı var. Bunu bizler de görüyoruz. Verilen sözler yerine getirilmiyor. Seçilen, seçildiği yere gitmiyor; seçmeniyle beraber elini uzatmaktan imtina ediyor. Seçilip giden milletvekilleri, hangi mahallede hangi seçmenlerinin olduğunu bilmiyor.

Bunun çözümü, bizim gördüğümüz kadarıyla, dediğim gibi, hesap sorabilen seçmendir. Seçmenin hesabını çatır çatır sorması lazım. Kendi yanına gelmeyen, cenazesine gelmeyen, düğününe gelmeyen, geçinemediği zaman derdine derman olmayan, TMO’ya gidip hesap sormayan, TMO’daki çalışmaları denetlemeyen kişilere hesap sorulmalı. ‘Bahçede izi olmayanın sofrada sözü olmaz.’ misali, eğer bahçede iziniz yoksa sofraya da yanaştırmasınlar diyorum ben seçmenlerimize. Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Çok sağ olun. Güzel bir program olduğunu düşünüyorum.”

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!