Trabzon’un Maçka ilçesindeki tarihi Vazelon Manastırı’nın yeniden turizme kazandırılması için umut veren gelişmeler yaşanıyor. TGA Karadeniz Bölge Temsilcisi Metin İnan, Vazelon ve Kuştul manastırlarının restorasyon projelerinin 2026 Yatırım Programı kapsamında ele alınmasının Trabzon turizmi açısından önemli olduğunu belirtti.
“ÖNEMLİ BİR DEĞER”
Trabzon’un turizm geleceğinde tarihi ve kültürel mirasın daha fazla öne çıkarılması gerektiğini belirten İnan, Vazelon Manastırı’nın Maçka ve Trabzon turizmi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
İnan, “Trabzon’un turizm geleceğini yalnızca mevcut destinasyonlarımızı geliştirmekle değil, tarihi ve kültürel mirasımızı yeniden turizme kazandırarak şekillendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Vazelon Manastırı’nın yüzyılların izini taşıdığını belirten İnan, “Maçka’da, yüzyılların izini taşıyan Vazelon Manastırı, bu anlamda Trabzon’un turizm çeşitliliği açısından son derece önemli bir değeridir.” dedi.
VAZELON VE KUŞTUL İÇİN ÖNEMLİ ADIM
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 Yatırım Programı kapsamında Vazelon ve Kuştul manastırlarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerine yönelik çalışmaların programa alınmasına da değinen İnan, bu gelişmenin önemine vurgu yaptı.
İnan, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 Yatırım Programı kapsamında Vazelon ve Kuştul manastırlarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerine yönelik çalışmaların programa alınmış olması önemli bir gelişmedir.” ifadelerine yer verdi.
Son dönemde bu konuda verilen olumlu mesajların ve çalışmaların başlatılmasının turizm sektörü açısından umut verici olduğunu belirten İnan, “Özellikle son dönemde bu konuda verilen olumlu mesajları ve çalışmaların başlatıldığını görmek, turizm sektörü adına bizleri umutlandırmaktadır.” dedi.
KARAİSMAİLOĞLU VE GENÇ’E TEŞEKKÜR
İnan, Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in tarihi değerlerin yeniden gündeme taşınması ve turizme kazandırılması yönündeki çalışmalarına da dikkat çekti.
İnan, “Bu noktada Trabzon Milletvekilimiz Adil Karaismailoğlu ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’in, şehrimizin tarihi değerlerinin yeniden gündeme taşınması ve turizme kazandırılması yönündeki gayretlerini önemli buluyor, kendilerine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“YALNIZCA BİR RESTORASYON ÇALIŞMASI DEĞİLDİR”
Vazelon Manastırı’nın yeniden ayağa kaldırılmasının yalnızca tarihi bir yapının restore edilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan İnan, projenin Trabzon turizmine daha geniş kapsamlı katkılar sağlayabileceğini belirtti.
İnan, “Vazelon’un yeniden ayağa kaldırılması yalnızca bir restorasyon çalışması değildir.” dedi.
Projenin Maçka ve Sümela Vadisi açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten İnan, “Bu proje; Trabzon’un turizm rotalarının çeşitlenmesi, Maçka turizminin güçlenmesi, Sümela Vadisi’nin turizm potansiyelinin genişlemesi ve Trabzon’un kültürel miras turizmi açısından uluslararası ölçekte daha güçlü bir destinasyon haline gelmesi adına önemli bir adımdır.” ifadelerini kullandı.
Vazelon’un Sümela güzergâhına dahil edilmesinin de bölge açısından önemli olabileceğini belirten İnan, “Nitekim Vazelon’un Sümela güzergâhına dahil edilmesinin ziyaretçi deneyimini ve bölgenin turizm çekiciliğini artırabileceği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.” dedi.
“TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”
Turizm sektörünün tarihi mirasın korunması ve geleceğe taşınması konusunda sorumluluğu bulunduğunu belirten İnan, Vazelon Manastırı projesinin bundan sonraki sürecini yakından takip edeceğini ifade etti.
İnan, “Bizler turizm sektörü olarak tarihimizi korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak zorundayız.” dedi.
Vazelon Manastırı projesinin takipçisi olacağını vurgulayan İnan, “Bu nedenle Vazelon Manastırı projesinin projelendirme, restorasyon ve turizme kazandırılma sürecinin takipçisi olacağımı özellikle ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
İnan, Trabzon’un turizm anlayışında mevcut destinasyonların yanı sıra kentin sahip olduğu diğer tarihi ve doğal değerlerin de öne çıkarılması gerektiğini belirterek, “Trabzon’un turizm geleceğinde artık sadece Uzungöl ve Sümela değil; tarihi, kültürü, doğası ve sahip olduğu bütün değerleriyle bir bütün olarak Trabzon konuşulmalı.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.