Geçtiğimiz günlerde bir spor yazarı, Trabzonspor için “Ekonomik açıdan da lobi noktasında da Türkiye’nin en güçlü kulübüdür” dedi.
Bence bu sözün üzerinde biraz durmak gerekiyor.
Çünkü Trabzonspor’un gücü sadece futbol takımından ya da tribünlerinden ibaret değil.
Trabzonlu iş insanlarına bakın...
Sadece Trabzon’da değil, Türkiye’nin hemen her yerinde önemli işler yapan, güçlü şirketlere sahip çok sayıda iş insanı var. Bunun bir de yurt dışı tarafı bulunuyor. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Trabzonlular ve Trabzonsporlular da bu büyük yapının önemli bir parçası.
Siyaset tarafında da Trabzon’un yıllardır güçlü bir ağı var.
Bunların tamamını bir araya getirdiğinizde ortaya küçümsenmeyecek bir tablo çıkıyor.
Trabzonspor’un gerektiğinde çok büyük bir dayanışma gücü ortaya koyabileceği açık.
Bugün herkesin kulübe aynı ölçüde maddi destek vermemesi başka bir konu. Trabzonspor’un böyle bir güce sahip olması ise başka...
Çünkü geçmişte bunun örneklerini gördük. Kulüp zor durumda kaldığında camianın farklı kesimleri bir şekilde devreye girdi. Gerektiğinde insanlar aynı noktada buluştu.
Aslında Trabzonspor’un yıllardır en önemli özelliklerinden biri de bu.
Fakat ekonomik güç konusunda başka bir ayrıntıyı da gözden kaçırmamak gerekiyor.
Trabzonspor, kuruluşundan bu yana har vurup harman savuran bir kulüp olmadı. Çok önemli futbolcular transfer etti, büyük yıldızları kadrosuna kattı. Ancak kulübün geleceğini riske sokacak ölçüsüz harcamalar hiçbir zaman camianın temel anlayışı haline gelmedi.
Bugün ise futbolun şartları çok farklı.
Eskiden bir futbolcuyu bulmak için Afrika’ya veya Avrupa’nın başka bir ülkesine gidilir, günlerce oyuncu izlenirdi. Şimdi durum değişti.
Bir futbolcunun sahada ne yaptığı bilgisayar ekranında önünüze geliyor.
Kaç kilometre koşuyor, kaç kez top kazanıyor, kaç şut çekiyor, kaç asist yapıyor, hangi bölgelerde etkili oluyor...
Bunların tamamına kısa sürede ulaşabiliyorsunuz.
Teknoloji transfer işini de değiştirdi.
Dolayısıyla Trabzonspor’un artık iyi futbolcu bulmak konusunda eski dönemlerdeki kadar büyük zorluk yaşaması gerekmiyor. Önemli olan doğru bütçeyi oluşturmak ve doğru oyuncuyu seçmek.
Burada asıl mesele ise Trabzonspor’un sahip olduğu ekonomik ve sosyal gücün kulübe nasıl aktarılacağı.
Çünkü bugün belki iş insanlarının katkısı istenilen seviyede olmayabilir.
Ama Trabzonspor’un başına gerçekten büyük bir sıkıntı geldiğinde ne olacağını kimse bilmiyor değil.
Bu camianın zor günlerde nasıl kenetlendiği biliniyor.
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş da bunu biliyor.
Trabzonspor, Anadolu İhtilali’ni gerçekleştirdiği dönemden bu yana Türk futbolunda sıradan bir kulüp olmadığını defalarca gösterdi. Bazen ekonomik sıkıntılar yaşadı, bazen yönetim sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
Ama her seferinde yeniden ayağa kalktı.
Çünkü Trabzonspor’un sadece bir futbol takımı olmadığını gösteren en önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor.
Bu kulübün arkasında güçlü bir şehir, güçlü bir kitle ve gerektiğinde aynı hedefte buluşabilen büyük bir camia var.
O nedenle söz konusu spor yazarının yaptığı tespiti yabana atmamak lazım.
Trabzonspor’un gücü bugün sadece kasasındaki parayla ölçülemez.
Asıl mesele, ihtiyaç olduğunda ortaya çıkabilecek o büyük gücü doğru zamanda ve doğru şekilde kullanabilmek.
Belki de Trabzonspor’un önündeki en önemli meselelerden biri artık budur.