Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte besin zehirlenmesi vakalarına karşı uyarılar peş peşe geliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Firdevs Aksoy, besinlerin hazırlanması, saklanması ve tüketilme şeklinin zehirlenme riskini doğrudan etkilediğini belirtti.
BESİN ZEHİRLENMESİ SADECE GIDADAN KAYNAKLANMIYOR
Doç. Dr. Firdevs Aksoy, besin zehirlenmelerinin yalnızca tüketilen gıdalar nedeniyle ortaya çıkmadığını belirterek, besinlerin saklandığı kaplar ile pişirme sırasında kullanılan malzemelerin de risk oluşturabileceğini söyledi.
Aksoy, bu materyallerde bulunabilecek kimyasalların da besin zehirlenmesine yol açabileceğini ifade ederek, uygun saklama koşullarına uyulmayan tüm gıdaların risk taşıdığına dikkat çekti.
KONSERVE VE KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN SULAR RİSK TAŞIYOR
Taze meyve ve sebzelerin doğru şekilde yıkanması ve muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Aksoy, az pişmiş gıdalar, bozulmuş besinler, uygun şartlarda hazırlanmayan konserveler ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin de besin zehirlenmesine neden olabileceğini söyledi.
Aksoy, "Besin zehirlenmeleri yalnızca yaz aylarında değil, her mevsimde görülebilir. Yazın havaların sıcak olması nedeniyle besin ve su tüketimi biraz daha kontrolsüz olabiliyor. Besin zehirlenmelerini daha çok taze sebze ve meyvelerle ilişkilendiriyoruz ama bazen konservelerle de ortaya çıkabiliyor. Kaynak kontrolü yapılmamış sular da aynı şekilde besin zehirlenmeleri arasında değerlendirilebilir." ifadelerini kullandı.
HERKES AYNI ŞEKİLDE ETKİLENMEYEBİLİR
Toplu besin zehirlenmelerinde aynı gıdayı tüketen herkesin aynı belirtileri göstermeyebileceğini belirten Aksoy, hastaların şikâyetleri ve tüketilen ortak gıdaların değerlendirilerek tedavi planının oluşturulduğunu kaydetti.
Besinlerin uygun koşullarda saklanmaması, yeterince pişirilmemesi veya son kullanma tarihinin geçmiş olması durumunda zehirlenme riskinin arttığını vurgulayan Aksoy, sıcak havalarda su kaynaklı bulaşların ve deniz ürünlerinin tüketiminin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
BİTKİSEL GIDALARDA AŞIRI TÜKETİM UYARISI
Doğadan toplanan otların bilinçsiz şekilde tüketilmesinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini dile getiren Aksoy, aynı anda iki veya daha fazla bitkisel gıdanın tüketilmesini önermediklerini ifade etti.
Aksoy, "Bilmediğimiz ya da bilsek bile özellikle bitkisel olan birçok madde karaciğer ve böbrek üzerinde zararlı olabiliyor. Bunları fazla tüketmek her türlü zarara neden olabilir. Özellikle iki ya da daha fazla bitkisel gıdanın aynı anda tüketilmemesini öneriyoruz. Çünkü karaciğere ve böbreğe zarar verebilir." dedi.
MANTAR ZEHİRLENMESİ ÖLÜMCÜL OLABİLİR
Mantar tüketimi konusunda da uyarılarda bulunan Aksoy, her mantarın yenilebilir olmadığını belirterek zehirli mantarların ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
İshal, şiddetli bulantı ve kusma gibi belirtilerin görüldüğü durumlarda özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini vurgulayan Aksoy, aşırı sıvı kaybının böbrek ve karaciğer yetmezliğine neden olabileceğini belirtti.
Aksoy, "Bu yüzden tüketilen her gıdada 'azı karar, çoğu zarar' diye düşünmek gerekir." ifadelerini kullandı.