Temmuz ve ağustos... Trabzon'un en hareketli dönemi. Körfez ülkelerinden gelen binlerce turist otelleri dolduruyor, restoranları hareketlendiriyor, alışveriş merkezlerine canlılık katıyor. Araç kiralama firmaları ise neredeyse filo yetiştiremiyor.
Madalyonun bir de görünmeyen yüzü var.
O yüz, trafikte ortaya çıkıyor.
Yabancı plakalı ya da kiralık araç kullanan bazı turistler trafik kurallarını ihlal ediyor. Hız sınırını aşıyor, hatalı park yapıyor, kırmızı ışık ihlali... Sonrasında cezalar yazılıyor. Asıl sorun da tam burada başlıyor.
Anlatılanlara göre özellikle kiralık araç kullanan bazı turistler, kesilen cezaları ödememekte direniyor. Hatta cezayı gizlemeye çalışanlar bile var. Araç teslim edilirken bu kez araç kiralama firmaları ile turistler karşı karşıya geliyor. Firma parasını almak istiyor, turist ise ödememekte ısrar ediyor.
İş büyüyünce gerilim de kaçınılmaz oluyor.
Polis de hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Bir yanda devletin uygulaması gereken mevzuat, diğer yanda turiste karşı oluşabilecek olumsuz görüntü... Kimse "Trabzon'da turistlerle tartışma çıktı" manşetlerini görmek istemiyor. Bu nedenle çoğu zaman oldukça temkinli davranılıyor.
Yabancı plakalı araçlarla ülkeden ayrılırken sistemde borçlerı görünüyor. Gümrük kapılarında bu borçların tahsil edilmesi gerekiyor. Ancak sektör temsilcileri, uygulamada zaman zaman aksaklıklar yaşandığını, bazı alacakların tahsil edilemediğini dile getiriyor.
Burada kimse turisti suçlamıyor.
Kurallara uyan, şehrin ekonomisine katkı sağlayan binlerce misafir elbette var. Ancak kuralları ihlal eden az sayıdaki kişi bile hem kamu otoritesini hem de sektörü zor durumda bırakabiliyor.
Asıl soru şu...
Devletin sisteminde görünen bir trafik cezası neden eksiksiz şekilde tahsil edilemiyor? Kiralık araçlarda sorumluluk nasıl netleştirilecek? Araç kiralama firmaları her sezon aynı tartışmayı yaşamak zorunda mı kalacak?
Turizm sadece misafiri ağırlamak değildir.
Kuralları herkes için eşit uygulayabilmektir. Hem turist memnuniyetini koruyacak hem de kamu alacağını güvence altına alacak yeni bir sistem kurulmazsa, bu konu her yaz Trabzon'un konuştuğu kronik sorunlardan biri olmaya devam edecek.