Soğuk ve uzun bir kışın ardından yazın gelmesini herkes dört gözle bekler. Havaların ısınmasıyla birlikte insanlar daha özgür hareket eder; tatile gider, ailesiyle daha fazla vakit geçirir, günün büyük bölümünü dışarıda geçirmenin keyfini yaşar. Yazın güzel tarafı çoktur elbette. Ama bir de can sıkan, huzur kaçıran tarafı var: sinekler, böcekler ve haşereler…
Bu konuyu daha önce de gündeme getirmiştik. Ancak vatandaşlardan gelen şikâyet o kadar fazla ki, yeniden değinmek şart oldu. Çünkü özellikle yaz akşamlarında insanlar günün yorgunluğunu atmak, serin bir ortamda rahat bir uyku uyumak istiyor. Havalar sıcak olduğu için birçok kişi cam açık yatıyor. Sineklik olan evlerde bile tam anlamıyla çözüm sağlanamıyor. Son birkaç yıldır Trabzon’da sinek, böcek ve haşere yoğunluğunun ciddi şekilde arttığı da açıkça görülüyor.
Üstelik mesele, vatandaşın kendi imkânlarıyla çözebileceği boyutu çoktan aşmış durumda. Ev içinde kullanılan çeşitli cihazlar, spreyler ya da bireysel önlemler yetersiz kalıyor. Bu yüzden insanlar çözümü belediyelerde arıyor, düzenli ve etkili ilaçlama yapılmasını istiyor. Ne var ki Trabzon’daki birçok belediyede ilaçlama aracı bulunmuyor. Olan araçlar ise ihtiyacı karşılamaya yetmiyor.
Bazı belediyeler bu araçları kiralamayı düşünüyor, ancak yüksek maliyetler nedeniyle bundan da geri duruyor. Sonuçta kendi imkânlarıyla, mevcut araçlarına takılan motor ve cihazlarla sokaklarda ilaçlama yapmaya çalışıyorlar. Fakat bu yöntem çoğu zaman beklenen sonucu vermiyor. Özellikle su birikintilerinin bulunduğu alanlarda sinek yoğunluğu daha da artıyor. Kırsalda ise hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde, ahırların ve kümeslerin çevresinde sorun çok daha büyüyor. Oralarda sinek adeta hayatı çekilmez hale getiriyor.
Elbette yüksek kesimlerde hava daha serin olduğu için sinek sorunu şehir merkezine göre daha az hissediliyor. Ama merkezde ve sahil hattında vatandaş ciddi şekilde bunalmış durumda. Sorun yalnızca araç eksikliğiyle de sınırlı değil. İlaçlama yapan personelin yeterli bilgiye sahip olmaması da verimi düşürüyor. Çünkü ilaçlama araçlarının yavaş ilerlemesi, ilacın doğru noktaya ve doğru yoğunlukta verilmesi gerekiyor. Oysa çoğu zaman araçlar hızla geçiyor; ilaç ise havaya savrulup gidiyor. Ne sokakta etkili oluyor ne de soruna çare olabiliyor.
Açık konuşmak gerekirse bu iş, göstermelik birkaç tur ilaçlamayla çözülecek bir mesele değil. Planlı, teknik ve koordineli bir çalışma gerekiyor. Güçlü bir ekip lazım, doğru ekipman lazım, düzenli takip lazım. Belediyelerin bu konuda ortak hareket etmesi artık kaçınılmaz hale geldi. Gerekirse birden fazla belediye bir araya gelip ortak ilaçlama araçları, motorları ve ekipmanları satın almalı. Çünkü bu araçlar yılın her günü kullanılan araçlar değil. Ortak kullanım modeliyle hem maliyet düşer hem de vatandaşın sorunu daha hızlı çözülür.
Kısacası mesele basit bir yaz rahatsızlığı değil. İnsanların uykusunu, huzurunu ve günlük yaşamını bozan ciddi bir halk sağlığı sorunu ile karşı karşıyayız. Yaz mevsimi keyifle anılmalı, sinekle değil. Bunun için de belediyelerin artık mazeret üretmek yerine kalıcı çözüm üretmesi gerekiyor.