Trabzon’da fındıkta şok düşüş! Fiyatlar yeniden dipte
Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ekonomisinin temel unsurlarından biri olan fındıkta fiyat dalgalanması dikkat çekiyor. Sezon başında yükselişe geçen fiyatların yeniden düşüşe geçmesi, piyasada belirsizliği artırırken, sektörde faaliyet gösteren tüccar süreci Haber61'e anlattı.
Sezon başındaki düşük rekolte beklentisi fiyatları artırdı
Fındık piyasasında sürecin eylül ayı itibarıyla şekillendiğini belirten tüccar, şu ifadeleri kullandı:
“Fındık piyasasındaki süreç, sezon başında, eylül ayıyla birlikte şekillenmeye başladı. O dönemde uzun bir aradan sonra oldukça düşük bir rekolte söz konusuydu ve yaklaşık 400 bin ton seviyeleri konuşuluyordu.”
Sezon başında oluşan düşük rekolte beklentisinin fiyatları hızlı şekilde yukarı çektiği, ancak bu durumun Avrupa’daki alıcıları temkinli davranmaya ittiği ifade edildi.
Avrupa talebi beklenen seviyeye ulaşmadı
Fiyatların erken yükselmesinin ihracat tarafını etkilediğini belirten tüccar, Avrupa pazarındaki duruma ilişkin şunları söyledi:
“Ancak fiyatların sezonun daha başında, eylül ayında hızlı bir şekilde yükselmesi, Avrupa’daki alıcıların piyasaya temkinli yaklaşmasına neden oldu. Bu nedenle beklenen alım iştahı oluşmadı. Aradan geçen sürede, 2026’nın mart ayı neredeyse sona ermesine rağmen, Avrupa tarafında hâlâ güçlü bir talep görülmüyor.”
“Ürün yetmeyecek” beklentisi yerini stok tartışmasına bıraktı
Başlangıçta oluşan yüksek fiyat beklentisinin ihracatın zayıf kalmasıyla değiştiğini vurgulayan tüccar, piyasadaki dönüşümü şöyle anlattı:
“Sezon başında oluşan düşük rekolte beklentisi, piyasada ve üretici tarafında yüksek fiyat beklentisini beraberinde getirmişti. Ancak ihracatın beklenen seviyede gerçekleşmemesi, dengeleri değiştirdi. Öyle ki, “ürün yetmeyecek” beklentisinden, “gelecek sezona ne kadar stok kalır?” tartışmasına gelinmiş durumda.”
Avrupa alıcıları stokla süreci yönetti
Avrupa’daki alıcıların yeni alım yerine mevcut stoklarını kullandığına dikkat çeken tüccar, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sektörün içinde olan esnafın değerlendirmesine göre, Avrupa’daki alıcıların önemli miktarda stokla sezona girdiği anlaşılıyor. Türkiye’de fiyatların hızlı ve yüksek artışı karşısında yeni alım yapmak yerine, mevcut stoklarını kullanarak zaman kazanmaya yöneldiler. Gelinen noktada bunun etkili bir strateji olduğu görülüyor.”
Fiyatlar sezon başı seviyesine geriledi
Gelinen noktada fiyatların yeniden sezon başındaki seviyelere indiğini belirten tüccar, üretici açısından sürecin olumsuz sonuçlandığını ifade etti:
“Nitekim fiyatlar, sezon başındaki seviyelere kadar gerilemiş durumda. Üretici açısından bakıldığında ise bu süreç, yüksek beklentilerle başlayıp hayal kırıklığıyla sonuçlanan bir sezon olarak kayıtlara geçti.”
“Üretici sabırlı olmalı”
Fiyatların mevcut seviyelerde düşük kaldığını vurgulayan tüccar, üreticiye şu sözlerle çağrıda bulundu:
“Bundan sonra piyasada yön değişir mi, bunu zaman gösterecek. Ancak yaşananlar, sektör açısından önemli bir tecrübe oldu. Sonuçta bu süreçleri yaşadık. Bu saatten sonra elinde fındık olan vatandaşımız için fiyatlar gerçekten çok düşük seviyelere geldi. Açıkçası bu seviyelerde satış yapmak büyük kayıp olur. Bu yüzden üreticinin sabırlı olması gerektiğini düşünüyorum.”
Yeni sezon üzerinden yapılan spekülasyonlar
Piyasada yeni sezon rekoltesine yönelik değerlendirmelerin de etkili olduğunu belirten tüccar, şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda piyasada yapılan bir diğer spekülasyon da yeni sezon ürünü üzerinden yürütülüyor. “Nasıl?” diye soracak olursanız; geçtiğimiz günlerde çiçek sayımı yapıldı. Sanayiciler bu verileri yıllardır açıklar, ancak bunun piyasaya belirgin bir pozitif katkı sağladığı pek görülmemiştir. Bu elbette 800-830 bin ton gibi bir rekoltenin kesinleştiği anlamına gelmez ama piyasa üzerinde olumsuz bir algı oluşturabiliyor.”
Üretimde riskler artıyor
Fındık üretiminin geçmişe göre daha zor hale geldiğini belirten tüccar, üreticinin karşı karşıya kaldığı riskleri şöyle sıraladı:
“Ayrıca şunu da unutmamak gerekir: Fındık artık 10-20-30 yıl önceki gibi kolay yetiştirilmiyor. “Kolay değil” derken şunu kastediyorum; ürün çuvala girene kadar birçok riskle karşı karşıya kalıyor. Bunların başında don riski geliyor. Ardından kuraklık, son yıllarda ciddi bir tehdit haline geldi. Bunun yanı sıra hastalıklar, özellikle külleme ve dökülme riski, bir de kokarca zararlısı gibi etkenler üreticiyi zorluyor.”
Geçmiş sezon örneği dikkat çekti
Geçen sezon yaşanan rekolte sapmasına da dikkat çeken tüccar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tüm bu zorluklar düşünüldüğünde, fındık zaten değer olarak gelmesi gereken seviyelere büyük ölçüde yaklaşmış durumda. Üretici bu kadar badireyi atlattıktan sonra, eğer bir kayıp yaşayacaksa bile bunu ürünün gerçek sonucunu görerek yaşamalı. Benim şahsi görüşüm bu yönde.
Nitekim benzer bir senaryoyu geçen yıl da yaşadık. Sezon başında çiçek sayımlarına göre 700 bin tonun üzerinde rekolte beklentileri açıklandı. Ardından bu rakamlar 650 bin tonlara kadar revize edildi. Ancak sezon sonunda çuvala giren ürün miktarı yaklaşık 400 bin ton civarında kaldı. Yani sahadaki gerçekler, tahminlerin çok altında gerçekleşti.
Bu yüzden fındıkta ne zaman ne olacağını, hangi risklerin devreye gireceğini sezon tamamlanmadan net şekilde öngörmek pek mümkün değil.”
Kaynak:Haber61