Trabzon’da Uzun Sokak’ın mevcut durumu ve yaylalarda gerçekleştirilen yol çalışmaları tartışma konusu oldu. Cemil Pehlevan, 19 Ekim 2026 tarihli açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımında önceliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hem şehir merkezindeki altyapı sorunlarına hem de meraların korunmasına dikkat çekti.
Pehlevan, bir tarafta yaşam koşullarının iyileştirilmesine ihtiyaç duyan vatandaşların, diğer tarafta ise yüksek ekonomik değere sahip binaların bulunduğunu ifade ederek kamu yatırımlarında hangi ihtiyaçlara öncelik verilmesi gerektiğini sorguladı.
“UZUN SOKAK’TA VATANDAŞLAR DÜŞME VE YARALANMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”
Trabzon’un en yoğun kullanılan noktalarından biri olan Uzun Sokak’ın durumuna değinen Pehlevan, özellikle yağışlı havalarda zeminde oluşan su birikintilerinin vatandaşlar açısından sorun oluşturduğunu belirtti.
Pehlevan, sokaktaki zemine ilişkin sorunları şu sözlerle dile getirdi:
“Taşların üzerine bastığınızda su sıçrıyor. Yağmur yağdığında zemin küçük göletlere dönüşüyor. Vatandaşlarımız yürürken düşme ve yaralanma riskiyle karşı karşıya kalıyor.”
Binaların cephelerinin kamu destekleriyle güzelleştirilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Pehlevan, zemin ve altyapı sorunlarının da aynı ölçüde öncelikli olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Kamu yatırımlarında vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Pehlevan, binaların ticari değerini artıran çalışmalar kadar insanların yaşam kalitesini yükselten hizmetlerin de önem taşıdığını kaydetti.
YAYLALARDAKİ YOL ÇALIŞMALARI İÇİN İNCELEME ÇAĞRISI
Açıklamasında yaylalarda gerçekleştirilen beton asfalt ve parke çalışmalarına da değinen Pehlevan, söz konusu yatırımların kamu yararı ve hukuki uygunluk açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yaylalarda yapılan yol çalışmalarının mera alanları içerisinde kalıp kalmadığının ve gerekli izinlerin alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulmasını isteyen Pehlevan, yetkililere şu çağrıda bulundu:
“Yaylalarda yapılan beton asfalt ve parke çalışmaları mera alanları içerisinde mi gerçekleştirildi? Bu çalışmalar için gerekli izinler alındı mı? Yapılan uygulamaların ilgili mevzuata uygunluğu araştırılmalı.”
Pehlevan, kamu yatırımlarının yalnızca yapılmış olmasıyla değil, hangi alanda ve hangi yasal dayanakla gerçekleştirildiğiyle de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“MERALARIMIZI KİM KORUYACAK?”
Cemil Pehlevan, açıklamasında meraların korunmasına ilişkin yasal düzenlemeleri de hatırlattı. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 45. maddesinin devlete meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önleme görevi verdiğini belirten Pehlevan, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. ve 14. maddelerine de dikkat çekti.
Pehlevan, meraların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda hukuki bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Meralarımızı kim koruyacak? Yapılan çalışmaların mera alanlarında kalıp kalmadığı, gerekli izinlerin alınıp alınmadığı ve uygulamaların mevzuata uygunluğu mutlaka araştırılmalı.”
Yaylalarda yürütülen yol çalışmalarının ilgili mevzuat kapsamında incelenmesi gerektiğini belirten Pehlevan, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğünü göreve çağırdı. Pehlevan, incelemeler sonucunda mevzuata aykırı bir durum tespit edilmesi halinde gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.
“BEN YAPTIM, OLDU!” ANLAYIŞINA TEPKİ
Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde hukuka ve kamu yararına uygunluğun esas alınması gerektiğini ifade eden Pehlevan, hiçbir uygulamanın denetimden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.
Pehlevan, açıklamasında “Ben yaptım, oldu!” anlayışının kabul edilemeyeceğine dikkat çekerek kamu yatırımlarının hem vatandaşların ihtiyaçları hem de yürürlükteki mevzuat doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirtti.
Açıklamasını kamu yararına vurgu yaparak tamamlayan Pehlevan, “Önce insan, önce kamu yararı, önce hukuk” ifadeleriyle yetkililere çağrıda bulundu.