Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 15 Eylül 2026 08:34

Trabzon sahillerinde tartışma: Belediyelerin “diyet borcu” mu var?

Trabzon’da yaz sezonunda sahillerde yaşanan ücretlendirme yeniden tartışma konusu oldu.

Sahiller konusunda yıllardır aynı şeyi yazıyoruz.

Anayasa’yı, Kıyı Kanunu’nu ve vatandaşın kıyılardan yararlanma hakkını hatırlatıyoruz. Kıyılar kimsenin özel mülkü değil. Vatandaşın denize ulaşmasının önüne para duvarı konulamaz.

Yaz boyunca yine aynı manzaralar yaşandı.

Şezlong başka, şemsiye başka…

Yetmedi, giriş parası!

Daha da vahimi, bazı yerlerde vatandaşın geçişinin bile tartışma konusu yapılması.

Bunları defalarca gündeme getirdik. Yazdık, uyardık, dikkat çektik.

Peki sonuç ne?

Yaz bitti.

Sonbahara girdik.

Ama özellikle ilçelerde değişen pek bir şey yok.

Üstelik mesele artık yalnızca birkaç şezlongun sahile konulmasından ibaret değil. Vatandaşla işletmeci karşı karşıya geliyor. Tartışmalar büyüyor, zaman zaman kavga noktasına kadar uzanıyor.

Oysa burada sorulması gereken çok daha basit bir soru var:

Bu sahillerde kamu adına kim, neyin ücretini topluyor?

Bir işletme şezlong ve şemsiye kiralayabilir. Bunun hukuki zemini, izinleri ve şartları ayrıca tartışılır.

Ama vatandaşın kıyıya ulaşmasını, sahilden geçmesini veya denize girmesini ücretlendirmek başka bir şeydir.

Tam da burada idarelere görev düşüyor.

Çünkü vatandaşın karşısına “Burası özel işletme” denildiğinde, devletin ilgili kurumları nerede?

Özellikle ilçe belediyelerine sormak gerekiyor:

Sahillerdeki bu sözde girişimcilere karşı neden bu kadar sessizsiniz?

Yoksa bazı ilçe belediyelerinin bu işletmecilere bir diyet borcu mu var?

Kimse yanlış anlamasın.

Buradaki mesele işletmecinin ekmeğiyle oynamak değil. Tam tersine, kurallı ve hukuka uygun ticaret yapanla, kamuya açık alanı fiilen sahiplenenin birbirinden ayrılmasıdır.

Vatandaşın hakkı da işletmecinin hakkı da belli olmalı.

Ama sahil, sahildir.

Denize ulaşmak için vatandaşın cebine bakılan bir düzen normalleştirilemez.

Yaz bitti diye mesele de bitmiş sayılmasın.

Çünkü gelecek yaz aynı tartışmaları yeniden yaşamamak için, idarelerin bugün harekete geçmesi gerekiyor.

Yoksa her yaz aynı filmi izler, her sezon aynı tartışmayı yaşarız.

Ve vatandaş da haklı olarak şunu sorar:

“Benim sahilime ulaşmam neden birilerinin iznine ve insafına bağlı?”

Yorumlar (1)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

V
Vatandaş
42 dakika önce

Kesinlikle katılıyorum. Sahiller ücretsiz olup tüm vatandaşlarımıza açık olması gerekir.İşletme ancak bir ürün satıp kiralar ise ondan para kazanabilir. Şezlong kiraladı diye yine kumsalın üstüne çökemez. Vatandaş istediği gibi kumsalın her kısmında denize girme hakkı vardır.