Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un desteğiyle hayata geçirilen “Ruhun Yelkenleri 2026: Ekstrabilite Hareketi – Devam Etmeyi Seçiyoruz” uluslararası kapsayıcı projesi, Türkiye rotasını tamamladı. Trabzon’da başlayan programın ardından deniz ekipleri son etabı da tamamlayarak Marmaris’e döndü.
Marmaris’te düzenlenen resmi kapanış töreninde katılımcılara sertifikaları verildi. Proje kapsamında Türkiye, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Letonya, Avusturya, Almanya, İran ve Mısır olmak üzere dokuz ülkeden temsilciler bir araya geldi.
PROJENİN TÜRKİYE ROTASI TRABZON’DA BAŞLADI
Projenin Türkiye programı Trabzon’da gerçekleştirilen etkinliklerle başladı. Avrasya Üniversitesi’nde kapsayıcı toplum ve bağımsız yaşam konulu konferans düzenlendi. Ardından Akyazı Yelken ve Su Sporları Kulübü ile uluslararası uzmanların katılımıyla bir program gerçekleştirildi.
Etkinliklerde öğrenciler, sivil toplum temsilcileri ve davetliler interaktif atölyelere katıldı. Katılımcılar gözleri kapalı şekilde denizci düğümü atma, plastilinografi ve güven, etkileşim ile farklı yaşam deneyimlerini anlamaya yönelik “Dünyalar Arasında Yolculuk” uygulamasını deneyimledi.
Deniz etabının Marmaris Marina’dan başlamasının ardından uluslararası ekip, yaklaşık 200 deniz millik seyri tamamlayarak Antalya’ya ulaştı.

MERSİN’DE EKSTRABİLİTE FESTİVALİ DÜZENLENDİ
Projenin kara ve kıyı programının önemli etkinliklerinden biri, Mersin’de Tarsus Engellilik Platformu’nun aktif katılımıyla düzenlenen Ekstrabilite Festivali oldu.
Taşucu’nda gerçekleştirilen festivalde yerel yönetim temsilcileri, kent sakinleri, Akkuyu NGS çalışanlarının da aralarında bulunduğu bölge halkı ve uluslararası ekipler bir araya geldi.
Taşucu merkez meydanında yapılan resmi açılış töreninin ardından konser programı düzenlendi. Programda Puşkin Okulu, “Yıldızstars” ve “Birliğin Enerjisi” toplulukları ile “Estetika” oluşumu sahne aldı. Proje katılımcıları Ekaterina Abişeva ve Dilyara Asainova da vokal performanslarıyla etkinlikte yer aldı.
Taşucu açıklarında düzenlenen yelken yarışında karma ekipler, ekip çalışmasını uygulamalı olarak ortaya koydu. Kıyıda ise yelkenli kullanımı, güven ve iş birliğini geliştirmeye yönelik Ekstrabilite uygulamalarının yer aldığı açık atölyeler gerçekleştirildi.
AKKUYU NGS’DEN KAPSAYICILIK VURGUSU
Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, projenin bölgenin sosyal gelişimine katkı sağladığını belirtti.
Butckikh, Akkuyu NGS’nin uzun vadeli bir proje olduğunu ve çalışanlarının geleceklerini bölgeyle birlikte planladığını ifade ederek şunları söyledi:
“Akkuyu NGS, onlarca yılı kapsayan uzun vadeli bir proje. Çalışanlarımız geleceklerini bu bölgeyle birlikte planlıyor, çocukları burada büyüyor. Bu nedenle bölgenin gelişimi bizim için yalnızca altyapı ve istihdamdan ibaret değil. Aynı zamanda engelli bireyler de dahil olmak üzere herkesin spor yapabildiği, kültürel yaşama katılabildiği, yeni arkadaşlıklar kurabildiği ve yeteneklerini ortaya koyabildiği bir yaşam ortamının oluşturulması anlamına geliyor. ‘Ruhun Yelkenleri’ bu imkanların hayata geçirilmesine katkı sağlıyor.
Taşucu’ndaki Ekstrabilite Festivali sırasında çalışanlarımız kapsayıcı yelken yarışına ve atölyelere katıldı, çalışma arkadaşlarımızın çocukları da konser programında sahne aldı. Bu tür girişimleri, bölgenin çok yönlü gelişimini amaçlayan uzun vadeli çalışmalarımızın bir parçası olarak destekliyoruz. Kapsayıcılığın, açıklığın ve karşılıklı yardımlaşmanın yalnızca festivaller sırasında değil, günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesini önemsiyoruz. Akkuyu NGS çalışanlarının bundan sonra da kapsayıcı projelerde yer almaya devam edeceğine inanıyorum.”

MERSİN’DE FARKLI ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Mersin programı farklı noktalarda devam etti. Ekibin bir bölümü Taşucu Limanı’ndan denize açılarak uygulamalı atölyeler düzenlerken, diğer grup Gülnar’da gerçekleştirilen tarım fuarında Ekstrabilite uygulamalarını tanıttı.
Silifke’de katılımcılar kaymakam ve belediye başkanıyla resmi görüşmeler yaptı. Program kapsamında özel gereksinimli çocuklarla çalışan bir dernek de ziyaret edildi. Ziyarette çocuklar ve aileleriyle bir araya gelinerek çeşitli atölyeler düzenlendi.
Finike’de verilen molanın da yer aldığı 360 deniz millik son deniz etabını tamamlayan ekip, Marmaris’e döndü.
“DEVAM ETMEYİ SEÇİYORUM”
Ekspedisyon ekibinde yer alan Mikhail Doruşin, projedeki deneyimlerini anlattı. Bu yıl da yola devam etmeyi seçtiğini belirten Doruşin, deniz yolculuğunun zorlu koşullarına ve ekip dayanışmasının önemine dikkat çekti.
Doruşin, deneyimini şu sözlerle aktardı:
“Bu yıl da yola çok net bir kararla çıktım: Devam etmeyi seçiyorum. Çünkü benim için ‘Ruhun Yelkenleri’, büyük bir ekspedisyonun içinde yaşanan başlı başına küçük bir hayat. Taşucu’na kadar olan rota kolay değildi. Fırtınalı deniz, büyük dalgalar ve olumsuz hava koşulları dayanıklılığımızı sınadı. Ancak ekibimizin birlikteliği sayesinde tek bir organizma gibi hareket etmeyi başardık.
Kapsayıcı atölyeler ve gözlerimiz bağlı şekilde gerçekleştirdiğimiz yelken deneyimleri benim için gerçek anlamda yeni ufuklar açtı. Görme engelli bir ekip arkadaşınıza güvendiğinizde, kendi içinizde çok büyük kaynaklar keşfediyorsunuz ve engelli bireylerle diğer insanlar arasındaki sınırların tamamen ortadan kalktığını görüyorsunuz.
Projenin bana gösterdiği en önemli şey, halk diplomasisinin gücü, samimi güven duygusu ve Ekstrabilite felsefesinin derin anlamı oldu. Teknede farklı kültürlerden ve farklı karakterlerden insanlar bir araya geliyor. Birbirlerinden besleniyor, birlikte vardiya tutuyor, birbirlerini dinlemeyi öğreniyor ve gerçek dostluklar kuruyorlar.
Gelecekte bu projeye katılacaklara tek bir şey söylemek isterim: Korkmayın, ileriye doğru adım atın ve devam etmeyi seçin. Bu, bütün tereddütlerin denizde kaybolduğu ve insan potansiyelinin gerçekten sınırsız olduğunu fark ettiğiniz eşsiz bir deneyim.”